|
16/07/2002
ANKARA, 16/07(BYE)--- Yabancı basın-yayın organlarında 15 Temmuz 2002 tarihinde yayımlanan, Türkiye-AB ilişkilerine yer verilen haber ve yorumlarda şu hususlara değinilmektedir:
ALMANYA BASINI: Berliner Zeitung'un (15/07) "Bir Fırsat Olarak Hükümet Krizi" başlığı ve Sigrid Averesch imzasıyla yayımlanan yorumda, Türkiye'de yaşanan krizin seçimleri gündeme getirdiği, yeni seçimlerin de Türkiye'nin Avrupa çizgisiyle ilgili bir halk oylaması olarak kullanılabileceği ifade edilmektedir. Krizin, Türkiye'nin gelecekteki rolüyle ilgili kararların alınacağı bir döneme rastladığı, aralık ayında Kopenhag'da yapılacak zirvede, Türkiye ile katılım müzakerelerinin başlatılıp başlatılmayacağının karara bağlanacağı, bu tarihe kadar, müzakerelerin başlatılması için ön koşul olarak tanımlanan siyasi reformların gerçekleştirilmesi gerektiğine işaret edilen yorumda, bu gerçekleşmezse Türkiye'nin, AB'nin doğuya genişlemesi süreciyle ilgili perspektifini on yıllar boyunca yitireceğine dikkat çekilmekte, buna rağmen krizin bir fırsat da içerdiği, zira yeni seçimlerin Türkiye'nin gelecekteki çizgisini belirleyecek bir halk oylaması olarak işlev görmesinin söz konusu olduğu kaydedilmektedir. Eski Dışişleri Bakanı İsmail Cem ile ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş'in yeni hareketin içinde olmasının umut verici olduğu dile getirilen yorumda, "Sözü geçen liberal güçler, iş dünyasından da destek alıyorlar. Bu kesim, sadece ülkenin AB üyeliği ve iç siyasi reformların gerçekleşmesinden yana olmayıp, aynı zamanda Kürt bölgelerinin de ekonomik açıdan gelişmesini istiyor. Ayrıca Cem'in partisinin, uzun süredir özlemini duydukları perspektifi AB'de gören farklı halk tabakalarının oylarını da alması söz konusu" denilmektedir. Seçime giderken siyasi partilerin durumunun ele alındığı ve değerlendirildiği yorumda, askerin pozisyonunun ise şu aşamada henüz netleşmediği, kendilerini demokrasinin garantörleri olarak gören ve partilere güvenmeyen askerlerin, AB üyeliğini destekleseler de, aynı zamanda da nüfuzlarını kaybetmek istemedikleri ifade edilmekte ve şöyle denilmektedir: "Bu siyasi manzara ışığında, yapılacak yeni seçimler tarihi önem taşıyacak. Tarih ne kadar erken olursa, seçimi kazanmaları halinde, Avrupa yanlılarının reformları en azından başlatmak ve AB zirvesinde yön belirlemek için o kadar fazla zamanları olacak. Fakat seçimi kim kazanırsa kazansın, alınacak sonuç, her şekilde Türkiye'nin hala Avrupa yolu arayışında olup olmadığına açıklık kazandıracak."
AVUSTURYA BASINI: Der Standard gazetesinin (15/07) "Zorunlu İsyan" başlıklı ve Gerhard Plott imzalı yorumunda, son günlerdeki siyasi gelişmelere yer verilmekte, bu bağlamda Avrupa'nın Türkiye'ye çok geçmeden bir AB üyeliği perspektifi sunmak zorunda olduğu belirtilmektedir. Koalisyon hükümeti tarafından yerine getirilmeyen AB taleplerinin, Cem, Derviş ve Özkan'ın başlattığı yeni hareket tarafından yerine getirileceği umudundan söz edilen yorumda, aynı zamanda Kıbrıs sorununun da çözümünün zorunluluğu da dile getirilmektedir. Yorumda şu ifadeler de aktarılmaktadır: "Bölünmüş Kıbrıs'a bir çözüm bulunmadan Kıbrıs'ın Rum Kesimi'nin, doğuya genişleme çerçevesinde AB'ye alınması halinde, AB ile Türkiye arasındaki ilişki yeniden ciddi bir krize girebilir. Ancak ordunun ağırlıklı olduğu Milli Güvenlik Kurulu'nda sert bir çizgi izleme yanlıları direndikleri için, bu konuda bir görüş birliğine varılması hiç olası değil. AB'ye giriş şartları olan Kopenhag kriterlerinin, insan haklarına riayetin, aralık ayında Danimarka'da yapılacak olan zirvede AB'nin genişlemeye ilişkin kararlar almasından önce yerine getirileceğine artık kimse inanmıyor. Zaman çok kısıtlı. Buna rağmen AB, 'Çağdaş Anadolu Partisi'nin temsil ettiği yenilik dalgasına olumlu tepki vermek zorunda. Türkiye, jeostratejik konumu açısından uzun vadede AB için büyük önem taşıyor. ABD için de istikrarlı bir Türkiye son derece önemli. Washington için Ankara, uluslararası terörizm ile mücadelede değişmez bir unsur, ki bu yalnızca Türkiye'nin Afganistan'daki Uluslararası Güvenlik ve Desktek Gücü'nün komutasını üstlenmesinden kaynaklanmıyor. Türklerin büyük bir çoğunluğunun ABD'nin komşu Irak'a darbe indirmesine karşı olmasına rağmen, Irak'taki Saddam Hüseyin rejimine karşı planladığı askeri harekatta da ABD'nin Boğaz'daki ülkeye çıkış üssü olarak ihtiyacı var. Avrupa ve ABD Türkiye'yi planlanan reformlar konusunda aktif bir şekilde desteklemek zorunda, Boğaz'daki bir kaosun kimseye yararı dokunmaz."
