ANKARA, 12/11(BYE)---
Yabancı basın-yayın organlarında 11 Kasım 2003 tarihlerinde
yayımlanan Türkiye-AB ilişkilerine yer verilen haber ve
yorumlarda şu hususlara değinilmektedir:
AVUSTURYA BASINI:
Die Presse gazetesinin (11/11)
özel Türkiye ekinde, "Eğer Türkiye Üyelik Müzakerelerine İlişkin
Olarak Tarih Alamazsa..." başlığıyla yayımlanan haberde, AB'nin
görüşüne göre Türkiye'nin, Birliğin istekleri doğrultusunda
yasal olarak kesinleştirdiği reformları, çok yavaş ve düzensiz
olarak uygulamaya geçirdiği, bu yüzden reformların vatandaşın
yaşamını henüz etkilemediği ifade edilmektedir. "Burada söz
konusu olan Türkiye'deki etnik azınlıkların özellikle de
Kürtlerin hakları olduğundan, bu eleştiri Türkiye'nin AB'ye
katılım şansı açısından büyük önem taşıyor. Brüksel bunun yanı
sıra, Türkiye'nin siyasi yaşamında yıllardan beri önemli bir
güç unsuru olan ve Milli Güvenlik Kurulu'ndaki yetkilerinin
kısıtlanması sonucu bu gücü şeklen azaltılan, ancak hala siyasi
açıdan nüfuz sahibi olan ordunun rolünü de eleştirdi" denilen
haberde, Türkiye'nin AB'ye üyeliği konusunda çeşitli görüşler
aktarılmakta ve "AB Türkiye'nin katılımı tartışmasının bir dizi
taviz ve boş vaatlerden oluşan ve kontrolden çıkma eğilimi
gösteren dev bir çığa dönüşmesine göz yumduğu için, kendinden
kaynaklanan muazzam bir baskı altında bulunuyor. Türkiye'de
yıllarca, günün birinde Avrupa'nın siyasi yaşamına
katılabileceği ümidi yaşatıldı. Bu tamamen riyakarlıktır. Bu
ülkenin Avrupa değerler topluluğunda yeri olmadığını açıkça
söylemeye kimse cesaret edemiyor mu? Türkiye'yi Birliğe almak
isteyen, AB'yi havaya uçursun daha iyi" değerlendirmesinde
bulunulmaktadır.
İNGİLTERE BASINI:
BBC'nin (11/11) 07.00-07.30 Türkçe yayınında "Dışişleri Bakanı
Gül, Roma'da AB Yetkilileri ile Görüşecek" başlığıyla Yasemin
Taşkın'ın bildirdiği bir haberde, Dışişleri Bakanı Abdullah
Gül'ün, Roma'da AB yetkilileri ile görüşeceği, Avrupalı bakanlar
ve AB yetkilileri ile yapılacak toplantıda, Kıbrıs meselesinin
Türkiye'nin üyeliği ile bağlantısının geniş biçimde ele
alınmasının beklendiği bildirilmektedir. Toplantıya, Dışişleri
Bakanı Abdullah Gül'ün yanı sıra İtalya ve İrlanda dışişleri
bakanları ve AB'nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Günther
Verheugen'in de katılacağı belirtilen haberde, AB'nin Türkiye
hakkında hazırladığı ilerleme raporundan sonra Türk Dışişleri
Bakanı ve AB yetkilileri ilk kez yüz yüze gelerek siyasi durum
değerlendirmesi yapacakları ifade edilmekte, 5 Kasım tarihinde
yayınlanan ilerleme raporunda, Kıbrıs sorununun Türkiye'nin
AB'ye girişinde olası bir engel olarak gösterilmesinden sonra,
Türk tarafının bu toplantıda rapor hakkındaki görüşlerini
doğrudan ifade edeceği kaydedilmektedir. Haberde şöyle
denilmektedir: "Türkiye'nin AB ile gerçekleştireceği toplantıda,
yasama reformları, genişletilmiş politik diyalog, son siyasi
gelişmeler, Irak, Orta Doğu, Afganistan, güvenlik alanında
işbirliği gibi konular da ele alınacak. İlerleme raporunda
Kıbrıs sorununun olası bir engel olarak gösterilmesinden
rahatsız olduğu gözlenen Türk makamları, raporda Türkiye'ye
cesaret verici öğelerin yer almadığına dikkat çekti. Türk
tarafının bugünkü toplantılarda, AB zirvesi kapanış bildirisinde
Türkiye'yi cesaretlendirici ifadeler kullanılması yönünde
İtalyan dönem başkanlığından talepte bulunacağı da belirtildi."
