03.11.2003

   

Anasayfa

e-posta


 

                                   

            ANKARA, 03/11(BYE)--- Yabancı basın-yayın organlarında  31 Ekim-02 Kasım 2003 tarihinde yayımlanan Türkiye-AB  ilişkilerine yer verilen haber ve yorumlarda şu hususlara  değinilmektedir: 

            ABD BASINI: 

            Amerika'nın Sesi Radyosu'nun Türkçe yayınında (31/10)  "AB'nin Türkiye ile İlgili İlerleme Raporu Ankara'da Farklı  Tepkilere Yol Açtı" başlığı altında ve Nilay Karaelmas  imzasıyla yer verilen bir haberde, AB'nin Türkiye ile ilgili  ilerleme raporunun Ankara'da farklı tepkilere yol açtığı  belirtilmektedir. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın, 5 Kasım'da  resmen açıklanacak olan Avrupa Komisyonu raporunda yer alan  "uygulamada eksiklikleri var" uyarısını "sudan bahaneler"  olarak değerlendirdiği, Dışişleri Bakanı Gül'ün ise rapor  için "beklediğimiz gibi objektif" yorumunu yaptığı kaydedilen  haberde, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın şu ana kadar gerekli  adımların atıldığını söylediği ifade edilmektedir. Uygulamanın,  sadece 2004 yılı Aralık ayına kadar yapılacak olanlar anlamına  gelmediğini söyleyen Erdoğan'ın, müzakere sürecinde de bu  çalışmaların devam edeceğini belirttiğine işaret edilen  haberde, bu süreç içerisinde uygulamaların tamamlanmasıyla  Türkiye'ye 2004 yılı Aralık ayında müzakere tarihi verileceğini  belirten Başbakan Erdoğan'ın, "Çalışmalar tamamlanmazsa üyelik vermeyeceklerdir" dediği aktarılmaktadır.

            The Washington Times gazetesinin internet sayfasında  (31/10) "AB Yetkilileri Dini Liderlerle Bir Araya Geldiler"  başlığı altında ve Frances D'Emilio imzasıyla yer alan bir  makalede, Avrupa İçişleri Bakanlarının, göç konusunda yaşanan  gerilim ile terörle mücadele arasındaki bağlantıları görüşmek  üzere Hıristiyan, Yahudi ve Müslüman liderlerle bir araya  geldikleri belirtilmektedir. Din ve göç konularının giderek  artan bir şekilde, Avrupa'daki sosyal ve siyasi tartışmaların  arka planını oluşturduğu ve İtalya tarafından düzenlenen  Avrupa Birliği içişleri bakanları ve dini liderler  toplantısının, bu sorunun daha fazla bilincine varıldığını  gösterdiği değerlendirmesinde bulunulan makalede, AB'nin  adalet ve iç işlerinden sorumlu komisyon üyesi Antonio  Vitorino'nun gazetecilere, "Göç konusunun güvenlik gibi bir  endişe unsuru olmasını istemiyoruz" şeklinde açıklamada  bulunduğu kaydedilmektedir. Nüfusunun çoğunluğu Müslüman  olan ve Avrupa Birliği'ne katılmayı isteyen Türkiye'den  konferansa, Türkiye'nin AB'ye katılımının Müslüman göçmenler  konusunda yaşanan gerilimin yatıştırılmasına yardımcı  olabileceğini söyleyen Devlet Bakanı Mehmet Aydın'ın  katıldığı ifade edilen makalede, Aydın'ın, "Türkiye'nin  Avrupa Birliği'ne katılmasıyla, Avrupa'daki büyük Müslüman  nüfus kendini daha fazla evindeymiş gibi hissedecek" dediği,  Türkiye'nin insan hakları sicilinin iyileşmesi gerektiğini  söyleyen AB yetkililerinin ise, üyeliği amaçlayan resmi  müzakereler için henüz bir tarih saptamadıkları  belirtilmektedir.           

