|
23/05/2002 ANKARA, 23/05(BYE)--- Yabancı basın-yayın organlarında 21-22 Mayıs 2002 tarihlerinde yayımlanan Türkiye-AB ilişkilerine yer verilen haber ve yorumlarda şu hususlara değinilmektedir: İNGİLTERE BASINI: Financial Times gazetesinin (21/05) "Eski Hayaletler" başlığıyla yayımlanan ve internetten sağlanan bir yazıda, Eylül ayında yapılacak seçimlerde Almanya Başbakanı Gerhard Schroeder'in yerine geçmeyi isteyen muhafazakar görüşlü Edmund Stoiber'in Avrupa Birliği'nin genişleme süreci ile görüşlerine yer verilmekte, "Avrupa'nın sınırı Türkiye-Irak sınırına uzanamaz" diyen Stoiber'in Türkiye'nin AB'ye üyeliğine karşı olduğunu açıkladıği ifade edilmektedir. Stoiber'in, Avrupa Türkiye'yi kabul ettiği taktirde, Kuzey Afrika ve Orta Doğu ülkelerini de kabul etmek zorunda kalacağı endişesi ile Türkiye'nin dışarıda bırakılması gerektiğini söylediği aktarılan yazıda, üyelik için resmen aday olduğunun açıklanmasına rağmen Türkiye'nin AB'ye tam üye olacağının hiçbir şekilde kesinlik kazanmadığı, Ankara'da pek çok kişinin, AB'nin insan hakları konusunda öne sürdüğü yükümlülükleri ve ordunun hükümet üzerindeki etkisine karşı gösterdiği tepkiyi Türkiye'nin kabul edemeyeceğini düşündüğü belirtilmektedir. The Times Online gazetesinde (21/05) Michael Evans imzasıyla ve "Uyuşmazlık AB Barış Gücü'nü Geciktiriyor" başlığıyla yer verilen ve internetten sağlanan bir haberde, diplomatik kaynakların, Avrupa Birliği'nin ilk barış gücü görevini bu yılın sonlarına doğru hayata geçirmeye yönelik umutlarının siyasi çekişmeler yüzünden karamsarlığa dönüştüğünü belirttikleri aktarılmaktadır. Haberde, Barcelona'daki AB zirvesinde imzalanan deklarasyon çerçevesinde Avrupalı liderlerin, ilk askeri görevin NATO ile ittifakın askeri imkanlarının paylaşımı hususunda bir anlaşmaya varılmadan onaylanamayacağı kararına vardıkları ancak hem NATO hem de AB üyesi olan Yunanistan'ın, bir AB askeri harekatının öne sürülmesi durumunda, Türkiye'ye öncelikle danışılma imkanı sağlayan ve Ankara'da müzakere edilen anlaşma nedeniyle ittifakın imkanlarının paylaşılmasını reddettiği ifade edilmektedir. Türkiye ile Yunanistan'ın tarihsel olarak birbirlerine şüpheyle baktıkları ileri sürülen haberde, Türkiye'nin baştan beri, yakın gelecekte AB'ye katılmaya yönelik fazla ümitli olmamasına rağmen, AB'nin askeri operasyonlarına yönelik karar mekanizmasında yer almakta ısrar ettiği belirtilmektedir. İSVİÇRE BASINI: Der Rheintaler gazetesinde (22/05) "İnternete de Sansür Var" başlığı ve Jan Keetman yer alan ve internetten sağlanan yazıda, geçtiğimiz hafta Türk parlamentosunda kabul edilen yeni RTÜK yasası ele alınmakta, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in, yeni yasasının birçok maddesini reddettiği ve Anayasa Mahkemesi'ne başvurduğu belirtilmektedir. RTÜK yasasının, Brüksel tarafından da eleştiriye uğradığı, AB'nin Genişlemesinden Sorumlu Komiseri Gunther Verheugen'in, yasanın, AB'ye üyelik müzakerelerine başlamadan önce yerine getirilmesi gereken "Kopenhag Kriterlerine" uygun olmadığına işaret ettiği aktarılan yazıda, yasanın geçtiğimiz yıl Cumhurbaşkanı Sezer'in vetosuyla yasalaşmadığı, Sezer'in, ihalelere verilen yüksek para cezalarıyla düşünce özgürlüğünün sınırlandığı ve basında tekelleşme oluşumunu teşvik edeceği eleştirilerinde bulunduğu hatırlatılmakta, ayrıca yeni yasada, eski yasada yer alan ve medya patronlarının kamu ihalelerine girmelerine engelleyen hükmün de kaldırıldığına işaret edilmektedir. RTÜK yasasının kabul edilmesinin, hükümet ve meclisin Avrupa politikasındaki ciddiyetine de gölge düşürdüğü ileri sürülen yazıda, siyasetçilerin, bu yasanın tüm büyük partiler tarafından resmen desteklenen ve halkın büyük çoğunluğunun destek verdiği AB üyeliğine aykırı olduğunun farkında oldukları, bu hatayı ancak Anayasa Mahkemesi'nin düzeltebileceği, çünkü Cumhurbaşkanının yalnız bir kere veto etme hakkına sahip olduğu kaydedilmektedir. LÜBNAN BASINI: Al-Liwaa gazetesinin (22/05) "Türkiye: Avrupa'da Asyalı, Asya'da Avrupalı mı?" başlıklı ve Adnan Hoteit imzalı bir yazıda, resmi davetli olarak üç gün Ankara'da, dört gün de İstanbul'da olmak üzere geçtiğimiz Nisan ayında Türkiye'ye bir haftalık bir ziyarette bulunan, daha önce Türkiye