ANKARA, 01/04(BYE)--- Yabancı basın-yayın organlarında 31
Mart 2004 tarihinde yayımlanan Türkiye-AB ilişkilerine yer
verilen haber ve yorumlarda şu hususlara değinilmektedir:
ABD BASINI:
Chicago Tribune
gazetesinin internet sayfasında (30/03) "Türkiye'nin İktidar
Partisi Gücüne Güç Kattı" başlığı altında ve Catherine Collins
imzasıyla yer alan makalede, Türkiye'de iktidarda olan Adalet ve
Kalkınma Partisi'nin (AKP) yurt genelinde yapılan yerel
seçimlerde kazandığı zaferle gücünü sağlamlaştırarak ileride
yapılacak olan siyasal ve ekonomik reformların önünü açtığı
vurgulanmaktadır. Kazanılan zaferin, hükümetin bölünmüş Kıbrıs
adasını birleştirmek amacıyla bir anlaşmaya varma çabalarındaki
konumunu güçlendirdiğinin düşünüldüğü ifade edilen makalede,
hükümetin bir çözüm amacıyla harcadığı tüm çabanın adanın 1
Mayıs tarihinde AB'ye birleşmiş bir ülke olarak girmesini
sağlamak olduğu ki bunun da Türkiye'nin kendi AB üyelik
umutları açısından çok önemli görüldüğü kaydedilmektedir.
Makalede, hem Batı yanlısı hem de Türkiye'nin ılımlı İslami
hareketinde kökleri olan AKP'nin, ülkenin laik kurulu düzeni
tarafından kuşkuyla izlendiğine işaret edilmektedir.
ALMANYA BASINI:
Almanya'nın Sesi
Radyosu'nun Türkçe
yayınında (31/03) "Kıbrıs Görüşmelerinde Luzern Süreci" başlığı
altında ve Mehmet Aktan imzasıyla yer verilen bir haberde,
İsviçre'nin Luzern kenti yakınlarında bulunan Bürgenstock'te
gerçekleştirilen Kıbrıs görüşmeleri konu edilmekte ve Kıbrıs
Türk ve Rum toplumlarının hukuken aynı devlet çatısı altında 1
Mayıs 2004 tarihinde Avrupa Birliği üyeliğine kabulü için temel
oluşturacak olası uzlaşmanın, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne
üyelik süreci açısından da belirleyici özellik taşıdığı
belirtilmektedir. Yabancı basın mensuplarıyla görüşen Almanya
Dışişleri Bakanı Ficsher'in, Kıbrıs görüşmeleri ve Türkiye'nin
Avrupa Birliği üyeliği ile ilgili soruları yanıtladığı ifade
edilen haberde, bir Yunan gazetecinin, Dışişleri Bakanı
Fischer'e, Kıbrıs görüşmelerinden sonuç çıkmazsa bunun
Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerini olumsuz etkileyip
etkilemeyeceğini sorduğu, Bakan Fischer'in, Birleşmiş Milletler
Genel Sekreteri Kofi Annan ve görüşmeye katılan bütün tarafların
çabalarının olumlu bir sonuçla başarıya ulaşmasını ümit ettiğini
dile getirerek, "Durum belli. Anlaşmalar zaten bildiğiniz gibi
onaylanmış durumda. Ancak şimdi bütün tarafların yararlanması
gereken bir tarihi şans var. Bu aynı zamanda bütün Doğu
Akdeniz, Ege bölgesi ayrıca Kıbrıs'ta bütün taraflar için bir
daha tekrarı mümkün olmayan çok büyük bir şans. Bu şanstan
yararlanılacağını ümit ediyorum" dediği aktarılmaktadır.
Almanya'daki muhafazakar Hıristiyan Birlik Partileri'nin
Avrupa Birliği'nin bu yıl sonunda Türkiye'ye tam üyelik
müzakereleri için tarih vermesi söz konusu olduğunda, bunun
içine ayrıcalıklı ortaklık teklifini de bir alternatif olarak
sokmak istedikleri belirtilen haberde, toplantıda Bakan Fischer'e
bu ihtimali nasıl değerlendirdiği sorulduğunda, önce imtiyazlı
ortaklık teklifini gülerek karşıladığı ve Alman Hükümeti olarak
Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği konusundaki tavırlarının açık
olduğunu, Başbakan Schröder'in Ankara'ya ziyareti sırasında bunu
açıkça ortaya koyduğunu ve bu tavırda bir değişiklik
bulunmadığını söylediği kaydedilmektedir.
İSVİÇRE BASINI:
Tages Anzeiger
gazetesinde (31/03) "Kıbrıslılar Tekrar Çetin Sorular Gündeme
Getirdiler" başlığı altında ve Marlene Schnieper imzasıyla
yayımlanan bir yorumda, Kıbrıs müzakereleri ve BM Genel
Sekreteri Kofi Annan'ın rolü konu edilmektedir. Türkiye ve
Yunanistan'ın şimdilik garantör güç olarak adada 2011 yılına
kadar altı bin askerini bırakabileceği, bu sayının 2018 yılına
kadar yarı yarıya düşürülmek zorunda olduğu ve Türkiye'nin AB'ye
girmesi halinde adada, Yunanistan'ın 950, Türkiye'nin ise 650
asker konuşlandırabileceği belirtilen yorumda, bu noktanın bile
ortak devletin yönetiminde daha iyi temsil edilmeleri sağlanan
Kıbrıslı Rumlarını, Ankara karşısında boyun eğme konusunda
teselli etmeye yetmediği ifade edilmektedir.
İRAN BASINI:
Tahran Radyosu'nun
Türkçe yayınında (31/03) "Kıbrıs Barış Sürecinde Kader Günü"
başlığı altında yer verilen bir haberde, Kıbrıs görüşmeleri ele
alınmaktadır. BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın yeni planına
göre, Türkiye'nin, Avrupa Birliği'ne katılsa dahi askerlerinin
bir kısmını Kıbrıs'ta konuşlandırabileceği, asker sayısının ise
daha sonra belirleneceği, Türkiye vatandaşı 45 bin göçmenin
Kıbrıs Türk kesiminde ikamet edebileceği ve Kıbrıs Türk
kesimine göç edecek Kıbrıslı Rumların sayısının da
azaltılacağı ifade edilen haberde, Türk Hükümeti'nin Annan'ın
yeni planını olumlu karşıladığının belirtildiği, buna rağmen
Kıbrıs barış görüşmelerinde sona doğru yaklaşıldıkça Türk
yetkililerin de Avrupalı yetkililer ile fikir teatisini
yoğunlaştırdığının gözlemlendiği kaydedilmektedir. Haberde, Türk
Hükümeti'nin Kıbrıs görüşmelerinin, Türkiye'nin ulusal
menfaatlerini koruyacağı ve Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne
üyeliğini kolaylaştıracak bir şekilde, Kıbrıs sorununun
çözümlenmesine katkı sağlayacağını ümit ettiği ve bu yıl Kıbrıs
sorununun çözümlenmesinin, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyelik
sürecini köklü bir şekilde etkileyebileceği ileri
sürülmektedir.