21/05/2002     

            ANKARA, 21/05(BYE)--- Yabancı basın-yayın organlarında  20 Mayıs 2002 tarihinde yayımlanan Türkiye-AB ilişkilerine  yer verilen haber ve yorumlarda şu hususlara değinilmektedir:

            AVUSTURYA BASINI:

            Die Presse gazetesinin (20/05) "Kıbrıs Sorununun Çözümü  Çabalarında Zamana Karşı Yarış" başlığı altında ve Jan Keetman  imzasıyla yayımlanan bir yazıda, Kıbrıs sorunu ve Kıbrıs'ın  AB'ye üyeliği konu edilmektedir. Gözlemcilerin, Denktaş'ın  sert tutumunun sebebinin Türkiye'de aranması gerektiğini  düşündükleri, buna göre, "Ankara'nın kendi AB üyelik çabalarında  daha iyi kondisyon çıkarmak için yüksek oynadığı" ileri sürülen  yazıda, Rum tarafının durumu sükunetle izlediği, Kıbrıs'ın  zengin güneyindeki devletler hukuku açısından tanınan hükümetin,  AB üyeliğine kesin gözüyle baktığı kaydedilmektedir. Yazıda,  Türkiye'nin, Kıbrıslı Rumların tek başlarına AB'ye girmeleri  durumunda, Kuzey Kıbrıs'ı ilhak etme tehdidinde bulunduğu ve  "bu durumda bölgedeki istikrar daha fazla bozulabilir mi?"  sorusu sorulmakta ve "Atina'da kimse böyle birşeyi düşünmek  istemiyor. Her tarafta yapılan yorumlara göre, istikrarın  bozulmasını kimse istemiyor. İkisi de NATO üyesi olan Yunanistan  da, Türkiye de, hele AB ve ABD hiç istemiyor. Kıbrıs'ın AB  üyeliği, daha sonra Türkiye'ye de üyelik kapısını açabilir"  denilmektedir.

            LÜBNAN BASINI:

            The Daily Star gazetesinin İnternet sayfasında (20/05)  "Türkiye Avrupa Birliği'ne Katılmalı Mı?" başlığı altında  ve Mohammad Noureddine imzasıyla bir makalede, Avrupa Birliği'nin  1999 yılında Türkiye'nin üyelik başvurusunu kabul etmesinden  sonra AB üyeliği konusunun Türkiye'nin iç ve dış polikasının  en önemli unsuru haline geldiği belirtilmektedir. 40 yıllık  oyalamadan sonra AB'nin, nihayet Türkiye'nin üyeliğinin kabul  edilmesi için yerine getirmesi gereken özel talepler ileri  sürerek rengini belli ettiği ve bu taleplerin, Katılım Ortaklığı  Belgesi (KOB) adı verilen bir belgede toplandığı ifade edilen  makalede, böylece topun Türkiye'ye geçmiş olduğu, Ankara'nın,  KOB'de toplanmış talepleri yerine getirmediği sürece AB'nin  Türkiye ile tam üyelik müzakerelerine başlamayı kabul etmesinin  söz konusu olmadığı ve bu müzakerelerin, Türklerin bazı temel  şartları yerine getirir getirmez, bu yılın sonunda başlamasının öngörüldüğü kaydedilmektedir. "Avrupa ve Batı'ya düşmanlığın  daha çok laik (askeri ve sivil) çevrelerde yoğunlaşmış olması  gariptir. Türkiye'nin İslamcıları, Türkiye'nin AB üyeliğine  daha istekli görünmektedir, ancak bunun da temelinde,  benimsemekten çok esas itibarıyla iç siyasi mülahazalar  yatmaktadır. Ne zaman Türkiye ve bir Avrupa ülkesi arasında  gerilim olursa, üyelik karşıtları hemen ülkenin geçmişte  Avrupa ile yaşadığı tüm sorunları yeniden gündeme getirmekte,  bu da AB ile psikolojik ilişkileri olumsuz etkilemektedir"  denilen makalede, Türk ordusunun AB üyeliğine gösterdiği  hassasiyete karşılık, üyelik yandaşlarının da, Türk resmi  makamlarına, bu yıl sonunda Türkiye'nin sağladığı ilerlemeyi değerlendirmek ve Ankara'nın üyeliğe ilişkin müzakerelere  davet edilip edilmemesini karara bağlamak üzere toplanacak  Avrupa liderleri tarafından koşulan şartların yerine getirilmesi  konusunda baskı uyguladığına dikkat çekilmektedir. Makalede,  Türkiye'nin AB ile ilişkileri 40 yıllıkken, batılılaşmasının  tarihinin 200 yıllık olduğu ifade edilerek, "Ülke, AB üyeliği  için daha ne kadar bekleyecektir?" sorusu sorulmakta ve bunun  yanıtını, önce Türklerin, daha sonra da Avrupalıların vereceği  vurgulanmaktadır.

