12/09/2002                       

                                   

          ANKARA, 12/09(BYE)--- Yabancı basın-yayın organlarında  11 Eylül 2002 tarihinde yayımlanan, Türkiye-AB ilişkilerine  yer verilen haber ve yorumlarda şu hususlara değinilmektedir:

 

            ALMANYA BASINI: 

            Frankfurter Rundschau gazetesinin (11/09) "Yılmaz,  Koalisyon Ortağına Güvenmiyor" başlıklı ve Gerd Höhler imzalı  haberinde, son iç siyasi gelişmeye yer verilmekte, muhafazakar  koalisyon ortağı ANAP'ın lideri ve Başbakan Yardımcısı Mesut  Yılmaz'ın, Ankara'da yaptığı açıklamada, koalisyonun seçimlere  kadar devam edip etmeyeceği konusunda "ciddi kuşkuları"  olduğunu söylediği ve bunun da siyasi krizi tırmandırdığı  ifade edilmektedir. Yılmaz'ın bu davranışıyla, Türkiye'nin  AB'ye giden yoldaki engellerini bertaraf edecek olan çok  sayıdaki reform kararına karşı, MHP'nin Anayasa Mahkemesi'ne  itiraz etmesine duyduğu tepkiyi gösterdiğine işaret edilen  haberde, Yılmaz'la görüşmesinin ardından açıklama yapan  Başbakan Ecevit'in ise, koalisyonun durumunun belirsiz  olduğunu söylediği aktarılmaktadır. Gözlemcilere göre,  ANAP'ın koalisyonu terk etmesi ve eski hükümet ortaklarına  karşı muhalefetin verdiği gensoru önergesini desteklemesinin  mümkün olduğu ileri sürülen haberde, yeni bir hükümetin  oluşumuyla ilgili görüşmelerin yapıldığı, bunun yanında  koalisyon ortaklarının baraj tehdidi altında oldukları  iddiasına da yer verilmektedir. 

            Aynı konu, Süddeutsche Zeitung'un (11/09) "Ankara'da  Yeni Koalisyon Krizi: Yılmaz Geri Çekilmekle Tehdit Ediyor"  başlıklı ve Christiane Schlötzer imzalı yazısında da ele  alınmaktadır.

 

            ERMENİSTAN BASINI: 

            Asbarez gazetesinin (11/09) "AB, Türkiye'nin Ermenistan  Ablukasını Kınadı" başlıklı internet'ten sağlanan yazısında,  Ermenistan ve Avrupa Birliği (AB) milletvekilleri arasında  10 Eylül günü yapılan toplantı sırasında AB milletvekili  Demetrio Volcic'in, Türkiye'nin Ermenistan ablukasını  kınayarak bunun, Türkiye'nin AB'ye girmesine engel teşkil  ettiğini belirttiği bildirilmektedir. AB-Ermenistan  Parlamenter İşbirliği Komisyonu Başkan Yardımcısı Vocic'in,  bu sorunun, AB güvenliği çerçevesinde çözümlenmesi gerektiğini  söylediği belirtilen yazıda, Volcic'in bu açıklamalarının,  ARF parlamento grubu başkanı Agvan Vardanyan'ın bölgesel  işbirliğini konu alan raporuna bir cevap niteliğinde olduğuna  işaret edilmektedir. Yazıda, Komisyon'un, Ermenistan'daki  siyasi reform ve çözüm bekleyen Dağlık Karabağ anlaşmazlığı  da dahil olmak üzere geniş bir alanı kapsayan konuları ele  aldığı bildirilmektedir.

