|
04/12/2001
ANKARA,
04/12(BYE)--- Yabancı basın-yayın organlarında 03
Aralık 2001 tarihinde yayımlanan Türkiye-AB ilişkilerine yer
verilen haber ve yorumlarda şu hususlara değinilmektedir:
ABD BASINI:
AP'nin (03/12) "Avrupalılar, Avrupa Savunma Gücü Konusunda Türkiye
İle Yaşanan Anlaşmazlığın Sonuna Geldikleri Görüşündeler"
başlıklı ve Paul Ames
imzalı haberinde, Türkiye'nin Avrupa Gücü konusunda
“bir anlaşmaya varmış olduğunun ve Avrupa gücüne karşı
itirazlarından vazgeçeceğinin sinyalini verdiği” kararıyla ilgili
tartışmalara yer verilmekte, Avrupalı diplomatların, Avrupa Gücü konusunda
Türkiye ile yapılacak geçici anlaşmadan umutlu olmakla birlikte
anlaşmaya temkinli yaklaştıklarını belirttikleri bildirilmektedir.
Türkiye'nin mutabık kaldığını belirttiği anlaşmanın,
Avrupa Birliği'nin NATO planlama imkanlarını ve askeri silah aksamını kulanabilme planlarının önündeki
engelleri kaldırabileceği ifade edilen haberde, anlaşmanın bütün
NATO ve AB üyesi hükümetlerin onayını gerektirmesine rağmen üst
düzey yetkililerin, 60 bin askerlik bir gücün hazır olacağını ve planlanmış olduğu üzere 2003 yılı başında iş başında
olabileceklerini
belirttikleri kaydedilmektedir. Haberde, NATO'nun
bir üyesi olan ancak AB üyesi olmayan Türkiye'nin, söz konusu gücün Kıbrıs ve Ege Denizi gibi bölgelerde Türkiye'nin
menfaatleri aleyhine kullanılabileceğinden endişe
duyduğu belirtilmekte, anlaşmanın birkaç aydan beri Türk yetkililer ile görüşen İngiliz ve ABD'li müzakereciler
tarafından sağlandığına
işaret edilmektedir. “AB yetkililerinin bu
konuda aşırı iyimser olunmaması ve temkinli olunması gerektiğini, zira mayıs ayında meydana gelen benzeri bir hamlenin kısa
ömürlü olduğunu” hatırlattıkları
vurgulanan haberde, anlaşma metninin NATO
Dışişleri Bakanları tarafından perşembe günü Brüksel'de, AB Dışişleri Bakanları tarafından da 10 Aralık'ta müzakere
edilmesinin beklendiği
kaydedilmektedir.
ALMANYA BASINI:
Die Tageszeitung'un (03/12) "Kıbrıs Zirvesi Avrupa'ya Ümit
Veriyor" başlıklı ve Klaus Hillenbrand imzalı yorumunda, Kıbrıs
Türk Cumhurbaşkanı Denktaş ile Kıbrıs Rum Lideri Klerides arasında
yapılacak görüşmeye dikkat çekilmekte, bir uzlaşma sağlanamaması
durumunda, Avrupa'nın adanın sadece Rum kesimini Birliğe alacağı, bunun ise, Ankara ile ağır bir krize
neden olabileceği ileri sürülmektedir.
Kıbrıs sorununun çözümü konusunda
bugüne kadar birçok girişimde bulunulduğu, ancak başarı
sağlanamadığı vurgulanan yorumda, siyaset ve ordu içinde direnen
güçlerin karşısında ekonomik örgütlerin, aydınlar ve hatta
yönetimin bir kısmının, Kıbrıs'ın AB üyeliğine bütünüyle karşı çıkılmaması için baskı yaptıkları, aksi halde
Türkiye'nin tamamen tecrit
olma tehlikesine işaret ettikleri belirtilmekte ve
şöyle denilmektedir: “Eğer bir uzlaşma sağlanamazsa AB daha önce
söz verdiği gibi Rumların Cumhuriyeti'ni tek başına almak zorunda
kalacak. Aksi halde Yunanistan parlamentosu, Doğu Avrupa
ülkelerinin üyeliklerini engellemekle tehdit ediyor. Yarım Kıbrıs'ın AB'ye üyeliği, uluslarası hukuka göre
Kıbrıs Cumhuriyeti'nin bir parçası olarak görülmeye devam edilecek
olan Kuzey Kıbrıs için AB'nin son derece karmaşık özel düzenlemeler
yapmasına yol açmakla kalmayacak. Diplomatlar bundan
daha çok, Türkiye ile Avrupa arasında ağır bir krizden endişe ediyorlar. Türkiye'nin Kıbrıs'ın AB üyeliği
konusundaki direnişi,
kendi çabaları için bir bumerang haline dönüşebilir.”
