|
14/01/2002
ANKARA, 14/01(BYE)--- Yabancı basın-yayın organlarında 11-13 Ocak 2002 tarihlerinde yayımlanan Türkiye-AB ilişkilerine
yer verilen haber ve
yorumlarda şu hususlara değinilmektedir:
ALMANYA BASINI:
Frankfurter Allgemeine Zeitung'da (11/01) "Umut Yılı mı?" başlığı
ve Wolfgang Günther Lerch imzasıyla yayımlanan yazıda, Kıbrıs
adasının tarihi geçmişinden söz edilmekte, Kleridis ile Denktaş'ın son zamanlarda “bölünmüşlüğün aşılmasına yönelik girişimlerinin” iyimserlik yarattığı
ifade edilmektedir. Yazıda,
gelişmelerin, Türk basınında bir “umut yılı” olarak değerlendirildiği
belirtilmekte, Kıbrıs'ın AB'nin üye adaylarından
biri olması gerçeğinin de bunda etkili olduğu, bu gerçeğin, şimdiye dek olduğu gibi zıt pozisyonlarını
sürdüren tarafların
sorunlarını azaltmasa da, bir uzlaşmaya varılması
için uygulanan baskının arttığı, artan baskıdan fazlaca
etkilenen baş aktörlerin “tavizkar” bir tutum aldıkları ileri
sürülmekte ve şöyle denilmektedir: “Güney, adaylık statüsünü
kendi çıkarına kullanırken, Kuzey, adanın AB'ye üye olmasından önce uzlaşmaya varılması gerektiği görüşünde
direniyor. Güney, federal
bir çözüm isterken, Kuzey, konfederasyon öneriyor, her
iki tarafın ortak temsil edilebilmeleri de imkan dahilinde. Atmosferin
değişmesinde, hem Atina hem de Ankara yönetiminde -ara
sıra maalesef hatalar yapılsa da- ihtiyatlı politikacıların
olmasının katkısı oldu. Türk Dışişleri Bakanı İsmail Cem, Türk-Yunan ilişkilerinin bugün, yıllar öncesinden
çok daha iyi olmasına küçümsenmeyecek
katkıda bulundu. Birçokları
tarafından, büyük politikacıların sürgün edildiği zannedilen
adada, belki de yakında bir
şeyler olur.”
Junge Welt gazetesinin (11/01) "Ankara'dan Toplu Tutuklama Talimatı"
başlıklı ve Nick Brauns imzalı
Internet'ten sağlanan yazısında,
Van'da, çoğunluğu Kürt asıllı olan 500'e yakın öğrencinin,
“ana dillerinde eğitim talepleri için” üniversite idaresi
ile görüşme yaptıkları sırada askerler tarafından gözaltına alındıkları ileri sürülmekte, söz konusu
talebin ilk olarak İstanbul'da
bir grup öğrencinin, "Kendi ana dilimiz bizim
varolma dayanağımızdır" sloganıyla Kürtçe'nin seçmeli ders olarak okutulması kampanyasını başlattığı, Türkiye
genelinde bu talebin gerçekleştirilmesi
için 20 binin üzerinde imza
toplandığı, imza sahiplerinin üçte birinin Kürt olmadığı
bildirilmektedir. Bu kampanyanın, Parlamento'nun Anayasa'da Kürt
dili yasağını resmi olarak kaldırmasından sonra başlatıldığına işaret edilen yazıda, YÖK'ün ve rektörlerin
tutumunun, alınan bu kararın,
sadece kağıt üzerinde ve Türkiye'nin
AB'ye girmesini kolaylaştırıcı bir karar olduğunu gösterdiği,
halen “bir Kürt kimliğini ve dilini talep etmenin, yasaklı PKK'yı desteklemek ve anavatandan ayrılma eğilimi
olarak kabul edildiğine”
dikkat çekilmektedir. Yazıda, ayrıca, Almanya'da
faaliyet gösteren Kürt Öğrenciler Vakfı'nın, Van'daki
öğrencilerin hemen serbest bırakılmasını talep ederek, “Kürt
dilinin kabul edilmesinin, Türkiye'nin demokratikleşmesi yolunda
atılmış çok önemli bir adım olduğunu” açıkladığı da
belirtilmektedir.
AVUSTURYA BASINI
Wiener Zeitung'da (11/01) "Kıbrıs Sorunu Yine Gündemde" başlığıyla
yayımlanan haberde, Kıbrıs Rum Lideri Kleridis ile KKTC
Cumhurbaşkanı Denktaş'ın 16 Ocak tarihinde yapacakları görüşme ele alınmakta, yeni müzakerelerin, Türkiye'nin
AB'ye katılma çabaları için
bir sınav niteliğinde olacağı ileri sürülmektedir.
