ANADOLU'NUN SESİ

 

AĞUSTOS 2004

SAYI: 217

  • Köyceğiz’e Türkiye’nin en büyük bitki müzesi kuruluyor

  • Küre Dağları Dünya’ya Armağan Projesi’nde

  • Başbakanımızın Gürcistan’ı ziyareti

  • Çatalhöyük’de 9000 yıllık kafatası ve 8500 yıllık Ana Tanrıça heykeli bulundu

  • Mardin’de tarihi dokuya özel bir mimari sistem

  • Irak’ta yaşanan rehine krizi

  • Bodrum Sevgi Ormanı’nda filizler yeşeriyor

  • Başbakanımızın İran’ı ziyareti

  • Konya’da atık kağıtlar fidan oldu

  • Aksaray’a 6 ayda 269 bin turist geldi

  • Başbakanımızın Fransa’yı ziyareti

  • Van’a Sosyal Riski Azaltma Projesi

  • Aliağa İzmir’in ikinci kuş cenneti olmaya aday

  • Aksaray’ın tanıtımı şehirlerarası otobüslerle yapılıyor

  • Erzurum’da İl Halk Kütüphanesi gazete arşivi araştırmacılar için değerli bir kaynak oluşturuyor

  • Beyşehir’in Akburun köyünde işsizlik sorunu yaşanmıyor

  • Laodikya’da tarih günyüzüne çıkartılıyor

  • Afyon Çeşmeli Konak restore ediliyor

  • Vanlı Mehmet Kuşman dünyada Urartuca bilen 38 kişiden birisi

  • Halk Oyunları Yarışmaları’nda Erzurum ve Tekirdağ birinci

  • Konya’ya Su Eserleri Müzesi

  • Değerlendirilen atıklar Ege ekonomisine büyük katkı sağlıyor

  • Eti; Türkiye’nin en büyük kek fabrikasını Eskişehir’de kuruyor

  • Manisalı Ziraat Aletleri Sanayi Balkanlar’a açıldı

  • Beyşehir’den Hollanda’ya lale soğanı

  • Dizayn Grup’tan Çorum’a 1.5 milyon euroluk yatırım

  • Yumurtalık Serbest Bölgesi’nin ticaret hacmi genişliyor

  • Gülbirlik’in ihracat hedefi 4 milyon dolar

  • Akyatan kuş cenneti 2 milyon kuşu barındırıyor

  • Konya’da organik tarım domates üretimiyle başladı

  • Tarım gönüllüleri Doğu’da çiftçinin ufkunu genişletiyor

  • Edirne’de pavlonya kavak ağacına alternatif oldu

  • Van kedisi için teşvik ve destek projesi

  • Bandırma melezi koyununa marka tescili

  • Uluborlu kiraz üretiminde Avrupa satandardını yakaladı

  • Kırsal Kalkınma Projesi Gaziantep’te tanıtıldı

  • Konya’da çevreciler ödüllendirildi

  • Yeniyayla’nın atık suları yeşil arıtma ile temizleniyor

  • Yerköprü şelalesi tanıtılmayı bekliyor

  • Muğla’da turizm 12 aya yayılıyor

  • Zihinsel Engelliler Atletizm Türkiye Şampiyonası için 300 çocuk ve genç Edirne’de buluştu

  • Judoculardan Samsun’a iki uluslararası madalya

  • Sibel Yeni Muay Thai’de Gençler Dünya Şampiyonu

  • Türkiye Yelken Şampiyonası’nda Bodrum rüzgarı

  • Seyhan Belediyesi’nden başarılı sporculara ödül

  • Anadolu Üniversitesi bayanları masa tenisinde Türkiye Şampiyonu

     

    Köyceğiz’e Türkiye’nin en büyük bitki müzesi kuruluyor

    Türkiye’nin en büyük bitki müzesi (arboretum) Köyceğiz’de kuruluyor. Çevre ve Orman İl Müdürlüğü yetkililerinden alınan bilgiye göre, 1993 yılında Özel Çevre Koruma Kurumu ve Orman Bakanlığı tarafından, Alman Teknik İşbirliğinin (GTZ) desteğiyle planlanan müzenin ilk etapta 168.5 hektar alanda kurulması düşünüldü ancak daha sonra 286 hektar alana çıkarıldı. Köyceğiz İlçesi Toparlar Beldesinde Muğla-Fethiye karayolunun sağında ve solunda kurulacak olan Bitki Müzesi’nin alanı tel örgülerle çevrildi. Yöreye özgü sığla fidanlarının dikildiği alana, 9 bin çeşit bitki türüne sahip olan Muğla ve çevresinden bitki örnekleri de getirilmeye başlandı. Köyceğiz Orman İşletme Müdürlüğü bünyesinde kurulan Yunus Emre Arboretumu şefliği tarafından çalışmalar yürütülürken, Prof. Dr. Melih Boydak’ın koordinatörlüğünde 3 bölümden oluşan bir proje hazırlandı. Projede arboretum haritası, mevcut ağaç varlığı rölevesi, dere ıslahı, sulama ve mimari alt projelerine yer verildi. Yetkililer, bugüne kadar yapılan 89 bin dolarlık harcamanın GTZ tarafından karşılandığını, 3 aşamadan oluşan yeni proje için de 3 trilyon lira gerektiğini ve yap-işlet-devret modeliyle sponsor arayışının sürdüğünü bildirdiler. Uygulanacak projenin ilk aşamasında Toparlar Şelalesi kulesi, fidan satış pavyonu, giriş binası, altyapı çalışmaları, 2. aşamasında yönetim ve hizmet binaları, seralar, atölye ve kafeteryalar, 3. bölümünde ise giriş kontrol ünitesi ve bilgilendirme alanının çeşitli fidan türleri ile ağaçlandırılması çalışmaları yer alıyor. BODRUM (Yarımada) Sayı: 985

    Küre Dağları Dünya’ya Armağan Projesi’nde

    Çevre ve Orman Bakanlığı’nın yürüttüğü Dünya’ya Armağan Projesi kapsamında Türkiye’den dünyaya armağan edilen 9 yerle ilgili çalışmalar sürdürülüyor. Projenin sivil toplum örgütü kanadını üstlenen Türkiye Doğal Hayatı Koruma Vakfı’na (TDHKV) proje koordinatörü Yıldıray Lise, Zaman akıp gidiyor, önemli çalışmalar yapıldı, ancak daha yapılacak çok şey var dedi. Lise, Dünya Doğa Vakfı (WWF) tarafından 1999 yılında, Avrupa’nın biyolojik çeşitlilik bakımından en değerli ve acil olarak korunması gereken 100 ormanının belirlendiğini ve bunların Avrupa Ormanları’nın Önemli Noktaları olarak tanımlandığını bildirdi. Yıldıray Lise, Türkiye’de de 9 noktanın Çevre ve Orman Bakanlığı’nca benimsendiğini, bunun üzerine Türkiye’nin bu girişiminin, WWF tarafından Dünya’ya Armağan olarak kabul edildiğini ve WWF Onursal Başkanı, Edinburg Dükü Prens Philip’in Londra’da ev sahipliğini yaptığı bir törenle dünyaya duyurulduğunu kaydetti. Türkiye’deki Dünya’ya Armağan Projesi’ne dahil edilen 9 yerden biri olan Küre Dağları’nın WWF Türkiye’nin de katılımı ile yaşanan bir sürecin sonunda, 2000 yılında Milli Park ilan edildiğini belirten Lise, Milli Park’da yer alan 637 bitki türünden 33’ünün, 132 memeli türünden 40’ının, 454 kuş türünden 129’unun sadece bu bölgeye ait özellikler taşıdığı Küre Dağları’nda ülke için örnek bir koruma alanı oluşturmak amacıyla Çevre ve Orman Bakanlığı ile birlikte proje geliştirildiğini ifade etti. Dünya’ya Armağan Projesi, özellikle, dünyanın korunmada öncelikli ekolojik bölgelerinin içerisinde yer alan alanlarda, biyolojik çeşitliliği koruma ve nesli tehlike altındaki türlerin yaşamını güvence altına alma çalışmalarını içeriyor. Proje ayrıca iklim değişikliği, zehirli kimyasal atıklar, tatlı su kaynaklarının ve ormanların kullanımından kaynaklanan küresel tehditleri önlemek amacıyla, herhangi bir hükümet, sivil toplum, kamu, özel sektör kuruluşu ya da birey tarafından, küresel doğa koruma önceliklerinin gerçekleştirilmesine katkıda bulunmak üzere hayata geçirilen yeni bir eylem ya da güvenilir bir taahhüdü içeriyor. Bugüne kadar aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 50 ülke Dünyaya Armağan Projesi’nde yer aldı. Küre Dağları-Kastamonu, İstanbul Ormanları, İbradı, Akseki Ormanları-Antalya, Amanos Dağları-Hatay, Karçal Dağları- Artvin, Datça Yarımadası ve Bozburun- Muğla, Fırtına Vadisi-Rize, Babadağ- Fethiye, Yenice Ormanları-Karabük Türkiye’nin Dünyaya Armağan Proje-si’nde yer alan 9 yer. KASTAMONU Sayı: 9234

    Başbakanımızın Gürcistan’ı ziyareti

    Başbakanımız, Gürcistan Devlet Başkanı Mikheil Saakashvili’nin davetine icabetle 11-12 Ağustos 2004 tarihleri arasında Gürcistan’a resmi bir ziyarette bulunmuştur. Ziyaret sırasında Başbakanımıza, Devlet Bakanları Kürşad Tüzmen ve Beşir Atalay ile milletvekilleri, bürokratlar, çok sayıda işadamı ve basın mensuplarından oluşan bir heyet refakat etmiştir. Anılan ziyaret, yakın komşumuz Gürcistan’la ilişkilerimizde son dönemde yaşanan yoğun temasların yeni bir halkasını oluşturmuştur. Bu yıl zarfında, Gürcistan Devlet Başkanı Mikheil Saakashvili 20-21 Mayıs 2004 tarihlerinde ülkemize resmi bir ziyaret gerçekleştirmiş, bunu müteakiben NATO Zirvesi vesilesiyle Haziran ayında tekrar ülkemizi ziyaret etmiştir. Ayrıca, Başbakanımız AB Zirvesi vesilesiyle 17-18 Haziran 2004 tarihlerinde Brüksel’de bulunduğu sırada, aynı dönemde düzenlenen Gürcistan Donörler Konferansı vesilesiyle orada bulunan Başbakan Zhubar Zhvania’yla bir görüşme gerçekleştirmiştir. Başbakanımızın Devlet Başkanı Mikheil Saakashvili, Gürcü karşıtı Zhvania ve Meclis Başkanı Nino Burcanadze’yle gerçekleştirdiği görüşmelerde ikili ilişkiler tüm boyutlarıyla ele alınmış ayrıca iki ülkeyi yakından ilgilendiren bölgesel ve uluslararası konular hakkında görüş alışverişinde bulunulmuştur. Başbakanımızın ziyareti, ticari ve ekonomik ilişkilerimizin daha da geliştirilmesi ve derinleştirilmesi bakımından da önem arzetmiş, görüşmelerde ekonomik ilişkilerimizin mükemmel düzeyde seyreden siyasi ilişkilerimizi yansıtacak düzeye çıkartılması için bu yöndeki işbirliğimize ivme kazandırılması gereği üzerinde durulmuştur. Türk işadamlarının Gürcistan’daki yatırımlarının teşvik edilmesi konusunun önemli bir yer tuttuğu görüşmelerde ayrıca, iki ülke arasında 2003 yılı itibariyle 426 milyon dolar civarında olan ticaret hacminin kısa sürede 1 milyar dolara çıkarılması temennisi ortaya konmuştur. Bu çerçevede, Gürcistan’ın alacağı yatırımları kolaylaştırılacak ve teşvik edecek önlemlerin bölgeyi Türk işadamları için daha cazip hale getireceği, artan ticari işbirliğinin iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinin yanısıra Gürcistan ekonomisine de katkıda bulunacağı belirtilmiştir. Ayrıca, Kars-Tiflis demiryolunun inşası, iki ülke arasında üçüncü kara sınır kapısının açılması gibi projeler üzerinde de durulmuştur. Ziyaret sırasında ele alınan en önemli hususlardan bir tanesi de, iki ülkeyi de yakından ilgilendiren enerji projeleri konusu olmuştur. Özellikle, bu çerçevedeki en önemli yatırımlardan birini teşkil eden Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) Boru Hattı Projesi’nin her iki ülke açısından haiz olduğu stratejik önem vurgulanmıştır. BTC’nin sadece iki ülke ilişkilerine değil, tüm Kafkasya’daki istikrar, barış ve işbirliğine de somut katkı sağlayacak bir proje niteliğinde olduğu taraflarca karşılıklı olarak teyid edilmiştir. Görüşmelerde ayrıca, Şahdeniz Projesi’nin de hayata geçirilmesinin öneminin altı çizilmiştir. Başbakanımızın ziyareti vesilesiyle ayrıca Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) tarafından düzenlenen Türkiye-Gürcistan İş Konseyi toplanmış ve işadamlarımız Gürcü karşıtlarıyla biraraya gelerek ortak yatırım ve işbirliği konularını değerlendirmişlerdir. Başbakanımız Tiflis’teki temaslarının ardından Batum’a geçerek Sarp Sınır Kapısı’nda incelemelerde bulunmuştur. Ziyareti sırasında Gürcistan’ın bağımsızlığı, eğemenliği ve toprak bütünlüğünün korunmasına atfettiğimiz önem Başbakanımız tarafından bir kez daha vurgulanmış; ülkede yaşanan bazı sorunların diyalog yoluyla aşılması ve Gürcistan’ın toprak bütünlüğü çerçevesinde çözülmesi gerektiğininin altı çizilmiştir. Türkiye ile Gürcistan arasındaki yakın dostluk ilişkileri, bu ülkenin 1992 yılında bağımsızlığını kazanmasından bu yana süratle siyasi, askeri, ekonomik, kültürel ve sosyal alanlardaki işbirliğimizle gelişme kaydetmiştir. Türkiye, geçiş döneminde Gürcistan halkına elinden gelen yardımı sağlamak süretiyle komşusunu zor günlerinde desteklemiştir. Her alanda kapsamlı ilişkiler içinde bulunduğu komşusu Gürcistan’da barış ve istikrarın sağlanmasına büyük önem atfeden Türkiye, güçlü bir Gürcistan’ın bölgedeki barış ve güvenliğin güvencesi olacağına ve iki ülke arasında her alanda işbirliğinin sadece iki ülkenin değil, tüm bölgenin gelişimine büyük katkı sağlayacağına inanmaktadır.