İRAN BASINI: Tahran Radyosu'nun (15/07) "Türkiye'de Siyasi Kriz Devam Ediyor" başlığıyla 14 Temmuz Pazar günü saat 14:00 ana haber bülteninin sonunda yayımlanan Haber Araştırma ve Yorum Grubu Uzmanı Fathi'nin Türkiye'deki son gelişmelerle ilgili şu yorumuna yer verilmiştir: "Türkiye'deki gergin durum devam etmektedir. Son gelişmeler de, Türkiye'deki karmaşık durumun büyüdüğünü göstermektedir. Dışişleri Bakanı istifa etmiş ve Başbakan da yeni Dışişleri Bakanını atayarak, Türkiye'deki siyasi karmaşıklığın artmasına neden olmuştur. Yeni Dışişleri Bakanı, AB'ye kötümser bir şekilde bakmakta ve Kuzey Kıbrıs konusunda, daha çok hassasiyet göstermektedir. Bu konu, birçok kişinin, yeni Dışişleri Bakanı'nın kısa bakanlık süresi içerisinde Türkiye-AB ilişkilerinin kötüye gideceğini söylemesine neden olmuştur. Ayrıca, istifa eden Dışişleri Bakanı'nın eski Başbakan Yardımcısı ve ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı (tabii ki ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı henüz partideki resmi faaliyetlerine başlamamıştır ve belki de Bakan olduğu için partiye girmeyecektir) ile kurduğu yeni parti, Türkiye için yeni bir görüş açısı getirmemiştir. Bu partinin, DSP'nin devamı olduğu görülmektedir. DYP ve ANAP'ın siyasi ve ekonomik konulardaki görüşlerinin birbirine yakın olduğu ve sadece liderleri arasında görüş ayrılığının bulunduğu gibi, eski Dışişleri Bakanı İsmail Cem'in de, Ecevit'le görüş ayrılığının bulunması onu yeni bir parti kurmaya teşvik etmiştir. İsmail Cem'in kurduğu parti ile Ecevit'in partisi arasında sadece bu konuda görüş ayrılığı bulunmaktadır. Ayrıca, Başbakan Ecevit'in iktidarda kalması, istifa etmeme konusundaki ısrarcılığı ve bir gün erken seçimlere gitmek için hazır olduğunu belirtmesi ve başka bir gün Başbakanlığı sürdürmede ısrar etmesi, Türkiye'deki kriz ve siyasi gerginliğin devam etmesine neden olmaktadır. Türkiye'de erken seçimlere gidilmediği ve partiler bir koalisyon hükümeti çerçevesinde yeniden bir araya gelmediği sürece, Türk hükümeti krizi atlatamayacaktır."
