
03/10/2001
ANKARA,
03/10(BYE)--- Yabancı basın-yayın organlarında 02 Ekim 2001 tarihinde
yayımlanan AB-Türkiye ilişkilerine değinen haber ve yorumlarda şu hususlara
değinilmektedir:
ALMANYA BASINI:
Berliner Zeitung'un (02/10) "Türkiye: Teröre Karşı İşbirliği"
başlıklı haberinde, Federal Dışişleri
Bakanı Fischer ile Dışişleri Bakanı
İsmail Cem'in görüşmesi ele alınmakta,
Berlin ve Ankara'nın kesinlikle müttefikleri ABD'nin
yanında olduklarını vurgulayan Fischer'in, Cem ile askeri operasyonla ilgili meseleleri değil, öncelikle Orta Asya'da siyasi
çözüm bekleyen konuları görüştüklerini dile getirdiği, Cem'in ise, Türkiye için ABD'yi
desteklemenin çok normal olduğunu
açıkladığı bildirilmektedir. Haberde, Türk ve Alman
bakanlıklarının işbirliklerini çok yönlü olarak derinleştirme
kararı aldıklarını açıklayan Cem'in, Fischer ile "AB'nin Güvenlik
ve Savunma Politikası ile Yunanistan ile yaşanan Kıbrıs sorunu
hakkında da çok verimli görüşme yaptığını" belirttiği ve
her iki bakanın da görüşmelerin
şeffaf oluşundan söz ettikleri kaydedilmekte, “1999 yılı sonundan bu yana
AB adayı olan Türkiye'nin daha çok
sayıda reformu gerçekleştirmesi gerektiği vurgulanmaktadır.
İNGİLTERE BASINI:
Reuter'in (02/10) "Avrupa Birliği, Kara Para Aklandığı İddialarına
Karşı Kıbrıs'ı Savundu" başlıklı haberinde, Başbakan Bülent
Ecevit'in, “AB'nin Kıbrıs'ı üyeliğe kabul etmeden önce, Kıbrıs Rumlarının
'kara para oyunları'ndan dolayı
iki kez düşünmesi gerektiği” şeklindeki açıklamasıyla ilgili olarak,
Avrupa Birliği yetkililerinin, kara para aklandığı iddialarının Kıbrıs'ın AB'ye katılım
girişimini engellemeyeceğini ve yavaşlatmayacağını,
bölünmüş adanın, bu problemi çözmek
için gerekeni yaptığını belirttikleri bildirilmektedir.
Eski bir CIA ajanı olan James Woolsey'in de İtalyan La Repubblica gazetesinde yayımlanan sözlerinde, Kıbrıs
Rum hükümetinin, Usame Bin
Ladin'in de adının karıştığı bir rüşvet
olayında işbirliği yaptığını dile getirdiğine işaret edilen
haberde, AB diplomatlarının, "Bu konuda her ne olmuşsa geçmişte
kalmıştır. Avrupa Komisyonu, Kıbrıs'ın kara parayla mücadele için
elinden geleni yaptığı konusunda tatmin olmuş durumdadır" açıklamasında
bulundukları ifade edilmekte, Kıbrıs Merkez Bankası'nın ise bu açıklamaları
"mesnetsiz ve art niyetli"
olarak nitelediği kaydedilmektedir.
