07.04.2004

   

Anasayfa

e-posta


 

         ANKARA, 07/04(BYE)--- Yabancı basın-yayın organlarında  6 Nisan 2004 tarihinde yayımlanan Türkiye-AB ilişkilerine  yer verilen haber ve yorumlarda şu hususlara değinilmektedir:

 

            ABD BASINI: 

            International Herald Tribune gazetesinde, "Kıbrıs'ta  Barış Türkiye'nin Kaderi İçin Önemli" başlığı altında ve   Barbara Wall imzasıyla yayımlanan makalede, piyasa ekonomisi  olarak Türkiye'nin geleceği giderek daha da parlak hale geldiği, enflasyonun kontrol altında, faiz oranlarının düştüğü ve kısa  süre önce gerçekleşen yerel seçimlerde ekonomik reformları  destekleyen Adalet ve Kalkınma Partisi'nin büyük oranda bir  zafer elde etmesinin partiyi daha da güçlendirdiği  belirtilmektedir.

            Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, bölünmüş bir Kıbrıs'ın  Avrupa Birliği'ne üyeliğin önünde büyük bir engel teşkil ettiği  için, göreve geldiği Kasım 2002'den beri adanın yeniden  birleştirilmesi yönündeki çabalara destek olmak için çalıştığı  ifade edilen makalede, HSBC'nin Londra merkezinde bir ekonomist  olan David Lubin'in, Erdoğan'ın siyasi itibarını olumlu bir  sonuç çıkmasına bağladığı göz önünde tutulduğunda, Kıbrıs Türk   tarafının BM barış önerisinin lehine oy kullanmasını beklediğini söyleyerek, Kıbrıslı Rumların oyunun sonucunda ne çıkabileceğini  pek tahmin edemediği, ancak yine de bunun Türkiye'nin kendi AB  hedefi ve piyasaların istikameti ile pek fazla ilgisi olmayacağını  da belirttiği kaydedilmektedir. Lubin'in, "Erdoğan, Kıbrıs'ın  birleşmesi için yapabileceği herşeyi yaptı. Sadece, Kıbrıs Rum  kesimi BM'nin önerisine olumsuz oy kullandı diye Türkiye'ye  katılım müzakerelerine başlaması için bir tarih vermeyi  reddetmek AB için zor olacaktır" dediği belirtilen makalede,  Lüksemburg'da bulunan Pictet Doğu Avrupa Fonu'nda yönetici  olan Jack Arnoff'un, Türkiye'nin AB'ye katılım müzakereleri  için bir tarih almasını beklemediği ifade edilmektedir.

            Amerika'nın Sesi Radyosu'nun Türkçe yayınında,  "23. Türk-Amerikan Konseyi Toplantıları Washington'da Başladı"  başlığı altında ve Alpaslan Esmer imzasıyla yer verilen bir  haberde, 23. Türk-Amerikan Konseyi toplantıları konu edilmekte  ve Orta Doğu'da demokrasi ve küresel terörizm konuları,  Türk-Amerikan ilişkileri, diplomasi, savunma, ticaret,  bankacılık ve finans, tarım, eğitim, enerji ve telekomünikasyon alanlarının ele alınacağı belirtilmektedir. Toplantıda, Türkiye  uzmanı Andrew Mango'nun, 11 Eylül'den sonra çizgileri daha  belirginleşen Doğu-Batı kavramının arasında Türkiye'nin  konumunu değerlendirdiği ifade edilen haberde, "Türkiye ciddi  bir dönüm noktasında bulunuyor. Bir yandan Kıbrıs sorununun   çözümlenip çözümlenememesi, diğer yandan da AB ile müzakerelerin  başlayıp başlamaması gibi önemli iki konu var. Türkiye'yi bu  noktada nerede görüyorsunuz?" şeklindeki bir soruya, Mango'nun,  "Bakın, her yıl Türkiye için karar yılı oluyor. Bence bu  fırsatlar kolay kolay kaçırılmaz. Avrupa'ya gelince; deniyor ki  'Türkiye belki treni kaçırabilir.' Bana göre ise trene binecek  ve gerekeni yapacak. Türkiye ekonomisi güçlenirse, Avrupa'yla  ticari ilişkileri genişlerse, ortak menfaatler ve çıkarlar  gelişirse, o zaman Avrupa Türkiye'yi kabul etmeye bugünküne  göre çok daha hazır olacak. Kıbrıs'a konusuna gelince, bence  Annan planı çok sakıncalı bir plandır. Gerçi Türkiye yalnızlıktan kurtulmak için, bu planı en iyi bir şekilde tatbik etmek  durumundadır. Şimdiye kadar Kıbrıs anlaşmazlığının sorumlusu  Türkiye gösteriliyordu. Oysa şimdi, şayet bu sorun çözümlenmezse  sorumlusu Türkiye olmayacak. Anlaşmanın bu şekilde çözümsüz   kalmasının da tabii ki bazı sakıncaları olacak" dediği  aktarılmaktadır.

