|
03/07/2002
ANKARA, 03/07(BYE)--- Yabancı basın-yayın organlarında 2 Temmuz 2002 tarihinde yayımlanan Türkiye-AB ilişkilerine yer verilen haber ve yorumlarda şu hususlara değinilmektedir:
ABD BASINI: CNN'nin internet sayfasında (02/07) "Türkiye'de Erken Seçim Yapılmayacağı Açıklandı" başlığı altında ve Jane Arraf imzasıyla yer alan bir haberde, Başbakan Bülent Ecevit'in, yaptığı açıklamada, hükümetteki koalisyon ortaklarının daha önce belirlediği gibi seçimin 2004'te yapılıp öne alınmaması gerektiği konusunda görüşbirliğine vardıklarını söylediği kaydedilmektedir. Haberde, Başbakan Ecevit'in ayrıca, koalisyon ortağı Milliyetçi Hareket Partisi'nin Avrupa Birliği'ne katılmak için gerekli koşulları yerine getirmek amacıyla Kürtçe eğitim yasağının kaldırılmasına yönelik planlar nedeniyle hükümetten ayrılması tehdidinin de önlendiğini belirttiği ve hükümetin AB reformlarını gerçekleştirme konusunda kararlı olduğunu söylediği ifade edilmektedir. Haberde, AB Komisyonu'nun, Türkiye'nin, idam cezasının kaldırılması ve Kürt azınlığın haklarının iyileştirilmesi gibi önemli reformları hayata geçirene kadar Ankara'ya üyelik müzakerelerine başlamak için bir tarih vermeyeceğini açıkladığı aktarılmaktadır.
ALMANYA BASINI: Frankfurter Allgemeine Zeitung'da (02/07) "Schüssel: Euro'ya Zarar Verilmesin" başlığı altında yayımlanan bir haberde, Finlandiya Başbakanı Lipponen'in, AB'nin Genişlemeden Sorumlu Yüksek Komiseri Verheugen'in de daha önce yaptığı gibi, Türkiye'nin daha bu aralık ayında katılım müzakerelerine davet edilmesine ilişkin beklentilere karşı çıktığı bildirilmektedir. Haberde, yıl sonunda Kopenhag'da 10 aday ile müzakerelerin tamamlanacağını, bunu takip eden yıllarda ise Romanya ve Bulgaristan ile görüşmelerin sonuçlandırılmasının amaçlandığını belirten Lipponen'in, "ve 10 yılın sonunda da Türkiye'yi ele alacağız" diyerek, yol haritasını gösterdiği ve böylece AB'deki genel tutumunu ifade ettiği vurgulanmaktadır.
FRANSA BASINI: AFP'nin (02/07) "Fischer, Türkiye'nin AB'ye Adaylığına Desteğini Yineledi" başlığı altında yayımlanan bir haberinde, Almanya Dışişleri Bakanı Joschka Fischer'in, Almanya'ya bir ziyaret gerçekleştiren Türkiye Dışişleri Bakanı İsmail Cem ile yaptığı bir görüşme sırasında, Almanya'nın, Türkiye'nin AB'ye adaylığını desteklediği konusunda güvence verdiği bildirilmektedir. Fischer'in, "Türkiye'nin Avrupa'ya açılımını büyük sempati ile takip ediyoruz" dediği, ancak müzakerelerin başlatılmasının Avrupa Komisyonu'nun elinde olduğunun altını çizdiği belirtilen haberde, Dışişleri Bakanı İsmail Cem'in ise, ülkesinin, AB'ye entegrasyon için saptanmış siyasi kriterlere riayet etmek üzere çaba gösterdiği konusunda güvence verdiği ifade edilmektedir.
LÜBNAN BASINI: El-Mustaqbal gazetesinde (02/07) "Türkiye ve Avrupa: Güvenlik, Dini ve Milli Değerler Konusunda Endişe" başlığı altında ve Mohammed Noureddine imzasıyla yayımlanan bir yorumda, Dünya Kupası'nda Türk Milli Takımı'nın elde etmiş olduğu başarıdan sonra, Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etütler Vakfı'nın, "Türk halkının AB Üyeliğine Bakışı" başlıklı araştırmasının açıklanmasıyla birlikte gözler yeniden AB'ye üyelik etrafındaki sıcak tartışmalara çevrildiği bildirilmektedir. Yorumda, söz konusu anketten özetle, "1- Türklerin çoğunluğu, şu anki koşulları saran olumsuzluklara rağmen, AB'ye katılmayı teyit etmektedir, 2- Çoğunluk, AB'ye dahil olmakla en başta demokrasinin gelişmesi için ekonomik kalkınma, yolsuzlukların azalması ve Avrupa içerisinde serbest dolaşım gibi yararlar görmektedir, 3- Lakin buna rağmen ezici çoğunluk, refah düzeyinin artması halinde Türkiye'de kalmayı istemekte, AB ülkelerine göç etmeyi düşünmemektedir, 4- En azından Türklerin yarısı, AB'ye üye olunması durumunda Türkiye'nin dini ve milli kimliği konusunda endişe duymaktadır, 5- Ankette ayrıca, kamuoyunun, AB'nin Türkiye yönünde dostça bir yol izlemediği görüşü ortaya çıkmıştır, 6- Türk kamuoyu iki konu yönünde halen büyük bir hassasiyet göstermektedir: Milli güvenlik ile milli ve dini değerler, 7- Türk kamuoyu, Kopenhag Kriterleri ile ilgilenmekte, ancak bu konuda yeterli bilgiye sahip değildir, 8- Türk kamuoyu, ezici bir çoğunlukla özgürlükler ve haklar yanında yer almaktadır, 9- Türk kamuoyu Kürtçe yayın ve eğitim konusunda ise, ikiye ayrıldı. Bu durum, şu anda AB ile ilişkilerde idam cezası ve Kürt dilinin en öne çıktığı bir dönemde olumsuz olarak değerlendirilmektedir" şeklinde sonuçlar çıktığı belirtilmektedir.
YUNANİSTAN BASINI: To Vima gazetesinde (02/07) "Verheugen: Türkiye Hazır Değil" başlığı altında ve M. Spinthourakis imzasıyla yayımlanan bir yorumda, AB'nin Genişlemeden Sorumlu Yüksek Komiseri Günter Verheugen'in, Alman basınına yaptığı açıklamada, Türkiye'nin, AB ile katılım müzakerelerine resmen başlamak için henüz hazır olmadığını, AB Komisyonu'nun ise, katılım müzakerelerinin başlamasına yönelik müzakere takviminin belirlenmesi için siyasi pazarlık yapma niyetinde olmadığını söylediği kaydedilmektedir. Yorumda, Verheugen'in, "son zamanlarda Türkiye'de bir hareketlenmenin kaydedilmekte olduğunu, ancak siyasi eksikliklerinin çok olduğunu", buna paralel olarak da, "Türkiye'de, şimdilik, idam cezasının kaldırılması, Kürtlere siyasi hakların tanınması için Parlamento'da gerekli oy çokluğunun sağlanamadığını" vurguladığı belirtilmektedir.
ESKİ SAYILAR |