YUNANİSTAN BASINI:
Ethnos gazetesinin (02/10) "Kıbrıs'ın AB Üyeliğinden Önce Sorunun
Çözümlenmesi Tercih Ediliyor" başlıklı ve Yorgo Daratos imzalı
haberinde, AB genişlemesiyle ilgili AB stratejisi çerçevesinde aday ülkelerin üyelik müzakereleriyle ilgili olarak
düzenlenen ve bugün Komisyon tarafından benimsenmesi beklenen
bir rapordan söz edilmekte, raporun önsözünde, sayıca çok az diğer
bazı konular arasında Kıbrıs sorununun çözümlenmesi konusunun da yer
almasının, AB'nin bu konuya ayrı
bir önem verdiğini belirttiği ifade edilmektedir. AB'nin Genişlemesinden
Sorumlu Yetkilisi Gunther Verheugen
tarafından düzenlenen söz konusu raporun, 19 Ekim
tarihinde Belçika'nın Gande kentinde yapılacak olağanüstü
zirve konferansı sırasında görüşüleceği ve
onaylanacağı bildirilen haberde, söz konusu rapor metnine göre, AB
Komisyonu'nun, "Kıbrıs'ın AB
üyeliğinden önce Helsinki zirvesi kararları temelinde
(Aralık 1999) Kıbrıs sorununun çözülmesini tercih ettiği", Ankara ile ilgili sözlerin
ılımlı tonlarda olup, Komisyon'un Türkiye'nin bu konuda katkıda
bulunabileceğinden söz ettiğine işaret edilmektedir. Aynı raporda Türkiye'nin
adaylığına ilişkin bölümde ılımlı
tonlar ifade edilmesinin de Türkiye için hoş bir sürpriz oluşturduğu
kaydedilen haberde şöyle denilmektedir: “Komisyon baş gösteren son
ekonomik ve para krizini aşabilme
yönünde Türkiye tarafından alınan önlemleri, anayasada değişiklik
yaparak özgürlük ve insan haklarını genişletme,
yasalarda ve yönetimde yapısal değişiklikler
yaparak AB üyeliğini hazırlama yönündeki değişiklikleri olumlu
olarak değerlendirmekte ve bu önlemlerin
devam etmesini, demokrasinin güçlenmesini
ve insan haklarının korunmasını
gerekli olarak görüyor.
Komisyon Türkiye'nin AB ile
'siyasi diyalog çerçevesinde' takındığı
'olumlu tavrı' ile Kıbrıs
sorununun çözümlenmesi yönünde
sarfettiği çabaları ve komşu ülkelerle sorunlarının
(gazete notu: Yunanistan, Ege v.s.) bir düzene
girmesi yönünde sarfettiği çabaları
da vurgulamaktadır.”
KIBRIS RUM BASINI:
Haravgi gazetesinde (01/10) "Türkiye Belirsizlik Dönemindedir"
başlığı ve Petros Zarunas imzasıyla yayımlanan
yorumda, 11 Eylül terör saldırılarının,
Türkiye'yi çok zor bir durumda yakaladığı ileri
sürülmekte, ülkenin iki yıldır ağır siyasi ve ekonomik bir krizin içinde
olduğu ifade edilmektedir. Ekonomik reformların olumsuz
olduğu ve büyük eksiklikler bulunduğu ileri sürülen haberde, birçok şirketin
kapanmasıyla işsiz insan sayısının arttığı, 1999 depreminin yaralarının
henüz kapanmadığı, Öcalan'ın tutuklanıp yargılanmasına rağmen Kürt
sorununun yavaş yavaş kaynamaya devam ettiği, Kıbrıs sorununun çözümlenemediği
kaydedilmektedir.Türkiye'nin bölgedeki önemine de işaret edilen haberde, Türkiye'nin
bu durumu lehine çevirmeye çalıştığı,
bu bağlamda Dışişleri Bakanı İsmail Cem'in ABD'deki temaslarına yer verilmektedir. Kıbrıs'ın
AB'ye üyeliği konusunda Türkiye'nin
engelleme girişimlerinden de söz edilen
haberde, bu girişimlerin başarısız olduğu iddia edilmekte, Türkiye'nin
AB'ye üyelik girişimlerinin de ülkenin sorunlarını çözememesinden
kaynaklanan nedenler dolayısıyla başarısızlığa uğrayacağı
ileri sürülmekte, ancak Kıbrıs Rum Yönetimine de bu aşamada büyük iş düştüğü vurgulanmaktadır.