    Çatalhöyük’de 9000 yıllık kafatası ve 8500 yıllık Ana Tanrıça heykeli bulundu

    Bilinen en eski ve en büyük Neolitik şehirlerden Çatalhöyük’te yapılan arkeolojik kazılarda, 9000 yıllık bir insan kafatası ile 8500 yaşında bir mermer Ana Tanrıça heykelciği bulundu. Kazıların 11. yılını tamamlaması nedeniyle, yapılan kutlama töreninde bir konuşma yapan kazı başkanı ve Stanford Üniversitesi Arkeoloji Profesörü Ian Hodder, bu yılki kazıların, ilk kez İstanbul Üniversitesi’nden de bir ekibin katılımıyla, toplam 21 ülkeden 120 kişilik uluslararası bir ekip tarafından gerçekleştirildiğini açıkladı. Kafatası buluntularının türlerine şimdiye kadar sadece İsrail’deki Akeramik Neolitik Çağ’a ait arkeolojik kazı bölgesinde rastlandığını belirten Hodder, Kazılarda yetişkin bir insanın sıvalı kafatasına rastlandı. Türkiye’de türünün ikinci örneği olan kafatasının burun kısmı açıkça seçilebiliyor. İlk örneğine Köşkhöyük’teki kazılarda rastlanan kafatasıyla, ilk kez 9000 yıl önce yaşayan bir insanın yüzünü inceleme ve temizledikten sonra da modelleme fırsatı bulacağız dedi. Hodder, Ana Tanrıça heykelciğinin Neolitik Çağ’da kadın sembolünün önemini bir kez daha vurguladığını belirterek şu bilgileri verdi: Mermer türüne kazılarda ilk kez rastlanan Ana Tanrıça olarak adlandırdığımız heykelciğin yüksekliği yaklaşık 10 santim. Türünün klasik bir örneği olan 8500 yıllık heykelcik, yaşı itibarıyla aşınmış durumda. Heykelcik, 1960’lı yıllarda James Mellaart tarafından bulunan büyük kil Ana Tanrıça heykelleriyle birçok benzerlik gösteriyor. Diğer tanrıça heykelleri gibi bolluk ve bereketi temsil eden heybetli bir yapıya sahip heykelcik, çıplak ve kollarını göğsünde birleştirmiş kadın figüründen oluşuyor. Benzer birçok örneğinde baş kısmı bulunmazken, yüz kısmı aşınmış olmasına rağmen bulunan mermer heykelciliğin başı var ve saç şekli açıkça fark ediliyor. Bulgular arasında, avlanan ve vahşi hayvanları kızdıran insan figürleri, boğa boynuz ve kafatasları, geometrik tablolar, sokaklar, yaban domuzu dişinden yapılmış kolyeler, 30 heykelcik ve çok sayıda duvar resmi de yeralıyor. Proje kapsamında bu yıl 12 tarihi ev ortaya çıkarıldı. 9000 yıllık 12 binanın ortaya çıkarıldığı bu seneki kazılarda, sokaklara ilk kez rastlandı. Evlerin kazılmasıyla 9000 yıl önce toplumun yaşayış biçimine dair daha büyük bir resim elde ettik. Çatalhöyük kazılarında ortaya çıkarılan evlerin korunması amacıyla, geçen sene koruyucu çatı/örtü inşa edildi. Bu sayede, Neolitik Çağ’a ait 20 ev ziyaret edilebilir hale getirildi. Sadece 2004 yılının Mayıs ayında 3000’i bulan ziyaretçi sayısı ile Çatalhöyük’ün Türkiye’deki arkeoloji turizmine katkısı arttı. Çatalhöyük’de kazıların 15 yıl daha devam etmesi ve bölgenin bir araştırma, eğitim ve turizm merkezi haline getirilmesi amaçlanıyor. Çeşitli yaş gruplarına yaz kursları düzenlenen Çatalhöyük’le ilgili yakın dönem projeleri arasında ziyaretçi merkezi ve laboratuvarların geliştirilmesi, araştırma çalışmalarının yeni kazı alanlarıyla genişletilmesi yer alıyor. PERVASIZ (Akşehir) Sayı: 11395

    Mardin’de tarihi dokuya özel bir mimari sistem

    Mardin Belediyesi, sit alanı olarak ilan edilen kentin tarihi dokusunun bozulmaması için özel bir mimari sistem uyguluyor. Başlatılan kampanya çerçevesinde, halkı bilinçlendirmek amacıyla el ilanları ve şehrin belirgin noktaları üzerine Mardin sit alanına tuğla ve çimento gibi inşaat malzemelerinin izinsiz girmesi kesinlikle yasaktır uyarı tabelaları asıldı. Mardin Belediye Başkanı Metin Pamukçu, Mardin’in, tarihi ve mimari değeri yüksek dünyanın sayılı sit kentlerinden biri olduğunu belirterek, Mardin halkını 7000 yıllık tarihi değerlerine sahip çıkmaya çağırıyoruz. Biz de tarihi dokuyu korumak için tedbirleri daha sıklaştırma ve caydırıcılığı arttırmaya yönelik radikal kararlar aldık. Şehir merkezine izinsiz çimento veya inşaat malzemesini sokanlara verilecek para cezasının yanısıra bu kişilerin hakkında dava da açacağız diye konuştu. Bu arada UNESCO Dünya Kültür Mirası’na aday gösterilen şehirler arasında bulunan Mardin’de, tarihi dokuyu bozan binaların yıkımına başlandı. İLK HABER (Adana) Sayı: 102

    Irak’ta yaşanan rehine krizi

    Irak’taki güvenlik sorunu ve istikraksız ortam, Irak Geçici Hükümeti’nin (IGH) oluşturulmasının ertesi dönemde de artış gösteren direniş saldırıları, terörist eylemler ve suikast girişimlerinin yanısıra, rehin alma vakalarıyla ciddi boyutlara ulaşmıştır. Bu olumsuz gelişmeler, Irak’ta bulunan Türk vatandaşlarına da sirayet etmiştir. Son dönemde rehin alınan Türk vatandaşları girişimlerimiz sonucunda serbest bırakılmış; ancak maalesef ilk kez olmak üzere bir Türk vatandaşı 2 Ağustos 2004 tarihinde teröristlerce katledilmiştir. Murat Yüce adlı bu vatandaşımızın katli tüm Türk halkında derin üzüntü yaratmıştır. Öte yandan, diğer iki Türk rehinenin 4 Ağustos günü serbest bırakılmış olması sevindirici bir gelişmedir. Rehin alma olayları ve infazlar daha ziyade Irak’taki çok uluslu güce katkıda bulunan bazı ülkelerin vatandaşlarını hedef alırken giderek daha geniş kesimlere yönelik hale gelmeye başlamıştır. Zaman zaman Irak’taki Türkleri ve diğer yabancıları hedef alan bu acı olaylar, Irak’ta ekonomik ve ticari gelişme ile bu ülkeyle işbirliği perspektiflerini olumsuz yönde etkilemektedir. Yaşanan bu son gelişmeler yıllardır savaş yüzünden harap olmuş olan Irak’ın yeniden yapılandırılmasının tamamlanabilmesi için istikrar ve güvenliğin bir an önce tesisisinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha somut şekilde ortaya koymuştur. Irak’ın özgür, demokratik ve müreffeh bir geleceğe doğru ilerleyebilmesinin temel koşullarından biri, asayiş ve güvenlik ortamının tesis edilmesidir. Bu ortamın hala tesis edilememiş olması, diğer sorunlara odaklanmayı zorlaştırmaktadır. Ülkenin yeniden imarı için harcanmakta olan kaynak ve çabaların amacına ulaşmasına engel olmaktadır. Bu olayların arkasında bulunan teröristler, ülkedeki güvenlik boşluğundan yararlanarak ülkenin yeniden yapılandırılması için Iraklıların ve ülkemiz dahil olmak üzere uluslararası toplumun gösterdiği çabalara sekte vurmayı amaçlamakta, Irak halkının güvenlik, demokrasi ve ekonomik kalkınma yolunda ilerlemesine engel olmaya çalışmaktadır. Türkiye yeniden yapılanma sürecinde tüm Irak halkını desteklemekte ve bu çerçevede yaptığı siyasi, ekonomik, insani yardımlarını sürdürmektedir. BM uzmanlık kuruluşlarının Irak’a yardım sevkinde ana arter konumunda olan ülkemiz, bir yandan da kendi yardımlarını ulaştırmaktan geri kalmamaktadır. Öte yandan, Irak’la ticaretimiz her iki ülke açısından da son derece önem taşımaktadır. Irak’ta son ondört yıldır yaşanan gelişmeler ekonomik, siyasi ve güvenlik çıkarlarımızı yakından ilgilendirmektedir. İki ülke arasındaki ticaret geçen yıldan itibaren yeniden ivme kazanmaya başlamış olup, ticaret hacminin artırılması her iki ülke açısından da önem taşımaya devam edecektir. Ülkemiz, Irak’la ekonomik bağlarını güçlendirmek ve ticaretini sürdürmek konusunda kararlıdır. Bu ilişkiler geliştirilirken, vatandaşlarımızın güvenliği öncelikli bir konu olup, bu yönde gerekli ve etkin tedbirler uygulamaya konulmaktadır.

    Bodrum Sevgi Ormanı’nda filizler yeşeriyor

    Bodrum’un Konacık mevkiinde geçtiğimiz yıl Temmuz ayında yanan 175 hektar alanın 92.5 hektarında 4 ay önce başlatılan yeniden yeşillendirme çalışmaları sürüyor. Önce işçiler tarafından temizlenen arazide ilk adım, Aralık ayında Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe’nin katılımıyla gerçekleşen ağaç dikme töreniyle atıldı. Sevgi Ormanı adı verilen 175 hektarlık alan iş makineleri ile düzenlendi. Arazide, ileride çıkması muhtemel bir yangının yayılmasını engelleyecek biçimde peyzaj çalışmaları yapıldı. Bu yıl sonuna kadar teknik açıdan tamamlanması beklenen ağaçlandırma işlemi ile ilgili açıklamalarda bulunan Bodrum Orman İşletme Şefi Doğan Demir, Yangın alanının bir kısmı için doğal gençleştirme yapıldı. 40 hektar alan Ayhan Şahenk Vakfı tarafından düzenlendi. Buranın 20 hektarı koruma altında kayalık bölge. Orman İşletmesi’nin sorumluluğunu aldığı bölümün tamamındaki çalışmalar aralık ayına kadar bitirilecek. Bazı bölgelerde fidan dikimi yapılmıyor. Çünkü geri kalan fidanların bu mevsimde dikilmesi fidanlara zarar verir. Burası 50 rakımlık bir yer ve doğa koşulları farklı. Toprak hazır olduğu zaman, yağmurların başlaması ile kalan fidanları da dikeceğiz. Bütün bölge, 300 bin fidanla ağaçlandırılacak. İleride geçen seneye benzer yangınların çıkmaması için daha iyi önlemler alındı. Artık şartalarımız eskisi gibi değil, iki ekibimiz var. Yangın söndürme kuvvetimiz iki kat arttırıldı. Milas’a gelen helikopter anında havalanıyor ve yangına müdahale ediyor. Bodrum’da yangına daha çabuk müdahale ediyor ve yanan alanları da her zaman kontrol ediyor, kuruyoruz dedi. BODRUM YARIMADA Sayı: 981

    Başbakanımızın İran’ı ziyareti

    Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı I. Yardımcısı Dr. Reza Aref’in davetine icabetle 27-29 Temmuz 2004 tarihleri arasında İran’ı ziyaret etmiştir. Ziyaret sırasında Başbakanımıza, Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler ile milletvekilleri, bürokratlar, çok sayıda işadamı ve basın mensuplarından oluşan bir heyet refakat etmiştir. Başbakanımızın İran Cumhurbaşkanı I. Yardımcısı Aref’le gerçekleştirdiği başbaşa ve heyetlerarası görüşmelerde ikili ilişkiler tüm boyutlarıyla ele alınmış, ayrıca iki ülkeyi yakından ilgilendiren Afganistan, Irak, İsrail-Filistin ihtilafı ve kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi gibi güncel, bölgesel ve uluslararası konular hakkında görüş alışverişinde bulunulmuştur. Başbakanımız, ziyaret kapsamındaki diğer temasları meyanında, Cumhurbaşkanı Seyit Muhammed Hatemi tarafından kabul edilmiş, Dışişleri Bakanı Kemal Harrazi’yi, Petrol Bakanı Bijan Namdar Zanganeh ile Savunma Bakanı Ali Şamhani’yi kabul etmiş, ayrıca Devlet Uzlaştırma Konseyi Başkanı Haşimi Rafsancani ve Danışma Meclisi Başkanı Gholamali Haddad Adel’le birer görüşme gerçekleştirmiştir. İran Ticaret ve Sanayi Odası’nı ziyaret eden Başbakanımız Türkiye-İran İş Forumu Toplantısına katılarak bir konuşma yapmıştır. Ziyaret bağlamında ön plana çıkan hususlardan birini iki ülke arasındaki ilişkilerin iyi komşuluk temelinde geliştirilmesinde önemli bir rolü bulunan güvenlik alanında işbirliği oluşturmuştur. Bu çerçevede, ziyaret sırasında imzalanan Güvenlik Alanında İşbirliği Konusunda Mutabakat Muhtırası iki ülke arasında teröre karşı alınan ortak tavrın bir göstergesi olmuştur. Uluslararası terör ve terör örgütleriyle mücadele ve sınır güvenliğinin temini hususundaki işbirliğinin doğal bir sonucu olarak iki ülke PKK/KADEK/KONGRA-GEL ve Halkın Mücahitleri örgütlerinin yeni isimleri ve tüm yan kuruluşlarıyla terör örgütü olarak ilanı ve bu örgütlerle mücadele edilmesi kararı almıştır. Bu gelişme yalnızca iki ülkede değil, bölgede de barış güvenlik, huzur ve istikrara katkıda bulunacaktır. Başbakanımızın ziyareti, ekonomik ve ticari ilişkilerimizin ilerletilmesi açısından da önem arzetmiştir. Görüşmelerde ulaştırma, bayındırlık, iletişim ve yatırım gibi alanlardaki işbirliği olanakları değerlendirilmiş ve iki ülke arasında halen 2.3 milyar dolar civarında olan ticaret hacminin 5 milyar dolara çıkarılması hedefi ortaya konulmuştur. Ziyaret sırasında ayrıca, İran doğalgazının Türkiye üzerinden Avrupa’ya sevkiyatı konusundaki modalitelere ilişkin teknik düzeyde görüşmelerde bulunulması üzerinde mutabık kalınmıştır. Öte yandan ziyaretle eşzamanlı olarak gerçekleştirilen Türkiye-İran Karma Ekonomik Komisyon Toplantısı sonucunda ekonomik ve ticari işbirliğimizi ileri götürmeye yönelik bir Mutabakat Zaptı imzalanmıştır. Ekonomik alanda artan işbirliği, her iki ülkenin refah düzeylerinin yükseltilmesine ve dostluk bağlarının perçinlenmesine hizmet edecektir. Tüm komşularıyla ilişkilerini daha da geliştirmeyi hedefleyen Türkiye, bu bağlamda yüzyıllardır barış içinde yaşadığı ve dünyadaki en eski sınırlara sahip olduğu İran’la işbirliğine önem atfetmektedir. Bu çerçevede Başbakanımızın ziyareti, dostluk, iyi komşuluk ve içişlerine karışmama ilkeleri temelinde son yıllarda olumlu gelişmeler kaydedilen ikili ilişkilerin başta güvenlik ve ekonomik olmak üzere her alanda daha da geliştirilmesi yönündeki ortak siyasi iradenin en üst düzeyde ifadesine ve somut sonuçlar alınmasına vesile olmuştur. Türkiye ve İran, ekonomik potansiyelleri, evrensel kültüre katkıları ve jeostratejik önemleriyle bölgemizin iki önemli ülkesidir. Bu iki ülke arasındaki dostluk ve işbirliğinin geliştirilmesi, bölgede istikrar ve refahın daha da güçlenmesi açısından önem taşımaktadır.