İTALYA BASINI:
Adnkronos'da, (11/11) Mario Nordio imzasıyla ve "Türkiye: AB'ye
Katılım Öncelikli Hedefimiz Olmaya Devam Ediyor" başlığıyla
yayımlanan yazıda, TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın Türkiye'nin AB
tarafından reddedilmesi durumunda Ankara'nın ne gibi bir tepki
vereceği konusundaki "olanaksız" bir soruyu "Onaylanan ve
uygulanmakta olan reformlar Türkiye açısından vazgeçilmezdir ve
arzulanan AB üyeliğinin yanı sıra ülkenin çağdaşlaşma sürecini
de sağlamlaştırmaktadır" şeklinde cevapladığı aktarılmakta,
"Onun bu inançlı cevabı, ileri sürülen ön koşulların arasına
'Kopenhag Kriterleri'ne ilaveten Kıbrıs sorununun çözümünü de
dahil eden son AB raporuna gelen sakin tepkinin ötesine
gidiyor... Hükümet kaynakları reformlar konusundaki olumlu
değerlendirmeleri vurguluyor ve de keyfi Kıbrıs 'ilavesini'
dramatikleştirmiyorlar!" denilmektedir.
KIBRIS RUM BASINI:
Alithia gazetesinin (11/11) Pampos Haralambus imzasıyla ve "Eğer
Türkiye Üyelik Müzakerelerine İlişkin Olarak Tarih Alamazsa..."
başlığıyla yayımlanan yorumda, Avrupa Komisyonu'nun Türkiye
raporu ile ilgili haberin Kıbrıs'ta rahatlamaya neden olduğu,
Kıbrıs sorununun Türkiye'nin Avrupa sürecindeki rolünü
küçümsemeye çalışanlar bile haberi duyunca rahatladıkları
ifade edilmektedir. Yorumda şöyle denilmektedir: "Türkiye'nin
üyelik yolunda Kıbrıs sorunundan ister engel olarak ister olası
engel olarak bahsedilsin, Kıbrıs'ın, Türkiye'nin Avrupa
hayallerini engellediği su götürmez bir gerçektir. Helsinki
kararında bile bundan açıkça bahsedilmiyor, ancak Helsinki
kararından dolayı Kıbrıs mevcut soruna rağmen kesin olarak üye
yapılıyor. İlerleme raporundan bağımsız olarak, Kıbrıs sorunu
bugünkü şekliyle kaldığı sürece Türkiye'nin üyelik tarihi elde
etmesi mümkün değildir. Kıbrıs Hükümeti'nin tersine Türkiye
bunun farkındadır."
YUNANİSTAN BASINI:
Elefteros Tipos gazetesinde (11/11) "Tahriklerden Sonra, Gül'den
Kıbrıs Konusunda 'Bilgilendirme'" başlığı altında Angeliki Spanu
imzasıyla yayımlanan haber-yorumda, Genelkurmay Başkanı Hilmi
Özkök'ün sert açıklamalarından bir gün sonra Türk Hükümeti'nin,
AB'yi Kıbrıs sorunu hakkında bilgilendirme seferberliği
başlattığı belirtilmekte, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün,
aralarında İtalya Dışişleri Bakanı ve Avrupa Konseyi Başkanı
Frattini, ocak ayında AB dönem başkanlığını üstlenecek olan
İrlanda'nın Dışişleri Bakanı ve AB'nin genişlemeden sorumlu
üyesi Gunther Verheugen'in de bulunduğu üst düzey AB
yetkilileriyle temaslara başladığı bildirilmektedir.
Haber-yorumda, "Türk Hükümeti'nin bu çabası, AB üyeliği
müzakerelerinin başlaması için mümkün olan en yakın tarihin
alınması ve aralık ayında Roma'da yapılacak olan AB Zirve
Toplantısı'nda, ülkenin AB beklentisi için en olumlu mesajın
alınması konularına odaklanıyor" denilmektedir.
Apoyevmatini gazetesinin (11/11) "Heybeliada Ruhban Okulu İkili
Sorun Değildir" başlığı altında yayımladığı haber-yorumda,
Heybeliada Ruhban Okulu'nun tekrar açılması konusu ele alınmakta,
Yunan Milli Eğitim ve Diyanet İşleri Bakanı Petros Efthimiou'nun
konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Heybeliada Ruhban Okulu
konusu, Yunanistan ile Türkiye'yi ilgilendiren ikili bir konu
değildir, Türkiye'nin AB üyeliği süreci ile ilgili olan bir
meseledir" dediği aktarılmaktadır.