ve Kuzey Kıbrıs'a birçok kez gittiğini belirten yazarın, Türkiye'nin, Kıbrıs Türk halkını olası bir soykırımdan kurtardığını ifade ettiği aktarılmaktadır. Yazarın, yazısında, "yine aynı tarihlerde Türkiye'de, Türkiye'nin AB'ye üyeliği konusunun gündemde olduğunu, bu konudaki tartışmaların hemen hemen her gün gazetelerin ilk sayfalarında ve haber bültenlerinde yer aldığını; yine içinde bulunduğumuz yılın başından itibaren Denktaş'ın girişimiyle başlanılan doğrudan görüşmeler ile her zaman olduğu gibi Kıbrıs meselesinin gündemdeki yerini aldığını, ABD'nin Irak'a muhtemel operasyonu, Kürt ve Ermeni meseleleri, ekonomik kriz, Türkiye'nin AB'ye taahhüt ettiği anayasal reformlar ve her zaman olduğu gibi erken genel seçim tartışmalarının ses getiren konular olduğunu kaydettiği, ayrıca, İstanbul'u, sadece Türkiye'ye temel giriş-çıkış kapısı olarak değil, bir anahtar olarak vasıflandırdığı" belirtilmektedir. YUNANİSTAN BASINI: Elefteros Tipos gazetesinin (22/05) "Türkiye'ye Disiplin" başlıklı ve Yorgo Kirtsos imzalı yorumunda, Blair ile Aznar tarafından yapılan önerilerin, Türkiye'nin sorumluluklarını üstlenmesine neden olacağı ifade edilmekte, söz konusu önerilerde, yasa dışı göçmen akınını kontrol altına alma konusunda işbirliğinde bulunmayan ülkelere mali yardımın yapılmamasının öngörüldüğüne işaret edilmektedir. Türkiye'nin, son yıllarda yasa dışı göçmen "ihraç" eden bir ülkeye dönüştüğü iddia edilen yorumda, bu durumun, Yunanistan ile AB'ye yeni sorunlar getirdiği kaydedilmektedir. "Türkiye gibi, askerlerin sıkı kontrolü altında bulunan bir ülkeden Afgan, Kürt, Iraklı göçmenlerin idari makamlarla işbirliğinde bulunmadan taşınmasının imkansız olduğu" ileri sürülen yorumda, "Yasa dışı göçmen sevkiyatıyla uğraşarak yılda yüzlerce, belki de milyarlarca dolarlık hasılat yapan çevreler, Türk makamlarının katılımıyla işlerini görüyorlar. Türkiye, aslında AB'ye üye ülkelerin ulusal, toplumsal birliği aleyhinde kazanç sağlıyor. AB Komisyonu'nun, Blair ile Aznar önerileri doğrultusunda hareket etmesi halinde, komşumuz olan ülke sorumluluklarını üstlenme zorunda kalacak. Türkiye üzerinden kitle halinde yasa dışı göçmen akını devam ederse, sorunlu ekonomisini destekleyici birçok düzenlemeler tehlikeye sokulacaktır" denilmektedir. Elefteros Tipos gazetesinin (22/05) "Avrupa Ordusu Kuralları" başlıklı ve Yorgo Kirtsos imzasıyla yayımlanan yorumunda, Avrupa ordusunun kuralları belirtilmekte, bu şartlar altında, bir taktik savaşının gelişeceği, Avrupa ordusu konusundaki olumsuz gelişmelerle ilgili ulusal faturanın pahalı olacağı ifade edilmektedir: "Birinci kural: ABD ile AB, konunun en kısa zamanda kapanmasının gerekli olduğu hakkında, Atina'yı uyarmış bulunuyor. Eylül ayında, Balkanlar'da bulunan güçlerle ilgili değişiklikler yer alacak; Amerikan ordusu geri çekilerek, yerini kurulmakta olan Avrupa ordusuna bırakacak. İkinci kural: Ankara metninin içeriği, AB ortaklarını taahhüt altına almış bulunuyor. Atina'nın geç tepki göstermesi ve Türk faktörünün önemi yüzünden, metinde pek az değişiklikler yapılabilir, bunlar da, uygulanan politikayı esaslı bir şekilde etkileyemez. Üçüncü kural: Simitis hükümeti, 'burada ve şimdi' taahhüt altına girmeye davet ediliyor; parti mensupları sürekli olarak karar alma saatinin gelmiş olduğunu tekrarlıyorlar. Hükümetin bu kurala uyum sağlama faturası pahalı olacak. Hükümet, bu yüzden ulusal mutabakattan söz ediyor, YDP'nin desteğini, en azından toleransını talep ederek, çıkmazdan kurtulma yolları arıyor. Dördüncü kural: Artık açıkça belirlenmeye başlayan Avrupa ordusuna ilişkin fiyasko, PASOK içinde ardarda tepkilere yol açıyor. Başbakan, Avrupa ordusuyla ilgili metine atması gereken imzayı, Dışişleri Bakanı Papandreu'dan biraz uzaklaşarak atmak istiyor. PASOK liderliğini ele geçirme amacında olanlar, Avrupa ordusu konusundaki gelişmelerden yararlanarak, Papandreu'yu mümkün olduğu kadar yıpratmaya çalışıyorlar. Öte yandan, Papandreu, tansiyonu yükseltmeden ve mümkün olduğu derecede az kayıplara uğrayacak şekilde bu konuyu ele almaya çalışıyor, Simitis'in belediye ve il seçimlerinde uğraması beklenen mağlubiyetten sonra, daha güçlü olarak, geri dönmeye hazırlanıyor." 23/05/2002 13:09:42
|