25/10/2002                       

                                

            ANKARA, 25/10(BYE)--- Yabancı basın-yayın organlarında  24 Ekim 2002 tarihinde yayımlanan, Türkiye-AB ilişkilerine  yer verilen haber ve yorumlarda şu hususlara değinilmektedir:

 

            ABD BASINI: 

            AP'nin (24/10) "Almanya Türkiye'nin AB'ye Katılım  Girişiminde 'Olumlu Sonuç' Arayışında" başlıklı haberinde,  Almanya Dışişleri Bakanı Joschka Fischer'in, Türkiye'nin  gerçekleştirdiği reformların üyelik için yeterli olduğu  gerekçesiyle, aralık ayında gerçekleştirilecek AB Zirvesi  öncesinde Almanya'nın destek vereceği vaadinde bulunarak,  "Almanya, Avrupa Birliği'nin Türkiye'nin bloğa girmek için  yürüttüğü uzun süreli talebinde 'olumlu bir sonuca  varmasını' istiyor" dediği bildirilmektedir. Fischer'in,  Türk mevkidaşı Şükrü Sina Gürel ile yaptığı toplantının  ardından muhabirlere, "Kopenhag Zirvesi'nden olumlu bir  sonuç çıkması için elimizden gelen her şeyi yapacağız"  dediğine işaret edilen haberde, Almanya'nın, Danimarka'nın  başkenti Kopenhag'da yapılacak zirvede göstereceği ilerleme  çabalarının, Ankara'nın isteğini karşılayıp karşılamayacağı  konusuna ise bir açıklık getirmediği aktarılmaktadır. Bakan  Gürel'in, Fischer ile görüşmesinin verimli olduğunu ve Alman  Bakanın "Türkiye'nin durumu hakkında olumlu görüşlere sahip  olduğunu" söylediğine dikkat çekilen haberde, Fischer'ın  yorumlarının, AB'nin, Türkiye'ye katılım için yol açmayı  düşündüğü yönündeki belirtileri güçlendirdiği  ifade edilmektedir. 

 

            ALMANYA BASINI: 

            Nürnberger Nachrichten gazetesinin (24/10) "Türkler  Şimdiden Bir Felaket Durumu İçin Plan Hazırlıyor" başlıklı  ve Thomas Seibert imzalı internetten sağlanan yazısında,  müzakere tarihi verilmesi konusundaki Türkiye'nin  tepkilerinden söz edilmekte, özellikle Kuzey Kıbrıs'ın  ilhakı tehdidine dikkat çekilmektedir. Dışişleri Bakanı  Şükrü Sina Gürel'in Berlin temaslarına yer verilen yazıda,  Türklerin, bu hafta Brüksel'de yapılacak AB Zirvesi'nde  olumlu sinyaller almayı ve Aralık ayındaki Kopenhag  Zirvesi'nde de üyelik müzakereleri için resmi bir davet  almayı umduğuna işaret edilmektedir. AB'nin aralık ayında  üyelik müzakerelerine başlamak için Türkiye'ye bir tarih  vermemesi durumunda, Ankara'nın Brüksel'le siyasi  ilişkilerin kesilmesinden Kuzey Kıbrıs'ın işgaline kadar  uzayan birçok seçeneği gözden geçireceği belirtilen yazıda,  ancak bunların uygulanması durumunda AB üyeliği çabalarının  onarılmaz bir zarar göreceği ifade edilmektedir.  Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in, AB üyesi olan  meslektaşlarına Türkiye'nin pozisyonunu resmi bir yazıyla  bildirdiği ve kasım ayında gerçekleşecek NATO Zirvesi  çerçevesinde Avrupalı siyasetçilerle görüşmek niyetinde  olduğu, Dışişleri Bakanı Şükrü Sina Gürel'in, Brüksel  Zirvesi'nden önce Alman hükümetiyle görüşmek için Berlin'e  geçtiği bildirilen yazıda, söz konusu girişimlerin,  Ankara'nın umudunu yitirmediğini gösterdiği  dile getirilmektedir.

            Die Welt gazetesinin (24/10) "ABD'nin Federal Hükümet  Üzerindeki Baskısı Artıyor"  başlıklı haberinde, Dışişleri  Bakanlığı ile Federal Başbakanlığın, Amerikalıların  Almanya'dan siyasi taleplerine ilişkin bir "listenin"  varlığını reddettiği, bu konuya ilişkin gazete haberlerinin  de yalanlandığı bildirilmektedir. Yine de ABD yönetiminin  birçok konuda, Kırmızı-Yeşiller hükümetine baskı yaptığı  ileri sürülen haberde, bu bağlamda, Washington'un,  Türkiye'ye AB üyeliği konusunda yardımcı olmak istediği  belirtilmekte, bunun sebebi de, "yeni bir Irak savaşında  Türkiye, en büyük zararı görecek ülkedir; AB'ye daha fazla  yakınlaşma bunu telafi edebilir" şeklinde açıklanmaktadır.  Haberde, ayrıca, Almanya'nın uzun süreden beri Amerikalılar  tarafından, Türkiye'nin AB'ye üyeliğini zorlayabilecek  belirleyici bir ülke olarak görüldüğü kaydedilmekte, Alman  hükümet çevrelerinden yapılan açıklamalarda, "Türkiye'ye  mütemadiyen tarih verilmemesinin iki yüzlülük olacağının"  belirtildiği ve Berlin'in, tipik bir AB uzlaşması için çaba  gösterdiği vurgulanmaktadır.