    Konya’da atık kağıtlar fidan oldu

    Mustafa VAROL Kuraklık ve çölleşmeye karşı başlattığı ağaçlandırma projeleriyle yurdun dört bir tarafında hizmetlerini sürdüren gönüllü kuruluş TEMA ağaç fakiri bir il olarak bilinen Konya’da atık kağıtların geri dönüşümünü sağlamak amacıyla 2002 yılında başlattığı Atık Kağıt Toplama Projesi’nden milyarlarca lira gelir elde etti. Elde edilen gelirle bu yıl, 1238 fidan toprakla buluşturuldu. TEMA Vakfı Konya Şube Başkanı Namık Ceyhan, atık kağıtların geri dönüşümü ile ilgili olarak Konya halkının son derece duyarlı olduğunu belirterek, 100 kilogram atık kağıt, bir fidana tekabül ediyor. Bir ton atık kağıt ise yaklaşık 8 ağacın kesilmesini önlüyor. Bu kadar önemli bir projenin mutlaka daha fazla desteklenmesi gerekir dedi. Resmi daire, kamu kurum ve kuruluşları, özel şirketler, siteler ve benzeri birçok bölgede kağıt toplama kutularının bulunduğunu belirten Na-mık Ceyhan, konuşmasını şöyle tamamladı: Duyarlı birçok insan atık kağıtların toplandığı kutular dolunca bizlere telefon açıyor. Bizler de vakfımıza ait araçla atık kağıtları alıyoruz. Biriken atık kağıtları hurdacılara satıyoruz. Elde ettiğimiz gelir ile fidan alıyoruz. Ne kadar fazla atık kağıt toplarsak o kadar fidanı toprakla buluşturuyoruz. YENİ MERAM (Konya) Sayı: 17122

    Aksaray’a 6 ayda 269 bin turist geldi

    2004 yılının ilk altı ayında Aksaray’da bulunan ören ve tarihi yerleri toplam 269 bin turist ziyaret ederken yaklaşık 230 milyar gelir elde edildi. Ihlara, Güzelyurt, Sultanhanı, Ağzıkarahan’dan oluşan ören yerlerini 2001 yılında yaklaşık 565 bin yerli ve yabancı turist ziyaret ederken 2002 yılında bu rakam 885 bine ulaştı. 2003 yılında ise 514 bine düşen turist sayısı 2004 yılınının ilk altı ayında 191 bini yerli 78 bini yabancı olmak üzere toplam 269 bin oldu. Bu ziyaretlerden yaklaşık 230 milyar gelir elde edildi. Yerli ve yabancı turistlerin en çok gezdiği yerlerin başında Ihlara vadisi gelirken Sultanhanı, Ağzıkarahan ve Güzelyurt Manastır vadisi de özellikle yabancı turistlerin ziyaret yerlerinden oldu. Yetkililer başlatılan tanıtım atağı ile Aksaray’ın Türkiye’de hatta dünyada sahip olduğu tarihi ve kültürel değerleri ile tanınacağını bildirerek bu konuda herkesin üzerine düşen görevi en iyi şekilde yapması gerektiğini ifade ettiler. YENİ AKSARAY Sayı: 5071

    Başbakanımızın Fransa’yı ziyareti

    Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan, Fransa Başbakanı Jean-Pierre Raffarin’in davetine icabetle 19-21 Temmuz 2004 tarihleri arasında Fransa’yı ziyaret etmiştir. Bu ziyaret, ülkemizle katılım müzakerelerinin başlamasına ilişkin kararın alınacağı Aralık ayındaki AB Zirvesi öncesinde üye ülkelerin başkentlerine gerçekleştirilen ziyaretler zincirinin en önemli halkalarından birini oluşturmuştur. İki Başbakan arasındaki başbaşa ve heyetlerarası görüşmelerde ikili ilişkilerimiz tüm boyutlarıyla ele alınarak, enerji ve ulaştırma gibi çeşitli alanlardaki işbirliği olanakları değerlendirilmiştir. Ayrıca, başta Türkiye-AB ilişkileri olmak üzere iki ülkeyi ilgilendiren ve güncellik arzeden bölgesel ve uluslararası konularda fikir alışverişinde bulunulmuştur. Başbakanımızın Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac tarafından kabulü sırasında da bölgesel ve ikili konular ele alınmış, görüşmenin başlıca gündem maddesini aynı şekilde Türkiye-AB ilişkileri oluşturmuştur. NATO Zirvesi vesilesiyle İstanbul’da bulunduğu sırada Türkiye’nin AB üyeliğini desteklediğini ve bu sürecin geri dönülemez olduğunu ifaden eden Fransa Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin üyeliği konusundaki tutumlarını teyitdle, bu konuda Komisyon tarafından yayınlanacak İlerleme Raporu’nu beklediklerini belirtmiş, Türkiye’nin demokrasi, insan hakları ve pazar ekonomisi alanlarında kaydettiği gelişmelerin altını çizerek, tüm bu çabaların daha da güçlendirilerek sürdürülmesi gerektiğini hatırlatmıştır. Başbakanımız, ziyaret kapsamındaki diğer temasları meyanında Fransa Senatosu Başkanı Christian Poncelet ve Fransa Millet Meclisi Başkanı Jean-Louis Debre tarafından onuruna verilen yemeklere katılmış, Fransa Millet Meclisi Dışilişkiler Komisyonu üyeleri Halk Hareketi için Birlik (UMP) Partisi Başkanı Alain Juppe, Sosyalist Parti Genel Sekreteri François Hollande ve Fransız Demokrasisi İçin Birlik (UDF) Partisi Başkanı François Bayrou’yu kabul etmiştir. Fransa’da yaşayan Türk vatandaşlarına ve öndegelen Fransız işadamlarına hitap etme fırsatını da bulan Başbakanımız, TOBB, DEİK ve TÜSİAD’ın Fransız karşıtları MEDEF’le (Mouvement des Entreprises de France) ortaklaşa düzenledikleri Türk-Fransız işadamları toplantısına katılarak Türkiye-Fransa: Aktif Ortaklıkta Yeni Perspektifler başlıklı bir konuşma yapmış. Ayrıca, pek çok önemli basın-yayın kuruluşuna mülakat vermiştir. Ziyaret sırasında, THY’nin Fransa’dan 36 adet Airbus tipi uçak alımıyla ilgili bir ön anlaşma da imzalanmıştır. Başbakanımızın Fransa’yı ziyareti, Türkiye’de gerçekleştirilen reformlar ve bu reformların uygulanması alanında kaydedilen gelişmelerin ve siyasi kriterlerin karşılanmasında kritik eşiğin aşılmış olması muvacehesinde Aralık ayındaki AB Zirvesi’yle ilgili beklentilerimizin Fransa tarafına bir kez daha açıklanmasına vesile olmuştur. Temelleri Fransız-Alman uzlaşısına dayanan, Avrupa’nın barış, istikrar, güvenlik ve refah altında bütünleşmesini hedefleyen AB projesinin gerçekleşmesinde başat rol oynayan Fransa’nın ülkemizin üyeliğine ilişkin tutumu, Aralık ayında alınması beklenen kararda önemli bir etken olacaktır. Bu çerçevede, Başbakanımızın Fransa’yı ziyareti zamanlı olmuş ve Fransız kamuoyunda Türkiye’nin AB üyeliğinin tartışıldığı bir dönemde, uzun bir geçmişe sahip Türk-Fransız işbirliğinin, AB boyutu dahil, ileriye dönük olarak her alanda geliştirilmesi perspektiflerinin ortaya konmasına vesile teşkil etmiştir. Türkiye, kırk yıllık geçmişi olan AB üyelik perspektifi ve katılım sürecine Fransa’nın bir çok vesileyle en üst düzeyde yinelediği desteğini, Aralık ayında müzakerelerin başlatılması kararı alınması yönünde ağırlığını koyarak somutlaştırmasını temenni etmektedir. Niğde’de sağlık personeline AB ile ilgili hizmet içi eğitim seminerleri Niğde İl Sağlık Müdürlüğü Eğitim Şube Müdürlüğü il genelinde görev yapan sağlık personeline AB ile ilgili hizmet içi eğitim seminerleri veriyor. Avrupa Birliği Koordinasyon Dairesi Başkanlığı’nda eğitici eğitimi alan şube müdürü Mehmet Yaramış, 6 nolu Sağlık Ocağı doktorlarından Hasan Akbulut ile Enis Sabancıoğulları tarafından verilen eğitimlere bugüne kadar 780 personelin katıldığı bildirildi. Yıl sonuna kadar 1609 personelin tamamına AB ile ilgili hizmet içi eğitim verilecek. Konuyla ilgili açıklama yapan İl Sağlık Müdür Vekili Dr. Mustafa Yılmaz şu bilgileri verdi: Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinde yoğun çalışmaları içerecek bir döneme girilmiştir. Avrupa Birliğinin diğer aday ülkelere olduğu gibi Türkiye için de yeni bir katılım ortaklığı belgesi hazırlaması ve Türkiye’nin de bu konuda mevcut ulusal programını revize etmesi, AB müktesebatına uyumu için yapılan çalışmaların ve adaylık sürecinin temel unsurlarını içermektedir. Türkiye’nin Avrupa Birliği ile yaklaşık kırk yıldır sürdürdüğü ortaklık ilişkisi çok kritik bir süreçten geçmektedir. Tam üyeliğe giden yolun 10-11 Aralık 1999 tarihli Helsinki Zirvesi’nde tanınan aday ülke statüsü ile netleşmesi, ilişkilere yeni bir boyut kazandırmıştır. Üyelik sürecinin ilerlemesiyle birlikte tartışmalar da yoğunlaşmaya başlamış ve Avrupa Birliği gündemdeki yerini almıştır. Yapılan araştırmalar göstermektedir ki, Türk halkının % 75’i Avrupa Birliği üyeliğine sıcak bakıyor. Ancak diğer taraftan, halkın % 98’ini bu alanda bilgilendirme gereği de açıkça ortaya çıkıyor. AB ile ilgili hizmet içi eğitim programları Sağlık Bakanlığı Avrupa Birliği Koordinasyon Dairesi Başkanlığı tarafından taşra teşkilatındaki personele Avrupa Birliği ile ilgili temel konularda bilgi sağlamak amacıyla hazırlanmıştır. Bu eğitim programları çerçevesinde Niğde Üniversitesi Derbent Kampüsü’nde eğitim ekibince merkez ilçe yataklı tedavi kurumları, sağlık ocakları ve sağlık evlerinde görevli sağlık personeline yönelik olarak Sağlık Bakanlığı AB Koordinasyon Dairesi Başkanlığı Denetim ekibinin de yer aldığı geniş katılımlı bir hizmet içi eğitim toplantısı düzenlenmiştir. Ayrıca Çiftlik ilçesinde, ilçe kaymakamı Erdoğan Turan Ermiş, Emniyet Amiri Ramazan Dutkun, İlçe Milli Eğitim Müdürü Cihangir Yıldırım, İlçe Halk Eğitim Müdürü İsmail Güzel, İlçe Tarım Müdürü Hamit Karpin, Sağlık Grup Başkanı Dr. Yılmaz Yaşin’in yanısıra hastane, sağlık ocakları ve sağlık evlerinde çalışanların katılımı ile bir eğitim toplantısı düzenlenmiştir. Önümüzdeki günlerde ilimiz merkez sağlık ocaklarında görevli sağlık personeli ile Bor ilçesi merkez ve kasabalarında görevli sağlık personeline yönelik eğitim çalışması düzenlenecektir. Şu an itibariyle ilimizde 780 kişiyle AB ile ilgili hizmet içi eğitim çalışması yapılmıştır. Yıl sonuna kadar ise ilimizde görevli 1609 sağlık çalışanının hizmet içi eğitim çalışmaları ve AB ile ilgili eğitimlerinin tamamlanması hedeflenmektedir. NİĞDE ANADOLU HABER Sayı: 428

    Van’a Sosyal Riski Azaltma Projesi

    Van’da 500 milyon doları Dünya Bankası destekli olmak üzere toplam 630 milyon dolarlık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Teşvik Fonu Sosyal Riski Azaltma Projesi’nin (SRAP) uygulanmasına başlandı. Van Vali Yardımcısı Süleyman Özçakıcı, Sosyal Riski Azaltma Projesi’nin tam olarak hayata geçirilmesiyle birlikte ilde bebek ölümlerinin azalacağını, ayrıca önümüzdeki eğitim öğretim yılında okullaşma oranında da büyük bir artış beklediklerini söyledi. Sosyal Riski Azaltma Projesi’nin bir alt bileşeni olan Şartlı Nakit Transferi için bugüne kadar 15 bin ailenin başvuruda bulunduğunu belirten Özçakıcı, bu sayının 35 bin civarına çıkmasını beklediklerini kaydetti. Bu yıl okullaşma oranında büyük bir artış hedeflediklerine de değinen Süleyman Özçakıcı, konuyla ilgili olarak şu bilgileri verdi: Maddi durumları iyi olmadığı için çocuklarını okula gönderemeyen veya okuldan alan ailelere para yardımı yapılacağından aileler çocuklarını okula gönderecekler. Özellikle ilköğretimi bitirdikten sonra maddi imkansızlıklardan dolayı ortaöğrenime devam edemeyen öğrencilerin sayısından büyük bir artış bekliyoruz. Bebek ölümleri de büyük ölçüde azalacak. Proje çerçevesinde 0-6 yaş arasındaki fakir aile çocuklarına, okul öncesi temel sağlık hizmetlerinden faydalanmaları kaydıyla nakit para yardımı da yapılacak. Şartlı Nakit Transferi uygulamasının temel hedefini, ekonomik koşullar nedeniyle düzenli sağlık kontrollerinden yararlanamayan nüfusun en yoksul % 6’lık bölümünü kapsayan aileler oluşturuyor. Bu ailelerde, 0-6 yaş çocukların koruyucu sağlık hizmetlerinden yararlanmaları, anne adaylarının güvenli annelik yaklaşımı ile doğum öncesi dönemde düzenli ve periyodik olarak izlenmesi, gebelik risklerinin önlenmesi, aşılarının yapılması ve doğumun sağlık kuruluşundan güvenli koşullarda gerçekleştirilmesi sağlanacak. VANSESİ Sayı: 16089

