AÇILIŞ KONUŞMALARI


 

Erkan KARAMAN

 

Erzincan Belediye Başkanı

 

Sayın Valim, Sayın Genel Müdürüm, Basınımızın Değerli Mensupları, Çok Kıymetli Konuklar...

 

Munzur ve Keşiş Dağlarının ortasında, yemyeşil bir ova üzerinde kurulu, Yukarı Fırat Havzası’nda yer alan, kutsal Anadolu toprağının şirin köşesi Erzincanımıza teşriflerinizden dolayı hoş geldiniz diyor, hepinize saygılar sunuyorum.

 

Basın mensuplarının önünde Türk Basını’yla ilgili konuşmanın zorluğunu takdir edersiniz, ama sizlerin işinin çok daha zor olduğunun bilinci içerisindeyiz. Değişen dünya ve Türkiye konjonktüründe hızlı değişim ve olayları takip etmek ve bu konuda halkı bilinçlendirmek, onların gözü kulağı olmak her türlü takdirin üzerindedir. Sizleri, bizim adımıza çok güzel şeyler yaptığınız ve mesleğinizin onuruna her zaman korumaya çalıştığınız için tebrik ediyoruz.

 

Sizler, bazen Bosna’da ağlayan yavrunun gözyaşları, bazen amansız hastalıklara çare bulan bilim adamlarının sevinç çığlıkları, bazen de bu ülke insanının parasını sömürmeye çalışan vurguncunun, hırsızın korkulu rüyası olduğunuz için sizleri çok seviyoruz, ama bu ülkede sizleri sevmeyenler de var. Yolsuzluğu kendine meslek edinmişlerin tekerine çomak soktuğunuz için sizleri sevmiyorlar. Bu ülkeyi bölmek isteyenlere karşı milli bir duvar ördüğünüzden, onlar da sizleri sevmiyor. Karanlık düşünceli adamlar da sizleri sevmiyor. Varsın sevmesinler. Bu vatan için canını seve seve vermeye hazır, bu ülkeyi kalkındırmak, insanları kardeş görmeyi kendine görev saymış bizler sizleri çok seviyoruz.

 

Değerli basın mensupları...

 

Buna rağmen, hoşgörünüze sığınarak bizleri kızdırdığınız anlar da oluyor. Mesela, reyting uğruna bazı milli değerlerimizi gözardı etmenize kızıyoruz. Haberlerde yersiz tekrarlarınıza bazen bozuluyoruz, ama bu kadar bozulsak da, kızsak da yine sizleri seviyoruz. Görevlerinizi yaparken zaman zaman itilip, kalkınmanıza, bazen tehdit edilmenize, yaşadığınız  zorluklara üzülerek şahit oluyoruz. Temennim, saygın mesleğinize yönelik çirkin davranışlarla bundan böyle karşılaşmamanızdır.

 

Erzincan, tarihi bir kentimiz olmakla beraber, yüzyıllar boyunca büyük saldırı ve depremlere uğramış eski eserlerden mahrum bir ildir. Son uğradığı 1939 depreminde tamamen yıkılan Erzincan, ülkemizin yeni yerleşim birimlerinden biri olmuştur. Sosyal ve kültürel alanda zengin birikimi olan Erzincan, tarihi boyunca yaşamış olduğu acı felaketler sebebiyle insanımızda gelecek için bir ümit ve şevk bırakmadığından, ilimize has kültürel değerler sahipsiz kalmış, bir kısmı kaybolurken, bir kısmı da çevremizdeki vilayetlerin kültürel değerleriymiş gibi sahiplenilmesine neden olmuştur. Bu olumsuzluklara rağmen, yaşayan insanımızın vatan ve memleket sevgisi, devletimizin katkılarıyla bugün, Türkiyemizin en gözde ve en modern şehirlerinden biri haline gelmiştir. Diyebilirim ki şu an Türkiyemizin, alt yapısıyla, planlı şehirciliğiyle problemleri asgariye indirilmiş nadir şehirlerinden biridir.

Erzincanlılar, Türkiye’nin muhtelif köşelerine dağılmış, değişik meslek gruplarına ait son derece uyumlu insanlardır. Bulundukları her yere çalışkanlıkları ve hoşgörülü yapılarıyla huzur ve güven götürmüşlerdir. Erzincanımız, bakır işletmeciliği, tulum peyniri, leblebisi, doğa sporu, altyapısı zengin, folklorüyle Türkiye’de yer etmiş bir ilimizdir. Radyolarda dinlediğimiz her dört türküden birinin Erzincan türküsü olduğunu hatırlatmak isterim.

 

Erzincan, deprem felaketlerine, zor kış şartlarına ve zaman zaman işgallere uğramış bir şehrimiz olmasına rağmen, Erzincanlılar yılmamış, çalışmış, şehirlerine sahip çıkmış ve güleryüzlü olmayı hiç ihmal etmemişlerdir.

 

Güzel şehrimiz Erzincan, altı bin öğrencisi ve altyapı zenginlikleriyle üniversite şehri olmayı çoktan hak etmiştir. Bu durumu, şehrimizi ve kampüslerimizi gezdiğiniz vakit, sizler de müşahade edeceksiniz. Sadece siyasi kararın verilmesini bekleyen Erzincanlıların sizlerden ricası, bu konuyu gündemde tutarak, çoktan hak ettiğimiz üniversitemize kavuşmamızda yardımcı olmanızdır. Bu konudaki duyarlılıklarınıza şimdiden teşekkür ediyoruz.

 

Erzincanımızın doğa sporları merkezi olma yolundaki alt yapısının ve yatırımlara yönelik cazibeli bir merkez oluşunun ülke insanına duyurulması konusundan, özellikle sizlerden ricada bulunuyoruz.

 

Ben bu duygu ve düşünceler içerisinde, bu seminerin Türk Basını’na hayırlı olmasını diliyor, hepinize saygılar sunuyorum.