04.03.2004

   

Anasayfa

e-posta


 

            ANKARA, 04/03(BYE)--- Yabancı basın-yayın organlarında  3 Mart 2004 tarihinde yayımlanan Türkiye-AB ilişkilerine  yer verilen haber ve yorumlarda şu hususlara değinilmektedir:

            ALMANYA BASINI:

            Handelsblatt gazetesinin internet sayfasında "Stratejik  Aktör AB" başlığı altında ve Ulrike Guerot imzasıyla yer  alan bir yazıda, çekirdek Avrupa'nın sınırlarının çok küçük  olduğu ve kapının önünde bekleyen büyük Avrupa'nın ise,  evrenselleşme sürecinde etkili olabilmek için ve ileride  ABD, Çin, Rusya ve Hindistan gibi büyük oyuncuların yanı  sıra uluslararası sahnede yer alabilmek için stratejik bir  projeye ihtiyacı olduğu belirtilmektedir. Almanya Dışişleri  Bakanı Joschka Fischer'in dışında hiç kimsenin "çekirdek  Avrupa'nın" yetersiz olduğunu söyleme cesaretini gösteremediği  ifade edilen yazıda, geçen yıl AB'nin, özellikle de Irak  Savaşı yüzünden neredeyse parçalanma noktasına gelmesinin  bu tarz fikirlerin hüsrana uğramaya mahkum olduğunu açıkça  gösterdiği, ayrıca çekirdek Avrupa tartışmasının Avrupa  kimlik tartışmasıyla paralel yürütüldüğü kaydedilmektedir.

            Avrupa'nın, ABD'nin karşısında yer almaması ve bir an  önce ABD'nin stratejik ortağı olabilmek için pozisyon alması  gerektiği, ABD'nin, şu an demokratikleşmesi ve ekonomik  gelişmesi söz konusu olan AB'nin doğu ve güneyindeki tüm  bölgeleri istikrara kavuşturabilmek için Avrupa'ya stratejik  ortak olarak ihtiyacı olduğu belirtilen yazıda, Avrupa'nın,  terörizm gibi uluslararası sorunlarla mücadele edebilmek  için bir an önce jeostratejik bir adım atmasına işaret  edilmekte şöyle denilmektedir: "Avrupa'nın, güvenliğinin  tehdit altında olduğu Yakın ve Orta Doğu'da ABD'nin etkili  ortağı olabilmesi için bir çekirdek yeterli değil. Bir  çekirdek ayrıca, güvenilir ve maddi stratejileri, AB'nin  güney ve doğusundaki yeni komşularına yönelik olarak  geliştirebilmek için de yeterli değil. Avrupa politikası  içerisinde bir çekirdeğin anlam kazanabileceği hiçbir alan  yok, çünkü göç gibi konular da tüm Avrupa'da açık ve net  olarak ele alınmalı. Özellikle de  Avrupa güvenlik ve  savunma politikası alanında geçen yıl olduğu gibi bir  avuç devletin AB'nin geri kalanına karşı hareket etmemesi  gerekiyor. Bu ne AB'nin etkisini ne de güvenirliğini  güçlendirir. Evrensel sahneye adım atabilmek için Avrupa'nın  bir an  önce sınırlarını belirlemesi gerekiyor. Türkiye,  AB için bu anlamda gözardı edilemeyecek büyük bir stratejik  avantaj oluştururdu. Ancak AB, Türkiye'nin bir nevi 'giriş  kapısı' haline gelmemesine dikkat etmeli. Avrupa Birliği'nin  doğu ve güneyindeki bölgelerin ise jeostratejik anlamda  şekillendirilmesi gerekiyor, bunun da ortaklık anlaşmalarıyla  yapılması mümkün. Ancak AB üyeliği belirlenen tek hedef  olmamalı..."