    Aliağa İzmir’in ikinci kuş cenneti olmaya aday

    İzmir’in Aliağa ilçesinin plajlar bölgesinde Güzelhisar Çayı’nın oluşturduğu delta, İzmir’in ikinci kuş cenneti olmaya aday oldu. Aliağa Belediyesi, ihmal edilen bölgeyi iyileştirmek için Aliağa Kuş Cenneti Makro Çevre Projesi’ni hazırladı. Doğal kuş cenneti olarak nitelenen plajlar bölgesinde yapılması planlanan çalışmalara ilişkin bilgi veren Aliağa Belediye Başkanı Tansu Kaya, bölgenin ilçe açısından bir şans olduğunu söyledi. Bölgenin şu an için kötü göründüğünü anlatan Kaya, sanayi kenti Aliağa’ya nefes aldıracak projenin bir an önce yaşama geçirilmesi gerektiğini dile getirdi. Aliağa’da insanlarımızın nefes alacağı, hafta sonununu geçirebileceği, gezmeye çıkıp dinlenebileceği alanlar çok az diyen Tansu Kaya, sözlerini şöyle tamamladı: Projeyi hazırlatıyoruz. İzmir Valisi Yusuf Ziya Göksu’nun desteğini aldık. Çevre İl Müdürlüğü bu çalışmalarda bize yardımcı olacak. Bu projenin finansmanı için kaynak sağlandığı taktirde gölün etrafında insanların gezebilecekleri, yürüyebilecekleri, koşu yapabilecekleri alanlar tahsis edilecek. Bütün bunların haricinde buradaki doğal dengeyi bozmamaya özen göstererek, botanik bahçesi, kafeteryalar ve çocuklar için oyun alanları düşünüyoruz. Tüm bunlar hayata geçtiğinde Aliağa Türkiye çapında bir mekana kavuşmuş olacak. Öte yandan, Aliağa plajlar bölgesinde yapılan çalışmalarda Asya, Avrupa, Afrika, Kuzey Amerika ve Avustralya’da olan 111 kuş türü saptandı. Son bir ay içinde yapılan gözlemlerde üç yeni türe daha rastlanmasıyla sayı 114’e yükseldi. Söz konusu türler arasında Türkiye’de ender görülen büyük örümcek kuşunun yeralması kuş cennetinin önemini artırıyor. ALİĞA RAPOR Sayı: 2228

    Aksaray’ın tanıtımı şehirlerarası otobüslerle yapılıyor

    Aksaray Belediyesi, Aksaray’ın tanıtımına katkıda bulunmak amacıyla şehirlerarası otobüslerin yan taraflarına yapıştırdığı tarihi yerlerin fotoğrafları ve İngilizce mesajlarla Türkiye’deki yerli ve yabancı turistleri Aksaray’a davet ediyor. Belediye tarafından yolcu otobüslerine Ihlara Vadisi, Hasandağı, Ulu Cami, Belisırma ve Selime gibi tarihi ve turistik yerlerin fotoğrafları monte edildi. Fotoğrafların üzerinde ise İngilizce Secret beauty (Gizli kalmış güzellik), Discover by yourself (Sen keşfet) ifadelerine yer verilerek tatil için Türkiye’ye gelen yabancı turistlerin de Aksaray’ı tanımalarına yardımcı oluyor. Aksaray’ın en önemli sorunlarından birinin tanıtım eksikliği olduğunu ve bu sorunun giderilmesi için herkese görev düştüğünü ifade eden Belediye Başkanı Nevzat Palta, Biz Aksaray Belediyesi olarak ilimizin tarihi ve turistik yerlerinin fotoğraflarını şehirlerarası otobüslere monte ettiriyoruz. Fotoğrafların üzerindeki İngilizce yazılı mesajlarla başta yabancı turistler olmak üzere herkesi Aksaray’a davet ediyoruz. İnşallah bu bir başlangıç olacak. 10 bin yıllık tarihi ve geçmişi ile adeta bir kültür şehri olan Aksarayımızı hem Türkiye’ye hem de tüm dünyaya tanıtmak için elimizden gelen gayreti göstereceğiz dedi. GÜNCEL (Aksaray) Sayı: 626 ANADOLU EKSPRES (Aksaray) Sayı: 1162

    Erzurum’da İl Halk Kütüphanesi gazete arşivi araştırmacılar için değerli bir kaynak oluşturuyor

    Abdülhamit ALBEZ Tarihe düşülen notlar ve yaşamın bir parçası olan günlük yayınlar Erzurum İl Halk Kütüphanesi’nde ciltler halinde araştırmacılara kaynaklık ediyor. İl Halk Kütüphanesi süreli yayınlar arşivinde yer alan gazeteler 1953’den beri yıl yıl ciltler haline getiriliyor. Süreli yayınlar arşivinde Erzurum’da çıkan yerel gazetelerin yanısıra Resmi Gazeteler de ciltler haline getirilmiş şekilde yer alıyor. İl Halk Kütüphanesi süreli yayınlar arşivinde, Erzurum’da çıkan 20 gazetenin ciltler haline getirilmiş sayıları bulunduğunu belirten Kütüphane Müdürü Ahmet Ruşen, böylesi bir arşivin değerinin asla küçümsenmemesi gerektiğini, gelecek nesiller açısından bu yayınların son derece önemli olduğunu kaydetti. Ellerindeki arşivin bir kültür hazinesi niteliğinde olduğunu ifade eden Ruşen, şunları söyledi: Şehrimizde yayınlanan yerel gazeteler kütüphanemiz kayıtlarına göre ilk olarak 1953 yılında ciltlenme yoluna gidilmiş. Bugüne kadar 20 gazeteye ait arşiv kayıdı bulunuyor. Bunlardan Ekspres, Milletin Sesi ve Albayrak gazeteleri yayınlarına hala devam ediyor. Bu gazetelere ait sayılar yıllar itibariyle arşivimizde yer almakta. Kütüphanemiz arşivinde bulunan diğer gazeteler zaman içerisinde kapatılmış. Kütüphanedeki gazete arşivleri tarihi olayların gazetelere ne şekilde yansıdığını görmek isteyenler için önemli bir kaynak oluşturuyor. Dernek ve vakıflar ile araştırmacı kişiler bu bölümü daha çok kullanıyor. Kütüphanemizin gazete arşivi toplumun her kesiminden arzu eden herkese açık. DOĞU EKSPRES (Erzurum) Sayı: 15253

    Beyşehir’in Akburun köyünde işsizlik sorunu yaşanmıyor

    Beyşehir Gölü’ne sahili olan ve doğal yapısıyla yörenin en güzel köyleri arasında yer alan Akburun’da işsizlik sorunu yaşanmıyor. Akburun köyü muhtarı Mustafa Uzar, bölgenin başlıca geçim kaynağının, göl kıyısında yeralması nedeniyle balıkçılık ve kamış üretimi olduğunu söyledi. Bunun yanı sıra tarım ve hayvancılığın da yörede önemsendiğini ve hayli yaygın olduğunu belirten Uzar, Göle kıyısı olması nedeniyle, tarım alanlarımız yeterince sulama imkanına da sahip. Köyde yaşayan gençlerin herhangi bir işsizlik sorunu yok. Çalışmak isteyene iş alternatifleri mevcut. Yöremize en büyük nimet Beyşehir Gölü ama o da son yıllarda kirlilik tehdidi altında dedi. Muhtar Mustafa Uzar, yörede yaygın olan kamışçılığın bu yıl iyi gelir getirmesinin beklentisi içerisinde olan köy halkının yüzünün güldüğünü ifade ederek, sözlerini şöyle tamamladı: 30 aile köyde bu işle geçimini sağlıyor. Bölgemizde yılda yaklaşık 100 bin bağ kamışı iç piyasanın yanı sıra Almanya başta olmak üzere bazı Avrupa ülkelerine gönderilmesi amacıyla ihracatçı firmalara veriliyor. Kamış, Avrupa’da süs eşyası ve dekoratif malzeme olarak kullanılıyor. Besi damları ile ev çatılarında da kamıştan son yıllarda yaygın olarak istifade ediliyor. İç piyasada özellikle turistik bölgere kamış gönderiyoruz. Kamışla birlikte bölgenin bir diğer geçim kaynağı dalyan (tarhana) çiti. Tarhana için soyularak özel imal edilen dalyan çiti, piyasada halen 50-60 milyon liradan alıcı buluyor. YENİ MERAM (Konya) Sayı: 17122 KISACA Erzurum’un Köprüköy ilçesinde bulunan kaplıcalardan yararlanan hastalar şifa buluyor. (UFUK-2000, Erzurum, S: 924) Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü’nden alınan bilgiye göre bu yılın ilk 6 aylık döneminde Van’a gelen yerli ve yabancı turist sayısı geçen yılın aynı dönemine göre % 50 artış gösterdi. (ŞARK YILDIZI, Van, S: 1148)

    Laodikya’da tarih günyüzüne çıkartılıyor

    Laodikya antik kenti 5 ana noktada devam eden kazılarla gün ışığına çıkarılıyor. Doç. Dr. Celal Şimşek başkanlığında gerçekleştirilen kazılar sonrasında antik kentin Denizli turizmine büyük katkı sağlayacağı belirtiliyor. Pamukkale Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre kazı çalışmalarına uzmanlar, asistanlar, arkeologlar, sanat tarihçileri, mimarlar ve değişik üniversitelerden 30 arkeoloji öğrencisi katılıyor. Yapılan açıklamada kazı çalışmalarıyla ilgili şu bilgilere yer verildi. Laodikya antik kenti’nin hamam, bazilika çalışmalarında şehrin ana merkezinde olan yapının batı bölümünde üç kemerli bir girişin varlığı tespit edildi. Yapıda olası depremlerde meydana gelen çatlakların büyümesinin önlenmesi için metal desteklerin yapıldığı ortaya çıkartıldı. Suriye caddesi çalışmalarında; 2002 yılında ortaya çıkarılan cadde üzerinde bulunan dükkanlarda MS 4. ve 6. yüzyıla ait sikke ve seramik kalıntıları bulundu. Bulunan bu seramik parçaları da burada seramik atölyelerinin varlığını ispatladı. Ayrıca cadde içerisinde geçişleri sağlayan kemer ve kapılar ortaya çıkartıldı. Septimus Severus anıtsal çeşmesi kazı çalışmalarında 42 m uzunluğunda ve 14.5 m genişliğinde Roma dönemine ait bir çeşme yapısı ortaya çıkarıldı. Çeşme çalışmalarında çeşmenin her iki yanında aslan heykelleri ve bol miktarda kabartma parçaları ile havuz önünde 16 adet kabartma bulundu. Roma dönemine ait kabartmalarda bolluk ve bereket dağıtan toprak ana ve onun kucağındaki meyvelere uzanan biri kız, diğeri erkek iki çocuk ile bir dinsel seremoniyi gösteren Laodikya’nın yönetici bir ailesi yer alıyor. Batı tiyatrosu kazı çalışmalarında ise antik kentin batı tarafında bulunan erken döneme ait tiyatronun oturma basamakları, merdiven geçişleri ve gezinti alanları ortaya çıkarıldı. 85 m çapında olan tiyatroda gelecekte yapılacak olan kazılarda orkestra, sahne binası ortaya çıkarılabilecek ve ayağa kaldırılabilecek nitelikte. İmparatorluk kutsal alanında Roma dönemine ait olan tapınağın kazı çalışmalarında erken Bizans döneminde burasının taş ocağı olarak kullanıldığı tespit edildi. Laodikya antik kentinde gerçekleştirilen kazı çalışmalarında bol miktarda heykeltraş malzemeleri, seramik ve sikkeler bulundu. TİCARET VE EKONOMİ (Denizli) Sayı: 9723

    Afyon Çeşmeli Konak restore ediliyor

    Afyon’da korunması gerekli kültür varlığı olarak tescilli Kültür ve Çevre Evi’nin (Çeşmeli Konak) restorasyon çalışmaları başladı. Konuyla ilgili olarak bilgi veren Afyon Valisi Muzaffer Dilek; Milli Birlik Caddesi üzerinde bulunan, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca kamulaştırılarak İl Özel İdaresine tahsis edilen Kültür ve Çevre Evi’nin restorasyon çalışmalarına başlandığını söyledi. Vali Muzaffer Dilek; Kahvecioğlu İsmail Efendi tarafından 1906 yılında tamamlandığı tesbit edilen evin röleve ve restorasyon projelerinin Kocatepe Üniversitesi’nce yapıldığını belirterek; Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İl Özel İdaresi imkanlarıyla yapılan restorasyon çalışmalarının 2004 yılı içerisinde bitirilmesi planlandı. Restorasyon tamamlandığında Çeşmeli Konak kamu hizmetinde kullanılacak Afyon genelinde bulunan tüm kültür ve tabiat varlıklarının korunması amacıyla gerekli restorasyonları bütçe imkanları ölçüsünde yaparak gelecek kuşaklara kazandırmayı hedefliyoruz dedi. TÜRKELİ (Afyon) Sayı: 13195

    Vanlı Mehmet Kuşman dünyada Urartuca bilen 38 kişiden birisi

    Dünyada Urartuca bilen 38 kişiden biri olan ve Urartulara ait Çavuştepe Kalesi’nde 41 yıldır bekçilik yapan Mehmet Kuşman, 25 yılda kendi çabasıyla öğrendiği Urartu dilini yaşatmak amacıyla şimdi de oğluna öğretiyor. Ben bu dili hocasız öğrendim, ancak oğlum hoca eşliğinde öğrenecek diyen Kuşman, öğrenmesi 25 yılını alan Urartucayı, oğlu Erzen’e 2 ay gibi kısa sürede öğrettikten sonra çivi yazasını taşlara kazıma yöntemini de öğreteceğini söyledi. Van’ın Gürpınar İlçesi’nde, MÖ 760-735 yılları arasında Urartu Krallığı’nın eyalet merkezi olarak kullanılan Çavuştepe Kalesi’nde, 41 yıldır bekçilik yapan Mehmet Kuşman, çivi yazısı kazıdığı taşları yöreye gelen turistlere satıyor. Kuşman, kaleye kazı yapmaya gelen ve Urartuca bilen bilim adamlarından yardım alarak 25 yılda kendi çabasıyla öğrendiği Urartucayı dünyada 23’ü Türkiye’den, toplam 38 kişinin bildiğini dikkati çekerek Urartuca bilenlerin arasında sadece kendisinin bekçi olarak görev yaptığını söyledi. Urartu dilinin dünyadan yok olmasını engellemek ve yaygınlaşmasını sağlamak amacıyla lise son sınıf öğrencisi oğlu Erzen’e tarihi kalede Urartuca öğreten Mehmet Kuşman, Erzen’in Urartucayı daha kolay öğrenmesi için, onu görev yaptığım kaleye getiriyorum. Kitabelerdeki yazıları birlikte okumaya çalışıyoruz. Urartuların bu kalede konuştukları dili Erzen’in de burada daha rahat öğreneceğine inanıyorum dedi. ŞARK YILDIZI (Van) Sayı: 1109

