Kıbrıs’ta çözüm için yeni açılımlar  

 

Kıbrıs sorununa adil ve kalıcı bir çözüm bulunması için samimiyetle çaba gösteren Türk tarafı son dönemde yaptığı yeni  açılımlarla bu konudaki iyi niyetini ve siyasi iradesini bir kere daha ortaya koymuştur.  

KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş 2 Nisan’da GKRY Lideri Papadopulos’a bir mektup göndererek, her iki taraf için de kabul edilebilir ve yaşayabilir bir çözüme ulaşılması için öncelikle taraflar arasındaki güven bunalımının aşılması gerektiğine dikkat çekmiştir. Denktaş, mektubunda taraflar arasında güven tesis edilmesine imkan tanıyacak diyalog ve istişare sürecini başlatmak için fikir ve önerilerini de sıralamıştır. Bir paket oluşturan bu fikir ve öneriler;  

a) Kapalı Maraş bölgesinin, BM Ara Bölgesine kadar olan bölümü de kapsayacak şekilde yeniden iskana açılmak üzere Kıbrıs Rum tarafının kontrolüne verilmesi,  

b) Kıbrıs’ın her iki tarafına yönelik ve buralardan gerçekleşecek dış ticaret, ulaşım, seyahat ve kültürel ile sportif aktivitelere uygulanan tüm kısıtlamaların kaldırılması,  

c) İki taraf arasındaki geçişlerin asgari prosedüre bağlı olarak kolaylaştırılması, turistlerin geçişleriyle ilgili kısıtlamaların da kaldırılması,  

d)İki taraf arasında ticari ilişkilerin normalizasyonu için tedricen adımlar atılması, her iki taraftaki kurumların ortak projeler oluşturmaları ve geliştirmeleri için işbirliği yapma yönünde teşvik edilmesi,  

e) Kıbrıs Türk tarafının Temmuz 2000 tarihinden bu yana BM Barış Gücü’nün dolaşımı ile ilgili olarak uyguladığı tedbirleri kaldırması,  

f) İki taraf arasında karşılıklı saygı, hoşgörü ve anlayışın geliştirilmesi amacıyla bir Uzlaşı Komitesi tesis edilmesi şeklinde özetlenebilecektir.  

Denktaş’ın sürece BM ve AB’nin katkılarını da davet eden bu açılımı maalesef Rum tarafınca kabul edilmemiştir. Buna karşın, KKTC’nin iyi niyetli açılımları devam etmiştir. Bu çerçevede, KKTC Bakanlar Kurulu 21 Nisan’da KKTC’den Güney Kıbrıs’a ve Güney Kıbrıs’tan KKTC’ne geçişler konusunda yeni düzenlemeler getiren bir kararı kabul etmiştir. Buna göre, KKTC vatandaşlarının Güney Kıbrıs’a herhangi bir makamdan izin almadan kimlik kartı veya pasaportlarını göstererek, GKY vatandaşlarının da KKTC’ye pasaport göstererek günübirlik geçmelerine olanak sağlanmıştır.  

Bu tarihi karar Ada’daki iki halk tarafndan büyük bir memnuniyetle karşılanmış ve bir haftada iki taraftan yaklaşık 100 bin kişi karşı tarafa geçmiştir. Kuzeye geçen Rumların sayısının Türklerin iki katı olması dikkat çekicidir. Bunun üzerine, 29 Nisan’da alınan yeni bir kararla, Güney’den KKTC’ye geçenlerin KKTC’deki otellerde kalmaları kaydıyla haftada üç güne kadar konaklamaları imkanı getirilmiştir. Denktaş’ın GKRY liderine  serbest geçişlerde yaşanan sorunları ele almak üzere yaptığı görüşme çağrısına ise yine olumsuz yanıt alınmıştır.  

İki taraf arasında çözüm bekleyen temel konulardan olan mal-mülk sorunu konusunda da Türk tarafı, tazminat taleplerinin KKTC makamları tarafından değerlendirilmesine imkan tanıyan bir yasa üzerinde çalışmaktadır.  

Gerek KKTC, gerek Türkiye, Kıbrıs sorununa BM Genel Sekreteri’nin iyiniyet misyonu çerçevesinde adil ve kalıcı bir çözüm bulunması yönündeki çabaları desteklemektedir. Ancak, Ada’daki tarafların Kıbrıs sorununa çözüm bulunması için karşılıklı geçişlerin başlattığı olumlu havadan da yararlanarak, doğrudan görüşme sürecini yeniden canlandırmaları Ada’daki iki halkın artan beklentilerine uygun bir karşılık olacaktır.