
02/10/2001
ANKARA, 02/10(BYE)--- Yabancı basın yayın organlarında 1 Ekim 2001
tarihlerinde yayımlanan, AB-Türkiye ilişkilerine
değinen haber ve yorumlarda şu hususlara değinilmektedir:
ABD BASINI:
AP'nin (01/10) "Türk Cumhurbaşkanı Parlamentoya Demokratik Reformları
Hayata Geçirmesi Çağrısında Bulundu" başlıklı Suzan Frazer'in
haberinde, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in, yeni yasama yılının açılışında TBMM'de yaptığı konuşmasına
yer verilmekte, Cumhurbaşkanı
Sezer'in, milletvekillerine, AB'nin şart
koştuğu insan haklarını koruma altına almaları, özgürlükleri artırmaları
ve yolsuzlukla mücadele yasalarını çıkarmaları çağrısında
bulunduğu bildirilmektedir. Haberde, ayrıca, anayasa değişikliği konusuna da değinilmekte, "Eğer
değişiklikler onaylanırsa, idam cezası yalnızca terörizm ve savaş
durumunda uygulanacak. Aynı
zamanda Kürtçe yayın yapılmasına da imkan tanınacak.
Ancak yetkililer hala ulusal güvenlik ve kamuoyunun emniyeti gerekçesi ile Kürtçe yayını yasaklayabilirler. Kürtçe
eğitim hala mümkün değil"
denilmektedir.
FRANSA BASINI:
Le Monde gazetesinin (01/10) "Türkiye, Avrupa'ya Entegrasyonunu Kolaylaştırmak İçin Anayasasında Değişiklik
Yapıyor" başlıklı ve
Nicole Pope imzalı haberinde, anayasa değişikliği
konusu ele alınmakta, Parlamento'nun, Türkiye'nin Avrupa'ya entegrasyonunu kolaylaştırmak için, "Kürtlerin
kendi dillerinde yayın yapmalarına,
geçici gözaltı süresinin 15 günden dört
güne indirilmesine, siyasi partilerin kapatılmasının zorlaştırılmasına,
Türk vatandaşlarına özel hayatta daha iyi koruma
sağlanmasına ve derneklerin kurulmasını kolaylaştırmaya olanak
tanıyacak bir anayasal düzenlemeyi onayladığı", ancak,
milletvekillerinin, Öcalan'ın idamını elde etmekte kararlı olan aşırı
milliyetçilere verilen bir taviz olarak "savaş, savaş tehdidi veya terör eylemleri" çerçevesinde uygulanması hala mümkün
olan idam cezasını da tamamen kaldırmadıklarına dikkat çekilmektedir.
Haberde, "yasa değişikliklerinin
kabulünün, Türkiye'nin üyesi olmak istediği Avrupa
Birliği'nin önümüzdeki günlerde Ankara'nın kaydettiği gelişmelere
ilişkin yayımlayacağı raporla" ilişkisinden söz edilmekte
ve değişikliklerin, hükümetin mart ayında Avrupa Komisyonu'na sunduğu Ulusal Programı'nda uygulamaya koymayı
vadettiği değişiklikler arasında
yer aldığı belirtilmekte ve şöyle
denilmektedir: "İnsan hakları örgütleri yine de bu reformların yeterli olmadığının altını çizdiler...
Kabul edilen yeni düzenlemeler,
'ulusal güvenliğin korunması, kamu düzeni,
cumhuriyetin temel ilkeleri, devletin ve ulusun bölünmez bütünlüğü' gerekçeleriyle
sınırlı kalıyor."
YUNANİSTAN BASINI:
Elefterotipia gazetesinde (30/09) "Türkiye: 'Avrupai' Anayasa" başlığı altında yayımlanan haberde,
anayasa değişiklikleri konusu ele
alınmakta, "Avrupa'ya yakınlaşmada önemli rol oynayacak Anayasadaki değişiklikler"
konusunun, ABD'nin uluslararası terörle mücadeleye karar vermesi ve Türkiye'nin
de bu konuda ABD'ye destek vereceğini açıklaması sonucu, geri planda kaldığı
ifade edilmektedir. Türkiye'ye Avrupa yolunu açacak olan söz konusu değişikliklerin
TBMM'de ezici denilebilecek bir çoğunlukla
kabul edildiğine işaret edilen
haberde, anayasada toplam 37 maddede değişiklik yapıldığı, değişiklikler
arasında en önemlilerinden birinin de düşünce ve ifade özgürlüğünün
desteklenmesi açısından önemli olan dil kullanımının serbest
bırakılması olduğu kaydedilmektedir. Başbakan Bülent Ecevit'in, bu yöndeki çalışmaların Kasım ayı öncesinde, yani Türkiye-AB
ilişkileri konusunda AB raporu hazırlanmadan önce bitirilmesini ümit ettiği
vurgulanan haberde, Türk Anayasası'nın bu değişikliklerle ilk kez
"siyasi" nitelik kazanmış olacağı, dolayısıyla Türkiye'nin
Avrupa yolunda daha kolay bir şekilde
ilerleyebileceği belirtilmektedir. Haberde,
ayrıca, Batılı diplomatların, Türkiye'nin AB kriterlerinden hala
uzak olduğunu ve AB ile bütünleşmesi yolunda ülkenin önemli adımlar
atması gerektiğini ileri sürerken, Türk basınının Türkiye'nin önemli adımlar
attığını göstermek istercesine Avrupa'ya yakınlaşma yolunda "tarihi adımdan" söz ettiği ve alınan
kararların oy çoğunluğu ile alındığını
vurguladığına dikkat çekilmektedir.
Ethnos gazetesinin (01/10) "Ecevit Kıbrıs Konusunda Uzlaşmaz,
Lefkoşa'ya Karşı Tahrikçi" başlıklı ve Nikos Meletis imzalı
haberinde, Ankara'nın, Kıbrıs konusundaki uzlaşmaz davranışını bir kez
daha kanıtlayarak Kıbrıs'ı uluslararası terörizm konusuna karıştırmaya
çalıştığı ileri sürülmekte, Başbakan Bülent Ecevit'in, "tahrikçi
bir şekilde" AB'yi, "Kıbrıs'ı AB üyeliğine kabul etmeden konuyu
iyi düşünmeye çağrarak, Kıbrıs'ın "kara para aklama
ve Türkiye'ye karşı yapılan terörizmin merkezini oluşturduğu" iddiasında
bulunduğuna işaret edilmektedir.
Haberde, Ecevit'in söz konusu açıklamalarının, Türkiye'nin ortamdan
yararlanarak herhangi bir Kürt ya da solcu örgütten
kurtulabilme yönünde bu örgütleri "terörist" olarak
nitelendirmeye ve Türk amaçlarından biri olan "Kıbrıs'ın AB üyeliğini
engelleme" konusunda da ortamdan yararlanmaya çalışacağını gösterdiği
belirtilmekte, Basın Sözcüsü Reppas'ın, Ecevit'in "kabul edilmesi imkansız sözlerini" reddederek,
"Kıbrıs'ta bir tek terörist
var, o da Attila ile işgal güçleridir. Uluslararası toplum ise artık kesin ve netice verici bir cevap
vermelidir" dediği aktarılmaktadır.