|
10/05/2002
ANKARA, 09/05(BYE)--- Yabancı basın-yayın organlarında 9 Mayıs 2002 tarihinde yayımlanan Türkiye-AB ilişkilerine yer verilen haber ve yorumlarda şu hususlara değinilmektedir:
ABD BASINI: AP'nin (09/05) "Yunanistan: Şimdiye Kadar AB Savunma Gücü Konusunda Bir Gelişme Sağlanamadı" başlıklı haberinde, Yunanistan Hükümet Sözcüsü Christos Protopappas'ın, "Yunanistan ve Avrupa Birliği'nin şu ana kadar, AB'nin gelişmeye başlayan savunma gücü konusundaki çıkmaza bir çözüm getirmeyi başaramadıkları, AB'ye üye ülke Yunanistan'ın üye olmayan Türkiye'ye 60 bin kişilik AB acil müdahale birliklerinin operasyonları konusunda söz hakkı verilmesine dair itirazlarından vazgeçmeyeceği ve ayrıca, İngiltere, Türkiye ve ABD'nin önerdiği bir çözümü kabul etmeyecekleri" şeklindeki açıklamasına yer verilmektedir. Protopappas'ın, problemin AB ve NATO arasındaki ilişkilerle ilgili olduğunu, Türkiye ve Yunanistan'ı ilgilendirmediğini de söylediği aktarılan haberde, AB Güvenlik ve Dış Politika Yüksek Komiseri Javier Solana'nın, AB'nin şu anda Makedonya'da bulunan NATO komutası altındaki Avrupa birlikleri tarafından yürütülen barış gücü görevlerini devralacağı Eylül ayından önce bir çözüm bulunabilmesi için Yunanlı yetkililerle müzakerelerde bulunmaya devam ettiğine işaret edilmektedir. Yunanistan'ın, ayrıca, NATO üyesi Türkiye'ye, 19 üyesi bulunan NATO ittifakının katılacağını duyurduğu ve barışı koruma ve insani misyonlar için planlanan savunma gücünde söz hakkı verecek tüm önerileri reddeceklerini belirttiği aktarılan haberde, Türkiye'nin ise, Ankara'nın nasıl kullanıldıklarına dair bilgisi olmadığı takdirde, NATO imkanlarının AB gücü tarafından herhangi bir amaçla kullanılmasına engel olacağını söylediği belirtilmekte, "Çıkmazdan kurtulmak için İngiltere, Türkiye ve Amerika'nın üzerinde çalıştıkları bir anlaşmaya göre AB, operasyonlarda NATO imkanlarından faydalanabilecek, ancak Türkiye'ye çıkar alanına etki edeceğine inanılan bölgelerde operasyonları bloke etme hakkı verecek" denilmektedir. İNGİLTERE BASINI: Reuter'in (09/05) "Yunanistan: AB Gücüne İlişkin Anlaşmazlığın Çözümü Aylar Alır" başlıklı ve Dominic Evans imzalı haberinde, Yunanistan'ın Türkiye ile, Avrupa Birliği'nin Acil Müdahale Gücü'ne yönelik anlaşmazlığın çözümüne ilişkin görüşmelerin aylar alacağını söyleyerek, gelecek hafta yapılacak bir NATO dışişleri bakanları toplantısı öncesinde ilerleme sağlanacağı umutlarını yok ettiği ifade edilmektedir. Hem AB hem de NATO askeri ittifakının, geçen haftalarda, Yunanistan'a AB gücünün ekim ayında Makedonya'da ilk defa sahneye çıkışını engelleyebilecek olan itirazlarını kaldırması yönünde baskıda bulunduğu hatırlatılan haberde, AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Javier Solana'nın, İzlanda'da salı günkü NATO bakanları toplantısında, gücün harekete geçmeye hazır olacağına dair "açık sinyaller" verdiğine işaret edilmektedir. Ancak Yunanistan Savunma Bakanı Yannos Papandoniou'nun, Atina'nın, bir NATO üyesi olan ancak AB üyesi olmayan "ezeli rakibi" Türkiye'ye, planlanan acil müdahale gücü operasyonlarında söz hakkı verecek bir anlaşmayı kabul edemeyeceği şeklindeki açıklamasına dikkat çekilen haberde, Papandoniou'nun, London School of Economics'te yaptığı konuşmada, "Eğer bu türden düzenlemeler kabul edilmiş olsaydı, Türkiye AB içinde Yunanistan'a yönelik temelsiz iddialarda bulunacağı bir konumda olacağından, güneydoğu Avrupa'daki Avrupa Güvenlik Savunma Politikası'nı felce uğratırdı" sözlerine de yer verilmektedir. Haberde, ayrıca, iki ülke arasında uzun süredir devam eden bir anlaşmazlık bulunduğu belirtilmekte ve "Aralarında uzun zamandır