13. 11. 2003

   

Anasayfa

e-posta


 

           

            ANKARA, 13/11(BYE)--- Yabancı basın-yayın organlarında  12 Kasım 2003 tarihinde yayımlanan Türkiye-AB ilişkilerine  yer verilen haber ve yorumlarda şu hususlara değinilmektedir:  

            İTALYA BASINI: 

            La Repubblica gazetesinde (12/11) "Askerler Yönetimden  Uzaklaşsın... AB'den Türkiye'ye Koşullar..." başlığı altında  ve Marco Ansaldo imzasıyla Avrupa Komisyonu'nun Genişlemeden  Sorumlu Üyesi Günther Verheugen ile gerçekleştirilen bir  mülakata yer verilmekte ve Türkiye konusunun, Roma'da  gerçekleştirilen görüşmelerin merkezinde bulunduğu ve Avrupa  Troykasında Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ile bu konunun ele  alındığı bildirilmektedir. İtalyan Dışişleri Bakanı Frattini,   Javier Solana ve Verheugen'in de bu hassas konuyu ele aldığı  kaydedilen mülakatta, görüşmeler sonrasında Verheugen'in,  AB'ye aday Türkiye tarafından gerçekleştirilen reformların  "ritmi" ve "kalitesi" konusunda oldukça olumlu olduğu ifade  edilmektedir. Mülakatta, "Son Komisyon raporu Ankara üzerine  olumlu, ama askerler konusunda değil. Niçin?" şeklindeki bir  soruya, Verheugen'in, "Askerlerin gücü şu anda daha azaldı  ve bu, müzakerelerin başlatılmasına yönelik kriterlerle  uyumlu...  Ancak Silahlı Kuvvetler, Milli Güvenlik Kurulu  gibi bazı yönetim organlarından da geri çekilmeliler. Tıpkı  eğitimi ve medyayı yöneten diğer kurumlardan olduğu gibi"  şeklinde cevap verdiği, "Ama Ankara'da, generallerin rolü  önemli olarak addediliyor" şeklindeki değerlendirmeye  karşılık olarak ise, Verheugen'in, "Bu doğru ve Türk  kamuoyuna da saygı duyuyoruz. Ancak askerlere verilen gizli  bütçe gibi çözümlenmesi gereken sorunlar var. Askeriyenin  bütçesinin önemli bir bölümünün parlamento denetimine tabi  olmaması, Türkiye'de demokrasinin bir parçasının eksik  olduğu anlamına geliyor" dediği aktarılmaktadır. Verheugen'in, "AB raporu, Kıbrıs sorununu Türkiye'nin üyeliği açısından  'ciddi bir sorun' olarak gösterdi. Ama Kıbrıs, Kopenhag  kriterleri arasında yer almıyor. Neden bunu rapora dahil  ettiniz?" şeklindeki bir soruya verdiği cevap şöyledir:  "Türkiye konusunda gerçekleştirdiğim tüm görüşmelerde en  sıcak konu Kıbrıs... Kriterlerin arasında yer almadığını  biliyorum, ancak sorunu tam bir şeffaflıkla ortaya koyduğum  kanısındayım ve de kararımın arkasındayım. Türklere bundan  daima söz ettik. Şimdiki fark ise, bunu kağıda dökmemiz!  Kıbrıs bir koşul değil; ele alınması ve çözümlenmesi gereken  somut bir sorun. Tanımadığımız, ancak çok önemli olarak  gördüğümüz kuzey kesimde aralık ayında yapılacak seçimlerden başlayarak...!"

            İtalyan haber ajansı Adnkronos'un (11/11) "AB-Türkiye...  Frattini'den Türkiye'nin Avrupa'ya Girişine Destek" başlığı  altında yayımladığı bir haberde, AB Komisyonu'nun geçtiğimiz  hafta açıklanan raporunda da olumlu olarak değerlendirilen  "pazar ekonomisi, insan hakları, adalet ve ifade özgürlüğü  gibi konularda Ankara tarafından gerçekleştirilen çok  sayıdaki olumlu adımı" dile getiren Dışişleri Bakanı  Frattini'nin, Türk meslektaşı Abdullah Gül ile birlikte  katıldığı Türkiye-AB Troykası toplantısının bitiminde  "İtalya'nın, Türkiye'nin AB'ye girişini inançla  desteklediğini" belirttiği kaydedilmektedir. Haberde,  güvenlik ve kitle imha silahlarına karşı mücadele alanlarında  Ankara ve Brüksel arasındaki işbirliğine  işaret ettikten  sonra Irak'a da atıfta bulunarak, "Türkiye'nin güvenlik ve  istikrar gerektiren bir bölgedeki fevkalade önemli rolü"  üzerinde duran Frattini'nin, "Ankara'nın bölgedeki komşu  ülkelerle, hatta Orta Doğu'daki krizin tam bir çözüme   kavuşturulması açısından önemli bir aktör olarak gördüğümüz   Suriye ile ilişkilerindeki olumlu gelişmeler konusunda   sevindirici haberler aldık. İki devlet arasında yaşanan   olumsuz dönemin ardından, doğrudan ve devamlı ilişkiler   aşamasına geçildi. Türkiye ve AB arasındaki ortaklık,  Suriye'yi terörizme karşı savaş konusunda cesaretlendirebilir"  dediği aktarılmaktadır. 

