Türkiye-Pakistan ilişkileri
Türkiye-Pakistan halkları arasındaki kalıcı ve derin dostluk bağları, iki ülke arasında son dönemde cereyan eden üst düzeyli ziyaretlerle daha da gelişmektedir. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün 20-21 Mayıs 2003 tarihlerinde Pakistan’a yaptığı ziyaret, Bakanımızla aynı tarihlerde Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Roa Sikandar İkbal’in ülkemize gelişi ve Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın gelecek ay Pakistan’a gerçekleştirmesi öngörülen ziyaret, Türkiye ve Pakistan arasındaki ilişkilerin tüm yönleriyle ilerletilmesine olanak sağlamaktadır.
Dışişleri Bakanımızın ziyareti, geleneksel olarak iyi ve sorunsuz siyasi ilişkilere sahip Türkiye ve Pakistan arasında bölgesel ve uluslararası birçok konuda mevcut görüş birliğinin bir kez daha teyit edilmesine vesile oluşturmuştur. Bu bağlamda, Keşmir sorunu, Irak, Afganistan, Kıbrıs ve iki ülkenin İslam Konferansı Örgütü çerçevesinde yakın çalışması gibi konular ele alınmıştır.
Bilindiği üzere, Pakistan ve Hindistan arasında Keşmir bölgesi konusunda çok uzun bir süredir uyuşmazlık bulunmaktadır. Ziyaret sırasında, Dışişleri Bakanımızca Türkiye’nin iki ülke arasında yaşanmakta olan göreceli yakınlaşma sürecinden duyduğu memnuniyet ve sorunun çözümü için diyalog kanallarının açık tutulması ihtiyacı vurgulanmıştır. Diğer taraftan, Pakistanlı muhataplarımız da Kıbrıs konusunda ülkemize verdikleri desteği sürdüreceklerini teyit etmişlerdir.
Ziyaretin olumlu sonuçlarından bir diğeri de ikili ilişkilerin kurumsallaştırılmasına yönelik bir adım olarak, yılda bir kez Dışişleri Bakanlarının, yılda iki kez de Dışişleri Bakanlıkları Müsteşarlarının karşılıklı ziyaretlerle danışmalarda bulunmalarının kararlaştırılması olmuştur.
Ziyaret sırasında yapılan görüşmelerde, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkiler de ağırlıklı bir yer tutmuştur. Diğer alanlarda mükemmel bir düzeyde giden ilişkilerin ekonomi ve ticaret alanında bulunduğu seviye her iki ülkeyi de tatmin etmemektedir. Bu bağlamda, hukuki altyapısı büyük ölçüde tamamlanmış olan ekonomik ve ticari ilişkiler ve işbirliğinin, iki ülkenin potansiyellerini yansıtacak şekilde güçlendirilmesinin gereğine işaret edilmiş, bu hedefe ulaşılmasında çeşitli fuarlar düzenlenerek işadamlarının teşvik edilmesi kararlaştırılmıştır. Bu bağlamda, Başbakanımızın Haziran ayında beraberinde geniş bir işadamı heyetiyle yapması planlanan ziyaret de hiç şüphesiz ticari ilişkilerin çeşitlenerek genişlemesine katkıda bulunacaktır.
Bölgelerinde iki önemli güç olan Türkiye ve Pakistan, tarihi dostluklarını ortak çıkarları çerçevesinde, ilişkilerini her alanda geliştirerek ve kurumsallaştırarak pekiştirmeye devam edeceklerdir.