    Halk Oyunları Yarışmaları’nda Erzurum ve Tekirdağ birinci

    Türkiye Halkoyunları Federasyonu ve Edirne Belediyesi’nce Cumhuriyetin 81. yılı dolayısıyla ortaklaşa düzenlenen Kulüplerarası Halkoyunları Türkiye Birinciliği’ni Tekirdağ Gençlik ve Spor Kulübü Halk Oyunları Ekibi kazandı. Edirne Vali Vekili Ali Deniz Sürmen, yarışmadan önce yaptığı konuşmada, halkoyunları ekiplerini Edirne’de ağırlamaktan mutluluk duyduklarını söyledi. Sürmen, halkoyunları ekiplerinin ülkenin kültür zenginliklerinin birer göstergesi olduğunu belirtti. Türkiye Halk Oyunları Federasyonu Başkanı Hasan Bahri Canlı da halkoyunlarının kültürün bir parçası olduğunu ifade etti. Edirne Belediye Başkan Vekili Mehmet Muranalı ise Halkoyunları Türkiye Birinciliği’nin Edirne’de yapılmasının onur verici olduğunu kaydetti. 11 ilin halkoyunları ekibinin katıldığı halkoyunları yarışmasında Tekirdağ Gençlik ve Spor Kulübü Halk Oyunları Ekibi birinci, Ankara Büyükşehir Belediye Fomged Gençlik ve Spor Kulübü Halk Oyunları Ekibi ikinci ve Gaziemir Belediyespor Kulübü Halk Oyunları Ekibi üçüncü seçildi. En iyi giysi ödülünü Kastamonu Folklor Gençlik ve Spor Kulübü Halk Oyunları Ekibi, en iyi müzik ödülünü Tekirdağ Gençlik ve Spor Kulübü Halk Oyunları Ekibi ve onur ödülünü de Aydın Gençlik ve Spor Kulübü Halk Oyunları Ekibi aldı. Öte yandan Milli Eğitim Bakanlığı’nca düzenlenen İlköğretim Okullararası Halk Oyunları Yarışması’nda Erzurum 70. Yıl İlköğretim Okulu Halk Oyunları Ekibi Türkiye birincisi oldu. Şampiyon ekip için düzenlenen törende bir konuşma yapan Okul Müdürü Muammer Karagöz, Antalya’daki İlköğretim Okullararası Halk Oyunları Yarışması’na 16 bölge okulunun katıldığını söyleyerek, yarışmada birinci olan öğrencileri tebrik etti. Ekip sorumlusu Aytekin Karabacak ise, yarışmanın çekişmeli geçtiğini ve 70. yıl İlköğretim Okulu Halk Oyunları Ekibinin emeğin karşılığını birincilikle aldığını söyledi. Konuşmaların ardından öğrenciler, arkadaşlarının alkışları eşliğinde birincilik getiren halkoyunları gösterisini sundular ve Okul Müdürü Muammer Karagöz’ün elinden şampiyonluk kupasını aldılar. ÖNDER (Keşan) Sayı: 12678 PALANDÖKEN (Erzurum) Sayı: 538

    Konya’ya Su Eserleri Müzesi

    Konya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon Genel Müdürlüğü (KOSKİ) Medeniyet Su ile Başladı Su ile Devam Ediyor sloganıyla Su Eserleri Müzesi kurmak için çalışmalarına başladı. KOSKİ Genel Müdürlüğü Su Eserleri Müzesi için 220 bin abonesine Elinizde bulunan su kabı, su tulumbası, su yalağı, su sayacı, su vanası, çıkrık gibi su eserlerini kuracağımız müzeye bağışlayabilir ve adınızı bu müzede yaşatabilirsiniz yazılı broşür gönderdi. Konya Tıp Fakültesi yakınlarındaki su arıtma tesisleri’nde kurulacak olan Su Eserleri Müzesi’ne şu ana kadar 50’nin üzerinde tarihi su kabının geldiği bildirildi. YENİ MERAM (Konya) Sayı: 17121 KISACA Balıkesir’in Dumlupınar Mahallesi Ulus sokaktaki tarihi binayı restore eden BASAF M. Emin Tan’ın adını vererek fotoğraf kitaplığı haline getirdi (BALIKESİR HABER, S:2315) Nazilliye bağlı Kozdere köyünün muhtarı, Sadettin Aslan, köydeki kahveyi restore edip modern bir kütüphane yaptırdı. (DENGE, Aydın, S: 1212)

    Değerlendirilen atıklar Ege ekonomisine büyük katkı sağlıyor

    Sepiciler Çaybaşı Deri Sanayi A.Ş. TÜBİTAK, Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı ve Dokuz Eylül Üniversitesi işbirliği ile geliştirilen proje sayesinde deri atıklarının kimya ve yağ sanayine hammadde olarak dönüşümünü sağlıyor. Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Çevre Komitesi tarafından çevreye duyarlılığı nedeniyle çevre ödülü verilen Sepiciler Çaybaşı Deri Sanayi A.Ş., 500 bin dolarlık yatırımla kurduğu arıtma ünitesinden yılda 400 ton katı yağ, günde 3.5 ton da protein maddesi elde etmeye başladı. Çöpten gelir elde ediyoruz diyen Sepiciler Çaybaşı Deri Sanayi A.Ş. Genel Koordinatörü Talip Sepici, kurdukları arıtma ünitesinin dünyadaki ilk örneklerden biri olduğunu söyledi. EBSO Çevre Komitesi tarafından çevre ödülü, çevre beratı ve İzmir Valiliği tarafından çevre teşvik ödülü aldıklarını hatırlatan Sepici, çevre ile ilgili teknolojik gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirtti. Talip Sepici, giysilik ve ayakkabılık deri üretimi yaptıkları Torbalı’daki tesislerinde bulunan arıtma ünitesini 1989 yılından bu yana her sene geliştirdiklerini vurgulayarak, Bu ünite, bir arıtma tesisinden çok bir atığı değerlendirme tesisi olarak faaliyete geçti. Fikir Türkiye’de ilk kez uygulanıyor, dünyada da ilk uygulayıcılarından birisiyiz. TÜBİTAK, Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı, Dokuz Eylül Çevre Mühendisliği Bölümü ile işbirliği yaptık dedi. Arıtma ünitesini inşa etmeden önce Avrupa’daki örneklerini incelemek üzere harekete geçtiklerini ancak sadece İngiltere’de çok eski bir tesis bulabildiklerini anlatan Sepici, bu projenin kendileri için çok önemli olduğunu ifade etti. Talip Sepici, arıtma ünitesi sayesinde 4-5 bin ton civarında deri atığından senede 400 ton civarında katı yağ ve günde 3.5 ton protein maddesi elde edildiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı: Bugüne kadar arıtma tesisleri fabrikaların gider kalemi olarak gözüküyordu ama bundan sonra fabrikaların gelir kalemi olacak. 500 bin dolar civarında yatırım gerçekleştirdik. Kimya, yağ, sabun gibi sanayi türlerine hammadde vermeye başlayacağız, alıcılarımız hazır bekliyor. Hammaddeyi biz bile derilerin tabakalanmasında ve yağlanmasında kullanabiliriz. Öte yandan Denizli Belediyesi, geri dönüşümlü atık kağıt konteyneri ve sarı torbalarda toplanan atıklardan yaklaşık 6 milyar lira gelir elde etti. Denizli Belediyesi’nin geri dönüşümlü şişe cam atıklarını toplamak için şehrin çeşitli yerlerine koyduğu konteynerlerden toplam 35 bin 788 kilogram atık cam-atık kağıt konteynerlerinden ise 19 bin 180 kilogram atık kağıt toplandı. Atık kağıtlardan 2 milyar 576 milyon lira gelir elde edildi. Mehmetçik, Kuşpınar ve Çamlık mahallelerinde uygulanan sarı torbalarda geri dönüşümlü atıkların toplanması çalışmasında 46 bin 540 kilogram geri dönüşümlü atık toplanarak, bu atıklardan 3 milyar 490 milyon lira gelir elde edildi. Denizli Belediye Başkanı Nihat Zeybekçi, Belediyenin Katı Atık Yatırım Projesi’nin yaşama geçirilmesinde vatandaşların gösterdiği duyarlılığa teşekkür etti. Zeybekçi, Projemizin hayata geçirilmesi amacıyla yaklaşık bir yıldır Kuşpınar, Mehmetçik ve Çamlık mahallerinde sürdürülen geri dönüşümlü atıkların sarı torbalarda toplanması çalışmamız olumlu bir şekilde sürmektedir. Geri dönüşümlü atıkların toplanması konusunda kısa bir zaman içerisinde diğer mahallelerimizde de çalışmalarımız olacaktır dedi. EGE’DE YENİ ATILIM (Torbalı) Sayı: 353 TİCARET VE EKONOMİ (Denizli) Sayı: 9694

    Eti; Türkiye’nin en büyük kek fabrikasını Eskişehir’de kuruyor

    Eskişehir ve Türkiye ekonomisine büyük katkı sağlayacak olan Eti kek üretim tesislerinin temeli yapılan tören ile atıldı. Organize Sanayi Bölgesi’nde 107 dönümlük arsa üzerine kurulacak olan tesisin temel atma törenine çok sayıda davetli katıldı. Törende konuşan Eti Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Kanatlı, kurulacak olan tesisin Türkiye’nin en büyük kek fabrikası olacağını söyledi. Kanatlı, Eti bundan dört-beş yıl önce sadece hayal edebildiğimiz büyük aşamaları süratle gerçekleştirmektedir. Bugün çalışmakta olan beş fabrikamıza ilaveten Türkiye’nin en büyük kek fabrikasının temelini atıyoruz. Dev yatırım Türkiye, Eskişehir ve bütün çalışanlarımız için hayırlı olsun, mutluluklar getirsin. Önümüzdeki on yıl içinde 107 dönümlük bu büyük arsa üzerinde bugünkünden çok daha büyük tesisler yükselecektir. Bu büyük aşamaları, hayallerinde sınır tanımayan genç arkadaşlarımızın heyecan ve cesaretine borçluyuz dedi. Eti’yi gelecek on yıl içinde, yabancı ülkelerde de üretim yapan bir dünya markası haline getirmek istediklerini ifade eden Firuz Kanatlı sözlerini şöyle tamamladı: Arkadaşlarımızın inançları bana da heyecan ve enerji veriyor. Kendilerine bütün kalbimle teşekkür ediyorum. Eti’nin büyük gelişmesinde desteklerini esirgemediler. Emeği geçen herkese gönül dolusu teşekkür ediyorum. SAKARYA (Eskişehir) Sayı: 140704

    Manisalı Ziraat Aletleri Sanayi Balkanlar’a açıldı

    Turgutlu’da 1974 yılından itibaren ziraat aletleri üretimi yapan Manisalı Ziraat Aletleri Sanayi ürünlerini Bulgaristan, Makedonya ve Sırbistan’a ihraç etmeye başladı. Yıllardır Manisa ve çevresine daha sonra tüm Ege Bölgesine ürünlerini sunan Manisalı Ziraat Aletleri Sanayi yakaladığı ihracat şansını iyi kullanmak için fabrikasyon üretime geçmeyi hedefliyor. Turgutlu küçük sanayi sitesinde 2 imalathanesi bulunan ve her türlü ziraat aletleri üretimi yapan Manisalı Ziraat Aletleri Sanayi aynı zamanda markası ne olursa olsun her türlü ziraat aletinin tamirini de gerçekleştiriyor. Ziraat aletlerinden en çok pulluk, tırmık, kulvarizatör ve slaj makinası üreten Manisalı Ziraat Aletleri Sanayi geçtiğimiz günlerde ilk ihracatını gerçekleştirdi. Yıllık 100 adet ziraat aleti üretimi yaptıklarını belirten firma sahiplerinden Hacı Kadir Akçasayar 1974 yılından itibaren sürdürdüğümüz baba mesleğini iç piyasadan dış piyasaya taşımak için elimizden geleni yapıyoruz. Yurt dışında üretimimizle ilgili Türk işadamlarıyla kurduğumuz bağlantılar sonucunda ilk ihracatımızı Balkan ülkelerinden Bulgaristan, Makedonya ve Sırbistan’a yaptık. Üretimimiz tamamen el emeği olduğu için yurt dışında birçok ülkeden teklifler alıyoruz. Bağlantı kurmaya çalıştığımız yakın doğu ülkeleriyle de görüşmelerimiz sürüyor. Talepler kaşısında bunlara yetişebilmek için fabrikasyon üretim sistemini kurmayı düşünüyoruz. Bunu da bağlantılarımızı iyice geliştirdikten sonra gerçekleştireceğiz. İleride üretimimizi organize sanayi içerisinde büyük bir fabrika kurarak yapmayı amaçlıyoruz. Kendimizi geliştirmek için fuarlara katılıyor, yeni teknikleri sanayimize kazandırmaya çalışıyoruz. İhracat bağımızı genişlettiğimizde sıkıntı duymamak için teknolojiyi takip etmeye devam edeceğiz dedi. YENİ TURGUTLU Sayı: 3009

    Beyşehir’den Hollanda’ya lale soğanı

    Yaklaşık 30 yıldır Hollanda’ya lale soğanı ihraç eden Beyşehir ilçesinde kurulu Gökmen Çiçek Soğanları İthalat ve İhracat Sanayi Ltd. Şti. bu yılın ihracat hedefini 10 ton olarak belirledi. Şirket sahibi Namık Gökmen, ilçeye bağlı Yeşildağ beldesinde 8 bin metrekare alanda lale soğanı üretimi yaptıklarını, nisan ayının sonlarına doğru çiçeklenmeye başlayan lale soğanlarının beldeyi adeta kırmızı renge bürüdüğünü söyledi. Çiçek üretimi açısından önde gelen ülkeler arasında yer alan Hollanda’ya yaklaşık 30 yıldır lale soğanı ihraç ettiklerini ifade eden Gökmen, şunları söyledi: En büyük sıkıntımız, Balkan ülkeleri ve Azerbaycan’ın çiçek piyasasına girmeleri. 10 yıl öncesine kadar Hollanda’ya 100 tona yakın lale soğanı ihraç ederken, son yıllarda pazara yeni giren ülkelerin ciddi anlamda rekabetiyle karşı karşıya kalmamız nedeniyle ihracatımız önemli ölçüde azaldı. Bu yıl Hollanda’ya 10 ton lale soğanı ihraç etmeyi hedefliyoruz. Bu alanda söz sahibi olan Hollanda ise çeşitli ülkelerden ithal ettiği çok sayıda çiçek türünü diğer ülkelere pazarlıyor. MERHABA (Konya) Sayı: 10632

    Dizayn Grup’tan Çorum’a 1.5 milyon euroluk yatırım

    Dizayn Grup tarafından Çorum’da kurulan kırılmaz plastik atıksu borusu tesisi, çok sayıda davetlinin katıldığı törenle açıldı. Mersin, Gaziantep, Mardin, Çorum, Sivas, İzmir, Ordu, Van, Erzurum ve Antalya’da kurulması planlanan 10 fabridan üçüncüsü olan kırılmaz plastik atıksu borusu tesisi 1.5 milyon euroluk yatırımla gerçekleştirildi. Organize Sanayi Bölgesi’nde 2 bin metrekarelik kapalı alana kurulan fabrikada, yerel olarak Ece Grup ile birlikte 5 bin ton/yıl kapasite ile Çorum ve bölgesine kırılmaz plastik atıksu borusu üretilecek. Bölgenin kapasitesi düşünülerek ileride tesis büyütülecek. Dizayn Grup Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Mirmahmutoğulları, Anadolu’da kurulan üretim noktalarında yerel üreticiye Dizayn Grup’un teknolojisi, marka gücü, lisans gücü, kurumsal kültürü, sanayi kültürü ve tecrübelerinin aktarılacağını söyledi. Anadolu’daki yerel ortakların Dizayn Grup’un büyüdüğü gibi hızla büyümesini amaçladıklarını kaydeden Mirmahmutoğulları, Üretim noktaları bölge ekonomisine, işsizlik probleminin çözümüne katkı sağlayacak. Ayrıca Türk yatırımcıların atıl sermaye aktarımına, yerel sanayinin gelişmesine, gelir seviyesinin yükselmesi ile bölge halkının refah düzeyinin artmasına yardımcı olacak dedi. ÇORUM HAKİMİYET Sayı: 3916