            ALMANYA BASINI: 

            Die Welt gazetesinde (31/10) "AB, Ankara'nın Dikkatini  Reformlardaki Eksiklere Çekiyor" başlığı altında ve DPA'ya  atfen yayımlanan bir haberde, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün,  AB Komisyonu'nun Türkiye'de yapılan reformlar konusundaki değerlendirmesini "objektif" diye tanımlayarak, raporun  beklentilerine uyduğunu belirttiği kaydedilmektedir. Haberde,  Türk medyasına göre, AB Komisyonu'nun raporunda öncelikle  Türkiye'de yapılan reformların uygulanmasındaki eksikliklere  dikkat çekildiği ve 2004 yılı sonunda giriş müzakerelerine  başlanıp başlanmayacağı konusunda bir karara varılacağının  ifade edildiği vurgulanmaktadır.

            Aynı haber, Avusturya'da yayımlanan Wiener Zeitung'da da  yer almaktadır.

            Berliner Zeitung'da (31/10) "Türkiye Yükümlülüklerini  Yerine Getirecektir" başlığı altında ve Sigrid Averesch-Frank  Herold imzalarıyla Berlin Büyükelçisi Mehmet Ali İrtemçelik  ile yapılan mülakata yer verilmektedir. Mülakatta, "Sayın  Büyükelçi, bir Avrupa ülkesi olarak görülmek Türkiye için  neden bu kadar önemli?" şeklindeki bir soruya, İrtemçelik'in,  "Türkiye, bir Avrupa ülkesi olarak görülmek için çaba  harcamamaktadır. Türkiye bir Avrupa ülkesidir. Bu yüzden  Avrupa Birliği'ne üye olmak istiyoruz. Cumhuriyet'in kurucusu  Atatürk, Türkiye'yi Batı'ya yöneltmiş ve çağdaşlaştırmıştır.  Biz şimdi bu yolu yürümeye devam ediyoruz. Türkiye'nin,  AB'nin değerlerini paylaştığını göstermek istiyoruz. Ayrıca,  Avrupa Birliği güvenli bir dünyada güvenli bir Avrupa  istemektedir. Aynı şeyi ve daha iyi bir dünyada güvenli bir  Türkiye'yi biz de istiyoruz. Bu, birlikte başarılabilir.  Bu yüzden soru, Türkiye'nin AB üyesi olup olmayacağı değil,  ne zaman üye olacağıdır" şeklinde cevap verdiği, "AB kasım  ayında, Türkiye'nin Kopenhag Kriterleri'ni yerine getirmede  kaydettiği ilerlemeleri değerlendireceği bir rapor sunacak.  Beklentiniz nedir?" şeklindeki bir başka soruya ise,  "Objektif bir değerlendirme ve AB'nin Türkiye'yi gerçek bir  ortak olarak görmesini bekliyoruz. Türk hükümeti bir yıldan  beri demokratikleşme, insan hakları ve azınlıkların korunması  alanında, birçokları tarafından devrim olarak nitelendirilen  reformlar gerçekleştirdi. Özellikle vurguluyorum, bizim  hakkımızda bunu başkaları söylüyor. Brüksel'in bu gayretleri  dikkate almasını bekliyoruz. Türk hükümeti, reformların  devam edeceğini Aralık 2004'te üyelik müzakerelerinin  başlatılmasına ilişkin karar alınana kadar tamamlanacağını  sürekli olarak vurgulamıştır. Türkiye yükümlülüklerini  yerine getirecektir. Fakat o zaman da, AB'nin bizimle  katılım müzakerelerini yürütmesini bekliyoruz" ifadeleriyle  cevap verdiği aktarılmaktadır. Mülakatta, "Alman Hıristiyan  Birlik Partilerine mensup politikacılar, Hıristiyan Avrupa  ile Müslüman ağırlıklı Türkiye arasındaki kültürel-dini  farklılıklara da işaret ediyorlar. Bu konuda bir engel  görmüyor musunuz?" şeklindeki bir soruya da, İrtemçelik'in,  "AB, kendisini bir Hıristiyan topluluk olarak tanımlamanın  kendisi için bir avantaj olup olmayacağı konusunda düşünmelidir.  Böyle bir adımla, dünya politikasında gerçekten önemli bir  rol oynayabilir mi? Avrupa'nın vizyonunda, başkalarını  dışlamamanın, aksine entegre etmenin de bulunduğuna inanıyorum.  Yeni Avrupa Anayasası'nın temel düşüncesi de budur: Çeşitlilik  içinde birlik" cevabını verdiği kaydedilmektedir. 

