Aydın
SEZGİN
Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürü
Sayın
Vali, Sayın Garnizon Komutanı, Sayın Rektör, Türkiye Gazeteciler
Cemiyeti Sayın Başkanı... diyecektim ama maalesef gelemediler
henüz. Uçaklarının kısa
süre sonra inmesini bekliyoruz. Sevgili gazeteci arkadaşlarım...
Eğitim
seminerlerimizin açış konuşmalarında hasbi, samimi bir
heyecan duyuyorum. Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü
olarak dördüncü seminerimizi Denizlide gerçekleştiriyor olmaktan büyük
memnuniyet duyuyoruz.
Denizli
ve arkadaşlarımızın geldikleri Afyon, Aydın,
Uşak, Muğla, Burdur ve Ispartanın oluşturduğu bölge,
Türkiyenin sosyo-ekonomik gelişiminde fevkalade önemli ve özgün
bir konuma sahip.
Aslında iki yıl
içinde dört seminerimizin yapıldığı
illeri geometrik anlamda
düşündüğümüzde -Diyarbakır, Trabzon, Bursa, Denizli- ve onları
çizgilerle birleştirdiğimizde ortaya ilginç bir dörtgen
çıkıyor. İki yıl içinde yaptığımız bu
seminerlerin sayısının daha yüksek olmasını
planlamıştık. Ancak 1999un çok yüklü gündemi ve tüm ülkeyi
sarsan deprem felaketleri bizleri bu hedefimizin gerisine düşürdü.
Açığımızı telafi etmeye
çalışacağız.
Denizli
Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sayın Ahmet Deda, bu tür
toplantıların sıklaştırılmasının
önemine değindi ve Basın-Yayın ve Enformasyon Genel
Müdürlüğü ile Türkiye Gazeteciler Cemiyetinin benzer ortak tertiplere
girmesi temennisini dile getirdi. Söylediklerine tabiatıyla
katılıyorum. Bizim bu çabalarımız zaten Türkiye Gazeteciler
Cemiyetinin oluşturduğu emsalden, ciddi çalışmalarla
gerçekleştirdiği benzer faaliyetlerden esinlenmiştir. Meslekiçi
eğitim fevkalade önemli bir konu. Bu, sadece ülkemiz açısından
değil, tüm dünya çapında artan ölçüde önem kazanan bir anlayış, hatta bir tavır.
Çünkü sahici ihtiyaçlara yanıt getiriyor. Günümüzün hızlı
gelişmeleri bunu zorunlu kılıyor. Meslekiçi eğitim, Batı dillerinde sürekli
yetişme kavramı ile ifade ediliyor. Kavramları da tabii gerçek
ihtiyaçlar doğurur.
Gündemde
bulunan ve hepimizi her gün etkileyen diğer bir gerçek de
küreselleşme. Esasen, bu kavram bıktırıcı ölçüde çok
kullanılıyor. Ben şahsen bu kavramı telaffuz ederken,
belirli bir bıkkınlık tonu ile telaffuz ettiğimi
hissediyorum. Ancak, günümüzün gerçeği de bu. Hele medya söz konusu
olunca. Yeni şekilleri ile birlikte medya, bu gelişmenin, bu realitenin hem öznesi, hem nesnesi. Diğer
bir deyişle medya, küreselleşmeye hem öncülük ediyor, hem de ondan
iki tarzda etkileniyor. Konuya ayrıntıya girmeden uluslararası,
ulusal ve yerel medyanın etkileri açısından biraz yukarıdan
baktığımızda ilk ikisinin, yani uluslararası ve ulusal
medyanın ortak düşünce yolları, ortak duyarlılıklar,
hatta ortak vicdan oluşumuna katkıda bulunduğunu söyleyebiliriz.
Yerel medya da bu oluşumların paylaşılmasına
katkıda bulunurken, yerel gerçeklerin ve yerel
duyarlılıkların yansıtılmasına yardımcı
oluyor. Bu işlevi üstleniyor. Bu çabasında da özellikle ülkemizde çok
büyük güçlüklerle karşılaştığı malum. Ama bizim
amacımız; yaygın-yerel medya
karşılaştırmasına girmekten ziyade, mesleklerini yerel
ölçekte ifa eden basın mensupları ile aynı görevi yaygın
basında gerçekleştirenler
arasında iletişimin güçlenmesini, deneyim alışverişini
sağlamak. Yaşadığımız koşullarda bu
ilişkinin kurulmasının, sürdürülmesinin ve güçlendirilmesinin çok önemli olduğunu
düşünüyoruz. Bu anlamda da etkinliğimize klasik tarzda bir
eğitim bağlamında bakmıyoruz. Bunu bir
alışveriş şeklinde telakki ediyoruz.
Belirtmek
istediğim diğer bir husus, bu seminerlerin yerel basının
sorunlarına çözüm getirme amacını
taşımadığıdır. Bu sorunları biliyoruz. Hem
çok kitlesel, hem de anlayabildiğimiz kadarıyla sorunların
tesbiti ve çözüm önerileri konusunda,
uzlaşı sağlamaya müsait bir alan değil maalesef.
Sözlerimi
çok uzatmak istemiyorum. Bugün ve yarın çok değerli
konuşmacılar dinleyeceksiniz. Ancak, bir kaç teşekkür borçluyum.
Üniversiteyi, bulunduğu çevrenin her türlü faaliyetinde etkin ve
yararlı kılma anlayışıyla hareket eden ve her zamanki
titizliği ile bizlere evsahipliği yapan Pamukkale Üniversitesi
Rektörü dostum, kardeşim Prof. Dr.
Hasan Kazdağlıya, seminerin gerçekleştirilmesindeki katkılarından
dolayı içten teşekkürlerimi sunuyorum. Sayın Valimiz Yusuf Ziya
Göksuya etkinliğimize destek verdikleri için şükran borçluyuz.
Denizli Gazeteciler Cemiyeti de bu organizasyona içten bir heyecanla
yardımcı oldu. Sayın Başkanın şahsında
Cemiyete de teşekkürlerimi ifade ediyorum. Tabii bu seminere
konuşmacı olarak katılan basın camiasının çok
değerli mensuplarına da minnetlerimi sunuyorum.
Hepinize
hoşgeldiniz diyor, saygı ve
sevgilerimi sunuyorum.
Teşekkür
ederim.