    Yumurtalık Serbest Bölgesi’nin ticaret hacmi genişliyor

    Adana’nın Yumurtalık ilçesinde bulunan Yumurtalık Serbest Bölgesi’nin yıllık 200 milyon doları bulan ticaret hacminin, gelecek olan yatırımcı firmalar ile 3 milyar dolara ulaşması hedefleniyor. Yumurtalık Serbest Bölgesi’ne kurulan yeni fabrikalar ile yıllık ticaret hacminin hissedilir oranda artması ile ilgili açıklamalarda bulunan Adana Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Şaban Baş, Yumurtalık Serbest Bölgesi’nin coğrafi ve fiziki şartları itibariyle çekici ve stratejik bir bölgeye kurulduğunu belirterek, Serbest bölgeler ülkelerin kalkınmasında en büyük etkenlerden biri olmuştur. Ülkemizde kurulan serbest bölgeler yatırım ile üretimi artırmak ve yabancı sermayenin ülkemize getirilmesi konusunda beklenen katkıyı sağlayamamış olmakla beraber, teknoloji girişini hızlandırmak, ekonominin girdi ihtiyacını ucuz ve düzenli şekilde temin etmek gibi işlevleri yerine getirmek suretiyle ülkemiz ekonomisine önemli artı değerler yaratmışlardır dedi. Yumurtalık Serbest Bölge Müdürü Muharrem Pusat ise, halen 15 firmanın faaliyet gösterdiği Yumurtalık Serbest Bölgesi’nin yerli ve yabancı yatırımcılar tarafından her geçen gün daha da önemsendiğini belirterek şunları söyledi: Dünyanın en iyi coğrafi konumuna sahip bir kaç serbest bölgesinden birisi olan Yumurtalık, yakın zamanda Türkiye’nin başta Ortadoğu olmak üzere dünyaya açılan kapısı durumuna gelecektir. Yumurtalık Serbest Bölgesi’nin mevcut ticaret potansiyeli 80 milyon dolar. Bu rakam, yıl sonuna kadar devreye girecek olan Paker Fabrikası ile birlikte toplam 200 milyon dolara çıkacak. Şu anda 5 milyon metrekarelik alanın 300 bin metrekarelik bölümü kiralanmış durumda. Bölgemizin tamamının kiralanması durumunda, ticaret hacmimiz 3 milyar dolara çıkacaktır dedi. İLK HABER (Adana) Sayı: 129

    Gülbirlik’in ihracat hedefi 4 milyon dolar

    Gülbirlik Genel Müdürü Bolat Tamer, Isparta genelinde 6 bin ton gül rekoltesine ulaşıldığını, 7 bin ton da gülçiçeği üretimi beklendiğini söyledi. Isparta’nın 2004 yılında 10 milyon dolarlık gülyağı ihracatı yapmasının beklendiğini kaydeden Tamer, bunun 4 milyon dolarlık kısmının Gülbirlik tarafından gerçekleştirileceğini ifade etti. İzmir, Aydın, Denizli, Burdur, Antalya, Konya ve Ankara’da Gülbirlik satış bayileri açılacağını söyleyen Bolat Tamer, 2004 yılı alım kampanyası hakkında şu bilgileri verdi: Kampanya süresince 2 bin ton gülçiçeği alındı. Bu üründen 500 kg gülyağı, 700 kg da gül konkreti üreteceğiz. Gülbirlik olarak ihracat çalışmalarına başladık. Bu doğrultuda 10 günlüğüne Fransa’ya gideceğiz. Gülbirlik stok mal üretmiyor, sadece satacağımız kadar mal üretiyoruz. AKDENİZ (Isparta) Sayı: 156 KISACA Erzurum’un mahalli tatlısı kadayıf dolması yurt içi ve yurt dışında büyük ilgi görüyor. (UFUK-2000, Erzurum, S: 928) Biga’da kurulu bulunan Doğ-Taş Mobilya markasını 14 ülkede tescil ettiriyor. (ÇAN’IN SESİ, S: 9410)

    Akyatan kuş cenneti 2 milyon kuşu barındırıyor

    Özellikle su kuşları yaşama ortamı olarak uluslararası öneme sahip sulak alanların korunması sözleşmesi olan Ramsar sözleşmesi kapsamında bulunan Akyatan Kuş Cenneti’nde 2 milyonu aşkın kuşun varlığı tesbit edildi. Turaç, sazhorozu, kocagöz, yaz ördeği, akça cıbılıt, mahmuzlu kızkuşu, küçük sumru, flamingo, suna, fiyu, dikkuyruk, sakarmeke gibi kuş türlerini barındıran Çukurova’nın en büyük lagünü Akyatan Adana’ya 40 km. uzaklıkta. 9520 hektar alana sahip olan Akyatan orman, kumluk, sazlık ve bataklıklardan oluşan, endemik bitkiler ve nesli tükenmekte olan kuşlarla birlikte deniz ve kara canlılarının yaşadığı bir doğa harikası. Çok sayıda yeşil renkli deniz kaplumbağaları ile deniz kaplumbağaları yuva yaparak yumurtalarını buraya bırakmakta. Akyatan zakkum, kirpidikeni, canavarotu, farekulağı, yonca, mersin, sakız, nar, kamış, kıbrıs akasyası, nilüfer, sarı süsen, ılgın, çit akasyası, okaliptus, fıstık çamı ve sahil çamı gibi bitkilerin yanısıra yaban domuzu, çakal, tilki, kurt, tavşan, kirpi, vaşak, geyik, kuyruk süren, su samuru, ağaç kurbağası, ova kurbağası, çukur başlı yılan, yılan gönlü kertenkele, bukalemun, balık ve mavi yengeç gibi hayvanların da cenneti. Akyatan kuş cenneti ibibik, gök kuzgun, kırlangıç, dik kuyruk ördek, elma baş parkta, sakarmeke, filamingo, çamurcun, yaz ördeği, saz horozu, turaç, macar ördeği, muhmuzlu kız kuşu, küçük sumru, paspaş akça cılıbıt gibi günümüz insanının unuttuğu kuş türlerine de barınma ve üreme imkanı sağlıyor. 1987 yılında yaban hayatı koruma ve üretme sahası olarak koruma altına alınan Akyatan kuş cenneti 1998 yılından beri Ramsar Sözleşmesi listesinde yer alıyor. Akyatan Lagünü, ilkbaharda Afrikada’dan Avrupa’ya sonbaharda Avrupa’dan Afrika’ya göç eden göçmen kuşlarına ve yerli su kuşlarına da evsahipliği yapıyor. Akyatan kuş cenneti’nde yapılan sayımlarda iki milyonu aşkın kuşun varlığı tespit edilmekte. Nesli tamamen tükenmeye yüz tutmuş olan turaç, geyik ve deniz kuplumbağaları ile çok sayıda flora ve faunanın bulunması bilimsel çalışmalar için Akyatan Lagünü’nün önemini daha da arttırmakta. Akyatan Kuş Cenneti’nde değişik kuş türlerine rastlamak da mümkün. Yaz ördeği Avrupa’da İspanya’dan başka sadece Çukurova lagünlerinde yaşamakta. Ayrıca sakarmeke, fiyu dikkuyruk, turaç, küçük sumrul ve çulluk başta olmak üzere çok sayıda su kuşu bölgede bulunmakta. Nesli tükenen halep çamı da sadece bu bölgede yetişmekte. DEMOKRAT ADANA Sayı: 81

    Konya’da organik tarım domates üretimiyle başladı

    Konya’nın merkez Altınapa Barajı Havzası’nda bulunan Tepeköy ve Başarakavak kasabaları ile Küçükmuhsine, Ulumuhsine, Akpınar ve Dağdere köylerinde, organik domates yetiştirilmek üzere 50 bin adet domates fidesi dağıtıldı. Tarım İl Müdürlüğü yetkilelerinin verdiği bilgiye göre, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile DSİ Genel Müdürlüğü’nün 30 Aralık 2003 tarihinde imzaladıkları protokol kapsamında, adı geçen yerleşim birimlerinde organik tarım çalışmalarına başlandı. Tarım İl Müdürlüğü uzmanlarının organik tarımla ilgili bir dizi eğitim çalışması yaptığı Tepeköy ve Başarakavak kasabaları ile Küçükmuhsine, Ulumuhsine, Akpınar ve Dağdere köylerinde organik tarımım esasları ve ilkeleri konusunda bilgi verildi. Organik tarıma geçiş ürünü olarak belirlenen domates yetiştiriciliği projesi, İl Özel İdare Müdürlüğü’nden temin edilen kaynakla gerçekleştiriliyor. Organik tarıma geçiş kapsamında örnek seçilen ve organik tarıma gönül veren 13 çiftçiye ortalama ikişer dekar alanda yetiştirilmek üzere toplam 50 bin adet domates fidesinin dağıtımı yapılarak dikimi gerçekleştirildi. Elde edilecek domates, organik ürün olarak sertifikalandırılacak ve yerel marketlerde tüketime sunulacak. YENİ MERAM (Konya) Sayı: 17128

    Tarım gönüllüleri Doğu’da çiftçinin ufkunu genişletiyor

    Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı tarafından başlatılan Bin Köye Bin Tarım Gönüllüsü Projesi, Doğu’da ilk meyvelerini vermeye başladı. Yaklaşık 129 tarım gönüllüsünün görev yaptığı Doğu Anadolu Bölgesi’nde çiftçiler, artık aldıkları bilimsel bilgilerle üretim yapıyor. Tarım gönüllüleri yapmış olduğu çalışmalar sonucu çiftçiler, Tarım İl Müdürlükleri’nden daha çok ürün istemeye başladılar. 21 tarım danışmanının görev yaptığı Erzurum’da çiftçiler, geçen yıl Tarım İl Müdürlüğü’nden 2612 meyve fidanı isterken; bu yıl 60 bin meyve fidanı istediler. Yine geçen yıl 3.5 ton silajlık mısır tohumu istenirken, bu rakam tarım danışmanları sayesinde bu yıl 15 tona ulaştı. Erzurum’da 21 tarım danışmanının görev yaptığını ifade eden Tarım İl Müdürü Bektaş Erdoğan, danışmanların çalışmaları sayesinde çiftçilerin üretimlerini artırdıklarını belirtti. Tarım danışmanlarıyla aylık toplantı yaptıklarını dile getiren Erdoğan, köylerde kooperatif kurma çalışmalarının da başlatıldığını açıkladı. Erzurum’da 7 bayan tarım danışmanının olduğunu ifade eden Bektaş Erdoğan, Bayanlarımızın erkeklere göre daha başarılı olduklarını rahatlıkla söyleyebilirim. Ahırların hijyeni ve süt sağımı konusunda çok başarılılar. Gönüllü danışmanlarımız sertifikalı kurslar düzenliyorlar. Şu an tohumluk kullanımı, toprak numunesi, suni tohumlama ve meyve bahçesi konusundaki kurslarımız devam ediyor. Tortum, Pasinler ve Horasan’da ikişer gönüllü danışmanımız var. Merkez ilçe dahil 19 ilçemizde tarım danışmanlarımız mevcut. Karayazı ilçemizden konuyla ilgili olarak herhangi bir talep gelmediği için, oraya gönüllü danışman vermedik. Tarım danışmanlarının köylere büyük katkıları oluyor. Danışmanların bulunduğu köylere komşu diğer köyler de bu hizmetlerden büyük oranda faydalanıyor dedi. Kırsal kesimde yaşayan girişimci ruha sahip kişileri ortaya çıkarmayı hedefleyen Bin Köye Bin Tarım Gönüllüsü Projesi, köye, köylüye ve çiftçiye hizmet köyde olmalıdır ilkesini benimsiyor. Pilot uygulama olarak ilk aşamada Doğu ve Güneydoğu bölgelerindeki illerde 2, Güneydoğu Anadolu Projesi kapsamındaki illerde ise 4 ilave olmak üzere merkez ilçeler dahil her ilçede en az bir köy veya beldede tarım danışmanları hizmet veriyor. Proje, 2004-2006 yılları arasında uygulanacak. Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki illerden Erzurum’da 21, Bingöl’de 10, Tunceli’de 10, Erzincan’da 11, Elazığ’da 13, Ağrı’da 9, Kars’da 10, Ardahan’da 8, Iğdır’da 6, Van’da 14, Muş’da 8, Bitlis’te 9 tarım danışmanı görev yapıyor. Doğu Anadolu Bölgesi’nde en fazla bayan tarım danışmanı 7 kişi ile Erzurum’da bulunurken 129 tarım danışmanından 32 tanesi bayan. OLTUNUN SESİ Sayı:3863

    Edirne’de pavlonya kavak ağacına alternatif oldu

    Edirne’de, 20 kadar çiftçi 100 dönüm alanda pavlonya ağacı yetiştirmeye başladı. Edirne’nin değişik yerlerinde pavlonya tesisinin kurulmasını sağlayan tarım uzmanı Atilla Bilgin, kavak ağaçlarının polenlerinin insan sağlığına zarar vermesi nedeniyle Edirne’de dikimimin kısıtlanması üzerine, kral ağacı olarak adlandırılan pavlonya ağacının dikimine hız verildiğini söyledi. Değişik bölgelerde 1 ila 10 dönüm büyüklüğünde örnek pavlonya bahçeleri kurulduğunu ifade eden Bilgin, şunları söyledi: Çin’den getirilen pavlonya ağaçları son 5 yılda bölgeye dikilmeye başladı. Gemi sanayi, müzik aleti, mobilya ve sunta yapımında kullanılan pavlonyanın tanesi bugün 500 milyon liraya satılıyor. Kavak ağacına göre daha fazla para ediyor. 5 yılda yetişen pavlonya ağacı kesildikten sonra, aynı kökten 7-8 kez daha ürün alınabiliyor. Pavlonyanın yaprakları da hayvan yeminde silaj olarak kullanılıyor. EDİRNE HUDUT Sayı: 9028

    Van kedisi için teşvik ve destek projesi

    Van Valiliği tarafından başlatılan Van Kedisi Teşvik ve Destek Projesi ile bu kedileri besleyen ailelere aylık 50 milyon liralık yardım yapılacak. Van Valisi Hikmet Tan, Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Veteriner Fakültesi Van Kedisi Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Zahit Ağaoğlu ile birlikte Van Kedisi Teşvik ve Destek Projesi’nin başlatılması ile ilgili basın toplantısı düzenledi. Amaçlarının tükenmekte olan Van kedisi neslini kurtarmak olduğunu söyleyen Vali Tan bu kedileri besleyen ailelerin 50 milyon liralık yardımdan faydalanabilmeleri için kedileriyle birlikte Kedi Araştırma ve Uygulama Merkezi’ne başvurmalarını istedi. YYÜ Veteriner Fakültesi Van Kedisi Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Zahit Ağaoğlu ise başvurular hakkında bilgi verdi. Prof. Dr. Ağaoğlu ailelerin Van kedileri ile birlikte kendi nüfus cüzdan fotokopilerini de yanlarında getirmelerini isteyerek konuyla ilgili olarak şunları söyledi: Proje kapsamına alınacak kedide, daha önce belirlenen ve TSE tarafından onaylanan özellikleri arayacağız. Van Kedisi’nin tüy, ayak, göz ve ağız yapısı, genel davranış şekilleri gibi tüm özellikleri TSE belgesinde yer alıyor. Kedilerin gözlerinin farklı renklerden oluşması şart değil. Çünkü iki gözü de aynı renkte olan Van kedileri de vardır. Kedilere yerleştireceğimiz mercimek büyüklüğündeki mikroçipler sayesinde aynı kedi için ikinci kez başvurulmasının önüne geçilecek. Kedilere takılacak mikroçipler ve optik okuyucular sayesinde kedilerin çalınması da önlenecek. Kayıt altına alınacak kedilere nüfus cüzdanı verilecek. VAN SESİ Sayı: 16096

