27/05/2002     

            ANKARA, 27/05(BYE)--- Yabancı basın-yayın organlarında  24-25-26 Mayıs 2002 tarihlerinde yayımlanan Türkiye-AB  ilişkilerine yer verilen haber ve yorumlarda şu hususlara  değinilmektedir:

            İNGİLTERE BASINI:

            Reuter'in (24/05) "Türkiye AB'ye Girmeye İstekli, Ancak  Reformlar Engellerle Karşı Karşıya" başlıklı ve Claudia Parsons  imzalı haberinde, Sabah gazetesinde yayımlanan bir araştırmadan  söz edilmekte, araştırmanın sonuçlarına göre, her beş Türk'ten  dördünün, Avrupa Birliği'ne katılmak istediği, ancak bu sayının  neredeyse yarısının, bunun, hassas konularda taviz verilmeden gerçekleştirilmesinden yana olduğunun ortaya çıktığı  bildirilmektedir. AB'nin, Türkiye'yi 1999 yılında aday listesine  aldığı, ancak, insan hakları ve demokrasi konularında bazı katı  şartları yerine getirmesi gerektirdiğini de bildirdiği  hatırlatılan haberde, temel konular arasında, “ölüm cezasının kaldırılması, Kürtçe eğitim ve yayın yapılmasına getirilen  yasakların kaldırılması ve Türkiye'deki yaklaşık 12 milyon  Kürdün haklarının düzeltilmesinin” bulunduğuna işaret edilmektedir.  Üç partili koalisyon hükümetinin milliyetçi kanadının, devletin bütünlüğüne bir tehdit olarak gördüğü Kürt dili konusunda  getirilen yasaklamalar ile idam cezasının kaldırılması fikrine  hiçbir zaman sıcak bakmadığına dikkat çekilen haberde, bunun  da, “koalisyon içindeki bölünmenin tekrar su yüzüne çıktığı”  anlamına geldiği iddia edilmektedir. Haberde, Cumhurbaşkanı Ahmet  Necdet Sezer'in reformların gerçekleşmesine aracılık etmek için   parti liderleriyle bir toplantı düzenlemeye karar verdiğinin  basında yeraldığına işaret edilmekte, AB'nin, aday konumdaki bir  dizi Doğu Avrupa ülkesinin Birliğe kabul edilmesi yönünde yıl  sonunda karar vereceği için, bu yılın, Türkiye'nin AB'ye adaylığı  için son derece önemli bir yıl olarak görüldüğü vurgulanmakta, Türkiye'nin, ilk genişleme dalgasına katılma ihtimalinin olmadığı,  ancak diplomatların, Ankara'nın, en azından, üyelik müzakerelerine başlamak yönünde yeterince çaba göstermezse, üyelik sürecinin  işlemez hale gelebileceği inancını taşıdıkları ifade edilmektedir.

            The Economist dergisinin (24/05) "Kıbrıs: Önemli Bir Gelişme  mi?" başlıklı haberinde, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi  Annan'ın Kıbrıs adasına yaptığı ziyaret ele alınmakta, Annan'ın,  adanın  Rum ve Türk liderlerinin, toplumlarını ayıran tel örgüyü   ortadan kaldıracak bir anlaşmanın ana hatları üzerinde,  kendilerinin koyduğu süre olan 30 Haziran tarihine kadar   bir uzlaşmaya varabilecekleri konusunda ısrarlı olduğuna  işaret edilmektedir. Annan'ın, adanın Rum ve Türk liderleri  Kleridis ve Denktaş'ın, adanın yönetim yöntemi, güvenlik, toprak  ve mülkler gibi konularda büyük engelleri aşmaları gerektiğini   kabul ettiği, ancak başarılı olurlarsa, hukukçuların devreye   girip detayları saptayabileceği ve anlaşmanın da bu yılın  sonunda gerçekleşecek olan AB zirvesinden önce imzalanabileceğini belirttiği aktarılan haberde, bu büyük zirvede, AB'nin bugünkü  üyelerinin, belki de 2004 yılı gibi yakın bir tarihte, hangi  ülkelerin AB'ye girebileceğine karar verecekleri, bir anlaşma  olursa, Kıbrıs'ın kabul edileceği, olmazsa, Rum yönetimindeki  güney kesiminin üyeliğinin zaten kabul edileceğinin düşünüldüğü  ifade edilmektedir. Ancak, pekçok AB ülkesinin, güney kesiminin  kabul edilmemesini tercih ettiği, çünkü bunun, uzun  dönemde  kendisi de AB üyeliğine aday olan ve NATO'nun stratejik açıdan  hayati değere sahip bir üyesi konumundaki Türkiye ile çok  şiddetli tartışmalara meydan verebileceği dile getirilen  haberde, şu ifadelere de yer verilmektedir: “Görüşmeler aynı  eski noktada tıkandı gibi görünüyor. Denktaş hala, toprak ve  mülk iade etmeden önce, Rum kesiminin adanın üçte birini  kapsayan kuzeydeki cumhuriyetini tanımasını istiyor. Kleridis  ise, Türklerin ve Rumların kendi içişlerinden sorumlu olmasıyla  birlikte, Kıbrıs'ın tek bir devlet olmasında ısrar ediyor...  Hala bir anlaşma olasılığı var. Kleridis, önümüzdeki şubat   ayında Cumhurbaşkanlığı görevinin bitiminde siyasetten emekli   olmadan önce Türklerle yapacağı bir anlaşmayla kariyerini   süslemek istiyor. De Soto da görüşmelere daha çok karışabilir.   Burada asıl soru, anavatan Türkiye'nin Denktaş'ı taviz vermeye   zorlayıp zorlamayacağı.”