            İNGİLTERE BASINI:  

            Reuter'in (31/10) "Türkiye AB'ye Katılım Yolunda İlerleme  Gösteriyor, Ancak Daha Önünde Uzun Bir Yol Var" başlığı altında  yer verdiği bir haberde, Avrupa Komisyonu'nun Reuter ajansı  tarafından ele geçirilen bu yılki raporunda, Türkiye'nin AB'ye  giriş için politik ve ekonomik alanda reformlar gerçekleştirdiği,  ancak daha gitmesi gereken uzun bir yol olduğunun belirtildiği kaydedilmektedir. Raporda "Türkiye, gözden geçirilmiş katılım  ortaklığında yer alan ve AB'ye giriş için gerekli görülen  öncelikleri yerine getirmeye başladı. Dahası bu konuda ilerleme  sağlandı, ancak 2003-2004 döneminde öngörülen ödevlerin  tamamlanması için önemli çabalar sarfedilmesi gerekiyor"  şeklinde ifadelerin yer aldığı belirtilen haberde, Türkiye'nin  birliğe katılım konusunda sağladığı ilerlemelerle ilgili olarak  hazırlanan yıllık raporun, bu yıl 5 Kasım'da yayımlanacağı ve  raporda, Ankara'nın AB'ye katılım görüşmelerine başlamak için  gerekli görülen reformları ne derece uyguladığının kapsamlı  şekilde gözden geçirildiği, şayet gelecek yıl sonunda  yayımlanması planlanan buna benzer bir incelemenin, Türkiye'nin  AB tarafından konan tüm hedefleri karşıladığını gösterirse,  Birliğin liderlerinin katılım görüşmelerine başlanması için  bir tarih saptanması konusunda karar verebileceklerine işaret edilmektedir. Bu yılki raporun Ankara'nın reform gerçekleştirmedeki istekliliğini övdüğü, yine de uygulamanın geriden gittiği konusuna  açıklık getirdiği vurgulanan haberde, raporda, insan hakları  ihlallerinin Türkiye'nin AB'ye katılımı konusunda engel  oluşturmaya devam ettiği, işkencenin ise hala endişe duyulan  bir konu olduğu ifadelerine yer verildiği kaydedilmekte,  AB-Türkiye ilişkilerinde önemli bir diğer sorunun da, Kıbrıs  konusu olduğuna dikkat çekilmektedir.

            BBC News'in internet sayfasında (31/10) "AB, Türkiye'den  Reformları Hızlandırmasını İstedi" başlığı altında yer alan  bir haberde, Avrupa Birliği'nin Türkiye'den insan hakları  reformlarını geliştirmesini ve ordunun politikadaki rolünü  kısıtlamasını isteyeceği öne sürülmektedir. Türkiye ile ilgili  yıllık ilerleme raporu taslağının, son reformların sınırlı  pratik etkileri olduğunu gösterdiği belirtilen haberde,  çarşamba günü yayımlanması beklenen Avrupa Komisyonu raporunun,  Türkiye'nin 2005 yılında üyelik görüşmelerine başlayabilmesi  için çok önemli bir adım olduğu, fakat Ankara'dan çeşitli ve  karışık tepkiler geldiği ve yetkililerin reformların  uygulanmasının önümüzdeki yıl daha da hızlanacağını  söyledikleri kaydedilmektedir. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın,  Avrupa Birliği'nin üyelik görüşmelerini ertelemek için sudan  bahaneler yarattığını iddia ettiğine işaret edilen haberde,  Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün ise, uygulama sürecindeki  eksikliklerin farkında olduğunu söyleyerek, "Elbette bu  konuyla ilgili yapılması gerekenler var. Kanunları çıkarmanın  önemli olduğunu fakat daha da önemlisinin bu kanunların  uygulanmasını sağlamak olduğunu biliyoruz" dediği  aktarılmaktadır. 