Frankfurter Allgemeine Zeitung-Sonntag'ın (03/12) "İki Taktisyen, Afrodit Adasında Yaşlanıyor" başlıklı ve
Rainer Hermann imzalı yazısında,
Denktaş-Klerides görüşmesinden söz edilmekte,
varılacak sonucun AB-Türkiye ilişkilerini de etkileyebileceği
ifade edilmektedir. Türkiye'nin de AB'ye girmek istediği, fakat çabasının fazla başarılı olmadığı
ve üyelik yarışında Kıbrıs'ın
oldukça arkalarında yer aldığına işaret
edilen yazıda şöyle denilmektedir: “Akdeniz adası AB'ye girdiğinde, Kıbrıs'ta bulunan 30 binden fazla Türk askeri
aniden AB topraklarının işgalcisi
olarak ortada duracak ve bu küçük ada, üyelik
girişimlerinde zorluklar çıkarmaya devam ederek büyük Türkiye'yi
kızdırabilecektir. Gururlu Türkiye, işin bu noktaya gelmesine
izin vermek istemiyor. Bu nedenle Ankara, Kıbrıs ile Türkiye'nin üyelik süreçlerinin birbirine yakınlaşması
için Washington'u Brüksel'e
karşı manivela olarak kullanmak amacıyla her
yola başvuruyor. Ve Denktaş da buna yardımcı olmak istiyor. Belçika'nın
Laeken kasabasında yapılacak olan AB zirvesinin 10
gün öncesinde, salı günü, Türkiye'nin de görüntüsüne katkıda bulunmayı
amaçlıyor... Denktaş'ın ne yapmak istediği bilinmiyor fakat
bu hamlesiyle bir kez daha herkesi şaşırttı. İki lider de buluşma noktası olarak tampon bölgedeki Ledra Palas'ta anlaştılar.
Adada beklentiler yüksek
değil. Rakiplerden hiçbirisi, masaya yeni
fikirler koyacağını ima bile etmedi. Klerides'in kaybedecek bir
şeyi yok. AB Komisyonu Başkanı Prodi'nin birkaç gün önce ona,
çözülmemiş ve belki de çözülemeyecek bölünme sorununa rağmen Kıbrıs'ın üyelik sürecinin saat gibi işlediği güvencesini
vermesinden sonra artık arkasına yaslanabilir.”
AVUSTURYA BASINI:
Kurier gazetesinin (03/12) "Avrupalılar Askeri Açıdan Hiç de Öyle Dişsiz Değiller" başlıklı ve Konrad
Kramar imzalı yazısında,
AB Askeri Kurmay Başkanı Rainer Schuwirth ile bir söyleşiye
yer verilmekte, "Avrupa Güvenlik Politikası Enstitüsü"nün
daveti üzerine Viyana'da
bulunan Schuwirth'in, ihtiyatlı bir iyimserlik
içinde, "2003 yılından itibaren bütün bu operasyonları gerçekleştirecek
durumda olacağız, ancak öncelikle de komando yapısı, sevkiyat kapasitesi ya da keşif konularında bazı kısıtlamalarla"
dediği bildirilmektedir. Yazıda, ordunun, "bu
noksanların hangilerinin ancak birkaç yıl içerisinde telafi edilebileceği" konusunda hayallere kapılmadığına
işaret eden Schuwirth'in
buna rağmen, AB'nin Amerikalılar olmadan
zaten hiç bir operasyon gerçekleştiremeyecekleri şeklindeki,
giderek yaygınlaşan bir görüşe kapılınmaması konusunda uyardığı ve "Avrupalılar askeri açıdan hiç
de öyle dişsiz değiller.
