31.12. 2003

   

Anasayfa

         ANKARA, 31/12(BYE)--- Yabancı basın-yayın organlarında  30 Aralık 2003 tarihinde yayımlanan Türkiye-AB ilişkilerine  yer verilen haber ve yorumlarda şu hususlara değinilmektedir:  

            ABD BASINI: 

            The Washington Times gazetesinin internet sayfasında  (29/12) "Kıbrıs Türk Kesiminin AB Anlaşması Türkiye'ye Bağlı  Olabilir" başlığı altında ve Martin Walker imzasıyla  yayımlanan bir makalede, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın,  Avrupa  yanlısı Cumhuriyetçi Türk Partisi lideri Mehmet Ali  Talat'ı, hükümeti kurmakla  görevlendirdiği, ancak Kıbrıslı  Türklerin önümüzdeki yıl Kıbrıslı Rumlarla birlikte Avrupa  Birliği'ne katılabileceklerine dair umutların, şimdi,  Ankara'daki Türk Hükümeti'ne bağlı olabileceği  belirtilmektedir. KKTC'de hükümet kurma çalışmaları ve AB  üyeliğinin ele alındığı makalede, uluslararasında tanınan  Kıbrıs Rum kesiminin 1 Mayıs tarihinde AB'ye katılacağı, pek  çok Kıbrıslı Türk'ün, AB'nin zenginliği ve fırsatlarından  faydalanmak üzere Kıbrıs pasaportu başvurusunda bulunarak  tepkilerini davranışlarıyla gösterdikleri ifade edilmekte,   Türk Hükümeti'nin, Kıbrıs meselesinde daha fazla çıkmaza  girmenin, AB'ye katılım yönündeki kendi umutlarına zarar  verebileceği endişesiyle, Denktaş'a görüşme masasına dönmesi  ve bir anlaşmaya varması yönünde baskıda bulunduğu  kaydedilmektedir. 

            YUNANİSTAN BASINI: 

            Kathimerini gazetesinde (30/12) "Türk Planı" başlığı  altında ve Stavros Ligeros imzasıyla yayımlanan bir yorumda,  Kıbrıs konusu ve AB üyeliği ile Annan Planı çerçevesinde  çözüm arayışları ele alınmaktadır. Türkiye kabul etmese de  adada uyguladığı geleneksel stratejisinin AB yönelimi ile   çeliştiği belirtilen yorumda, Kıbrıs meselesinin, uyum  kriterlerinde resmen yer almasa da AB-Türkiye ilişkilerinin  gelişmesine engel teşkil ettiği ve Avrupalıların daha önce  Kıbrıs'ın AB üyeliğine karşı çıktıkları, çünkü sorunun  mirasçısı olmak istemedikleri, ancak Kıbrıs'ın AB üyeliği  söz konusu olduğu için sorunun çözümlenmesinin onların lehine  olduğu kaydedilmektedir. Lefkoşa'nın Avrupalılara iyi niyetli  olduğunu göstermek istercesine, gelecekte Türkiye'nin AB  üyeliğine veto uygulamayacağını açıkladığı ifade edilen  yorumda, Kıbrıs Rum lideri Papadopulos'un, Annan Planı  temelinde görüşmelerin başlaması için hazır olduğunu  yinelediği ve Kıbrıs sorununun 1 Mayıs tarihinden önce  çözümlenmesinden yana olduğunu belirttiği, Ankara'nın ise,  AB içinde Kıbrıs konusuyla ilgili farklı bir siyasi  dinamizmin yaratıldığını anlamakta güçlük çektiği için  hazırlıksız yakalandığı ve şimdi de Kıbrıs konusunda yeni   öneriler getirerek, uzlaşılmazları uzlaştırmaya çalıştığı vurgulanmaktadır.

            Elefterotipia gazetesinde (30/12) "Erdoğan Kıbrıs'la  İlgili Mücadeleyi Kazandı" başlığı altında ve Simeon  Soltaridis imzasıyla yayımlanan bir yorumda, Kıbrıs konusu  ele alınmaktadır. Türk Hükümeti'nin birçok kez çelişkili  açıklamalar yapmış olmasına rağmen, Ankara'nın güçlü iktidar  ve siyaset merkezleri arasında denge kurmaya ve karşılaşmakta  olduğu iç ve dış sorunlarla baş edebilmek için zaman ve güç  kazanmaya çalıştığının anlaşıldığı belirtilmektedir. Türk  Hükümeti'nin, Kıbrıs sorununun çözüme bağlanmaması halinde,  AB üyesi olmayı başaramayacağını bildiği ve müzakerelerin  başlayacağı tarihin belirlenip belirlenmeyeceği konusunda  kaygı duyduğu ve bunun doğal olduğu, çünkü Erdoğan'ın  hükümetini güçsüz hale getirmek ve devirmek isteyen güçlere  karşı yeni bir dinamizm kazanması bu tarihe bağlı olduğuna  işaret edilen yorumda, Türkiye'de herkesin, "ülkenin artık,  AB trenini kaçırmaması gereğini" kesinlikle vurguladığı ve  bunlardan biri olan Türkiye Sanayici ve İşadamları Derneği  Başkanı Tuncay Özilhan'ın, "Türkiye AB üyeliği hedefine doğru  hareket etmeli, uluslararası ilişkilerini özellikle de Kıbrıs  meselesine ilişkin politikasını bu görüş açısı altında  şekillendirmeli" dediği aktarılmaktadır. Yorumda, Erdoğan  hükümetinin Kıbrıs'ta "derin  devlete" karşı ilk mücadelesinin  başarıyla sonuçlandığı ve mücadelenin Kıbrıs sorununun  çözümlenmesi, ülkenin demokratikleşmesi ve AB üyesi olması  için diğer cephelerde de devam edeceği vurgulanmaktadır. 

            KIBRIS RUM BASINI: 

           Fileleftheros gazetesinde (30/12) "Ankara'nın Çözüm Planı  Herşeyi Türkiye'nin AB Üyeliği Sonrasına Havale Ediyor" başlığı  altında yayımlanan bir haberde, Kıbrıs konusunda Ankara'daki  son toplantıların, -ayrıca yabancı arabulucuların öğütlerinin-  Türkiye'yi taktik değiştirmeye sevkettiği, Dışişleri  Bakanlığı'nın hazırladığı ve Annan Planı gözlem belgesindeki  bilgilerin, Kıbrıs sorununun temel yönlerinin çözümünü  (askerin çekilmesi, kuzeyde mülk satın alma ve Kıbrıslı  Rumların ekonomik faaliyetleri) Türkiye'nin AB üyeliğinden   sonraya havale ettiği öne sürülmektedir. Amerikalıların, AB  sürecinin ileriye gitmesi için yeni plandan kaçınılması, ancak  Annan Planı üzerinde gözlemlerini ortaya koyması yönünde  Türklere tavsiyelerde bulunduğu belirtilen haberde, Lefkoşa'nın  ise görüşmelerin başlatılması ve değişikliklerin Annan  Planının felsefesini değiştirmemesi gerektiği ilkesiyle,   Annan'ın koşulları arkasına mevzilendiği ifade edilmektedir.

 

  

 

 

ESKI SAYILAR