|
15/05/2002
ANKARA, 15/05(BYE)--- Yabancı basın-yayın organlarında 14 Mayıs 2002 tarihinde yayımlanan Türkiye-AB ilişkilerine yer verilen haber ve yorumlarda şu hususlara değinilmektedir: ABD BASINI: AP'nin (14/05) "Annan'ın Kıbrıs Ziyareti, Adayı Yeniden Birleştirme Görüşmelerindeki Çıkmazı Aşmak İçin Önemli Görülüyor" başlıklı ve Alex Efty imzalı haberinde, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs'a gerçekleştireceği ziyaretinin, savaşla bölünmüş adanın yeniden birleştirilmesi yönünde yapılan çıkmaza girmiş görüşmeleri yeniden canlandırmak ve Avrupa Birliği ile NATO müttefikleri Yunanistan ile Kıbrıs'ı kapsayacak bir krizi engellemek bakımından önemine işaret edilmektedir. Ani ve önemli bir gelişmenin, “Türkiye'nin, Kıbrıs'ın Türklerin işgalindeki kuzeydeki bölümünü ilhak etme tehdidini” etkisiz hale getirerek Kıbrıs'ın gelecek yıl AB'ye girişini kolaylaştıracağı belirtilen haberde, Annan'ın New York'ta Kıbrıs'ın Mega TV ajansının yaptığı mülakatta, "Ancak kimse bu ziyaretten bir mucize beklememeli. Sorun çok uzun süredir devam ediyor" şeklinde konuştuğuna dikkat çekilmektedir. Kıbrıs adasının tarihi geçmişinden söz edilen haberde, şu ifadelere yer verilmektedir: “Türklerin, Kıbrıs'ın yeniden birleşme öncesinde AB'ye katılması durumunda kuzeyi ilhak etme tehdidinden sonra anlaşmaya varılması aciliyet kazandı. AB ise, Türkiye'nin Kıbrıs'ın üyeliğini veto etme hakkı olmadığını söyleyerek kuzeyin ilhakının Türkiye'nin kendi üyelik girişimini tehlikeye sokacağı tehdidinde bulundu. Yunanistan da, Türkiye'nin tehdidini sürdürmesi durumunda, iki NATO müttefiki arasında savaş ihtimalini ortaya atarak Türklerin ilhakına karşı çıkacağı uyarısında bulundu... Konsey kararları, adanın iki federe bölgeden oluşan tek bir devlet olarak yeniden birleştirilmesi çağrısında bulunuyor. Ayrıca, Türk askerleriyle kuzeydeki 100 bin yerleşimcinin çekilmesi ve işgalden sonra kaçan 180 bin Kıbrıs Rum mültecinin dönmesi isteniyor.” ALMANYA BASINI: Stuttgarter Zeitung'un (11/05) “Türkler AB Kararını Kutluyor” başlıklı ve Jan Keetman imzalı Internet'ten sağlanan yazısında, Türk medyasının, AB'nin hem PKK'yı hem de DHKP-C'yi terör örgütleri listesine almasını olumlu karşıladığı ve aylar sonra İstanbul'da “Avrupa yanlılarının” yine güç kazanmaya başladığı ifade edilmektedir. AB'nin bu kararının, Türkiye'de, hem Türkiye'nin baskısına hem de ABD'nin desteğine bağlandığı ileri sürülen yazıda, bir kısım yorumcuların, Türkiye'nin artık Kopenhag Kriterleri'nin yerine getirilmesi konusunda ilerleme sağlayabileceği umutlarını dile getirdikleri vurgulanmaktadır. Talepler arasında, “18 yıldır uygulanmayan idam cezasının kaldırılması, Kürtçe eğitime izin verilmesi, Kürtçe radyo televizyon yayınının serbest olması ve dört kentteki olağanüstü hal uygulamasının sona erdirilmesinin” bulunduğu kaydedilen yazıda, bu talepler yerine getirilinceye kadar Türkiye'nin AB'ye tam üyelik müzakerelerinin duracağı iddia edilmektedir. Yazıda, ayrıca, “Avrupa karşıtlarının son aylarda güç kazanmalarından sonra, şimdi Türkiye'de Avrupa yanlılarının öne çıktığı görülüyor. Ne var ki ülkenin bölüneceği korkusu ve elit sınıfın olası denetimi kaybedebileceği endişesi hakim. İkisi