Avrupa orduları yeteneklerini hergün Balkanlar'da
ispatlıyor, Afganistan'da bir harekat ise AB için şu anda söz konusu olamaz" dediği aktarılmakta,
en büyük sorunun ise,
NATO'nun AB ile askeri işbirliğini bloke eden NATO
ülkesi Türkiye ile olan güncel anlaşmazlık olduğu vurgulanmaktadır.
FRANSA BASINI:
AFP'nin (03/12) "Klerides-Denktaş Görüşmesi: Beklenen Sonuçlar İçerik Açısından Oldukça Zayıf" başlıklı
Charlie Charalambous'un
haberinde, Denktaş ile Klerides'in yapacakları görüşmeden
söz edilmekte, ancak beklenen somut sonuçların biraz zayıf kalacağı ifade edilmektedir. Yunanistan Dışişleri
Bakanı Yorgo
Papandreu'nun, görüşmeyi, 27 yıllık bir anlaşmazlığı sona
erdirmek için "tarihi bir fırsat" olarak nitelendirdiği vurgulanan haberde, ancak, uzmanların, bu zirvenin gerçek hedefleri
açısından temkinli bir yaklaşım sergilediklerine işaret
edilmektedir. Herhangi bir gündem ya da önkoşul belirlenmediği,
yine de, BM Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto'nun görüşmeleri izlemesinin kararlaştırıldığı
belirtilen haberde, Kıbrıs
sorununun, Türkiye'nin AB'ye katılması
için olduğu kadar, Ankara ve Atina arasındaki ikili
ilişkilerin gelişmesine de engel oluşturduğuna dikkat çekilmektedir.
AFP'nin (03/12) "Türkiye, Avrupa Savunması Konusundaki Vetosunu Kaldırdı" başlıklı ve Florence Biedermann
imzalı haberinde, Türkiye'nin,
aylardır sürdürdüğü engellemeden sonra
AB ve NATO arasındaki bir anlaşmayla ilgili vetosunu kaldırmaya hazır olduğunu göstererek, harekata tamamıyla hazır
yeni bir Avrupa savunması yapılanmasının kuruluşunun da yolunu
açmış olduğu ifade edilmektedir. Başbakan Bülent Ecevit'in, yaptığı
açıklamada, söz konusu dosya ile ilgili olarak "ülkesinin
'beklentilerinin büyük ölçüde'" karşılanmış olduğunu
belirttiğine işaret
edilen haberde, alınan kararın Avrupalı yetkililer tarafından "sürpriz bir gelişme" olarak değerlendirildiği
bildirilmektedir. Haberde şu ifadelere de yer verilmektedir: “NATO
üyesi olduğu halde AB üyesi olmayan Türkiye'nin engellemeyi kaldırması,
Avrupa ordusunun otonom harekatlara yönelik imkan ve
yeteneklerle donatılması amacıyla AB ve NATO arasındaki görüşmelerin
başlayabileceği anlamına gelmektedir. NATO olanaklarından yararlanma, başta bu harekatlar için olmak üzere,
insani yardım ve barışın korunmasında görev alacak 60
bin askerden oluşan Acil Müdahale Gücü'nün hayata geçirilmesi için de hayati önem taşımaktadır. ABD Dışişleri Bakanı
Colin Powell'ın yarın
Ankara'ya gerçekleştireceği ziyarete az bir süre
kala ABD, Avrupa Birliği temsilcisi İngiltere ve Türkiye arasındaki istişareler sonunda nihayet bir uzlaşı yolu
bulundu.”
İNGİLTERE BASINI:
Reuter'in (03/12) "Kıbrıs Liderleri Görüşecek; Uzlaşma Beklenmiyor" başlıklı Michele Kambas imzalı
haberinde, Kuzey Kıbrıs Türk
Lideri Rauf Denktaş ve Rum Yönetimi Lideri Glafkos Klerides'in
yapacakları görüşmenin sonunda bir uzlaşma sağlanması için
uluslar arası düzeyde baskının arttığı, ancak uzlaşmanın “hayal”
olduğu ileri sürülmektedir. Konuyla ilgili Türkiye ve Yunanistan'ın
tehditkâr tepkilerinin hatırlatıldığı haberde, bu
görüşmenin, “Kıbrıs'ın Pandora'nın Kutusu'nun kapağının kapalı tutulması, NATO müttefiki Yunanistan ve Türkiye arasındaki
ilişkilerin iyi görünümünün korunması ve AB'nin 10
Doğu ve Orta Avrupa ülkesinin üyelik planlarının geri tepmeyeceğini garantiye alması için önemli” olduğu vurgulanmaktadır.