    Bandırma melezi koyununa marka tescili

    Mehmet TOSUN Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Alman siyahbaş koyunuyla yerli kıvırcık koyununun çaprazlamasından elde edilen Bandırma melezine Türk Patent Enstitüsü’nden marka tescili alacak. Bandırma melezinin et ve süt yönünden randımanının çok yüksek olduğunu kaydeden yetkililer, üreticilerin Bandırma melezine talebinin arttığını belirterek şu bilgileri verdiler: Afyon Kocatepe Araştırma Enstitüsü’nün kapanmasıyla birlikte burada bulunan 175 adet manda Bandırma’ya nakledildi. Mandaların ilçemizde adaptasyon sıkıntısı çekmemeleri için Enstitüsü bünyesinde yapay bataklık oluşturduk. Bölgede keçiciliğin gelişmesi için de bir dizi çalışma yapıyoruz. İlk etapta Sinop’tan getirilen 200 adet Anzar keçisi üzerinde damızlık çalışmaları başlatıldı. İLKHABER (Bandırma) Sayı: 3449

    Uluborlu kiraz üretiminde Avrupa satandardını yakaladı

    Kirazı ile ünlü Uluborlu, Avrupa’nın 2005 yılından itibaren isteyeceği eurepgap protokolüne uyma konusunda da geri kalmıyor. Yılda 5-6 bin ton kiraz ihracatının gerçekleştirildiği Uluborlu’da eurepgapa geçiş bu sezon başladı. Uluborlu Belediye Başkanı Mehmet Ünverdi, 100 üreticinin eurepgap standardında kiraz ürettiğini söyledi. Uluborlu’nun kirazda bu yıl altın çağını yaşadığını belirten Ünverdi konuyla ilgili olarak şu bilgileri verdi: Bu yıl 6700 ton rekolte bekliyoruz. Geçen yıl 5 bin ton ürün almıştık. Uluborlu’da bu yıl hem rekolte fazla hem de kalite iyi. İhracat kalitesindeki mal 5 milyon liradan alıcı buluyor. Bu fiyatın daha da artmasını bekliyoruz. Uluborlu eurepgap konusuna da yabancı kalmadı. İlk planda 100 üretici bu standardı yakaladı. Gelecek yıllarda bu standardı yakalayan üretici sayısı artacaktır. Uluborlu kirazı artık marka olma yolunda hızla ilerlemekte. AKDENİZ (Isparta) Sayı: 143 KISACA Devekuşu, Kütahya’nın Simav ilçesinde de üretilmeye başlandı. (KÜTAHYA POSTASI, S: 13332) Kurtsuyu köyünde yaşayan Sadullah Töngel, fındığa alternatif olarak yüksek bir bölgede deneme amaçlı yetiştirdiği şeftaliden yüksek verim aldığını belirtti. (DÜZCE DAMLA S: 6724) Aladağ’da Koyunculuk Projesi başarıyla uygulanıyor. (KARAİSALI, S: 168)

    Kırsal Kalkınma Projesi Gaziantep’te tanıtıldı

    GAP İdaresi Başkanlığı’nca Gaziantep Ticaret Odası’nda (GTO) düzenlenen AB tarafından da desteklenen Kırsal Kalkınma Projesi’nin tanıtım toplantısında konuşan Gaziantep Valisi Lütfullah Bilgin, Projenin kırsal alanlarda yaşayan insanların ekonomik olarak kalkınmasına katkı sağlayacağını ve kentlere göçü önleyeceğini söyledi. Bilgin, AB tarafından desteklenen projenin, bölgede özellikle kırsal kesimde yaşayanların ekonomik kalkınmasının sağlanması açısından hayati önem taşıdığını ifade etti. Kırsal Kalkınma Projesi’nin ekonomik kalkınma yanında sosyal boyutlarının da bulunduğunu, bu nedenle söz konusu projenin hayati önem taşıdığını belirten Vali Lütfullah Bilgin, GAP Bölgesel Kalkınma Programı kapsamında yürütülen ve AB tarafından da desteklenen Kırsal Kalkınma Projesi, bölge ve Gaziantep ekonomisi açısından hayati önem taşıyor. Özellikle kırsal alanlarda çok gelişmiş gibi görünen yerlerde bile birçok problemlerimiz var. Halen köylerden kentlere ciddi bir göç yaşanıyor. Köy nüfusumuz azalıyor. Köy nüfusunun azalmasının nedenlerinden ne yazık ki bir tanesi yaşam şartlarının istenilen düzeyde olmayışıdır. Kırsal alanda yaşayan insanlarımıza gelir kaynağı sağlarsak, yeni projelerle yeni üretim tesisleri, yeni kazanç çeşitleri elde edilecek ve yaşam standardı yükselen insanlar da göç etmek zorunda kalmayacaktır. Her konuda daha çok proje daha çok talep bekliyoruz. İlimizde hazırlanan projeler, herhalde diğer illerden daha az olmayacaktır diye düşünüyorum dedi. GAP İdaresi Bölge Müdürü Rafet Yılmazoğlu, AB tarafından finanse edilen projenin AB-GAP Bölge Kalkınma Programı’nın bir parçası olduğunu söyledi. GAP Bölge Kalkınma Programı kapsamında kırsal kalkınmaya yönelik faaliyetlerin desteklenmesi amacıyla 20 milyon euroluk hibe programı hazırlandığını açıklayan Yılmazoğlu, desteklenmesi istenen küçük ve orta ölçekli işletmeler, sivil toplum kuruluşları, kamu kurumları ile üniversitelerce hazırlanacak projeler için başvuruların Ağustos ayının sonuna kadar kabul edileceğini belirterek şu açıklamayı yaptı. Hibe programı sayesinde proje hazırlayacak kuruluşlar, 2007 yılına kadar 20 bin ile 250 bin euro arasında değişen hibeler için başvurma fırsatı elde edecekler. Programın uygulaması ile GAP Bölgesi’nde sulanan alanlarla, sulanmayan alanlar arasındaki gelişmişlik düzeyi ve gelir farklılıklarının giderilmesi de amaçlanıyor. Özellikle az topraklı veya topraksız, ekonomik açıdan sıkıntılı çiftçilerin desteklerle ürettiklerinin artırılması hedefleniyor. Ayrıca bölgede kırsal sanayi ve kırsal turizm konularında küçük-orta ölçekli işletmeler ile tarımsal işletmeler geliştirilecek. El sanatlarına yönelik girişimciliğin geliştirilmesi, kadınların ve gençlerin ekonomiye kazandırılmasına yönelik olarak da çalışmalar yapılacak. GAP İdaresi Başkanlığı’nca düzenlenen AB tarafından da desteklenen Kırsal Kalkınma Projesi’nin tanıtım toplantısına, sivil toplum örgütü temsilcilerinin yanı sıra bürokratlar da katıldı. SABAH (Gaziantep) Sayı: 13258

    Konya’da çevreciler ödüllendirildi

    İbrahim BÜYÜKEKEN Konya’da çevre kirliliği ile mücadelede başarılı olanlara plaket verildi. Konya Valiliği ve Büyükşehir Belediyesi hava kirliliği ile mücadele ekiplerinin katıldığı organizasyonun açış konuşmasını yapan Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma Daire Başkanı Ceylani Kılıç, Konya’nın doğalgaz kullanımına henüz geçmediği halde hava kirliliğinin asgari yaşandığı iller sırlamasında yer aldığını belirtti. Ceylani Kılıç’ın ardından Konya Çevre ve Orman Müdürü Nuri Kunt, son iki yılda Konya’da yaşanan hava kirliliğinin %20’lere kadar gerilediğini söyledi. Büyükşehir Belediyesi’nde düzenlenen ödül töreninde konuşan Vali Ahmet Kayhan, beş yıldır Konya’da görev yaptığını hatırlatarak, şehrin ciddi bir hava kirliliği sorunu yaşamadığını ifade etti. Vali Kayhan, Valilik ve Belediye olarak Konya’nın temizliği için herşeyi yapacağız dedi. Belediye Başkanı Tahir Akyürek de, Konyamız her konuda olduğu gibi çevre temizliği konusunda da önde ve yaşanabilir bir şehir olmalıdır. Konya son yıllarda hava kirliliğine karşı mücadelede çok önemli adımlar attı. Çevre konusunda duyarlı olan ve yardım eden herkese teşekkür ediyorum. Çabamız sadece hava kirliliği ile mücadele olmamalıdır. Tüm kirliliklere karşı mücadele etmeliyiz şeklinde konuştu. Törende 1997 yılından beri görev yapan yakıt değerlendirme komisyon çalışanları görevlerini yeni bir ekibe devretti. Görevi devreden komisyon çalışanlarına ve çevre kirliliği ile mücadelede başarılı çalışmalar yürüten 40 personele Vali Ahmet Kayhan ve Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek tarafından plaket ve altın hediye edildi. MERHABA (Konya) Sayı: 10717

    Yeniyayla’nın atık suları yeşil arıtma ile temizleniyor

    Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün ev ve fabrikalardan gelen pis suları bitkilerle temizleme projesi kapsamında Adana’nın 800 nüfuslu köyü Yeniyayla’nın atık suları yeşil arıtma ile temizleniyor. Adana’nın Yüreğir ilçesinde bulunan ve 250 haneye sahip Yeniyayla köyü Köy Hizmetleri Adana İl Müdürlüğü’nce yeni uygulamaya başlanan projede pilot köy seçilince, köyün foseptik çukurundan sonra dereye dökülen artıksularının bitkilerle temizlenmesi için adım atıldı. Kısa sürede teknik ekipmanla köy girişinde bulunan foseptik çukurunun çıkışına 400 metrekare yeşil arıtma istasyonu kuruldu. Daha önce açıktan dereye akan atıksular bir alanda toplanıp ıslah edildi ve atıksuların geçtiği alan üzerine suyu seven, sulak alanlarda yetişen kamış, hasırotu gibi bitkiler dikildi. Kısa sürede bitkilerin temizleme görevini yapmaya başlamasıyla daha önce pis koku yayan ve sivrisinek üreme noktası olan atık sular kokusuz bir hale geldi. Köyün içinden geçen ve sulamada kullanılan dereye bırakılan temizlenmiş atıksudan şimdi köylü sulama amaçlı yararlanıyor. Köy Hizmetleri İl Müdür Yardımcısı İsmail Hakkı Kılaç, projenin Türkiye’de uygulamaya başlanan ilk 4-5 projeden biri olduğunu ve kısa sürede başarı elde edildiğini söyledi. Projenin foseptiği bir yerde toplanan köy ve tatil sitelerinde uygulanabileceğini dile getiren Kılaç, Yeniyayla’da kendi imkanlarımızla gerçekleştirdiğimiz yeşil arıtma şeklinde de adlandırılan doğal arıtma tesisine 1.5 milyar gibi cüzi bir harcama yaptık. Normal şartlarda mekanik bir arıtma tesisi yapmak isteseniz bundan çok daha pahalıya mal olur. Doğal arıtma pis suların su seven bitkiler kullanılarak arıtılması anlamına geliyor. Yüksek arıtma kapasitesine sahip bulunmaları nedeniyle tercih edilen bu bitki çeşitleri atık suda bulunan ve içme suları için tehdit olarak görülen azot, fosfor, karbon gibi elementleri tüketerek besleniyor. Bu bitkiler bir taraftan yaşamını sürdürürken, diğer yandan havadan aldığı oksijeni kökleri vasıtasıyla suya ileterek, arıtma işlemini görüyor. Doğal arıtma sistemi için genellikle, saçak köklü suyu ve sulak ortamı seven Cannas, Canna Generalis, Sedges, Juncus ve Tyhia tipi bitkiler tercih ediliyor. Yeşil teknoloji olarak isimlendirilen doğal arıtma metodu dünyanın gelişmiş birçok ülkesinde kullanılıyor. Bu tip bitkiler kendi kendini yenileme özelliğine sahip olması nedeniyle, geleneksel arıtma türlerine oranla yatırım maliyetleri bakımından 40 kat, yıllık işletme gideri bakımından ise en az 60 kat daha ucuza geliyor. Hiçbir bakım ve onarıma da ihtiyaç duyulmuyor. Verilere göre, yeşil teknolojinin işletme gideri 0-300 dolar arasında değişiyor. Buna karşın aynı kapasitedeki mekanik bir arıtma tesisinin yıllık işletme maliyeti 90 bin doları buluyor dedi. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü Avrupa, ABD ve Asya’da binlerce bölgede kullanılan bu sistemi, kanalizasyon inşaatı tamamlanmış olan 5 208 köyde uygulamaya koymak istiyor. İLK HABER (Adana) Sayı: 115

    Yerköprü şelalesi tanıtılmayı bekliyor

    Türkiye’nin hak ettiği ilgiyi göremeyen doğal güzelliklerinden birisi olan Yerköprü şelalesi tanıtılmayı bekliyor. Göksu üzerinde bulunan ve eşsiz manzarasıyla özellikle turistlerin büyük ilgisini çeken Yerköprü şelalesininin, birçok cilt hastalığına da iyi geldiği biliniyor. Mut, Gülhar ve Ermenek üçgeninde Göksu Vadisi içerisinde yer alan Yerköprü şelalesi ve mağarası ulaşımdaki sıkıntılar nedeniyle hakettiği ilgiyi göremiyor. Bu doğa güzelliğinin Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ilgisiyle birlikte, ülkemizin tanıtımında ve turist sayısının artmasında önemli bir rol oynayacağı ileri sürülüyor. Şelalenin 110 milyon yıl önce kireç taşlarının faylanması sonucunda çok dar bir kanyonun oluşması ve yine bu faylanmaya bağlı bol karbonatlı su taşıyan bir kaynak suyunun varlığı ile ortaya çıktığı biliniyor. Yerköprü şelalesi ile bütünleşen mağara da bir traverten tüfün içinde yer alıyor. Göksu nehrinin bu traverten tüfünün altında oluşturduğu mağara yaklaşık 5 kilometre uzunluğa kadar ulaşıyor. Mağaranın çıkış ağzında Göksu nehrinin dışarıdan akan bir bölümü mağaradan dışarıya çıkıyor. Diğer bölümünde de şelaleler ile birleşerek bir doğa harikası oluşturarak, Göksu nehriyle akmaya devam ediyor. YENİ MERAM (Konya) Sayı: 17121

