27/06/2002                         

             

            ANKARA, 27/06(BYE)--- Yabancı basın-yayın organlarında  26 Haziran 2002 tarihinde yayımlanan Türkiye-AB ilişkilerine  yer verilen haber ve yorumlarda şu hususlara değinilmektedir: 

            ABD BASINI: 

            AP'nin (26/06) "Türkiye'nin Çekişme Halindeki Koalisyon  Ortakları ve Gergin Finans Piyasaları, Başbakan'ın Sağlığıyla  İlgili Haberleri Bekliyor" başlıklı ve Ben Holland imzalı bir  haberinde, Başbakan Bülent Ecevit'in, rahatsızlığı nedeniyle  çalışamadığı ve bu durumun koalisyon hükümetini de zayıflatmış  göründüğü, hükümetin milliyetçi kanadının, idam cezasını  kaldırmak ve Kürtlere daha geniş haklar tanınması gibi  Türkiye'nin AB üyeliği hedefi için çok önemli reformlara engel  olmakla tehdit ettiği belirtilmektedir. Siyasi istikrarsızlığın  finans piyasalarına da yansıdığı ifade edilen haberde, Ecevit'in  görevden ayrılması durumunda, koalisyondaki en büyük ortak  MHP'nin başbakanlığı talep edebileceği ve Milliyetçilerin,  Türkiye'yi geçen yıl yaşanan krizden kurtarmak amacıyla  istemeyerek IMF'nin mali disiplinine bağlandıkları için  ekonomide sorunlara neden olacağı, bunun aynı zamanda  Türkiye'nin AB üyeliğine yönelik çabalar için de bir sorun  anlamına gelebileceği vurgulanmaktadır. Haberde, birçok  insanın, hükümetin, AB reformlarını yerine getirene kadar  -eğer Bahçeli'nin itirazlarının üstesinden gelinirse ya da  muhalefetin desteği sağlanırsa- olabildiğince uzun süre  görevde kalmaya çalışacağına inandığı ifade edilmektedir. 

            ALMANYA BASINI: 

            Frankfurter Allgemeine Zeitung'da (26/06) "Fischer:  Türkiye'nin Üyeliği 'Çok Belirsiz'" başlığı altında ve Eckard  Lohse imzasıyla yayımlanan bir haberde,  Dışişleri Bakanı  Fischer'in (Yeşiller), Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB)  üyeliğiyle ilgili kararı "çok belirsiz" olarak tanımladığı bildirilmektedir. Berlin'de Federal Parlamento'nun Avrupa  Komisyonu oturumunda konuşan Fischer'in, "daha çok sayıda  soru işareti var" diyerek, üyelik için bir tarihin  belirlenmediği söylediği kaydedilen haberde, "AB'nin bir  sonraki genişlemesinin öngörüldüğü gibi gerçekleşeceğini ve  doğrudan mali desteğin dışında, tarım politikası konusunda  da şeffaflığın hakim olduğunu" söyleyen Fischer'in, Komisyona  AB'nin Sevilla'da gerçekleşen zirvesi hakkında bilgi vererek, AB'deki göç sorunuyla ilgili olarak ise, bir Avrupa sınır  polisi teşkilatının kurulmasını talep ettiği belirtilmektedir.  Haberde, Türkiye Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz'ın ise,  buna karşın ülkesinin AB üyeliği için "net bir perspektif"  verilmesini talep ettiği, "aksi taktirde Kopenhag Kriterleri'ni  yerine getirseler bile, AB'ye alınacaklarına inanmayan çok  sayıda Türkün bu konudaki şüphelerinin giderilemeyeceğini"  söylediğine yer verilmektedir.           

            AVUSTURYA BASINI: 

            Wiener Zeitung'da (26/06)  "Düş Kırıklığına Kapılmama  Yolunda Uyarı" başlık altında yayımlanan bir haberde,   Avusturya'nın Türkiye Büyükelçisi Marius Calligaris'in,  bundan sonraki AB zirvesinde üyelik müzakereleri için bir  tarih belirlenmesi konusunda fazla ümide kapılmamaları yolunda  Türkleri uyardığı bildirilmektedir. Haberde, Calligaris'in,  Türkiye'nin üyelik perspektifinin böyle bir durumda da  mevcudiyetini koruyacağını belirttiği kaydedilmektedir.  