            Financial Times Deutschland gazetesinin (24/10) "Berlin  Ankara'ya AB Üyeliğinde Yardım Sözü Veriyor" başlıklı ve  Marina Zapf imzalı yazısında, Almanya Dışişleri Bakanı  Joschka Fischer'le Türkiye Dışişleri Bakanı Şükrü Sina  Gürel'in görüşmesine yer verilmekte, Fischer'in, Türk  meslektaşı ile yaptığı görüşme sonrasında, "AB'nin olumlu  bir sinyal vermesi için elimizden gelen herşeyi yapacağız"  dediğine işaret edilmekte, federal hükümetin, Brüksel'deki  zirvede Türkiye'nin AB üyeliğini desteklemek istediği  ifade edilmektedir. AB'deki diğer ortakların ise Türkiye'yi  oyalamaya şimdilik devam etmek istedikleri, muhtemel uzlaşma  olarak Ankara'ya, yaptığı reformları uygulaması için bir  süre verilmesinin, daha sonra da bir yol haritası  hazırlanmasının söz konusu olabileceğinden bahsettikleri  belirtilen yazıda, Dışişleri Bakanı Gürel'in, böyle bir  çözümü "yetersiz" olacağı gerekçesiyle reddettiği, ayrıca,  2003 yılında müzakerelere başlanmaması halinde Avrupa  Birliği ile ilişkilerin bir krize gireceğini belirttiği  aktarılmaktadır. Bakan Gürel'in, bunun, 1997'de  Lüksemburg'da AB'nin Türkiye'ye adaylık statüsü  vermemesiyle ortaya çıkan ihtilaftan daha ağır olacağını  söyleyerek, "Türkiye Kopenhag siyasi kriterlerini yerine  getirmiştir ve 2003 yılında müzakerelere kesinlikle  başlanacağına ilişkin sözü haketmektedir" dediğine  işaret edilen yazıda, aksi takdirde "göreve gelecek her  yeni hükümetin, Gümrük Birliği de dahil olmak üzere  ilişkileri her bakımdan yeniden gözden geçirmeye kendini  zorunlu hissedecektir" uyarısında bulunduğu ve Türkiye'nin  çıkarları gözetilmeksizin Kıbrıs Rum Kesimi'nin  alınmasının da aynı şekilde ilişkileri etkileyeceğini  söylediği kaydedilmektedir. Yazıda ayrıca, Cumhuriyet  Başsavcısı'nın, Adalet ve Kalkınma Partisi hakkında açtığı  kapatma davasından da söz edilmekte, AB'nin, parti  kapatmaya olumsuz baktığına dikkat çekilmektedir.

 

            FRANSA BASINI: 

            AFP'nin (24/10) "Türkiye'nin AB Üyeliği: Berlin'in Ani  Desteği Şaşırttı" başlıklı ve Isabel Parenthoen imzalı  haberinde, Almanya'nın, Türkiye'nin AB'ye üyelik müzakereleri  için gerekli sürecin başlamasını talep ederek, Kopenhag'da  aralık ayında yapılacak olan Avrupa Zirvesi'nde Türkiye'ye  destek vermesinin şaşkınlık yarattığı bildirilmekte, bu ani  desteğin Amerikan baskısından kaynaklandığı ileri  sürülmektedir. Türk mevkidaşı Şükrü Sina Gürel ile Berlin'de  yaptığı bir görüşmenin ardından yaptığı açıklamada Almanya  Dışişleri Bakanı Joschka Fischer'in, "Alman hükümeti,  Kopenhag Zirvesi sırasında, Türkiye'nin AB'ye girebilmesi  için mümkün olan en olumlu sinyali elde edebilmesi amacıyla  elinden geleni yapacaktır" dediğine işaret edilen haberde,  ayrıca, adının gizli kalmasını isteyen bir üst düzey hükümet  yetkilisinin, Başbakan Gerhard Schroeder'in de, Kopenhag'da  Onbeşler'in bir "müzakerelere başlangıç tarihi" belirlemesini  dilediğini belirttiği aktarılmaktadır.