The Guardian gazetesinde (03/12) "AB'nin Acil Müdahale Gücü,
Türkiye'den İzin Kopardı" başlığı ve Ian Black imzasıyla yayımlanan
yazıda, Türkiye'nin, NATO olanaklarını AB'li müttefikleriyle paylaşma konusundaki itirazlarını kaldıracağını
duyururken, Avrupa Birliği'nin Acil Müdahale Gücü'nün, uzun süredir beklenen aşamanın eşiğine geldiği
kaydedilmektedir. Aylar süren
çıkmaz sona ererken Ankara'nın, “NATO ve AB ile yaptıkları
görüşmelerde sağlam zeminler hazırlandığını ve bunun
her alanda işbirliğinin ilerlemesini sağlayacağı” şeklindeki açıklamasının Amerikan Dışişleri Bakanı
Colin Powell'ın ziyareti
öncesi yapılmasına dikkat çekilmekte, anlaşmanın
son halinin, bu hafta içinde Brüksel'de toplanacak NATO
ve AB Dışişleri Bakanları arasında imzalanabileceğine işaret
edilmektedir. Ankara'nın delegeleri AB'nin geleceğinin de
masaya yatırılacağı anayasa kongresine katılma hakkını almak ve
ayrıca “siyasi ve ekonomik önkoşulları yerine getirememelerine rağmen”
hızlandırılmış giriş sürecine dahil edilmelerini sağlamak için
çaba harcadıkları ve kazandıkları ileri sürülen yazıda, önümüzdeki
yıl gerçekleşmesi planlanan kongrenin, Avrupa Birliği'nin müesseseleri, yetkileri ve anlaşmalarını gözden
geçireceği belirtilmekte,
kongreye, tam üyelik görüsmelerine başlamış
olan 12 ülke ile birlikte 13'üncü aday olup üyelik görüşmelerine henüz başlamamış olan Türkiye'nin de katılacağı
ifade edilmektedir. Yazıda,
Acil Müdahale Gücü konusundaki resmi
anlaşmanın, AB'ye önümüzdeki iki hafta içerisinde Brüksel'in
dışındaki Laeken kentinde yapacağı zirvede, Avrupa Güvenliği ve Savunma Politikası'nın ilk unsurlarının
hayata geçirildiğini açıklamasını
sağlayacağı, bunun da, 15 üyesinden onikisinin
yakın zamanda ortak para biriminin üyesi olacağı, Birliğin artık kendi ordusuna da sahip olacağı anlamına
geldiği vurgulanan yazıda,
AB'nin, Yunanistan ve Türkiye arasında Ege veya
Kıbrıs dolayısıyla çıkabilecek herhangi bir anlaşmazlıkta bu gücü kullanmayacağı konusunda teminat verdiğine işaret
edilmektedir.
YUNANİSTAN BASINI:
Ta Nea gazetesinde (03/12) "Denktaş Geçmişe Takılıp Kalmış"
başlığı altında Frango Karaoğlan imzasıyla yayımlanan Emekli
Koramiral Attila Kıyat ile yapılan mülakatta, Kıyat'ın, "Türk siyaset adamlarının çözmeyi başaramadıkları
konuları Silahlı
Kuvvetlere havale etme yolunu seçtiler" dediği, ayrıca,
Türk ve Yunan halklarının 1999 yılında, iki ülke arasındaki sorunların çözümlenmesine yönelik kesin
mesajlarını vermiş
olduklarını, Denktaş'ın Kıbrıs'a ilişkin tutumunun anlaşmayı
engellediğini söylediği aktarılmaktadır. Türk-Yunan ilişkileri, Kıbrıs sorunu gibi bir çok konuda görüşlerine
yer verilen Emekli
Koramiral Attila Kıyat'ın, Türkiye-AB ilişkileri
konusunda ise şu şekilde konuştuğu bildirilmektedir: “AB'nin
de hatalı davranışı oldu. AB bir yandan Türkiye'ye üye olması
için Kıbrıs sorununu çözmesini ön şart olarak koydu, sonra
da Kıbrıs Rum tarafına doğru yönelerek 'sorun çözülse de çözülmese de seni bünyeme katacağım' dedi. Böylece,
Kıbrıs Rum tarafı ile
Yunanistan sorun ilk baştan çözülmüş gibi davranıyorlar.
