30/09/2002                       

                                                                
          

 

            ANKARA, 30/09(BYE)--- Yabancı basın-yayın organlarında  27-29 Eylül 2002 tarihlerinde yayımlanan, Türkiye-AB  ilişkilerine yer verilen haber ve yorumlarda şu hususlara  değinilmektedir:

 

            ABD BASINI: 

            Washington Times gazetesinin (27/09) "Türkiye Eylem  Tehdidini Sıklaştırdı" başlıklı Andrew Borowiec imzalı  internetten sağlanan yazısında, Kıbrıs sorunu bağlamında  Türkiye'nin bölgedeki rolü ele alınmaktadır. Türkiye'nin,  Kıbrıs konusundaki "tehditlerini" ve "bu Akdeniz adasının  Yunanca konuşulan bölgesini" üyeliğe kabul ettiği takdirde  bölgede sorun çıkacağı yönünde Avrupa Birliği'ne yaptığı  uyarıları sıklaştırdığı belirtilen yazıda, söz konusu  tehdidin, Irak'a olası bir saldırının sonuçları konusunda  Doğu Akdeniz'in duyduğu endişenin sürdüğü bir sırada gündeme  getirilmesine dikkat çekilmektedir. Irak'a karşı planlanan  bir ABD saldırısında üslerinin  kullanılmasına izin vermesi  beklenen Türkiye'nin, Kıbrıs'ın, kuzeydeki Kıbrıs Türk  devleti dışarıda bırakılarak Avrupa Birliği'ne kabul edilmesi  konusuyla daha çok meşgul göründüğüne işaret edilen yazıda,  Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aytaç Yalman'ın Kıbrıs'a  yaptığı ziyaret sırasında, "Kıbrıslı Rumlara AB üyeliği  vermek Kıbrıs'ta ve Doğu Akdeniz'de barış ve istikrarı  bozacaktır. Bu, Doğu Akdeniz'i daimi bir güvenlik krizinin  içine çekecektir" şeklindeki sözlerine yer verilmektedir.  Yazıda, Türkiye'nin eski Dışişleri Bakanlarından Mümtaz  Soysal'ın daha sert bir açıklama yaparak, Avrupa Birliği  Kıbrıs'ı kabul ettiği takdirde savaş çıkacağı uyarısında  bulunduğu kaydedilmekte, KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş ve Kıbrıs  Rum lideri Glafkos Kleridis arasında  yapılan son görüşmelerde,  BM yetkililerinin "temkinli iyimserliğine" rağmen bir ilerleme sağlanamadığı hatırlatılmaktadır.

 

            BELÇİKA BASINI:           

            Le Vif/L'Express dergisinin (27/09) "AB Mayın Tarlasında"  başlıklı ve Olivier Rogeau imzalı haberinde, AB'nin genişlemesi  ele alınmakta, Onbeşlerin genişleme müzakerelerini yıl sonunda  tamamlamaya karar verdiği, ancak, Almanya'da yapılan genel  seçimlerden sonra engellerin çoğalmaya başladığı ifade  edilmektedir. Almanya'da yapılan seçimlerden sonra AB'nin,  tarihinin en birikmiş sorunları ile karşı karşıya kaldığı  belirtilen haberde, aralık ayına kadar dönem başkanlığını  yürüten Danimarka'nın, bu süre içinde üyeliğe aday on ülke  ile müzakereleri tamamlamak istediği, bunu "önceliklerin  önceliği" olarak tanımlayan dönem başkanlığının, AB'ye üyelik kriterlerinin 1993'te Kopenhag'da belirlendiğini ve üyelik  görüşmelerinin 2002 yılı sonuna kadar bitirilmesi gerektiği  kararının da uzun süre önce alındığını hatırlattığı  kaydedilmektedir. AB'nin gündeminin oldukça yüklü ve Orta  Doğu çatışması ile Irak'a saldırı gibi sıcak konulara uzak  kalamayacağı vurgulanan haberde, en büyük sorunun, genişlemenin  getireceği mali yük olduğu dile getirilmektedir. Kıbrıs'ın  yeniden birleşmesi sorununun da üye adayları ile görüşmeleri  zorlaştırdığı belirtilen haberde, Yunanistan ve Türkiye'nin  konuya olumsuz yaklaşımı da ifade edilmekte ve şöyle  denilmektedir: "Bölünmüş bir adayı üyeliğe kabul etmek ise,  Birlik içine bir saatli bomba yerleştirmek anlamına gelebilir  ve Türkiye ile ilişkilerde ciddi sonuçlar yaratabilir. Kesin  olan tek şey var: Diplomatlar, Ankara'da yeni bir hükümeti  iktidara getireceği düşünülen 3 Kasım seçimlerinden önce bir  çözüm  beklemiyorlar."

