11.02.2004

   

Anasayfa

e-posta


 

             

            ANKARA, 11/02(BYE)--- Yabancı basın-yayın organlarında  10 Şubat 2004 tarihinde yayımlanan Türkiye-AB ilişkilerine  yer verilen haber ve yorumlarda şu hususlara değinilmektedir: 

            ABD BASINI: 

            Los Angeles Times gazetesinin internet sayfasında  (10/02) "Kıbrıs İçin Bir Kapı Açılıyor" başlığı altında  yayımlanan başmakalede, ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell,  Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan ve Başbakan  Erdoğan'ın, Kıbrıs'ın birleşmesi yolunda yaptığı baskıların,  30 yıldan bu yana bölünmüş olan adada Türkleri ve Rumları  tekrar biraraya getirebileceği belirtilmekte, Başbakan  Erdoğan'ın Beyaz Saray ziyaretinden sonra Annan ve Powell'ın  Kıbrıs Rum kesimi ve Türk kesimi liderlerini tekrar  görüşmelere başlanması için teşvik ettikleri adanın  birleşmesinin Türkiye'nin AB üyeliği konusunu da etkilediği  ifade edilmektedir. Başmakalede, "Kıbrıs konusunda bir  anlaşmaya varılması, Irak gibi, farklı etnik grupların  yaşadığı diğer ülkeler için de örnek oluşturabilir ve  Amerika'nın müttefiki olan Türkiye'nin laik, demokratik  ve Müslüman bir ülke olarak prestijini artırabilir."  denilmektedir. 

            ALMANYA BASINI: 

            Handelsblatt gazetesinin (10/02) "Türkiye, CDU'nun  'Ayrıcalıklı Ortaklık' Teklifini Reddediyor" başlığıyla ve  Andreas Rinke imzasıyla yayımladığı yazıda, Türkiye'nin,  Birlik Partilerinin ülkeye tam üyelik yerine "ayrıcalıklı  ortaklık" önerilmesi yönündeki teklifini kesinlikle  reddettiği bildirilmektedir. Türkiye politikasında "üçüncü  bir yolu" ve bu ülkeye yönelik "özel ilişkiler"  oluşturulmasını savunan Hıristiyan Demokrat Birlik Partisi  (CDU) Genel Başkanı Angela Merkel'in Birlik Partileri'nin  çekincelerini Türk Hükümeti'ne anlatmak için önümüzdeki  hafta başında Ankara'ya gideceği belirtilen yazıda,  Savunma Bakanı Gönül'ün "Avrupa Komisyonu'nda Türkiye ile  üyelik müzakerelerine başlanıp başlanılmayacağına ilişkin  oylamanın olumlu çıkacağı konusunda iyimserim." dediği  aktarılmakta, "AB Komisyonu sonbahar sonunda, Türkiye'nin  insan haklarına riayet gibi Kopenhag Kriterleri'ni yerine  getirip getirmediği konusunda bir değerlendirme yapmak  zorunda. Olumlu bir değerlendirme, AB'ye üyelik  müzakerelerine başlanmasının koşulu olacak. Bu arada  Brüksel'in daha yaz aylarında bir taslak sunması  bekleniyor." denilmektedir.

