26/04/2002     

            ANKARA, 26/04(BYE)--- Yabancı basın-yayın organlarında  26 Nisan 2002 tarihinde yayımlanan Türkiye-AB ilişkilerine  yer verilen haber ve yorumlarda şu hususlara değinilmektedir:

            ABD BASINI:

            The Boston Globe gazetesinin (25/04) "Kıbrıs Sorunu  Yeni Bir Aciliyet Kazandı" başlıklı ve Toula Vlahou imzalı  haberinde, Orta Doğu krizinin gündemi meşgul etmesine rağmen,  Avrupa Birliği'nin Kıbrıs'ı en erken gelecek yıl tam üyeliğe  alma taahhüdüyle birlikte adada acil bir çözüm bekleyişine  girildiğine dikkat çekilmekte, herhangi bir anlaşmaya  varılmasının, uzun süredir hasım olan tarafların nasıl  yeniden bir araya getirilebileceği de dahil olmak üzere,  ihtilaflı konuların çözümüne bağlı olduğu ifade edilmektedir.  Bir çözüm bulunmadan Kıbrıs'ın AB'ye üye olarak kabul  edilmesinin adada yeni çatışmalara neden olmasından ya da  Türkiye'nin “öç alma” duygusunu harekete geçirmesinden  endişe duyulduğu belirtilen haberde, sonuçların farkında  olan BM, AB ve ABD elçilerinin çözüm için baskı yaptıkları kaydedilmektedir. Pek çok Batılı yorumcu ve görüşmecinin,  içinde bulunulan çözümsüzlüğü, Denktaş ve gevşek bir  federasyon içerisinde bağımsız iki ayrı devletten yana  olan Türk hükümetine  bağladığı ileri sürülen haberde,  Türk parlamenter Bülent Akarcalı'nın geçtiğimiz hafta  Atina'da, 135 bin Kıbrıslı Türk ile BM kararlarına paralel  olarak tek bir devlet isteyen 600 bini aşkın Rum arasında  eşit yetki paylaşımı olması gerektiğini söylediğine işaret  edilmektedir. Haberde, ayrıca, mültecilerin geri dönüşü ve  mülkiyet iddialarının da, taraflar arasındaki çözümü zor  diğer konular arasında bulunduğu belirtilmektedir.

            AZERBAYCAN BASINI:

           

            Ekspress gazetesinin (25/04) "Cem İle Papandreu Orta  Doğu'da" başlıklı haberinde, Türkiye Dışişleri Bakanı  İsmail Cem ve Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu'nun  uzun zamandan beri planlanan Orta Doğu ziyaretlerinin  gerçekleştiği bildirilmekte, diplomatik kaynakların, bu  ziyareti Türkiye-AB işbirliği şeklinde değerlendirerek,  ziyaretin amacının taraflara diyalog mesajı vermek olduğunu belirttiklerine işaret edilmektedir. Haberde, ayrıca,  diplomatik kaynakların bu ziyaretin, bölgedeki problemlere   yeni çözüm yollarının bulunması ve birçok meselenin hallinin   görüşmeler yoluyla mümkün olabileceğini gösterme amacı  taşıdığını belirttikleri de kaydedilmektedir.

            İNGİLTERE BASINI:

           

            Financial Times gazetesinin (25/04) "Türkiye...  Tartışmalı Basın-Yayın Yasası Parlamentodan Geçirilmeye  Çalışılıyor" başlıklı ve Leyla Boulton imzalı internetten  sağlanan haberinde, Parlamento'da bulunan basın yasa  tasarısından söz edilmekte, yasanın, eleştirmenlerin  ifadelerine göre, anayasayla ve ülkenin AB'ye verdiği  sözlerle çelişen bir yasa olduğu ileri sürülmektedir.  Gazeteleri, tüm ülke gazetelerinin toplam reklam  gelirlerinin üçte ikisine ulaşan “başat medya patronu”   Aydın Doğan'ın, bu yasa tasarısının parlamento dışındaki  en  büyük destekçisi ve büyük olasılıkla bu tasarının   yasalaşması halinde en kazançlı çıkacak kişi olduğu  vurgulanan haberde, yasa tasarısının onaylanmasıyla  birlikte medya patronlarının karlı devlet ihalelerine  katılma hakları üzerindeki yasağın kalkacağına dikkat  çekilmektedir. AB'li diplomatların, onay bekleyen yasanın,  ifade özgürlüğüne yönelik kısıtlamaları hafifletmek  yerine daha da sıkılaştırdığı gerekçesiyle AB'ye üyelik  yolu üzerinde bir engel oluşturacağını ileri sürdükleri  belirtilen haberde, yasa tasarısında, Türkiye'nin bu ayın  sonlarında  kaldırmaya söz verdiği Kürt dilinde yayın  yasağının yer  aldığı ve basın-yayın organlarına "karamsar  yayınlar yapmayı"  da yasakladığına işaret edilmektedir.  Hukukçuların yanında, Internet haber kanalları da dahil  tüm diğer kitle iletişim araçlarında itirazlarını dile  getirmeye çalışan sayısız eleştirmenin de, bu yasa  tasarısını şiddetle eleştirdikleri belirtilen haberde,  Avrupa Komisyonu Ankara temsilcisi Karen Fogg'un da,  AB üyesi devletleri temsil eden diplomatların ancak  aralarında dillendirdikleri kimi kaygıları açıkça ifade  ederek, yasanın, Türkiye'nin AB'ye üyelik görüşmeleri  öncesinde benimsemesi gereken tam demokrasi kıstaslarına  ve ifade özgürlüğü üzerindeki anayasal kısıtlamaları  azaltacağına dair verdiği söze ters düştüğünü kaydettiği  aktarılmaktadır. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in,  geçen yıl tasarıyı veto ile durdurduğu hatırlatılan  haberde, değiştirilmeyen bir tasarı metnine karşı ikinci  bir vetonun söz konusu olmaması nedeniyle, hükümetin  metinde herhangi bir düzeltme yapmadığı taktirde,  Cumhurbaşkanı Sezer'e sadece Anayasa Mahkemesi'ne  başvurma yolunun kaldığı, sonucun alınmasının ise  yıllarca süreceği ifade edilmektedir.