Öncelikle kayıplar konusunun ele alınacağı belirtilen
haberde, “Gerçekten de çözüme bu kadar hızlı gidilmesi düşünülüyorsa, Türkiye zorlu bir yola
sokulabilir. Ankara
bir yandan, birçok Avrupalının zaten şüpheli gözlerle baktığı
AB üyeliğini zora sokmak istemiyor. Kıbrıs konusunda varılacak
bir uzlaşma, Ankara'nın AB'ye yakınlaşmasını hızlandırabilir.
Öte yandan Türk hükümeti, Kıbrıs ihtilafında şimdiye kadar aldığı bütün pozisyonları Brüksel'e
yaranmak için bir kenara
atmayacaktır da... Kıbrıs'ın günün birinde bir Rum adası
olması halinde, Türkiye kuzeybatı, batı ve güneyde geleneksel
ve ezeli rakibi tarafından 'çember içine alınmış' olacak” denilmektedir.
KIBRIS RUM BASINI:
Simerini gazetesinin (11/01) "Tartışmalar Şimdi
Gereksizdir" başlıklı
başyazısında, ABD Başkanı Bush ile Yunanistan Başbakanı Kostas
Simitis'in görüşmesine yer verilmekte, Başkan Bush tarafından Simitis'e yapılan güçlü baskıların
ne gibi bir sonuç getireceğinin “heyecanla” beklendiği dile
getirilirken, “Avrupa içi
konulara bakmanın” önemi vurgulanmaktadır. “Hangi Kıbrıs
ve ne zaman üye olacak? Eğer Türkler işgal bölgesini ilhak ederlerse ne olacak? Avrupa tepki verecek mi? Yunanistan
karşı çıkacak mı?”
sorularının karşılığının bulunması gereği dile
getirilen yazıda şöyle denilmektedir: “Şimdi Türklerin kesin
tehditlerini gerçekleştirme olasılıkları hakkında 'loto' oynamaktan
tükenmiş durumdayız. Ayrıca hiç kimse resmen tepki vermiyor.
Sadece Yannos Papandoniu, Türk-Yunan ilişkilerinde 'dalgalı bir dönem' görüyor ve Yorgos Papandreu da 'bizi
kar fırtınası bekliyor'
yönündeki tahmine katılıyor...
Şimdi hem parti içinde
hem de partiler arasında herkes herkese karşıdır.
Ciddileşelim. Bizi mutlu günler ve kutlamalar değil, acılar
ve tehlikeler beklemektedir. Artık gerçeği görerek bunları göğüslemeye hazırlanalım.”
YUNANİSTAN BASINI:
Elefterotipia gazetesinde (12/01) "Siz O.K.'Siniz Ancak, Türkiye'ye İhtiyacımız Var" başlığı ve D.P. Dimas
imzasıyla yayımlanan
yorumda, Yunan Başbakanı Kostas Simitis'in ABD Başkanı
George Bush ile yaptığı görüşmeye yer verilmekte, ABD'nin,
"Türk-Yunan ilişkileri, Ege, Avrupa Ordusu ve Kıbrıs” konusundaki
tezlerini “bir paket” halinde ortaya koyduğu bildirilmektedir.
Simitis'in ziyaretinin, “yalnız konuların kamuoyuna daha kolay "satılmasına" yardımcı
olacak ifadelerin, bazı
farklı tonların kullanılması açısından yararlı olabildiği” ifade edilen yorumda, Bush'un Simitis'e karşı kullandığı ifadelerin
tonunun, "O.K.'siniz. Aynı şekilde devam edin, terörizm
ile mücadele konusunda çalışmanızı sürdürün ve Türkiye ile ilişkilerinizi ilerletmeye (gazete notu: geri adım
atmaya) devam edin" şeklinde
olduğu, Simitis'in cevabındaki tonların
ise, "Sayın Başkan, bazen sizinle görüş birliğinde olmamamızı hoş görün, ne yapalım,
bizim de bazı özel durumlarımız
var" şeklinde olduğu kaydedilmektedir. Yunan Başbakanı'nın ziyaretinin Amerikalılar için
“uluslararası terörizm
ile mücadele çerçevesindeki operasyonun yeni turunun
düzenlendiği” oldukça önemli bir süreçte yapıldığına dikkat
çekilen yorumda, konuya ilişkin görüşmeler sırasında, bu
tür bir operasyonda Türkiye'nin oynayabileceği rolün sık sık
gündeme getirildiğine işaret edilmektedir.