            İTALYA BASINI: 

            İtalyan haber ajansı Adnkronos'un 30 Ekim 2003 tarihli  bülteninde, "Denktaş: Türkiye Olmadan Asla AB'ye Girmeyiz"  başlığı altında yayımlanan bir haberde, KKTC Cumhurbaşkanı  Rauf Denktaş'ın, Türkiye Cumhuriyeti'nin 80'inci kuruluş  yıldönümü nedeniyle yaptığı konuşmada, Kuzey Kıbrıs'ın  Türkiye olmaksızın asla AB'ye girmeyeceği hususunu yinelediği belirtilmektedir. Haberde, Denktaş'ın, yaklaşık 30 yıldır  adada barış ve güvenliği sağlayan Türkiye'yi ve Türk  askerlerini adadan dışarı atmayı hedefleyen Annan planının  "öldüğünü" de sözlerine eklediği kaydedilmektedir. 

            KIBRIS RUM BASINI: 

            Kıbrıs Haber Ajansı'nın (KİPE) internet sayfasında  (02/11) "Papadopulos: Denktaş İle İlerleme Sağlanamaz"  başlığı altında yer alan bir haberde, Kıbrıs Türk yönetiminde  Rauf Denktaş bulunduğu sürece müzakerelerde veya sorunun  çözümü yönünde herhangi bir ilerleme kaydedilemeyeceğini  tekrarlayan Kıbrıs Rum Cumhurbaşkanı Tasos Papadopulos'un,  Kıbrıs Türk muhalefetinin, -Türkiye'nin de desteği ile- Türk  tarafının politikasında değişikliğe gitme yönünde bir umut  verdiğini belirttiği kaydedilmektedir. Dışişleri Bakanı Yorgo  Yakovu'nun Kıbrıs Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada, Kıbrıs'ın  AB üyeliğinin, Kıbrıs sorununu çözme süreci ve Türkiye'nin  AB'ye katılma başvurusunun gözden geçirilmesi konularının  2004 yılının ilk yarısında gündeme geleceğini söylediği  belirtilen haberde, Yakovu'nun, Türk kesiminde yapılacak  seçimlerin sonucundan bağımsız olarak, Türkiye'nin AB'deki  çıkarı nedeniyle, Kıbrıs sorununun çözümü yönünde gayet  ciddi adımlar atılacağı değerlendirmesinde bulunduğu ifade  edilmektedir. 

            YUNANİSTAN BASINI: 

            Makedonya Haber Ajansı'nın (MPE) internet sayfasında  (02/11) "AB, Loizidu Konusunda Türkiye'ye Baskı Yapsın"  başlığı altında yer alan bir haberde, Sol İttifak Partisi  (Sinaspismos) Avrupa Parlamenteri Alekos Alavanos'un,  Türkiye'nin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM)  Titina Loizidu hakkında verdiği kararı yerine getirmek için  öne sürdüğü şartları, AİHM için bir darbe olarak nitelendirdiği belirtilmektedir. Alavanos'un, AB Bakanlar Konseyi'ne verdiği  soru önergesinde, Türkiye'nin kararı yerine getirmesi için  kabul edilemeyecek iki şart öne sürdüğünü ve bunların; Loizidu  konusunun, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde hala askıda olan  buna benzer konulara örnek teşkil etmemesi ve bundan sonraki  başvuruların Denktaş yönetimi tarafından kurulan Tazminat  Komitesi'ne yapılması; Loizidu'nun barışçı şekilde mülküne  ulaşma hakkı yönündeki AİHM kararının ikinci bendinin  uygulanmaması olduğunu açıkladığı kaydedilen haberde,  Alavanos'un, Avrupa Birliği-Türkiye arasındaki siyasi diyalog  çerçevesinde Avrupa Mahkemesi kararlarına saygı duyulmasının  öngörüldüğünü belirterek, Türkiye'nin, Loizidu hakkında kararı  şartsız yerine getirmesi için Avrupa Komisyonu'na önlem alma  çağrısında bulunduğu ifade edilmektedir.

            Makedonya Haber Ajansı'nın (MPE) internet sayfasında  (31/10) "AB'nin Türkiye İlerleme Raporu Umutsuz" başlığı  altında yer alan bir haberde, Avrupa Birliği'nin, Türkiye'nin  üyelik müzakerelerinin başlaması yönünde şimdi bir karar alması  durumunda, bunun Ankara için olumsuz olacağı, bu siyasi mesajın,  AB'nin hazırlamış olduğu ve 5 Kasım'da oylama için Komisyon'a  sunacağı Türkiye'nin ilerleme raporunda yer aldığı ileri  sürülmektedir.

 

ESKI SAYILAR