Sorunun çözümlenmemesinin onların işine yaradığı
izlenimi veriliyor. Son on yıl içinde Türkiye'nin uzlaşmaz tavır takınması yerine diyalog istediği mesajını
verseydi kar edilmiş olacağına
kesinlikle inanıyorum... Avrupa'dan,
dünyadan kopmuş bir Türkiye'yi, Türkiye'de kimse
istemiyor. Türk kamuoyu Kıbrıs uğruna AB üyeliğinin terkedilmesini istemiyor. İsmail Cem, AB-Türkiye Karma Parlamento
toplantısında (25/11) 'İkisini de istiyoruz: Hem
AB'yi hem de Kıbrıs'ı' demişti. Türkiye Kuzey Kıbrıs'ı ilhak
ederse hem Avrupa ile hem de tüm dünya ile ilişkileri kesilecektir,
bu da hiç iyi olmayacak. Bence, Türkiye'ye, bu
katı davranışını bırakması yönünde yardım edilmeli. Hem AB
hem de Yunanistan yardım etmelidirler."
Elefteros Tipos gazetesinin (03/12) "Ege İle Kıbrıs Gri Bölgeleri İçin Anlaşma" başlıklı ve Angeliki
Spanou imzalı yorumunda,
Ankara'da, Başbakan Ecevit, Başbakan Yardımcıları
Yılmaz ve Bahçeli, Dışişleri Bakanı Cem, Savunma
Bakanı Çakmakoğlu ve Genelkurmay Başkanı Kıvrıkoğlu'nun katıldığı
güvenlik toplantısından ve Avrupa Ordusu ile ilgili kararından
söz edilmektedir. Toplantıyla ilgili olarak Türk Hükümeti
tarafından yapılan açıklamada, Ankara'nın biçimlenmekte olan
Avrupa savunması ile ilişkilerindeki statüsüyle ilgili taleplerinin
yerine getirildiğinin anlaşıldığı, bu açıklamanın doğru olması halinde, Kıbrıs ile Ege'nin, AB içinde
"de facto" gri bölge
oluşturacağı ifade edilen yorumda, Avrupa'nın ortak savunma
politikasının Türk “şantajları” nedeniyle çıkmaza girmesi üzerine Amerikan-İngiliz girişimleri ve Belçika Dönem
Başkanlığı'nın kabulüyle, AB'nin NATO altyapılarını kullanma
taleplerinin her seferinde duruma göre ele alınacağını
öngören bir formül bulunduğu, bu formülle aslında yapılanmakta olan Avrupa ordusunun operasyonları için
her seferinde Ankara'nın mutabık kalması gerekeceği belirtilmekte,
böylece Avrupa çevik güçlerinin eylem alanında
Ege ile Kıbrıs'ın istisna edilmesinin “yan yoldan” başarıldığı ileri sürülmektedir.
Elefterotipia gazetesinin (03/12) "Avrupa Savunması: Türkiye 'Pencere' Buldu" başlıklı ve Aris Abaci imzalı
yorumunda, Ankara'da yapılan
güvenlik zirvesi sonunda yapılan
açıklamaya yer verilmekte, Ankara'nın, Avrupa Güvenliği
konusuyla ilgili gelişmelerden memnun olduğunu açıkladığı bildirilmektedir. Türkiye-ABD-İngiltere arasındaki
üçlü görüşmelerin,
"NATO ile AB arasında işbirliğinin ilerlemesi yönünde
belirli bir temel oluşturduğuna" inandığı ifade edilen yorumda, yapılan açıklamada, "mayıs ayından bu yana
ABD ve İngiltere ile yapılan
görüşmeler sırasında, AB üyesi olmayan NATO
üye ülkeleriyle Avrupa Savunma ve Güvenlik Politikası ile
ilişkilerini düzenleyen bir yakınlaşma 'paketinin' biçimlenmiş olduğunun" belirtildiği, "Türkiye'nin
bir NATO ülkesi ve bir AB
adayı ülke olarak, Avrupa Savunma ve Güvenlik
Politikası'nı desteklediğinin" vurgulandığı kaydedilmektedir. 04/12/2001 14:10:15
|