Ta Nea gazetesinde (11/10) "Simitis: 'Türkiye Avrupa Ordusu
Konusunda Söz sahibi Değil'" başlığıyla yer alan bir haberde,
ABD'de bulunan Yunan Başbakanı Kostas Simitis'in, BM Genel Sekreteri Annan ile yaptığı görüşme sonrasında düzenlenen
basın toplantısında yaptığı
açıklamada, “Türkiye AB üyesi bir ülke
olmadığından Avrupa Ordusu konusunda da söz sahibi olamaz" dediği bildirilmektedir. Haberde, Başbakan Simitis'in, Kıbrıs
sorununun çözümü
konusunda Annan'ın iyimser olduğunu ve metotlu çaba
harcanması sonucunda adadaki siyasi soruna çözüm bulunabileceğini
söylediği, CNN muhabirinin, "Yunanistan'ın uluslararası terörün önüne geçilmesi amacıyla başlatılan
mücadeleye destek verip
vermediği" yolundaki sorusuna ise, "uluslararası
terörle mücadelede Yunanistan ABD'nin yanında yer almaktadır" diyerek, şu anda ABD'de bulunmasının
bunun kanıtı olduğunu söylediği
aktarılmaktadır.
Elefterotipia gazetesinin (11/01) "Kıvrıkoğlu Atina'nın Avrupa Ordusu Konusunda Geri Adım Atacağına Emin" başlıklı
haberinde, AB'nin PKK
konusundaki davranışını eleştiren Genelkurmay
Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu'nun, Avrupa Ordusu
konusundan da söz ederek,
"Avrupa'nın Güvenlik ve Savunma
Politikası konusunda Yunan vetosunun kaldırılması yönünde
çabalar sarfedildiğini" açıkladığı bildirilmektedir. Haberde,
Kıvrıkoğlu'nun, Stratejik Araşırmalar ve Etüt Merkezi'nin (SAREM) açılış törenindeki konuşmasında,
Avrupa Ordusu konusunda,
"Türkiye aleyhinde ilerleme kaydedilmesini başardık"
dediği, ayrıca, "Önemli bir AB Bakanı'nın kendisine, Avrupa
Ordusu'nun güçlü hale gelmesi için en azından 30 yıl geçeceğini
söylediğini" belirttiği ve "şu anda Yunan hükümeti konuyu
büyütmek istemiyor, hemen kabul ettiği imajını da yaratmak
istemiyor" iddiasında bulunduğu aktarılmakta ve Orgeneral
Kıvrıkoğlu'nun AB'nin Türkiye'yi insan hakları konusunda eleştirmesini, aynı zamanda da terörist örgütler
listesine PKK'yı dahil
etmemesini kınadığı kaydedilmektedir.
Yunanistan Radyo-TV Kurumu'nun (11/10) "Simitis, Yunanistan İle
İlişkilerinde Türkiye'nin İyi Niyet Girişiminde Bulunması Gerektiğini
Açıkladı" başlığı ve Vivi
Papastefanu imzasıyla yayımlanan
Internet'ten sağlanan bir haberde, Başbakan Kostas Simitis'in ABD'deki temaslarını tamamladıktan sonra düzenlediği
basın toplantısına yer
verilmekte, Simitis'in, ABD Başkanı George Bush,
Dışişleri Bakanı Colin Powell, Savunma Bakanı Donald Rumsfeld
ile yaptığı görüşmelerden ve ABD Başkan Yardımcısı Dick
Chenney ile telefon görüşmesinden çok memnun kaldığını ifade
ettiği belirtilmektedir. Haberde, Simitis'in, görüşmelerde,
“uluslararası terörle mücadele, Balkanlar'da durum, Kıbrıs
sorunu, Türk-Yunan ilişkileri, 2004 Atina Olimpiyat
Oyunları ve ikili ilişkilerin”
ele alındığını, Türk-Yunan ilişkilerine değinildiğini, ABD Başkanı
George Bush'un, komşu ülke Türkiye ile
daha iyi bir ortam yaratılması için Yunanistan'ın girişimlerini övdüğünü açıkladığı bildirilmektedir.
Simitis'in, ayrıca, Türkiye
ile Yunanistan arasındaki deniz sınırları konusuna
da değinerek, Yunanistan sınırlarının Amerikan Harita Dairesi tarafından
değil, sadece uluslararası hukukla belirlendiğini
ifade ederek, görüşmelerde hiçbir
şekilde Türkiye
Yunanistan arasındaki sınırlardan söz edilmediğini belirttiği
aktarılan haberde, Avrupa Ordusu konusunda ise ABD tarafından baskı yapılmadığını,
Yunanistan'ın dile getirdiği görüşlerinde bir değişiklik olmadığını ve
bu konuda, herhangi bir
sorun yaratmadan, bir Avrupa işbirliği olması gerektiğini
vurguladığı kaydedilmektedir. 14/01/2002 13:45:14 |