            JAPONYA BASINI:

            Nihon Keizai Shimbun gazetesinin (24/05) "Futbolun  Yansıttığı Dünya... Türkiye, Avrupa İle İslam Arasında  Sarsılıyor" başlıklı ve Hidemitsu  Kibe imzalı yazısında,  Türkiye'nin, Dünya Kupası'na 48 yıl aradan sonra ikinci   kez katıldığı, taraftarların heyecanlarının ardında, Avrupa   kıtasını sarsan Osmanlı İmparatorluğu'nun üzerine, Türk   millilerinin galibiyetlerini de eklemek arzusunun yattığı  ifade edilmektedir. Türk futbolunun gelişmesinde, ekonomik  açıdan Avrupa'nın bir üyesi olmasının katkısının büyük olduğu,  ülkenin yabancı yatırımlara açılması ve yeni bir pazar olarak  gelişmesiyle birlikte, yurt dışına çalışmaya giden insan  gücünün, ülke içine doğru yön değiştirdiğine işaret edilen  yazıda, Türkiye ligine, Doğu Avrupalı oyuncuların yanı sıra,   Almanya gibi Avrupa ülkelerinde doğmuş Türk göçmenlerinin   yeni bir soluk kazandırdığı, 2000 yılında İstanbul takımı   Galatasaray'ın UEFA kupasını kazanmasının da, Avrupa ile   bütünleşmenin başarıldığını kanıtladığı kaydedilmektedir.  Yazıda, “Türkiye'nin, AB üyeliğine başvuran ilk İslam ülkesi  olduğu, fakat, Kıbrıs gibi sorunlar nedeniyle komşusu Yunanistan  ile karşı karşıya geldiği, ayrıca, azınlıklara karşı tutumundan  dolayı AB'nin öne sürdüğü engeller bulunduğu” belirtilmekte,  “ABD'deki terör olayından sonra, Avrupa'da Müslümanların  ayrımcılığa tabi tutuldukları çeşitli olaylar meydana gelirken,   Türk halkı da yalnızlığa itilmişlik duygusu yaşıyor. Türk   millilerinin Avrupa takımlarını yenmelerini isteyen   taraftarların psikolojilerinde, sevgi ve nefretin birarada   yaşadığı gözleniyor” denilmektedir.

            KIBRIS RUM BASINI:

            Politis gazetesinde (24/05) "Kıbrıs-AB Parlamentosu Karma  Komite Toplantısı" başlıklı haberinde, Kıbrıs-AB Parlamentosu  Karma Komitesi'nin Kıbrıs'taki toplantısında, "Türkiye'nin  Kıbrıs'ta gerginlik yaratmayla ilgili hiçbir çıkarının adanın  AB üyeliğini önleyemeyeceğinin" belirtildiği bildirilmektedir.  Dışişleri Bakanı Yannakis Kasulides'in konuşmasında, diğer  şeyler yanında "çözüm olmadan Kıbrıs'ın AB üyeliği durumunda  adada gerginlik yaşanacağıyla ilgili Türk demeçlerinin Kıbrıs'ın  AB üyeliğini durduracağını" savunduğu belirtilen haberde,  Kasulides'in, "çözüm sonrasında Kıbrıs Türklerinin güvenlik ve   egemenlik konularındaki endişelerine" de değindiği ve "Kıbrıs  Rum tarafı, Kıbrıs Türk tarafının endişelerini anlayacak  durumdadır ve bunları göğüslemeye çalışıyor" diye konuştuğu,  haziranda Sevilla'daki AB zemininde ve  G-8'ler toplantısında,  Kıbrıs sorununun çözümü yönünde baskı yapılması umudunu belirttiği,  bu arada Avrupa Komisyonu'nun ekim ayındaki raporuna diğer AB  genişleme  dalgasına "Kıbrıs'ı" da dahil edeceğine "kesinlikle  inandığını" söylediği aktarılmaktadır. Toplantıda konuşan  Kıbrıs-AB Parlamentosu Karma Komitesi Eşbaşkanı Mathilda  Rote'un, "Kıbrıs'ın AB üyeliğine karşı Türklerin her saldırgan  hareketinin Türkiye'nin AB perspektifine etkileri olacağını"  iddia ettiğine yer verilen haberde, Rote'un, "AB müzakerlerinde  birinci sırada olan Kıbrıs'tan övgüyle söz ettiği ve AB'nin  2004'te Kıbrıslı milletvekillerini karşılamaya hazır olması ve  Avrupa Parlamentosu'nun gelecekteki Kıbrıs heyetinde Kıbrıs  Türklerinin de bulunması" umudunu belirttiği kaydedilmektedir.

