Türk dış politikasında hareketli günler
Türkiye coğrafi konumu, tarihi ve kültürel birikimi ve ulusal çıkarlarının gereği olarak çok yönlü ve dinamik bir dış politika izlemektedir. Türk dış politikasının bu özelliği, geçtiğimiz hafta AB, Balkanlar, Orta Asya ve Kuzey Afrika bölgeleri itibariyle gerçekleşen ziyaretlerde de ortaya çıkmıştır.
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, 12-13 Mayıs 2003 tarihlerinde Bulgaristan’ı ziyaret etmiştir. Görüşmelerin gündemini, Bulgaristan’ın ve diğer bazı bölge ülkelerinin NATO’ya üyelikleri, Balkanlar ve Karadeniz havzasında bölgesel işbirliğinin geliştirilmesi gibi çok taraflı konular ile ikili ilişkilerimizin ekonomik, askeri, kültürel, eğitim, sosyal ve konsüler boyutları oluşturmuştur. Gündemin bu yoğunluğu, Balkan ülkeleriyle ilişkilerimizin çok boyutlu niteliğine bir örnek teşkil etmektedir.
İtalya Başbakanı Berlusconi de 12-13 Mayıs 2003 tarihlerinde ülkemize bir ziyarette bulunmuştur. Ziyaret sırasında konuk Başbakan’la başta ekonomik olmak üzere ikili ilişkiler ve AB’ye üyelik sürecimiz çerçevesinde görüşmeler yapılmıştır.
İtalya’nın Temmuz ayından itibaren AB Dönem Başkanlığını almması öncesinde gerçekleşen ziyaret, beklentilerimizin dile getirilmesi ve izleyen dönem başkanlığının üyelik süreçlerine ilişkin yaklaşımının somutlaştırılması bakımından da yararlı olmuştur.
Orta Asya’dan ise Kırgız Cumhuriyeti Başbakanı Nikolay Tanayev, 13-15 Mayıs 2003 tarihleri arasında Başbakanımızın davetlisi olarak ülkemize resmi bir ziyarette bulunmuştur.
Ziyaret sırasında, Tür-Kırgız ilişkilerinde gelecekte yaratılabilecek yeni işbirliği olanakları üzerinde durulmuş, bölgesel ve uluslararası konular hakkında görüş alışverişinde bulunulmuştur.
Diğer taraftan, Cumhurbaşkanımız 15-16 Mayıs tarihlerinde Tunuslu karşıtı Zine El Abidine Ben Ali’nin davetlisi olarak bu ülkeyi ziyaret etmiştir. İki Cumhurbaşkanı arasında gerçekleştirilen görüşmelerde, Türkiye-Tunus ilişkileri tüm yönleriyle ele alınmış, Irak sorunu ve Orta Doğu Barış Süreci başta olmak üzere, bölgesel ve uluslararası konularda görüş teatisi yapılmıştır.
Bir süredir Irak bunalımına odaklanan diplomatik faaliyetler, savaşın sona ermesinin ardından yeniden çeşitlenmektedir. Türkiye’nin önem ve öncelik atfettiği ülkelerden üst düzey ziyaretler ay boyunca devam edecektir. Gerçekleştirilen en üst düzeydeki yoğun temaslar çok boyutlu Türk dış politikasının etkin bir şekilde yürütülmesine önemli katkılarda bulunmaktadır.