devam etmekte olan gerginlik, AB'nin ekim ayında Makedonya'daki 700 kişilik NATO barış gücü misyonunu devralma planlarını tehdit ediyor. Yunan yetkililer, Yunanistan'ın AB gücünü, komşu eski Yugoslav cumhuriyetinde görmeyi istemesine rağmen, Türkiye'ye AB savunma konularında söz hakkı veren bir anlaşmayı onaylamadan önce kapsamlı bir AB-NATO bağlantısının kurulmasını istediğini söylediler" denilmektedir. Reuter'in (09/05) "Kıbrıslı Türk Lider Denktaş Görüşmeler Konusunda İyimser" başlıklı bir diğer haberinde, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın, Kıbrıslı Rum Lider Glafkos Kleridis'le son görüşmesinin ardından, "Bilmiyorum neden görüşmeler kötü gidiyormuş gibi gösteriliyor" şeklinde bir açıklama yaparak, büyük önem taşıyan yeniden birleşme görüşmelerinde çıkmaza girildiğini söylediği ve Kıbrıslı Rum liderle görüşmeyi reddettiği bildirilmektedir. "Birçok insanın, umut edildiği gibi önümüzdeki aya kadar bir anlaşma taslağının ortaya çıkarılamayacağından ve AB'nin, bölünmüş Kıbrıs'ı üyeliğe kabul ederek Türkiye ile bir krize yol açacağından korktuğu” ileri sürülen haberde, Cumhurbaşkanı Denktaş'ın, Kleridis'in yardımcısı Michalis Papapetrou'nun yaptığı, şu ana kadar görüşmelerde çok az aşama kaydedildiği ve çıkmaza girildiği yönündeki yorumları reddettiği de kaydedilmektedir. Kıbrıs sorununun, Avrupa Komisyonu'nun ekim ayında genişleme tavsiyelerinden ötürü yeniden aciliyet kazandığına dikkat çekilen haberde, Denktaş'ın, salı günü başlaması beklenen Annan'ın ziyaretini dört gözle beklediği ve "Çok faydalı bir ziyaret olacağına inanıyorum. Her iki tarafı da dinleyecek ve bir arada görüşecek" dediği aktarılmaktadır. Haberde, ayrıca, "Rumlar ve Kıbrıslı Türklerin görüşmelerden çıkabilecek birleşmiş bir Kıbrıs'ın yapısı konusunda hemfikir olmadıkları, Kıbrıslı Rumların, güçlü merkezi bir yönetim altında iki bölgeli bir Rum-Türk devleti isterken, Kıbrıslı Türklerin ise, daha zayıf bir merkezi kontrol altında, ancak daha katı bir biçimde tanımlanmış iki bölge olmasını düşündükleri" ifade edilmektedir. YUNANİSTAN BASINI: Kathimerini gazetesinin (09/05) "Uluslararası Baskıların Merkezinde" başlıklı ve Kostas İordanidis imzalı yorumunda, AB ile NATO'nun yıl sonuna kadar genişlemelerinin, Yunan dış politikasının Kıbrıs ve Avrupa ordusu gibi iki konuya "aciliyet" niteliği kazandırdığı ifade edilmektedir. Kıbrıs'ın AB üyeliğini adanın siyasi sorunundan ayıran, aynı zamanda da, AB üyeliğiyle ilgili müzakerelerin sona ermesine kadar çözümün bulunmaması halinde durumun yeniden gözden geçirilmesini öngören Helsinki Zirve Konferansı kararlarının, Yunan tarafının büyük bir başarısı olarak gösterildiği hatırlatılan yorumda, bugün artık, konunun ne kadar karmaşık olduğunun açıkça belirlendiği, aynı zamanda da, "Kıbrıs'ın AB üyeliği 'avantajının' acaba Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin 'işgal' statüsünün tanınması ve 1974 çıkartmasının etkilerinin yasallaşmasına yönelik bir 'çözümün' benimsenmesi yolunu mu açıyor?" sorusunu gündeme getirdiği belirtilmektedir. Alınacak kararlarla ilgili olarak, hiçbir AB ülkesi ve ABD'nin, Türkiye'nin siyasi açıdan canını sıkmasını istemediği ileri sürülmekte ve şöyle denilmektedir: "Haziran ayına kadar ya da en geç, sonbahara kadar Kıbrıs sorunu çözülecek. BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın 14 Mayıs'ta Kıbrıs'ı ziyareti, tabii bu çerçevede yapılacak. Uluslararası Örgütün üst düzey yetkilisi, Güvenlik Konseyi tarafından alınan kararların uygulanması üzerinde ısrar edecek mi, yoksa Kıbrıslı Rum tarafına geri adım atmaları yönünde baskı mı uygulayacak? Durum orada belli olacak. AB