 

            İNGİLTERE BASINI:

             Finacial Times gazetesinin (11/09) "Seçim Karmaşası  Türk Piyasalarını Vuruyor" başlıklı ve Leyla Boulton imzalı  internetten sağlanan yazısında, Türkiye'deki siyasi  gelişmelerden söz edilmekte, özellikle seçimlerde seçilememe  “korkusuyla” seçimlerin ertelenmeye çalışıldığı ileri  sürülmektedir. Konuyla ilgili olarak artan spekülasyonların,  ülkenin “istikrarsız” mali piyasalarında düşüş yaşanmasına  neden olduğu bildirilen yazıda, Türkiye'nin Avrupa Birliği  ilişkilerinden sorumlu olan Başbakan Yardımcısı Mesut  Yılmaz'ın, üç partili hükümetten “çekilme tehdidinin” mevcut spekülasyonları daha da körüklediği ifade edilmektedir.  Yılmaz'ın, koalisyonun aşırı sağcı kanadı Milliyetçi Hareket  Partisi'nin (MHP) son dönemde onaylanan insan hakları  reformlarının iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurma  kararından söz ettiği belirtilen yazıda, Yılmaz'ın, Meclis'te  temsil hakkı elde edebilmek için gerekli olan yüzde 10'luk  barajı aşamama iddiasına yer verilmektedir. Cumhurbaşkanı,  “etkili” silahlı kuvvetler, “istikrarsız” mali piyasalar ve  son yapılan kamuoyu araştırmasına göre, seçmenlerin  yüzde 95'inin, hala seçimlerin öngörüldüğü üzere kasım ayında  yapılmasını istediği belirtilen yazıda, uzmanların, "Erteleme  bir felaket olur" ve ertelemenin, IMF destekli ekonomik  kurtarma programı için daha çok belirsizlik yaratmaktan başka  bir işe yaramayacağı, seçimlerin planlandığı gibi yapılacağı,  "Çünkü siyasetçilerin, seçmenlerin bir ertelemenin bedelini  onlara ödeteceğini çok iyi bildikleri" şeklindeki  açıklamalarına yer verilmektedir.

             Aynı konu, Reuter'in (11/09) "Türkiye Yeni Hükümet  Çağrıları İle Siyasi Karışıklık İçine Giriyor" başlıklı ve  Ayla Jean Jackley imzalı haberinde de ele alınmaktadır.

             Reuter'in (11/09) "Yunanistan, AB'nin Makedonya Görevi  İçin Geçici Bir Anlaşmaya Varmaya Çalışıyor" başlıklı ve  John Chalmers imzalı bir diğer haberinde, Yunanistan'ın,  NATO ve Avrupa Birliği arasında, 15 ülkeden oluşan bloğun  acil müdahale gücünün bu yıl, Makedonya'da barışı korumak  için bir başlangıç oluşturacak "geçici" bir anlaşmanın  yapılması yönünde çağrıda bulunduğu bildirilmektedir.  Yunanistan Savunma Bakanı Yannos Papandoniou'nun, AB'nin  NATO askeri planlamasına katılımını garanti altına alan  anlaşmanın, Makedonya'daki savunma ittifakının barış gücü  görevinin 26 Ekim'de son bulmasından önce yapılması ihtimali  olmadığını söylediği belirtilen haberde, Papandoniou'nun,  Avrupa Parlementosu Komitesi'ne, "Bu yılın sonuna kadar NATO  ile olan ilişkilerimizde değişiklikler konusunda geçici  olarak görüşmemiz gerektiğini düşünüyoruz. Eski Makedonya  Yugoslav Cumhuriyeti'ndeki görevi ertelemek açıkça yanlış  olacaktır, çünkü NATO ile olan değişikliklerimizi  tamamlamadık" dediği aktarılmaktadır. Yunanistan'ın konu  hakkındaki görüşünün, şu anda kısmen AB'nin yeni kurulan  Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikasına başkanlık ettiği,  kısmen de Türkiye'yle olan rekabetinin NATO'yla olan  ilişkiler konusunda bir anlaşmaya varılmasını engellediği  için büyük ölçüde önem taşıdığı ifade edilen haberde, şu  ifadelere de yer verilmektedir: “AB'nin 60 bin güçlü acil  müdahale gücünün önümüzdeki yıldan itibaren tamamen işlevsel  olması bekleniyor. Ancak, NATO üyesi olan ve on yıldan fazla  bir süredir AB'nin kapısını çalan Türkiye, güçte söz sahibi  olmak istiyor. Her iki bloka da üye olan Yunanistan,  geleneksel düşmanının AB karar organında yer almasını  istemiyor. Bölünmüş Kıbrıs'ın kaderi konusunda uzun zamandan  beri tartışma yaşayan iki Egeli komşu, 1996 yılında neredeyse  savaşa giriyordu... Papandoniou, 3 Kasım'da seçime gidecek  olan Türkiye'nin siyasal istikrarsızlık sürecine doğru  ilerlediğini ve NATO'nun Makedonya görevi bitmeden önce bir  AB-NATO anlaşması konusundaki görüşmeleri tamamlayacak konumda  olmadığını söyledi... AB Ortak Güvenlik ve Dış Politika şefi  Javier Solona, kısa bir süre önce, bloğun kasım sonlarına ya  da bu yılın sonuna kadar Makedonya görevini devralması  konusundaki anlaşmayı erteleyebileceğini söyledi. NATO,  Makedonya hükümeti bu yönde bir talepte bulunsa bile,  görevini ertelemeye dair hiçbir planının olmadığını söylüyor.”