            YUNANİSTAN BASINI:

            Fileleftheros gazetesinin (24/05) "Atina: ABD'nin Doğrudan  Devreye Girmesini İstiyor... İlk Hedef Türkiye'nin Maceracı  Hareketlerinin Önlenmesi.. Doktrin Çerçevesinde Kriz Mekanizmaları  Hazır Durumda..." başlıklı haberinde, Kıbrıs Rum Lideri Glafkos  Kleridis ve yakın mesai arkadaşlarının, önceki gün Başbakan  Kostas Simitis'le yaptıkları görüşmede, Kıbrıs sorunu çözülmeden,  adanın AB'ye alınması durumunda Türkiye ile AB veya Ankara ile  Atina arasında gerginlik ya da kriz yaşanması olasılığına büyük  önem verildiğinin ve Rum-Yunan hükümetlerinin, nahoş gelişmeleri  önlemek için aktif olarak faaliyette bulunmasının  kararlaştırıldığının bildirildiği aktarılmaktadır. Atina'nın,  Doğu Akdeniz bölgesindeki istikrarı bozacak gelişmelerin  önlenmesi için Washington'un Ankara yönünde devreye girmesini  istediğine işaret edilen haberde, Yunanistan Dışişleri Bakanı  Yorgo Papandreu'nun, ABD'de dün başladığı temasları sırasında  bu görüşü ortaya koyacağı, ABD'ye "Kıbrıs"ın üyeliği yüzünden,  Türkiye ile AB arasında çatışma veya bir Ankara-Atina gerginliği olmamasının kendi çıkarına da olduğunun telkin edileceği  kaydedilmektedir.

            Hükümet Sözcüsü Hristos Protopapas (24/05) olağan basın toplantısında, "Biz AB İlkeleri Çerçevesinde Türkiye'nin  Birliğe Yakınlaşmasından Yanayız" demiştir. Protopapas'ın,  “Hükümet, AB-Türkiye üyelik müzakerelerinin başlama tarihinin belirlenmesini, Kıbrıs'ın AB üyeliği konusunda baskı uygulamak  için elinde olan bir müzakere kozu gibi kullanmayı planlıyor mu?” sorusuna, “Biz her konuda ilkeler temelinde hareket ediyoruz.  Biz, AB ilkeleri çerçevesinde Türkiye'nin AB'ye  yakınlaşmasından  yanayız. AB'nin belirlenmiş yasal işlemleri vardır. Kıbrıs için  de söz konusu yasal işlemler geçerli oldu. Aynı yasal işlem  başka durumlarda da uygulanacaktır. Biz, Türkiye'nin AB'ye yakınlaşmasından yanayız. Ancak bu konularda pazarlıklar yapılamaz.  Madem ki Kıbrıs AB kritelerini uygulamıştır, AB üyesi olabilir.  Yasa da budur” şeklinde yanıt vermiş, “Başbakan'ın konuşması ve  sizin değerlendirmeleriniz sadece Kıbrıs'ın AB üyeliği için  değil, aynı zamanda Kıbrıs meselesinin geneline ilişkindi değil  mi?” sorusunu ise, “Kıbrıs'ın AB üyeliğine ilişkin zorluklar   siyasidir. Onun ötesinde eğer siz Türkiye ile ilgili ilişkilerimizi soruyorsanız, Türkiye ile barış içinde  yaşamak istediğimizi  tekrar etmek isterim. Tabii ki bu savunma alanında güçsüz  olduğumuz anlamına gelmez. Ulusal çıkarlarımızın zorunlu  kılmasından dolayı savunma alanında hem güçlü hem de her  olasılığa karşı hazırlıklıyız” şeklinde yanıtlamıştır. 27/05/2002   13:29:28

 

           

ESKİ SAYILAR