            Deutsche Welle Radyosu'nun Türkçe internet sayfasında  (09/02) "Karamanlis'ten Türkiye'ye AB Desteği" başlığı  altında yer alan yorumda, kritik bir aşamaya gelen Kıbrıs  sorununun, bir ay sonra yapılacak parlamento seçimleri  öncesi Yunanistan'daki siyasi partiler tarafından kampanya  sürecinde yoğun olarak kullanıldığı, yapılan son kamuoyu  yoklamalarına göre, kendisini "muhafazakar-liberal" olarak  tanımlayan "Nea Demokratia-Yeni Demokrasi Partisi'nin"  marttaki seçimlerde, sandıktan birinci parti olarak çıkma  olasılığının hayli yüksek olduğu bildirilmektedir. Radyoya  özel demeç veren, partinin Genel Başkanı Kostas  Karamanlis'in Türkiye'nin Avrupa eksenli politikasının ve  Kıbrıs sorunundaki tutumuna destek verdiklerini, ancak AB  üyeliği sürecinde hala yerine getirilmesi gereken bazı  önemli kriterler olduğunu söylediği aktarılmakta ve  Karamanlis'in şu ifadelerine yer verilmektedir: "Biz,  Türkiye'nin AB eksenli politikasını destekliyoruz. Birliğin  öngördüğü tüm kriterleri yerine getirmesi şartıyla,  Türkiye'nin üyeliği, tüm taraflar için de olumlu sonuçlar  doğurabilir. Yani demek istediğim, sadece Türkiye için  değil, Yunanistan, Balkanlar ve tabii ki Avrupa genelinde...  Bu Türkiye için önemli bir sınav. AB'ye dahil olma isteğini  dile getirmek kulağa hoş gelse de bu o kadar basit değil.  Birlik üyesi olmanın getirdiği avantajlardan yararlanmak  istiyorsanız, size yüklenen görev ve sorumlulukları da  yerine getirmek zorundasınız. Önemli olan, Türkiye'nin  Avrupa'yla sözde değil özde yakınlaşmasıdır... Ben  Türkiye'ye, AB üyeliği yolundaki kararlı adımlarını devam  ettirmesi konusunda cesaret vermek istiyorum. Avrupa  standartlarındaki hak, özgürlük, değer ve prensiplerle  bütünleşen demokratik, liberal ve açık bir toplumsal yapı  oluşturulacağı konusunda Avrupa'nın ikna edilmesi gerekiyor.  Bu yapılırsa, kimsenin Türkiye'nin üyeliğine 'hayır'  diyeceğini sanmıyorum." 

            RUSYA BASINI: 

            Nezavisimaya Gazeta'nın (10/02) "Kıbrıs'ı Yeniden  Birleştiriyorlar" başlığı ve Yevgeni Grigoryev imzasıyla  yayımladığı yazıda, New York'ta başlayan Kıbrıs  müzakereleri konu edilmekte, "Türkiye Başbakanı Recep  Tayyip Erdoğan son haftalarda yaptığı açıklamalarda,  Kıbrıs sorununu 1 Mayıs'a kadar çözmeye kararlı  olduklarını defalarca vurguladı. Türkiye, KKTC'yi tanıyan  tek devlet. Görüşmeler, BM Genel Sekreteri'nin hazırladığı  plan çerçevesinde yapılacak. Annan Planı, (İsviçre'deki  gibi) Rum ve Türk olmak üzere iki bölgeden oluşan, tek  devletin kurulmasını öngörmektedir. Geçen ilkbaharda  herşey sanki bu yönde gelişiyordu. Fakat BM planı, son  anda Denktaş (fiiliyatta ise onun arkasındaki Ankara)  tarafından reddedildi. O zamandan bu yana, öncelikle,  aktif bir şekilde AB'ye katılmak isteyen Türkiye'de durum  değişti. Türkiye'nin olası AB üyeliği için müzakerelerin  ne zaman başlayacağı, bu aralık ayında Brüksel'de karara  bağlanacak. Fakat Kıbrıs'ın birleştirilmesi sürecinde  ciddi bir ilerleme olmadıkça (AB bunda ısrarlı)  Türkiye'nin tam üye olma şansı hemen hemen yok gibi.  Kuşkusuz bu husus, Erdoğan hükümetinin 'Annan Planı'nı  yeniden ele alma fikrini etkileyecek... Kıbrıs'ın kaderi,  önemli derecede Türkiye'deki iç siyasi tartışmaların  nasıl sonuçlanacağına bağlıdır." denilmektedir.

 

 

          ESKI SAYILAR