            Öte yandan, Financial Times Deutschland gazetesinin  25 Nisan 2002 tarihli sayısında "Türkiye, Medya Yasasıyla  AB İle Ters Düşüyor" başlığı ve 'Basın Özgürlüğü  Güçlendirilmek Yerine Sınırlandırılacak' alt başlığıyla  Leyla Boulton imzasıyla yayımlanan yorumunda da aynı  konuya yer verilmektedir.

            Reuter'in (25/04) "Yunan ve Türk Dışişleri Bakanları  Arafat ile Görüştü" başlıklı ve Dina Kyriakidou imzalı  haberinde, ortak bir Orta Doğu barış görevinde bulunan  Türk ve Yunan dışişleri bakanlarının Orta Doğu ziyaretinden  söz edilmekte, bakanların, İsrail ve Filistinlilerden,  daha fazla şiddet kullanmadan Beytüllahim ve Ramallah'taki   sorunlarını çözmelerini istedikleri bildirilmektedir.  İsmail Cem ve Papandreu'nun, İsrail Başbakanı Ariel  Şaron ve Filistin Devlet Başkanı Yaser Arafat ile  görüştükten sonra gazetecilere yaptıkları açıklamada,  Filistin liderinden terörü kınamasını istediklerini  söyledikleri aktarılan haberde, Bakan Cem'in, "Devlet  Başkanı Arafat ile görüşmemizde, hepimizin, bütün  Filistinlilerin terörü ve mücadele aracı olarak terörün   kullanılmasını kınamamızın zamanının geldiğini söyledik"  dediği, “sinizmin ötesine geçmenin ve gerçek barış için  çalışmanın  bütün tarafların çıkarına olduğunu” söyleyen  Papandreu'nun ise, sorunlu  Orta Doğu için umut kaynağı  olarak “eski düşmanlar” Türkiye ve  Yunanistan'ın  uzlaşmasını örnek gösterdiği ifade edilmektedir. ABD  Dışişleri Bakanı Colin Powell ve  elçisi Anthony Zinni,  AB Dış Politika Şefi Javier Solana ile  Mısır ve Ürdün  dışişleri bakanlarının da bölgeyi ziyaret ettikleri  belirtilen haberde, Yunanistan ve Türkiye'nin ziyaretlerinin  önemi ayrıca vurgulanmaktadır.

            YUNANİSTAN BASINI:

            Elefterotipia gazetesinde (25/04) "Türkiye'nin AB  Üyeliğiyle, Yunanistan Asya'da Coğrafi Derinlik Kazanıyor"  başlığı ve Simeon Soltaridis imzasıyla yayımlanan yorumda,  Trakya'ya bir gezi gerçekleştirmekte olan Türkiye'nin   Atina Büyükelçisi Yiğit Alpogan'ın, Gümülcine'de, ülkesinin   AB üyeliği yolunda Yunanistan tarafından verilen destekten   Ankara'nın duyduğu memnuniyeti ifade ettiği bildirilmektedir. Büyükelçi'nin, "dönemimizin bir demokrasi ve işbirliği dönemi"   olduğunu vurguladığı ve "Türkiye'nin AB üyesi olmasıyla,   Yunanistan'ın Orta Asya'ya kadar uzanan bir coğrafi derinliğe   sahip olacağını" ve "özellikle Kuzey Yunanistan'ın iletişim   açısından büyük önem kazanacağını" söylediğine işaret edilen  haberde, Türkiye'nin AB üyeliği konusunda Yunanistan'ın   verdiği destekten memnun olup olmadığı sorusuna da,   "Yunanistan'ın 1999 yılında Türkiye'nin AB'ye yakınlaşmasına   katkısından memnun olduğu" cevabını verdiği aktarılmaktadır.

 

   

 

           

                    ESKİ SAYILAR