    Muğla’da turizm 12 aya yayılıyor

    Muğla Valiliği’nin turizmi 12 aya yaymak için uygulamaya koyduğu projelerden biri daha devreye girdi. Yerküpe mağaraları ışıklandırılıp, düzenlenerek turizmin hizmetine alındı. Muğla Valisi Hüseyin Aksoy Kavaklıdere’nin Menteşe ilçesindeki Yerküpe mağaralarını turizmin hizmetine açarken, Mağaraların ardından termal kaynakları devreye sokacağız ve Muğla’da 12 ay turizm yapılabilir olacak dedi. Ege’nin Kırkpınarı diye anılan yağlı pehlivan güreşiyle tanınan Menteşe, bundan böyle mağaraları ile de anılacak. Deniz seviyesinden 950 metre yükseklikteki Menteşe, Karain ve Damlataş mağaraları kadar görkemli mağaralarının düzenlenmesi ile şimdi yayla turizmine hazırlanıyor. Muğla Valisi Hüseyin Aksoy, Muğla’da bir ilki gerçekleştirdiklerini belirterek şunları söyledi: Doğal değerlerimizi turizme kazandırıyoruz. Turizmi çeşitlendirme arayışı içindeyiz. Öncelik olarak mağaraları ve termal turizmi ortaya koyduk. İlk etapta da Yerküpe mağaralarını ele aldık. Mağaraları ışıklandırdık, yürüme bantları yaptık. Menteşe’nin yolunu da standartlara uygun hale getireceğiz. Bundan sonra buraya Marmaris ve Bodrum’dan turlar düzenlenecek. Vali Aksoy, turizmin çeşitlendirilmesi ile ilgili olarak da, Yerküpe mağaraları ile birlikte Milas’ta Uyku Vadisi projesini uygulamaya koyduk. Oradaki çalışma yaz sonuna kadar bitecek. Bunun yanında MTA, Valilik, Özel İdare olarak protokol yaptık. Bodrum yarımadasının termal kaynaklarını belirliyoruz. Bu çalışmaya sezon sonuna kadar ara verildi. Ekim ayı sonunda çalışma devam edecek. Termal kaynakların devreye sokulmasıyla Bodrum’da 12 ay termal turizm de yapılabilecek dedi. Menteşe beldesi Belediye Başkanı Mesut Karataş da törende yaptığı konuşmada, beldelerinin adını yıllardır yağlı pehlivan güreşleri ile duyurmaya çalıştıklarını belirterek şunları söyledi: Menteşe’de turist gördüğümüz gün en mutlu günümüz olacak. Denizimiz yok ama, mağaralarımız ile birlikte doğamız var. Menteşe, mağara ve yayla turizmi için de çok uygun. Biz turizme yabancı değiliz. Valiliğimizin desteği ile mağara ve yayla turizmi sayesinde Muğla’nın ilgi çeken bölgeleri arasında yerimizi alacağız. BODRUM YARIMADA Sayı: 959 KISACA Merkez Bankası Kültür Sanat Müdürlüğü tarafından Akşehir Halk Kütüphanesi’nde açılan resim sergisinde ünlü ressamların eserleri sergilendi. (PERVASIZ, Akşehir, S: 11373) Kızılinler köyünde bulunan hamamlar Türkiye’nin dört bir yanından gelen insanlara şifa oluyor. (ESKİŞEHİR, Sakarya, 090704) Uzundere Belediyesi, ilçede yerel ve kültürel değerlere sahip çıkma kampanyası başlattı. Bu çerçevede Belediye, kültürel eserlerin kayıt ve koruma altına alınması için açıkhava müzesi oluşturuyor. (DOĞU EKSPRES, Erzurum, S: 15253)

    Zihinsel Engelliler Atletizm Türkiye Şampiyonası için 300 çocuk ve genç Edirne’de buluştu

    Bana kazanma şansı verin. Kazanamazsam bile çabamda benimle birlikte olun diyen 300 zihinsel engelli çocuk ve genç Edirne’nin evsahipliğini yaptığı Zihinsel Engelliler Atletizm Türkiye Şampiyonası’nda buluştu. Ülke çapında 22 ilden 300 zihinsel engelli çocuğun kendilerine şans verildiğinde neler yapabileceklerinin en güzel göstergesi olan Özel Atletizm Türkiye Şampiyonası, Edirne Şükrüpaşa Atletizm Sahası’nda yapıldı. Şampiyonanın açılış töreninde Trakya Üniversitesi (T.Ü) Armağan Dönertaş Engelli Çocuklar Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Kemal Kutlu bir konuşma yaptı. Trakya Üniversitesi’nin bünyesinde zihinsel engelliler için bir eğitim merkezi bulunan ilk ve ender üniversitelerden biri olduğunu belirten Kutlu, ayrıca üniversitelerinin Özel Olimpiyatlara da katkı veren ilk üniversiteler arasında bulunduğunu söyledi. Zihinsel Engelliler Federasyonu Başkanı Tarık Bitlis de, sporcular adına Edirne’de bu işe gönül verenlere teşekkür etti. Federasyon Asbaşkanı Dilek Sabancı da, Bugün burada olmaktan çok mutluyum. Zihinsel engelli çocukların spor yapmalarına ve madalya getirmelerine olanak sağlayan Federasyona teşekkür ediyorum diye konuştu. Edirne Valisi Fahri Yücel Özel Olimpiyatları toplumsal olmanın ötesinde çok yararlı bir organizasyon olarak değerlendirdi ve şampiyonanın Edirne’de düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür etti.Zihinsel Engelliler Atletizm Türkiye Şampiyonası’na sponsor olan kişi ve kuruluşlara belge ve plaketlerinin verilmesinden sonra iki bölümde yapılan atletizm yarışmalarını tribünleri doldurarak izleyen anne ve babalar, çocukları yarışırken alkışlarıyla onlara destek oldu. Sporda da başarılı olduklarını kanıtlamak için var gücüyle koşan çocuklar da başarılı olmanın sevincini yaşadı. Kimi yarış sırasında düşse de pes etmeyerek bitiş çizgisine kadar direndi, kimileri de gönüllü ağabey ve ablalarının kucaklarına atlayarak başarmanın mutluluğunu paylaştı. Koşunun yanı sıra uzun atlama yarışlarının da yapıldığı şampiyonada her iki dalda da başarılı olan çocuklara ödül töreni düzenlendi. 50 metre birinci etapta ilk üç dereceye giren sporculara madalyalarını Federasyon Asbaşkanı Dilek Sabancı verdi. Dilek Sabancı, heyecanını ve mutluluğunu bir kez daha ödül töreninde dile getirdi. Herkesi olaylara sosyal pencereden bakmaya davet eden Sabancı şunları söyledi: Bu organizasyonlar çocukları şevklendiriyor. Yarıştılar, koştular ve başardılar. Sanki ben koştum, heyecanlandım, mutlu oldum. Bu çocuklar için birşeyler yapmak çok güzel bir duygu. Herkesin aynı duyguları yaşamasını isterim. Çocuklar hayatın bir parçası olduklarını gösteriyorlar, bu organizasyonlar okuldaki performanslarını artırıyor. Ben her zaman sivil toplum örgütleriyle maddi imkanı olan işadamlarının birazcık da sosyal çalışmalara önem vermesini istiyorum. Her şeyi devletten beklemek olmaz. Elele sosyal sorumlulukta birşeyler yapılırsa devletimizin de yükü azalmış olur. Bu yardımlar örneğin kimsesiz çocuklar, huzurevi ya da eğitim alanında olabilir. Önemli olan olaylara sosyal pencereden bakabilmektir. Paranız yoksa, gönlünüzü açın. Herşey para değil, yeter ki insanlar yardım etmek istesin. Ailemin felsefesi ÔÜlkende kazandıklarını ülkende geri ver’ dir. Ben de babamdan öğrendiğim gibi yapıyorum. EDİRNE HUDUT Sayı: 9025

    Judoculardan Samsun’a iki uluslararası madalya

    Uluslararası Boğaziçi Judo Turnuvası İstanbul Ahmet Cömert Spor Salonu’nda yapıldı. 18 ülkeden judocuların katıldığı şampiyonanın son gününde Samsunlu sporculardan Mahmut Sarı büyük bir başarıya imza attı. Tekkeköy Belediyespor’un sporcusu olan Mahmut Sarı, finalde Avrupa Şampiyonu Azeri rakibine yenildi ve 81 kiloda ikincilikte kalarak gümüş madalya kazandı. Mahmut Sarı’nın yanı sıra bayanlarda mücadele eden Samsun Gerçeksporlu Canan Adıgüzel ise 48 kiloda bronz madalya kazandı. Samsunlu diğer sporcular ise madalya alamadı. Antrenör Saadettin Ekinci katıldıkları Uluslararası Boğaziçi Judo Turnuvası’nın beklediklerinden çok başarılı geçtiğini söyledi. Mahmut Sarı’nın büyük bir başarıya ulaştığını kaydeden Ekinci, Sporcumuz Olimpiyatlarda mücadele edecek rakiplerini geride bırakmayı başardı. Diğer sporcularımız ise yapabildiklerinin en iyisini yaptılar. Bizim asıl hedefimiz eylül ayında yapılacak Gençler Avrupa Şampiyonası. Tüm gücümüzle bu şampiyonaya hazırlıyoruz dedi. HALK (Samsun) Sayı: 2258

    Sibel Yeni Muay Thai’de Gençler Dünya Şampiyonu

    Küçük yaşta başladığı Muay Thai sporunda milli takıma kadar yükselen Sibel Yeni, üst üste kazandığı şampiyonluklarla, hem Türkiye’nin, hem de ailesinin gurur kaynağı oldu. Sibel Yeni, 3 yıldır Tarkan Köymen Hürkan spor salonunda Muay Thai çalışıyor. 2 yıldır da milli sporcu ünvanını taşıyor. 16 yaşında olmasına rağmen kariyerini yurt içi ve yurt dışı şampiyonluklarla dolduran Sibel Yeni, spor yaşamının son iki yılını milli sporcu olarak sürdürdüğünü belirterek, kariyerinde gençler dünya şampiyonluğu ile 3 gençler Türkiye şampiyonluğu ve Kick-Boks Türkiye ikinciliği bulunduğunu ifade etti. Uzakdoğu sporu Muay Thai ile tanışmasının hayli ilginç olduğunu belirten Sibel Yeni, Babam kilo aldığımı görünce beni spora teşvik etti. Bunun üzerine, zamanımın büyük bölümünü okulla spor salonu arasında mekik dokuyarak geçirdim dedi. Kilo vermek için başladığı sporda, girdiği yarışmalarda, ardı ardına madalyalar kazanmaya başladığını ve gördüğü ilgi ile sevginin adeta kendisini kamçıladığını vurgulayan Yeni, Şimdiki hedefim gençlerde aldığım dünya şampiyonluğu ünvanını büyüklerde de kazanmak. İnşallah İsviçre’de yapılacak dünya şampiyonasında Türkiye’ye altın madalya getireceğim dedi. Sibel Yeni’nin madalya listesinde Kayseri’de yapılan Thai Boks Türkiye Şampiyonası’nda birincilik, Eskişehir’de yapılan Türkiye Gençler Boks Şampiyonası’nda birincilik, yine Eskişehir’de Kick Boks’da Türkiye ikinciliği, Nevşehir’de yapılan Büyükler Muay Thai Şampiyonası’nda Türkiye birinciliği ve Tayland’da yapılan Muay Thai Büyükler Dünya Şampiyonası’nda dünya ikinciliği yer alıyor. MERSİN TERCÜMAN Sayı: 80

    Türkiye Yelken Şampiyonası’nda Bodrum rüzgarı

    Yelken Federasyonu tarafından Samsun’da organize edilen Türkiye Yelken Şampiyonası Era Bodrum Yelken Kulübü yelkencilerinin başarıları ile sona erdi. Şampiyonada milli yelkenci Güney Can Kaptan birinci, Mert Keleş de ikinci oldu. Güney Can Kaptan bu başarısı ile ikinci kez Türkiye Şampiyonu olurken 2002 Ağustos ayından beri katıldığı tüm yarışlarda derece alma başarısını da devam ettirdi. Güney Can Kaptan’ın ardından Mert Keleş’in ikinci gelmesi Bodrum’da ayrı bir sevinç yaratırken, Mert’in ablası Gözde Keleş bu organizasyonunun özel ödüllerinden birisi olan Samsun Yelken Kulübü Kupası’nda üçüncü, diğer ablası Özde Keleş ise Sarar Kupası gümüş gurupta ve bayanlarda birinci geldi. Sarar Kupası mavi gurupta Mert Keleş, sarı gurupta Güney Can Kaptan ikinci olurken gümüş gurupta ise Hasan Güneri üçüncü oldu. 128 sporcunun katıldığı yarışlarda bu yıl Gürcistan Milli Takımı da yer aldı. BODRUM HABER Sayı: 29

    Seyhan Belediyesi’nden başarılı sporculara ödül

    Seyhan Belediye Başkanı Prof. Dr. Azim Öztürk, bir Uzakdoğu sporu olan Muay Thai ve Wuşu dallarında çeşitli kategorilerde dünya üçüncülüğü ve Türkiye Şampiyonluğu elde eden başarılı sporcuları makamında kabul ederek altınla ödüllendirdi. Tayland’ın Chiangınmai kentinde yapılan Muay Thai Şampiyonası’nda ülkemizi temsil eden Hüseyin Dündar 54 kg’da, Ramazan Çiçek 57 kg’da, Sümran Sözütek 60 kg’da dünya üçüncülüğüne ulaşırken, Aslı Bergin de İstanbul’da yapılan Wuşu Türkiye Şampiyonası’nda 48 kg’da Türkiye birincisi olmuştu. Milli Takım antrenörlerinden Naim Yıldırım nezaretinde çalışarak böylesine büyük bir başarıya imza atan sporcular, Seyhan Belediye Başkanı Prof. Dr. Azim Öztürk’ü makamında ziyaret ettiler. Başarılı sporcuları ve antrenörlerini kutlayan Başkan Öztürk, Sporu ve sporcuyu destekliyoruz. Böylesine büyük başarılara imza atan örnek gençlerimizi kutluyor ve başarılarının devamını diliyorum dedi. EKSPRES (Adana) Sayı: 8617

    Anadolu Üniversitesi bayanları masa tenisinde Türkiye Şampiyonu

    Samsun’da yapılan Masa Tenisi Gençler Türkiye Şampiyonası’nda Eskişehir’i temsil eden Anadolu Üniversitesi genç bayanları Şampiyonaya katılan 6 takımı da yenerek Türkiye birincisi oldu. Şampiyonada Anadolu Üniversitesi bayan masa tenisçileri Fenerbahçe, Bursa DSİ Nilüfer (A) ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni 3-0’lık, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İzmir DSİ’yi de 3-1’lik skorlarla yenerek finale yükseldi. Final maçında Bursa DSİ Nilüfer (B) takımı ile karşılaşan Anadolu Üniversitesi genç bayanları maçtan 3-0 galip ayrılarak Türkiye Şampiyonu oldu. İSTİKBAL (Eskişehir) Sayı: 16807 KISACA Avrupa Serbest ve Grekoromen Güreş Şampiyonası ile Avrupa Bayanlar Halter Şampiyonası’nda birinci olan dört sporcuya Çorum Belediyesi tarafından birer daire ve ayrıca oluşturulan tertip komitesi tarafından toplanan 159 altın ödül olarak verildi. (ÇORUM HAKİMİYET, S: 3878) Atakan ve Şaban Çalkan kardeşler Tekvando Türkiye Şampiyonası’nda 2 birincilik elde ettiler. (NİĞDE ANADOLU HABER, S: 376)

    -SON-


    ESKI SAYILAR