ve Yunanistan'ın Türkiye ile ilişkilerinde bir krizin meydana gelmesini engellemek, bu arada da Türk tarafını adanın sorununun çözümlenmesinde katkıda bulunmasını cesaretlendirmek amacıyla, Yunanistan'ın mutabakatıyla da, Kıbrıs'ın AB üyeliği 'birkaç ay' için ertelenecek. AB'nin, Türkiye'nin, aynı zamanda da ABD'nin tepkilerini göz önünde tutmadan, serbest Kıbrıs'ı AB üyesi olarak kabul etmesi, gerçekten sürpriz oluşturacak. Avrupa ordusu konusu, gelecek kasım ayında yapılacak NATO genişlemesine bağlıdır. ABD ile diğer müttefikler, Atlantik Paktı'na yeni üyelerin kabul edilmesinden önce bu konunun düzene girmiş olmasını istiyorlar. Yunanistan'ın 1 Temmuz tarihinden itibaren savunma politikasına ilişkin konularda AB dönem başkanlığını üstlenmesi, sorunun, İspanya Dönem Başkanlığının sona erdiği haziran ayının sonuna kadar çözülmüş olmasını gerektiriyor. Avrupa ordusu konusuyla ilgili eksik değerlendirmeler, taktik alanında hatalı girişimler, Yunanistan'ı AB ile NATO ülkeleri gözünde sorun olarak ön plana çıkardı." Makedonya Haber Ajansı'nın (MPE) (09/05) "Yannos Papandoniu, Avrupa Ordusu Konusunda 'Ankara Metni'nin Kabul Edilemez Olduğunu Belirtti" başlığıyla Internet sayfasında yayımlanan haberinde, London School of Economics'te "Yunanistan ve Avrupa'nın Yeni Güvenliği" konulu toplantıda bir konuşma yapan Yunanistan Milli Savunma Bakanı Yannos Papandoniu'nun, Avrupa ordusu konusunda Ankara Metni'ni kabul edilemez olarak nitelendirdiği bildirilmektedir. Belgenin, Avrupa Birliği mevzuatı dışında hazırlandığını belirten Papandoniu'nun, bu belgedeki tezlerin benimsenmesinin Avrupa Ortak Dış Politika ve Savunması'nın dağılmasına yol açacağını, çünkü Türkiye'nin Avrupa Birliği'nde Yunanistan aleyhine asılsız taleplerde bulunabileceğini belirttiğine işaret edilen haberde, Kıbrıs konusuna da değinen Papandoniu'nun, Kıbrıs'ın AB üyeliği öncesi tarihi bir fırsat yakalandığını ve Kıbrıs'ın AB üyeliğinin Kıbrıs Türk tarafının yararına olacağına dikkat çektiği belirtilmekte, Kıbrıs sorununun çözümünün Türkiye için de olumlu bir gelişme olacağını, çünkü Avrupa sürecinde büyük bir sorunun bitmiş olacağını, ayrıca Yunan-Türk ilişkilerinin de düzelmesinin garanti altına alınmış olacağını da söylediği aktarılmaktadır. Makedonya Haber Ajansı'nın (MPE) (09/05) "Denktaş'ın Fogg'a Karşı Saldırısı" başlıklı Internet sayfasında yayımlanan bir diğer haberinde, Avrupa Birliği'nin Ankara Temsilcisi Karen Fogg'un, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile Kıbrıs konusunda izlediği politikasını destekleyen "milliyetçi muhafazakar çevrelerin yeni saldırılarına maruz kaldığı" ileri sürülmektedir. Denktaş'ın, "Umarım Türkiye bayan Fogg'tan kurtulur" dediğine işaret edilen haberde, Türk basınının da, Boğaziçi Üniversitesi'nde Kıbrıs konusunda düzenlenen bir seminerde Karen Fogg'un, "Mücadelemiz Kıbrıslı Türkleri Türkiye'den koparmak ve Denktaş'tan kurtarmaktır" dediği yönünde haberlere yer verdiğine işaret edilmektedir. Seminere katılanlardan hiç kimsenin bu eleştirileri duymadığı, aynı zamanda Karen Fogg'un da bu yönde bir açıklama yapmasını "akla hayale gelmez" olarak nitelediği belirtilen haberde, Fogg'un yakın zamanda, elektronik yazışmalarını "çalan" ve bunların bir kısmını "Türkiye aleyhine komplo düzenlediğini" ortaya çıkarmak için yayımlayan Türkiye'deki milliyetçi basının hedefi olduğu hatırlatılmakta ve "Milliyetçilerin Karen Fogg ile gerginlikleri, Avrupa Birliği'nin Kıbrıs konusunda yarattığı yeni dinamizmin milliyetçilerin bu konu üzerinde yıllarca dayandırdıkları stratejilerinin temelini yok etmesinden kaynaklanıyor" denilmektedir. 10/05/2002 14:02:47
|