            LÜBNAN BASINI: 

            Daily Star gazetesinin Internet sayfasında (26/06)  "Türkiye Doğu'ya mı Yöneliyor?" başlıklı ve Muhammed  Nureddin imzasıyla yer alan bir yazıda, yaşanan son üç  gelişme karşısında gözlemcilerin, Türk dış politikasının  Doğu'ya dönüp dönmediğini sorgulamaya başladıkları, bu  gelişmelerin, "Türk askerlerinin, Kabil'de Uluslararası  Güvenlik Destek Gücü'nün (İSAF) komutasını devralması,  Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in 17-19 Haziran  tarihlerinde İran'a yaptığı resmi ziyaret ve 20 Haziran  günü Ankara'da Suriye ile askeri bir anlaşma imzalanması"  olduğu ifade edilmektedir. İlk olayın, Ankara'nın, geçen  yıl New York ve Washington'da gerçekleşen 11 Eylül  saldırılarının ilk dakikasından beri ABD'ye "terörle savaş"  için verdiği desteğin doğrudan sonucu olduğu belirtilen  yazıda, Türkiye'nin ABD'ye "terörle savaş" konusunda verdiği desteğin ayrıca Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin  Kıvrıkoğlu'nun, ülke içindeki İslamcı güçlere ve yurtışındaki destekçilerine karşı ilan ettiği "Bin yıllık savaş" ile de  çok yakından ilişkili olduğu kaydedilmektedir. Türkiye'nin  tutumunun ayrıca bu ülkenin, Batı'da Balkanlar'dan Doğu'da  Orta Asya ve Çin'e kadar uzanan bir bölgedeki Amerikan  stratejisinin önemli bir dayanağı olması gerçeğinden de  kaynaklandığına dikkat çekilen yazıda, İran açısından  bakıldığında da, Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi'nin,  Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğine can-ı gönülden destek  verdiğini duymanın, kayda değer bir gelişme olduğu ve  Hatemi'nin, "İran'ın, Türkiye'nin AB'ye katılmasında da  çıkarı bulunduğunu" açıkladığı, İran'ın bu tutumunun,  Hatemi'nin, AB üyeliğine hala karşı çıkan Türk politikacılardan çok daha aydın bir kişi olduğunu gösterdiği ifade edilmektedir.  Yazıda, "Türkiye, Kıbrıs sorunu ve Türkiye'nin AB üyeliği için  gerekli koşullar eşliğinde Batı ile yaşadığı sorunlu dönem  sırasında, Doğu'ya doğru geniş çaplı adım atmış bulunuyor.  AB ile arasındaki sorunların Türkiye'nin doğuya yönelişiyle  bir bağlantısı var mı? Belki. Ancak Türkiye'nin doğuya yönelişi  bundan daha da önemli" denilmektedir.  

            YUNANİSTAN BASINI: 

            Makedonya Haber Ajansı'nın (MPE) Internet sayfasında  (26/06) "Cem ile Papandreu İstanbul'da Biraraya Geldi"  başlığı altında yer alan bir haberde, Türkiye ve Yunanistan  Dışişleri Bakanları İsmail Cem ile Yorgos Papandreu arasında,  İstanbul'da Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü toplantısı  çerçevesinde yapılan görüşmede, Avrupa Ordusu, Kıbrıs sorunu,  Türkiye'nin Avrupa'ya yakınlaşma süreci, kaçak göç ve ikili  ilişkilerin ele alındığı bildirilmektedir. Cem'in, bir  gazetecinin Avrupa Ordusu konusunda bir sorusuna cevaben, AB'nin bu konuda yeni bir görüşü olduğu hususunda bilgisi  olmadığını söylediği, Sevilla'da yapılan AB doruk toplantısı sonuçlarını görmezlikten geldiği ve Ankara'nın metninde  ısrar ettiği belirtilen haberde, Papandreu'nun da yaptığı  açıklamada, İspanya'nın AB Dönem Başkanlığı sırasında bu  konuda bir çözüm bulunmadığı takdirde, görüşmelere Sevilla'da  alınan kararlar ve varılan anlaşma temelinde devam edileceğini  söylediği kaydedilmektedir.

 

       

           

ESKİ SAYILAR