            Almanya'nın Sesi Radyosu'nun Türkçe yayınında (03/03)  "Pat Cox Türkiye'den Uygulama İstedi" başlığı altında ve  Oktay Pirim imzasıyla yer alan bir haberde, Avrupa  Parlamentosu Başkanı Pat Cox'un, Türkiye ziyareti ele  alınmakta ve Cox'un ziyareti sırasında "Türkiye'nin Avrupa  Birliği süreci ve Kıbrıs konusunu" öne çıkardığı ifade  edilmektedir. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile biraraya  gelen Cox'un, Türkiye'nin, Avrupa Birliği üyelik sürecinde gerçekleştirdiği reformları övdüğü, uygulamanın önemini  vurguladığı belirtilen haberde, Cox'un, Kıbrıs konusuna da  değinerek, çözümden umutlu olduğunu belirttiği ve "Kıbrıs,  Türkiye'nin, Avrupa Birliği üyeliği için bir şart değil,  ortak çıkarımızdır" diye konuştuğu kaydedilmektedir.

            Türkiye'nin AB üyeliği konusunda bugüne kadar Kopenhag  Kriterleri'nin karşılanması amacıyla pek çok reform yapıldığı,   ancak uygulama konusunda hala bazı adımların atılamadığı  belirtilen haberde, Cox'un, Ankara'yı ziyaret eden diğer  Avrupalı liderler gibi uygulama konusunu öne çıkardığı,  yapılanları övdüğü, ama bunun kağıt üzerinde kalmaması  gerektiğini vurgulayarak, "herşeyin anahtarı uygulama.  Size tavsiyem reformları kağıttan uygulamaya dökün" dediği  ve Avrupa Komisyonu Başkanı Prodi gibi "Kararımızı verirken  adil ve dengeli olacağız" şeklindeki önemli bir konunun da  altını çizmeyi ihmal etmediği kaydedilmektedir.

            İNGİLTERE BASINI:

            Reuter'in (03/03) "Kıbrıs Meselesine Rağmen Türkiye'nin  AB Umutları Gelen İki İyi Haberle Arttı" başlığı altında ve  Gill Tudor imzasıyla yer verdiği bir haberde, Kıbrıs barış  görüşmelerinde girilen çıkmaza rağmen Türkiye'nin AB üyeliği  umutlarının İngilizlerden ve Avrupa Konseyi'nden gelen  haberlerle arttığı belirtilmektedir.

            Avrupa Konseyi tarafından hazırlanan özel bir raporda  Türkiye'nin geçen iki yılda gerçekleştirdiği reformlarla  demokrasiye bağlılığını kanıtladığının belirtildiği ifade  edilen haberde, İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw'in  ise Ankara'nın reformlara sıkı sıkıya bağlı kalması halinde,  AB'nin aralık ayında yapılacak zirvede Türkiye'nin üyelik  müzakerelerini başlatma kararı alacağına inandığını söylediği kaydedilmektedir. Straw'ın Hürriyet gazetesine verdiği  demeçte, "Türkiye'nin üyelik müzakerelerini başlatma hedefine ulaşacağından çok umutluyum. Aralık ayı hem Türkiye hem de  AB için önemli bir fırsat... Türkiye yakaladığı ivmeyi  koruyabilir ve  AB'nin getirdiği tüm koşulları yerine  getirmek için reformları uygulamayı sürdürebilirse AB üyesi  ülkelerin desteği devam edecektir... Eğer Türkiye mevcut  olumlu tutumunu devam ettirirse, sonuç her ne olursa olsun,  şuna inanıyorum ki Türkiye oynadığı rolden ötürü övgüyü ve  anlayışı hak edecektir" dediği aktarılan haberde, İngiltere  ve Almanya gibi bazı üyelerin, Türkiye'ye  desteklerini  açıkça dile getirirlerken diğer AB üyelerinin, Türkiye'nin  üyelik müzakerelerinin başlatılması konusunda ihtiyatlı  davrandıkları vurgulanmaktadır.

            Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın başında olduğu Adalet   ve Kalkınma Partisi (AKP) hükümetinin 2002'de kazandığı  seçim zaferi ile birlikte ordunun sivil siyaset üzerindeki  gücüne son vererek, ülkenin insan hakları sicilini  temizleyerek ve Kıbrıs barış çabalarında ağırlığını koyarak  ülkedeki değişim sürecini hızlandırdığına işaret edilen  haberde, diplomatların, Türkiye'nin reformların uygulanması  hususunda halen katetmesi gereken uzun bir yol bulunduğunu  belirttikleri, Avrupa Konseyi'nin hazırladığı raporda ise,  demokratik eksikliklerinden ötürü takip altında tutulan  ülkeler listesinden Türkiye'nin çıkarılmasının önerildiği  ifade edilmektedir.

            Reuter'in (03/03) "Avrupa Konseyi: Türkiye Demokrasi  Sınavını Geçti" başlığı altında yer verdiği bir başka  haberde, Avrupa Konseyi tarafından hazırlanan özel bir  raporda, Türkiye'nin anayasa ve yasalarda reform sözüne  bağlılığını kanıtladığı, dolayısıyla da ülkenin demokratik  açıdan eksikliklerinin denetimine artık gerek kalmadığının  belirtildiği kaydedilmektedir. Bugün yayımlanmadan önce  Reuters haber ajansına ulaşan raporda, "Ankara iki yıl  içinde önceki 10 yılda yaptığından daha fazla reform  gerçekleştirdi" denildiği belirtilen haberde, Strasbourg  merkezli İnsan Hakları İzleme Örgütü'ne atfen, "Türkiye  son birkaç yıldır bir Avrupa Konseyi üyesi olarak yasal  yükümlülüklerini yerine getirme kararlılığını da  kapasitesini de açıkça ortaya koymuştur" ifadesine de yer   verilen raporda ayrıca, Türkiye'nin 1996'dan bu yana yer   aldığı izlenen ülkeler listesinden çıkarılmasının  önerildiğine işaret edilmektedir. Haberde, bu önerinin henüz  Avrupa Konseyi tarafından onaylanmadığı, ancak diplomatların,  bunun sadece bir formaliteden ibaret olduğunu söyledikleri  ve raporu da, Türkiye'nin AB'ye üyelik yolunda önemli bir  adım olarak nitelendirdikleri vurgulanmaktadır.

            FRANSA BASINI:

            AFP'nin (03/03) "Straw, Ankara'yı Destekleyeceği Sözünü  Verdi" başlığı altında ve Jerome Bastion imzasıyla yer verdiği  bir haberde, İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw'ın İstanbul'da   yaptığı açıklamada, Ankara'nın AB'ye entegrasyonu konusuna tüm  desteğini vereceğini ve Türkiye ile terörle mücadele konusundaki işbirliğini artıracağını belirttiği kaydedilmektedir.

            Straw'ın, Türkiye'nin AB'ye girmesini desteklediğini ve  Avrupalı yöneticilerin 2004 yılı sonunda Türkiye ile üyelik  müzakerelerine başlanması için tarih belirleyeceklerini umut   ettiğini açıkladığı belirtilen haberde, Straw'ın, "Türkiye'ye  her türlü desteği vermeye hazırız. 30 yıl önce AB'ye girerken İngiltere'nin sahip olduğu tüm haklara şu anda Türkiye de  sahiptir. Türkiye'nin AB'ye entegrasyonu Avrupa'nın da  çıkarınadır" dediği, ayrıca Türkiye'nin insan hakları ve  yasama alanlarında kaydettiği ilerlemelerden duyduğu  memnuniyeti dile getirdiği ve AB'ye yeni kabul edilecek  olan 10 ülkenin bu alanlarda Türkiye'den oldukça geride  olduklarını da sözlerine eklediği vurgulanmaktadır.

           

 

 

 

 

          ESKI SAYILAR