|
16/09/2002
ANKARA, 16/09(BYE)--- Yabancı basın-yayın organlarında 13-14-15 Eylül 2002 tarihinde yayımlanan, Türkiye-AB ilişkilerine yer verilen haber ve yorumlarda şu hususlara değinilmektedir:
ALMANYA BASINI: Frankfurter Rundschau gazetesinin "Başbakan Yardımcısı Seçimleri Ertelemek İstiyor" başlıklı ve Gerd Höhler imzalı yazısında, Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz'ın seçimin ertelenmesi isteğini belirttiği açıklamasına yer verilmekte, Yılmaz'ın, Türkiye'nin bu şekilde, 13-14 Aralık tarihlerinde Kopenhag'da yapılacak AB zirvesine kadar diğer reformları da uygulamaya koymaya konsantre olabileceği görüşünde olduğu ifade edilmektedir. Türkiye'nin, AB Konseyi toplantısından, katılım müzakerelerinin başlatılacağına dair söz almayı beklediğine dikkat çekilen yazıda, Başbakan Yardımcısı olarak AB ile ilişkilerden de sorumlu olan Yılmaz'ın, AB üyeliğinin kararlı savunucularından biri olarak görüldüğü, “sağ milliyetçilerin” ise, ülkenin AB üyeliğinin gerçekleşmesi umuduyla gerçekleştirilen reform yasalarını Anayasa Mahkemesi yoluyla iptal ettirmek istedikleri kaydedilmektedir. Yazıda, ayrıca, Yılmaz'ın seçimi erteleme önerisinin arkasında, parti siyasetine dayanan nedenlerin de yattığı iddia edilmektedir.
AVUSTURYA BASINI: Die Presse gazetesinin (13/09) "Ankara, AB Nedeniyle Seçimleri Ertelemek İstiyor" başlıklı haberinde, Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz'ın, ülkesinin AB üyeliğine girme gayretlerini göz önünde bulundurarak, 3 Kasım olarak belirlenen erken seçimin ertelenmesi isteğini dile getirdiği bildirilmektedir. Haberde, seçimin, Kopenhag'daki AB Zirvesi'nden sonra aralık ayı ortalarında yapılmasının "sağlıklı bir çözüm" olacağını söyleyen Yılmaz'ın, Meclis'in de bu süreyi Avrupa Birliği tarafından talep edilen reformları uygulamak için kullanması gerektiğini belirttiği aktarılmaktadır.
BELÇİKA BASINI: Knack dergisinin (13/09) "Adaletin Büyük İstekleri" başlıklı ve Ann Peuteman imzalı haberinde, reform yasası kapsamında ölüm cezasının kaldırılması ve bu bağlamda aşırı solcu militan Fehriye Erdal'ın iade edilmesi konusu ele alınmaktadır. Reform yasasının kabul edilmesiyle Ankara'nın, Avrupa Birliği'ne girişini kolaylaştırmayı ümit ettiğine işaret edilen haberde, Avrupa'nın, yasaların yürürlüğe girip girmediğini görmek ve Kıbrıs sorununun çözümünü beklemek isteği nedeniyle hala çekinceli hareket ettiği vurgulanmaktadır. Adalet Bakanı Marc Verwilghen'in Sözcüsü Joannes Thuy'un, Fehriye Erdal'ın Türkiye tarafından iade edilmesi isteğinin, şu anda incelendiğini ve ölüm cezasının kaldırılmasının gerçekten yürürlüğe girip girmediğinin incelenmesi gerektiğini belirttiği, bu incelemenin sona erdiğinde, Bakanlığın iade konusunda bir karar vereceğini söylediği belirtilen haberde, böylece Belçika'nın, Eylül 1999'dan bu yana ülkesinde bulunan ve hükümet çevreleri için sürekli bir rahatsızlık konusu olan genç kadından kurtulacağı ifade edilmektedir.
ÇEK CUMHURİYETİ BASINI: RFE/RL (Radio Free Europe/Radio Liberty) radyosunda (13/09) "Türkiye'de Koalisyon Ortakları Birbirine Kılıç Çekti... Bütün Neden İnsan Hakları mı?" başlığı ve Jean-Christophe Peuch imzasıyla yayımlanan internetten sağlanan yazıda, Türkiye'de yaşanan siyasi gelişmelerden söz edilmekte, koalisyon ortakları arasında Avrupa Birliği'ne giriş için gerekli olan son yasa değişiklikleri konusunda ortaya çıkan anlaşmazlığın, seçimin ertelenmesini gündeme getirdiğine dikkat çekilmektedir. MHP lideri ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli'nin, Ankara'nın Avrupa Birliği'ne üyelik sürecini hızlandırmak amacıyla çıkarılan insan hakları reform paketini 9 Eylül günü Anayasa Mahkemesi'ne götürmesiyle “patlak verdiği” ifade edilen yazıda, dilekçesini Anayasa Mahkemesi'ne sunmadan önce basın mensuplarına hitaben kısa bir konuşma yapan Bahçeli'nin, Avrupa Birliği'ni “aşağılayarak”, "Parlamento, Avrupa Birliği uyum yasalarının üyelik görüşmeleri için bir takvim almak ve (Görüşmelerin başlaması için) bu yıl içinde bir tarih belirlemek umuduyla alelacele kabul etmiştir" dediği aktarılmaktadır. AB'nin, önümüzdeki ay 13 aday ülkenin kaydettikleri ilerlemeleri gözden geçirdikten sonra Aralık ayındaki ilk genişleme dalgasına hangi ülkelerin davet edileceğini kararlaştıracağı, 5 Eylül günü de Türkiye'ye üyelik görüşmeleri için bir tarih belirlemeden önce reformların ne şekilde uygulandığını görmek amacıyla bekleneceğini bildirdiğine işaret edilen yazıda, 15 üyeli bloğun ayrıca Ankara'nın AB'ye katılmadan önce Kıbrıs sorununun çözümlenmesi ve “Türkiye'deki güçlü generallerin iç politikadaki etkinliklerinin azaltılmasını” talep ettiği kaydedilmektedir. AB'nin kararının Türkiye'deki siyasi yapıyı da etkileyeceği ifade edilen yazıda, Yılmaz'ın açıklamalarının hükümet üyeleri arasında bir krize yol açtığı dile getirilmektedir. Türkiye'nin iç ve dış sorunlarının yoğun ve sıkıntılı bir dönemde olduğuna dikkat çekilen yazıda, erken seçimin ertelenmesinin bu sorunları daha karmaşık hale getirdiğine inanan Cumhurbaşkanı Sezer, Başbakan Ecevit ve ordunun da seçim ertelenmesi fikrine karşı olduklarına işaret edilmektedir.