            Al-Kifah Al-Arabi gazetesinde, (20/05) "Medya (Rtük)  Yasasının Değiştirilmesi, Türkiye'de Geniş Tartışmalara Neden  Oldu" başlığı altında ve Mecdi Bekir imzasıyla yayımlanan bir  yazıda, koalisyonu oluşturan üç iktidar partisinin üstlendiği  ve temel konularda değişiklikler yapılarak basın, radyo,  televizyon ve İnternet özgürlüğüne kısıtlayıcı bir içerik  getirilip düzenlenen RTÜK Yasası'nın TBMM'den geçmesinin  Türkiye'de geniş tartışmalara neden olduğu ifade edilmektedir.  Yazıda, RTÜK Yasası'nın sadece Türkiye'de değil, AB tarafından  da tepkiyle karşılandığı, Avrupa Komisyonu'nun Genişlemeden  Sorumlu Sözcüsü'nün, söz konusu yasanın Kopenhag Kriterleri  ile bağdaşmadığını vurguladığı, yasanın bir an önce yeniden  gözden geçirilmesi çağrısında bulunduğu, ayrıca hayal kırıklığına uğradıklarını ve bunun, AB'ye üye olmak isteyen Türkiye'ye  geri adım attırdığını söylediği aktarılmaktadır.

            YUNANİSTAN BASINI:

            Ethnos gazetesinde (20/05)  "Ulusal Konular Ve Ülke  İçindeki Gelişmeler" başlığı altında ve Hristos Panayotopoulos  imzasıyla yayımlanan bir yorumda, Yunanistan'ın, ekonomik  durumu, hükümet değişiklikleri ve erken seçimlerin yapılacağı  tarihleri önceden açıklamama kuralına uymayan pek az ülkeden  biri olduğu belirtilmektedir. Türk-Yunan ilişkilerinin de ele  alındığı yorumda, Türkiye'nin, sorunun önceden çözümlenmemesi  halinde, Kıbrıs'ın AB üyeliğine tüm gücüyle tepki göstermekle  tehdit ettiği, aynı zamanda, tüm çözüm olasılıklarını da  "yaktığı",  aralık ayında AB'nin, ya adanın AB üyesi olması  kararını alacağı ve Türk-Yunan cephesinin aşırı derecede  "ısınacağı" ya da Kıbrıs'ın AB üyeliğinin erteleyeceği,  Başbakanın da, AB genişlemesini engelleyecek olan dramatik  kararlar almaya yöneleceği kaydedilmektedir. Yorumda, bunlar  dışında, bir üçüncü gelişmenin kaydedilmesinin de olası olduğu;  bunun da Türkiye'nin, en azından AB ile üyelik müzakerelerinin  başlaması tarihinin saptanmasını başaracağı ve ülke içindeki  tepkilerin hangi yönde olacağının ise gelişmelere bağlı olduğu vurgulanmaktadır.

           

            To Vima gazetesinde (20/05) "Avrupa Ordusu Donduruluyor"  başlığı altında ve N. Hasapopoulos imzasıyla yayımlanan bir  yorumda, Savunma Bakanlığı'nın siyasi ve askeri kesiminden  oluşan karma heyetinin, yaptığı toplantıda, Yunanistan'ın  Avrupa ordusu konusunda taktik değiştirmesi kararı aldığı ve  bu kararın ise Sevilla'da yapılacak olan AB zirvesinde, Yunan  tarafının, Avrupa ordusuna ilişkin "cooling off period"un  uygulanmasını, yani bu konuda Atina'nın, AB, NATO ve ABD  arasında uzlaşma sağlanması amacıyla Yunanistan'ın zaman talep  ettiği bildirilmektedir. Savunma Bakanlığı'nın, siyasi ve  askeri yetkililerinden oluşan karma heyetin toplantısında  ayrıca, Türk ihlallerinin de gündeme geldiği belirtilen  yorumda, heyetin, Türklerin, Atina ya da AB'ye baskı uygulamak  istedikleri zaman, Ege'de tahriklerde bulundukları kanaatine  vardığı, Kıbrıs'ın AB üyeliğinin söz konusu olduğundan ve  AB-Türkiye arasında üyelik müzakerelerine ilişkin AB'nin  tarih belirlemekten kaçınması nedeniyle, Türk tahriklerinin  yakın gelecekte artmasının beklendiği kaydedilmektedir.

21/05/2002   13:44:44

             

 

ESKİ SAYILAR