de bazı yasaların yumuşatılması önünde bir engeldir. Ayrıca yurt dışındaki radikal muhalif gruplara yönelik Avrupa'nın tavrı üzerine yaşanan tartışmaların nihai olarak sona erip ermediği henüz belli değil, çünkü bir ay önce kurulan PKK devamı olan KADEK, terör listesine konulmamıştı” şeklindeki ifadelere de yer verilmektedir. İNGİLTERE BASINI: Reuter'in (14/05) "Annan Barış Görüşmelerinde Çözüm Sağlamak Üzere Kıbrıs'a Gidiyor" başlıklı ve Michele Kambas imzalı haberinde, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs'a yapacağı ziyaretin önemi vurgulanmakta, Annan'ın adaya, “çıkmaza giren Kıbrıs görüşmelerinde çözüme varılmasını sağlamak ve AB'nin 2004 yılında üyeliğe, bölünmüş bir Kıbrıs'ı kabul etmesini ertelemek” amacıyla gittiği belirtilmektedir. Haberde, diplomatların belirttiğine göre, 1979 yılından beri bir BM Genel Sekreteri'nin adaya yaptığı ilk ziyaret niteliğini taşıyan Annan'ın ziyaretinin, Kıbrıs Rum kesimi lideri Glafkos Kleridis ve Kıbrıs Türk kesimi lideri Rauf Denktaş arasında Kıbrıs'ın yeniden birleştirilmesi konusunda yapılan görüşmelerin aksayarak geri kalmasından duyulan endişelerin altını çizmiş olduğu kaydedilmekte, müzakerelere yakın bir kaynağın, "Görüşmelerde haziran ayında gelişme sağlanmasını son derece ciddiye alıyoruz. Önemli bir hamleye artık gerçekten ihtiyaç var" şeklindeki açıklamasına yer verilmektedir. Haberde, bu hedefin kaçırılması durumunda, BM'nin Lefkoşa'daki barış görüşmelerinde oynayacağı rolde bir değişiklik yapılması gerekeceği, buna göre BM'nin, perde arkasından kolaylık sağlayan bir teşkilattan varlığını daha fazla ifade eden bir teşkilata dönüşmek zorunda kalacağı belirtilmektedir. Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz'ın Ankara'da yabancı basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Kıbrıs konusuna çözüm bulunmaksızın Kıbrıs'ın AB'ye üye olması halinde, üyeliğe aday Türkiye'nin AB ile ilişkilerinin bozulacağından endişe duyduğunu dile getirerek, "Bu, uzun yıllardır barış havasının hakim olduğu Kıbrıs'taki durumu alevlendirebilir" dediğine işaret edilen haberde, ayrıca, Denktaş'ın daha fazlasını yapabileceğini söylediği ve "Denktaş büyük bir açılış yaptı, ancak bu yeterli değil. Kıbrıs Rum tarafının buna cevap vermemiş olduğu bir gerçektir. Bu sebeple Sayın Denktaş daha fazla yardıma hazır olmalıdır. Bu, Avrupalıları daha dengeli ve adil bir hale getirmenin tek yoludur. Eğer Kıbrıslı Rumların cevap vermelerini beklemeden daha dengeli teklifler yapmış olsaydık, bu, AB tarafından takdir edilirdi" dediği aktarılmaktadır. Financial Times gazetesinde (14/05) "Annan, Ada Konusundaki Görüşmeleri Canlandırmak Üzere Kıbrıs'ta" başlığı ve Leyla Boulton, Kerin Hope ve Andreas Hadjipapas imzalarıyla yayımlanan haberde, Kofi Annan'ın Kıbrıs ziyareti ele alınmakta, Annan'ın, 1977 yılından bu yana, adanın birleştirilmesi konusunda yürütülmekte olan, ancak kesintiye uğrayan görüşmeleri canlandırmak üzere Kıbrıs'a giden ilk Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri olduğuna işaret edilmektedir. Haziran ayına kadar yapılacak bir anlaşmanın, Avrupa Birliği'nin aralık ayındaki genişleme planlarına Kıbrıs'ın da dahil edilmesinin, Birliğe, görüşmelerde bu