İNGİLTERE BASINI: Reuter'in (13/09) "Türkiye Seçimlerin Ertelenmesi Yönünde Yeni Bir Hareketle Karşı Karşıya" başlıklı ve Ralph Boulton imzalı haberinde, son siyasi gelişmelerden söz edilmekte, erken seçimin ertelenmesi olasılığı nedeniyle büyük ve ani bir siyasi hareketlenmenin başladığı ifade edilmektedir. Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz'ın açıklamalarıyla gündeme gelen erken seçim kararının ertelenmesi fikrinin ekonomik açıdan da piyasalarda hareketlenmeye yol açtığı belirtilen haberde, Türkiye'nin AB üyelik girişimini, seçim kampanyasının “köşe taşı yapan” Yılmaz'ın, seçimlerin 15 Aralık'a dek ertelenmesinin, insan hakları reformlarının hayata geçirilmesi için baskı oluşturacağını ve 12 Aralık tarihinde yapılacak AB Zirvesi'nden somut bir teşvik almak için zaman kazandıracağını söylediğine işaret edilmektedir. Yılmaz'ın, AB'den gelecek cömert bir yanıtın, siyasi kariyerini güvence altına alabileceği hesabı yaptığı ileri sürülen haberde, anketler ve kamuoyu araştırmalarında, birçok partinin yüzde 10 barajının altında kalması kaygısından söz edilmektedir. Parlamento'nun bir süre önce barış zamanında idam cezasının kaldırılması ve Kürt dilinin kullanımı üzerindeki kısıtlamaları hafifletmeyi öngören bir dizi reform yasasını onayladığı, Ankara'nın, AB Kopenhag Zirvesi'nden üyelik görüşmeleri için bir başlangıç tarihinin çıkmasını beklediği, AB yetkililerinin ise, bunun ancak tüm insan hakları reformlarının uygulamaya sokulduğunda mümkün olabileceğini söylediklerine dikkat çekilen haberde, AB'nin Genişlemeden Sorumlu Yüksek Komiseri Gunther Verheugen'in, "Bugün diyebilirim ki, Mesut Yılmaz gibi, Türkiye'deki reformist Avrupa yanlısı güçlere yardım edecek cesaretlendirici bir işaret verilecektir" şeklindeki sözleriyle ilk kez diye ümitvar konuştuğuna işaret edilmektedir.
ÖZBEKİSTAN BASINI: Mahiyet gazetesinin (13/09) "Türkiye'de Hükümet Krizi" başlıklı haberinde, MHP'nin, ağustos ayında anayasada yapılan değişikliklerin iptali amacıyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurmasıyla birlikte bir hükümet krizinin gündeme geldiği belirtilmekte, bu başvurunun ardından, koalisyonun diğer ortağı ANAP'ın lideri Mesut Yılmaz'ın oldukça sert açıklamalarda bulunduğu bildirilmektedir. Yılmaz'ın, MHP'nin, ülkenin AB üyeliğine engel olduğunu, DSP lideri ve Başbakan Bülent Ecevit'in istifa etmesi gerektiğini ileri sürdüğü aktarılan haberde, gözlemcilere göre önümüzdeki seçimlerde Yılmaz'ın kendi oy oranını yükseltmeyi amaçladığı, çünkü seçim sonrası kurulacak yeni hükümette yer almalarının çok zor göründüğü ileri sürülmektedir. Başbakan Bülent Ecevit'in seçimlere iki ay kala yeni hükümet kurulmasının yanlış bir adım olacağını açıklamasıyla birlikte Yılmaz'ın zor duruma düştüğü ifade edilen haberde, “Mesut Yılmaz ise, AB'ye üyeliğin Türkiye'nin 40 yıllık arzusu olduğunu, MHP gibi düşünen siyasi partilerin davranışlarına müsamaha göstererek, bu arzunun, gerçekleşmeyen bir ukdeye dönüşmesinin günah olduğunu bir kez daha yineledi. Yılmaz'a göre, AB düşüncelerini destekleyen partilerden oluşan yeni bir hükümetin kurulması gerekiyor” denilmektedir.
ESKİ SAYILAR |