 

            FRANSA BASINI: 

            AFP'nin (27/09) "Türkiye: AB, Kıbrıs Sorununu Çözmek İçin  'Olumlu Bir Rol Oynamadı'" başlıklı haberinde, Dışişleri Bakanı  Şükrü  Sina Gürel'in Kopenhag'ta yaptığı açıklamada, Avrupa  Birliği'nin, AB'ye aday ülkelerden biri olan Kıbrıs ile ilgili  olarak yaşanan anlaşmazlığın çözümü yönünde olumlu bir rol  oynamadığını ifade ettiği bildirilmektedir. Bakan Gürel'in,  Danimarkalı mevkidaşı Per Stig Moeller ile görüşmesi sonrasında  basına açıklamada bulunurken, "Avrupa Birliği cesaret vermedi;  tersine, Kıbrıslı Rumların sorunun çözümü konusunda gerçek  anlamda girişimde bulunma cesaretlerini kırdı. Kıbrıs Rum  Kesimi herhalükarda AB'ye gireceğini biliyor ve bunun  içindir ki, çözüm bulmaya çalışmıyor. Ancak, bu görüşme,  BM himayesinde Kıbrıslı Rumlar ve Türkler arasında mevcut  görüşmeler konusundaki birçok yanlış anlamanın giderilmesine  imkan tanıdı" dediği aktarılan haberde, Moeller'in, aynı  basın toplantısı süresince, AB'ye yönelik bu eleştiriler  hakkında yorum yapmak istemediği, aralıkta Kopenhag'ta  yapılacak Avrupa zirvesinde Kıbrıs'ın üyeliği konusunda  bir karar alınmadan önce Kıbrıs sorununun  çözümlenmesini  umduğunu belirttiğine işaret edilmektedir. Türkiye'nin AB  üyesi olma özlemine de değinen Dışişleri Bakanı Gürel'in,  Avrupa'nın genişlemesi konusundaki görüşmelerin bir sonraki  etabında ülkesinin adaylığının incelenmesini hak ettiğini  vurguladığı belirtilen haberde, Bakan Gürel'in, 2003'te  Türkiye'nin AB ile müzakerelere başlaması yönündeki umudunu  da dile getirdiği aktarılmaktadır.

 

            YUNANİSTAN BASINI: 

            Elefterotipia gazetesinin (28/09) "Avrupa Konseyi'nin  Gözlemci Gönderme Kararına Türkiye Tepki Gösterdi" başlıklı  yorumunda, kasım ayında, Türkiye'de yapılacak seçimleri  izlemek amacıyla, Avrupa Konseyi'nin gözlemci göndermek  istemesinin, Ankara'nın tepkisine yol açtığı belirtilmekte,  ayrıca, Avrupa'nın, Kopenhag Kriterlerini uygulaması yolunda,  Türkiye'ye baskılarda  bulunduğu ifade edilmektedir. AB'nin  Genişlemeden Sorumlu Yüksek Komiseri Verheugen'in, Paris'ten  bir açıklama yaparak, Türkiye'yi, "AB üyesi olmak istediği  taktirde, insan haklarına 'icraatta' da saygı göstermeye"  davet ettiği ve "Durum değişmelidir, kağıtlardaki gerçekler  günlük yaşama yansımalıdır. Türkiye, son bir buçuk yılda  önemli adımlar atmıştır, ancak çözümlenmesi gereken başka  sorunlar da vardır" şeklinde konuştuğuna işaret edilen  yorumda, Verheugen'in, ayrıca, AB tarafından ileri sürülen  siyasi kriterlerin tümünün Türkiye tarafından uygulanmadıkça,  AB-Türkiye arasında üyelik müzakerelerine yol açacak tarihin  belirlemesi konusunun kesinlik kazanamayacağını ve bu konuda  Türkiye'ye ayrıcalık tanınmasının söz konusu olmadığını  vurguladığı aktarılmaktadır. AB-Türkiye arasında, üyelik  müzakerelerinin başlamasına yol açacak tarihin belirlenmesi  talebinde bulunmak amacıyla Avrupa turuna çıkan Dışişleri  Bakanı Şükrü Sina Gürel'in, İngiliz Dışişleri Bakanı Straw'un  soğuk tavrı ile karşılaştığı ileri sürülen yorumda, İngiltere  Dışişleri Bakanı'nın, Türk Dışişleri Bakanı Şükrü Sina Gürel  ile yaptığı görüşmede, Türkiye'nin AB'ye yakınlaşmasından  yana olduğunu söylemesine rağmen, üyelik müzakereleri için  tarih belirlenmesi konusunda herhangi bir görüş ileri  sürmekten  kaçındığına işaret edilmektedir. Fransa Dışişleri  Bakanı'nın da, Gürel ile Paris'te yaptığı görüşmede aynı  tutumu sergilediği belirtilen yorumda, Türkiye'nin reformları onaylamasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Fransa  Dışişleri Bakanı'nın, söz konusu reformların uygulanmasının da  gerektiğini ve AB'nin, 9 Ekim tarihinde, Türkiye konusundaki  görüşlerini açıklayacağını belirttiği aktarılmaktadır.

 

 

 

 

ESKİ SAYILAR