 

            Aynı konuya, AFP'nin (11/09) "Yunanistan, Makedonya'daki  Avrupa Gücü Konusunda Ülkesinin Başı Çekmesini Öneriyor"  başlıklı haberinde de yer verilmektedir.

 

            İTALYA BASINI:

             Il Sole 24 Ore'nin (11/09) “Ankara'da Hükümet Partileri  Arasında Yeni Tartışmalar... Türkiye'nin Gayrisafi Milli  Hasılası İyi, Türk Lirasının Durumu İse Kötü” başlıklı  haberinde, son siyasi gelişmenin, ekonomiyi de olumsuz  etkilediği ve borsanın değer kaybetmesine yol açtığı ifade  edilmektedir. Yaşanan sarsıntıya, “milliyetçi parti ile  anlaşmazlıkları nedeniyle koalisyondan ayrılma tehdidinde  bulunan modern ve AB yanlısı bir partinin lideri olan  Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz'ın neden olduğu” ileri  sürülen haberde, bu nedenle, “Devlet İstatistik Enstitüsü'nün  açıkladığı, 2002 yılı ikinci üç aylık gayrisafi yurtiçi  hasılasına ilişkin verilerin geri planda kaldığı, gayrisafi  yurtiçi hasılanın geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,2  oranında büyüdüğü, bu sonucun, ekonominin canlanma aşamasında  bulunduğu konusunda hiç şüphe olmadığını ortaya çıkardığı” kaydedilmektedir. Türk ekonomisinden gelen bu iyi haberlerin,  geçen yıl 3,9 milyar euro kotasında kalan (2000 yılındaki  4,65 milyar euroluk ihracata göre net bir düşüş görünüyor)  İtalyan ihracatına da yansıması gerekliliği dile getirilen  haberde, şöyle denilmektedir: “Ekonomi tekerine siyaset yine  çomak sokabilir. Nitekim, Başbakan Yardımcısı ve Anavatan  Partisi lideri Mesut Yılmaz tarafından dün yapılan hükümetten  ayrılma tehdidi, 3 Kasım erken seçimlerinin ertelenmesine  neden olabilir. Yılmaz'ın bu açıklaması, MHP lideri Devlet  Bahçeli'nin, geçenlerde onaylanan ve aralarında idam  cezasının kaldırılması ile Kürtçe yayın hakkının da bulunduğu  reformların iptal edilmesi için Anayasa Mahkemesi'ne  başvurmaya karar vermesinden sonra geldi. Yılmaz'la  görüştükten sonra açıklama yapan Başbakan Ecevit, 'siyasi  durumun karışık olduğunu, ancak ülkenin kaosa sürüklenmesini  engellemek için istifa etmeyeceğini' vurguladı. Yılmaz'ın bu  hareketinin seçimlere yönelik hedefleri var; yani bu şekilde,  bir taraftan AB taraftarı vatandaşların oylarını kazanırken  diğer taraftan da seçim listelerinin alt sıralarında  kaldıkları için hayal kırıklığına uğrayan milletvekillerini  etkileyeceği açıktır. Parlamento'nun yeniden toplanacağı  1 Ekim tarihi bize, hükümetin 3 Kasım tarihine kadar hayatta  kalıp kalmayacağını gösterecek.”

     

 

 

ESKİ SAYILAR