            YUNANİSTAN BASINI: 

            Aylık Diplomatia dergisinin Kasım 2003 "Siyasi Açıdan  'Doğru'" başlığı altında ve Angeliki Spanou imzasıyla  yayımlanan bir haberde, Kostas Karamanlis'in, Eleftherios  Venizelos'un Türkiye ile yakınlaşma politikasını konu alan  doktora tezini tamamladığı, diplomasi ve uluslararası  ilişkilerle kişisel olarak çok ilgilendiği belirtilmektedir.  Yeni Demokrasi Partisi'nin, Yunan vetosunun kalkmasıyla   Türkiye'nin üyelik için adaylık statüsü elde ettiği Helsinki   Anlaşması'na (Aralık 1999) yaptığı eleştirinin, hükümetin,   ana muhalefetin dış politika konularında güvenilirliğinin   olmadığını kanıtlaması için bir argüman oluşturduğu kaydedilen  haberde, YDP'nin eleştirisinin, anlaşmanın Kıbrıs'ın "engelsiz üyeliğinden" ve Kıbrıs sorununun AB'ye üyelik tarihinden önce  çözümlenmemesi halinde, "ilgili bütün faktörlerin dikkate  alınmasından" bahseden paragraf üzerinde yoğunlaştığı ifade  edilmektedir. Siyasi partilerin, Dışişleri Bakanı Yorgo  Papandreu'nun "Türkiye arabasını AB içine çekmeliyiz"  şeklindeki sözlerine Amerikalıların büyük önem verdiklerini  algılamış göründükleri belirtilen haberde, ABD'nin, geleceğin  AB rüyasını, "Türkiye 70 milyonluk nüfusu ile Washington ile  olan özel ilişkisi ile, laik Müslüman bir ülke olma ayrıcalığı  ile asker denetiminde olan devleti ve coğrafik konumuyla,  AB'nin ABD'den bağımsız olma çabalarını yok etmekte ABD'ye  yardımcı olacaktır" şeklindeki görüşe dayandırdığına işaret  edilmekte ve örneğin, Avrupa Savunması konusunda ABD'nin,  AB'nin NATO'nun altyapısından faydalanması zorunluluğunu  bahane ederek, Avrupa Savunması'nın bağımsızlaşmasında  Türkiye'yi kullandığı vurgulanmaktadır.

            Elefteros Tipos gazetesinde (12/11) "Heybeliada ve Tarih  Kitapları" başlığı altında yayımlanan bir yorumda, Avrupa  Konseyi Milli Eğitim Bakanları Konferansı çerçevesinde Milli  Eğitim Bakanı P. Efthimiou'nun, Türk meslektaşı Hüseyin Çelik  ile Heybeliada'daki Ruhban Okulu'nun tekrar açılması konusunu  görüştüğü ve Çelik'in, konuyu açarak, Trakya'daki azınlık  konusuna bağladığı belirtilmektedir. Görüşmenin ardından Milli  Eğitim Bakanı Efthimiou'nun, Türk meslektaşına konunun  Yunanistan-Türkiye ikili ilişkileri ile değil, Türkiye'nin AB  yönelimi ile din ve eğitim özgürlüğüne saygı göstermesi  konularıyla bağlantılı olduğunu söylediği kaydedilen yorumda, Efthimiou'nun, "Ruhban Okulu Türkiye'nin AB ilkelerine uyum   sağlaması yönünde atacağı adımlardan bir tanesini oluşturuyor. Dolayısıyla, Yunanistan'la ikili ilişkilerle bağdaştırılamaz"   şeklinde konuştuğu ifade edilmektedir.  

            --YUNANİSTAN SAVUNMA BAKANI PAPANDONİOU: "TÜRKİYE,             YUNANİSTAN İÇİN HALA TEHDİT UNSURU"-- 

            Yabancı Gazeteciler Derneği'nin Savunma Bakanı Yannos  Papandoniou onuruna verdiği yemekte bakanın konuşmasının  Türkiye ile doğrudan ve dolaylı ilişkin bölümü şöyledir:

            "Soğuk savaşın son bulmasının ardından, geleneksel   savunma alanında hazırlıklı olması gereken ve aynı zamanda   asimetrik tehditlerin ön plana gelmesiyle uluslararası  alanda meydana gelen yeni güvenlik koşullarına ayak   uydurması gereken ülke, dünyada ve AB içinde bir tek   Yunanistan'dır. Bu ihtiyaç, Türk-Yunan ilişkilerinde olumlu  ortam yaratılmasına rağmen, özlü sorunların hala mevcut  olmasından kaynaklanıyor. Annan planı temelinde Kıbrıs  sorununun çözüme bağlanması ve Ege'deki egemenlik  haklarımızın aleyhinde olan Türkiye'nin tek taraflı  taleplerinin iptal edilmesi koşulu ile Yunanistan,  Türkiye'nin AB yöneliminin desteklenmesinden yanadır. Bu  yönde kaydedilecek bir gelişme, Türk-Yunan ilişkilerinde  dönüm noktası olacaktır..."

 

ESKI SAYILAR