anlaşma koşullarını gözden geçirilmesi için zaman kazandıracağı ifade edilen haberde, Avrupa Birliği'nin, anlaşma sağlanamaması halinde sadece güneydeki Kıbrıs Rum kesimini kabul etmek zorunda kalacaklarını açıklamış bulunduğu, bu durumun da, AB üyeliği için stratejik önemi olan aday ülke Türkiye ile arasında bir krize yol açarken, Kıbrıs ihtilafını da AB'ye taşıyacağı kaydedilmektedir. Bu arada Yunanistan'ın, Kıbrıs'ın kabul edilmemesi halinde, Doğu Avrupalı adayların katılımını veto etmekle tehdit ettiğine dikkat çekilen haberde, Kıbrıs sorununun çözümünün gerekliliği dile getirilmektedir. YUNANİSTAN BASINI: Makedonya Haber Ajansı'nın (14/05) "Hükümet Önemli Ulusal Konularda Taviz Vermiyor" başlığıyla Internet sayfasında yayımlanan bir haberinde, Yunanistan hükümetinin, son günlerde gündemde bulunan Kıbrıs ve Avrupa ordusu konusundaki tavrının merak konusu olduğu ifade edilmekte, Kofi Annan'ın Kıbrıs'a yapacağı ziyaret ile İspanya, Sevilla'da yapılacak olan Avrupa Birliği Doruk Toplantısı'nın önemine işaret edilmekte ve Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis'in Yunan tezlerini savunması yönünde kararlılığını vurgulamasının beklendiği kaydedilmektedir. Avrupa Birliği Doruk Toplantısı'nda Avrupa ordusu planının, görüşme gündemine alması durumunda, Yunanistan'ın veto koyması ihtimalinden söz edilen haberde, İngiltere'nin bu konudaki tutumunun, uzlaşmaz olmaya devam edeceğinin, Yunanistan Milli Savunma Bakanı Yannos Papandoniu'nun Londra ziyareti ile de doğrulandığı belirtilmektedir. Öte yandan söz konusu iki konuyla ilgili Türkiye'nin tutumuna da yer verilen haberde, Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz'ın, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'tan Kıbrıs konusunda daha fazla uzlaşmacı tutum içinde olması şeklindeki açıklamasının, gerek hükümet gerekse Denktaş tarafından tepki ile karşılandığı belirtilmekte, bu konu üzerindeki tartışmanın, ANAP ile DSP-MHP arasındaki AB ve Kıbrıs konularındaki görüş ayrılıklarını su yüzüne çıkardığı ileri sürülmektedir. To Vima gazetesinin (14/05) "Avrupa Ordusu İçin NATO'dan Yunanistan'a Yeni Baskılar" başlıklı ve M. Spinthourakis imzalı yorumunda, Avrupa ordusu konusunun, sabah saatlerinde AB Savunma Bakanları'nın ilk toplantılarında, NATO Genel Sekreteri Robertson'un da katıldığı bakanların öğle yemeğinde, son olarak da AB'nin ortak Savunma ve Dış Politika Yüksek Yetkilisi Solana'nın da katıldığı AB Dışişleri Bakanları toplantısında görüşüldüğü bildirilmekte, Yunanistan'ın yine AB'nin NATO ile ilişkileri ve Avrupa ordusu konularına bir çözüm bulunmasına yönelik baskılar altında kaldığı iddia edilmektedir. Söz konusu konularla ilgili görüşmelerin, AB düzeyinde devam edeceği, uygulanan baskılara rağmen, Yunanistan'ın "bir dereceye kadar" haklı olduğunun da kabul edildiği ifade edilen haberde, toplantı sırasında, konu hakkındaki tezlerini açıklayan Avusturya, Finlandya ve Lüksemburg gibi ülkelerin, kararların benimsenmesinde, AB metotlarına saygı gösterilmesi gereğini vurguladıkları, bu şekilde, AB-NATO ilişkileriyle ilgili olarak hazırlanan Ankara metninde vurgulanan hususları benimsemediklerini göstermiş oldukları kaydedilmektedir. 15/05/2002 13:20:02
|