İTALYA BASINI: Corriere Della Sera gazetesinin (15/07) "Türkiye'nin Seçim Yapması Gerekiyor... Avrupa'ya Giriş Sınavları Çok Yakında" başlıklı ve Antonio Ferrari imzalı yorumunda, Türkiye'deki son gelişmelerle ilgili olarak "Türkiye'nin iki ruhu arasındaki çatışma asla bu kadar açık olmamıştı. Avrupalı mı, Avrupa karşıtı mı; Batılı mı, Doğulu mu olmak? Birincisi büyük reformcu Atatürk'ün hayallerinin izinde ilerlemek isteyen, ikincisi ise değişmek istemeyen ruh" şeklinde bir değerlendirme yapılmaktadır. Bugüne kadar AB yolunda yapılanlar ve yapılamayanların dile getirildiği yorumda, şu ifadelere de yer verilmektedir: "Çelişkiler, gittikçe daha karmaşık bir hal alan ve stratejik olarak çok önemli olan bu ülkenin seviyesinde asla olmayan siyasi bir gelişimin nedeni oldu. Seçeneklerin gerekliliğe dönüşmeye başladığı şu anda sorun, azınlığa ait bir görüşü çoğunluğun isteğine çevirebilmek. Bu, düşünülenden çok daha kolay olabilir çünkü sivil toplum, refahın ve saadetin sadece AB'ye giriş ile sağlanabileceği konusunda artık ikna olmuş durumda. Ancak bu yürüyüşü hızlandırmak için sadece seçkin bir diplomat olan Cem'in, değerli ekonomist Derviş'in ve deneyimli siyasetçi Özkan'ın çabaları yeterli değil. Partilerin yenilenmesi, ekonomik kalkınma ve tabiatıyla Atatürk tarafından Cumhuriyeti korumakla görevlendirilen ordunun etkisi konularına ilişkin bazı düğümlerin çözülmesi gerekiyor. Birçok kişi, askerlerin, ülkenin siyasi dengeleri üzerinde, geçmişte olduğu kadar ağırlıklarını hissettirmediklerine inanıyor. Ancak Avrupa Birliği seçeneğinin, askerlerin rolünde azaltma yapılmasını gerektireceği ve bunun bazı generallerin hoşuna gitmediği söyleniyor. Sonuç olarak bu, çok kritik bir kriz, hatta hızla çözümlenmesi faydalı olan bir kriz. Avrupa sınavı gittikçe yaklaşıyor."
YUNANİSTAN BASINI: Elefterotipia gazetesinin (15/07) "Türkiye, Ordunun ve Batının Kutsamalarıyla Krizde" başlıklı ve Mihalis Moronis imzalı yorumunda, Türkiye'de yaşanan son gelişmelerin Türk-Yunan ve AB-Türkiye ilişkileri üzerindeki etkileri ele alınmaktadır. Türkiye'de, uzun süreden beri beklenen krizin sonunda ortaya çıkmasının, Atina'nın son yıllarda Ankara'ya karşı uyguladığı politikanın doğru yönde olduğunun bir delili olarak gösterilebileceği belirtilmekte, Türkiye'nin AB'ye üyeliğini desteklemenin, Avrupa'ya yakınlaşmak isteyen reformcular ve AB'ye yakınlaşmanın Türkiye'nin parçalanmasına yol açacağı görüşünde olan Neo-Kemalistler olarak ikiye ayrılmalarına neden olduğu ifade edilmektedir. Öte yandan, Türk-Yunan yakınlaşması aleyhtarlarının komşu ülkedeki belirsizlikten ve milliyetçi güçlerin kuvvet kazanmasından dolayı, krizin Ege ile Kıbrıs'a ihraç edilmesi tehlikesini artırdığını iddia ettiği, bu yüzden de, yatıştırıcı politika olarak nitelendirdikleri Yunan politikasının değişmesi gereğini vurguladıklarına işaret edilen yorumda, görüşlerinin doğru yönde olduklarını kanıtlamak amacıyla da, yeni Dışişleri Bakanı "şahin" Şükrü Sina Gürel'in, Türkiye'nin AB üyeliğinden yana olduğu, ancak özellikle "Kıbrıs konusunda ödün vererek değil, Türkiye'nin çıkarlarının göz önünde tutulmaları şartıyla" bunun mümkün olabileceği şeklindeki açıklamasını da gösterebilecekleri kaydedilmektedir. Bu yeni gelişmelerin kaygı uyandırdığı iddia edilen yorumda, yetkililerin değerlendirmeleri aktarılmakta ve şu ifadelere yer verilmektedir: "Türkiye'de durum, krizin aşılması yönünde ordunun oynayacağı role, krizin nasıl sona ereceğine, uluslararası faktörün, özellikle de AB'nin takınacağı tavra bağlıdır. Komşu ülkedeki Avrupa yanlısı güçlerin dışarıdan desteklenmesi çabaları açıkça belli oluyor, ancak bu çabalar şartsız sarfedilmiyor; Washington ile AB, reformlara devam edilmesinin, aynı zamanda da Helsinki kararlarına uyum sağlamanın gerekli olduğunu açıkça vurguluyor."
ESKİ SAYILAR |