 

            İNGİLTERE BASINI: 

            Reuter'in (24/10) "AB, Aralık Ayında Türkiye'ye Görüşme  Tarihi Verilmesini Olası Görmüyor" başlıklı haberinde,  Avrupa Komisyonu Başkanı Romano Prodi'nin, Aralık'taki  Kopenhag Zirvesi'nde Avrupa Birliği'ne katılım  müzakerelerinin başlangıcına dair Türkiye'ye bir tarih  verilmesinin mümkün olmadığını söylediği bildirilmektedir.  AB'nin, üyelik için tek Müslüman aday olan Türkiye'nin  görüşmeler başlamadan önce "zayıf" insan hakları sicilini  geliştirmesi gerektirdiğini ileri sürerek, son Avrupa  Komisyonu raporunda Ankara'nın henüz AB standartlarını  tamamıyla karşılamadığı hatırlatılan haberde, Prodi'nin  düzenlediği basın toplantısında, Komisyon'un Türkiye'nin   kriterlerin karşılanmasına yönelik geçirdiği yasalardan  memnuniyet duyduğunu söylediği, ancak bu yasaların yürürlüğe  konulması gerektiğini de vurguladığı aktarılmaktadır.

 

            İTALYA BASINI:            

            Il Sole 24 Ore gazetesinin (24/10) "Türkiye İçin Üç  Bilinmeyen" başlıklı ve Anna del Freo imzalı haberinde,  Türkiye'nin bugün zor bir durumda bulunduğu ifade edilmekte,  "bir yandan önümüzdeki seçimler ve özellikle de muhtemel bir  Irak savaşı konusundaki belirsizlik, öte yandan geçtiğimiz  yıl yaşanan ağır krizden sonra yeni yeni toparlanmaya  başlayan bir ekonominin" yarattığı sıkıntıların varlığından  söz edilmektedir. Ayrıca, Brüksel'den, AB'ye katılım  müzakereleri için bir tarih belirlenmesini beklediği,  söz konusu tarihin, Komisyon'un geçtiğimiz haftalarda aday  ülkelerle müzakerelerin ilerletilmesi vesilesiyle yayımladığı  raporda da yer almadığı hatırlatılan haberde, Türkiye'de  söz konusu sorunlarla ilgili olumlu gelişmelerin de  bulunduğu belirtilmektedir.

            Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girmesinin, yabancı  yatırımcılara bir şey kaybettirmeyeceği gibi, üstüne bazı  şeyler de kazandıracağı kaydedilen haberde, şu ifadelere de  yer verilmektedir: "Yatırım dünyası, AB ile müzakerelerin  en kısa sürede başlatılmasının iyi olacağı görüşünü taşırken,  önümüzdeki seçimler için beklenen saygı konusunda daha az  endişeli. Yapılan kamuoyu yoklamaları, Parlamentoya girmek  için gereken yüzde 10'luk barajını bugün yalnızca, ılımlı  İslamcıların partisi AKP ile, ağır krizin aşılması sırasında  hükümette olan ekonomiden sorumlu eski Devlet Bakanı Kemal  Derviş'in de yer aldığı Cumhuriyet Halk Partisi olmak üzere,  iki partinin aşabileceğini öngörüyor. Derviş daima,  reformlardan ve AB'den yana olan çizgisini korumuş olan,  uluslararası alanda önemli bir şahsiyet. Yabancı  yatırımcılara ve uluslararası gözlemcilere göre, yatırım  senaryolarını değiştirecek radikal bir hükümet anlamında  büyük sürprizlerin olmaması gerekiyor. Aksine, hangi siyasi  çizgide olursa olsun yeni hükümetin, önceki hükümet tarafından  yürürlüğe konan reformları ve incelenen Yabancı Yatırımcılar  Kanunu'nu geliştirmesi bekleniyor".

 

            YUNANİSTAN BASINI: 

            Kathimerini gazetesinin (24/10) "Fischer'den Türkiye'ye  Destek" başlıklı haberinde, Alman Dışişleri Bakanı Joshka  Fischer'in Türk meslektaşı Şükrü Sina Gürel ile görüşmesinden  sonra, "Kopenhag Zirvesi'nde, Türkiye için olumlu sonuçlar  elde edilmesi için tüm çabayı sarfedeceğiz" dediği  aktarılmakta, buna paralel olarak da, Berlin'in aralık ayında  Kopenhag Zirvesi'nde, Türkiye'nin konusunu savunacağını  vadettiği bildirilmektedir. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet  Sezer'in, 15 üye ülke liderine gönderdiği mektupla, Kopenhag  Zirvesi'nde Türkiye'nin üyelik müzakerelerinin başlayacağı  tarihin belirlenmesi talebinde bulunduğuna işaret edilen  haberde, aynı zamanda bir Türk savcının, Anayasa Mahkemesi'ne  başvurarak, AK Parti'nin yasaklanmasını istediğine  dikkat çekilmektedir.

                                                                   

             

ESKİ SAYILAR