 

            AVUSTURYA BASINI: 

            Die Presse gazetesinde, "Yeni Türkiye Komisyonu" başlığı  altında yayımlanan bir haberde, Finlandiya'nın eski Cumhurbaşkanı  Martti Ahtisaari başkanlığında bir grup Avrupalı politikacının  Brüksel'de "Bağımsız Türkiye Komisyonu"nu kurduğu bildirilmektedir. Haberde, Komisyon'un, en geç Eylül 2004'e kadar Türkiye'nin  AB'ye katılımının avantaj ve dezavantajları konusunda bir rapor hazırlayacağı kaydedilmektedir.

 

            İNGİLTERE BASINI: 

            Reuter'in, "Türkiye... Milli Güvenlik Kurulu, Kıbrıs Çözüm  Planının AB'nin Birincil Hukuku Arasında Yer Alması Gerektiğini  Açıkladı" başlığı altında ve Hıdır Göktaş imzasıyla yer verdiği  bir haberde, Türkiye'de Milli Güvenlik Kurulu'nun yayımladığı  bir açıklamada, BM'nin Kıbrıs için hazırladığı çözüm planının,   AB'nin birincil hukuku arasında yer alması gerektiğini bildirdiği  ifade edilmektedir. Anlaşmanın AB mevzuatına dahil edilmesinin,  tek taraflı olarak yapılabilecek itirazları engelleyebileceği  belirtilen haberde, MGK'nın, dört buçuk saat süren bir  toplantının ardından yaptığı yazılı açıklamada, Kıbrıs'ın  yeniden birleştirilmesi planının, Türkiye'nin bazı isteklerini karşılamadığı, ancak hükümetin de kesinlikle planı engellemeye zorlanmadığının ifade edildiği, bu çerçeve içinde, çözümün  AB'nin temel yasaları arasında yer alması gerektiğinin öneminin vurgulandığı kaydedilmektedir.

            Haberde, Türk Hükümeti'nin, Kıbrıs'ta çözümsüzlüğün,  Türkiye'nin AB'ye tam üyelik müzakerelerine başlamasını  engelleyeceği endişesiyle Kıbrıs sorununa bir an önce çözüm  bulunması için bastırdığı vurgulanmaktadır.

 

            FRANSA BASINI:  

            AFP'nin, "Kıbrıs... Erdoğan Türk Taleplerinin AB Tarafından Reddedilme 'Riskini' Dile Getirdi" başlığı altında yer verdiği  bir haberde, Kıbrıs'ın, yeniden birleşmesi konusundaki BM planını  savunan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Kıbrıs için AB  yasalarında istisna sağlanmasına yönelik Türk taleplerinin AB  tarafından reddedilme "riskini" dile getirdiği belirtilmektedir.

            Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) Meclis grubunda   yaptığı konuşmada Erdoğan'ın, "Anlaşmanın maddelerinin, Avrupa   yasaları alanında kesinlik kazanması konusunda tam bir  memnuniyet elde etmeyi başardık" dediği aktarılan haberde,  Erdoğan'ın, "Ancak bu konuda elbette bir risk var" diyerek   Ankara tarafından serbest dolaşım prensibi konusunda talep   edilen istisnanın kabul edilmeme riski olduğunu belirttiği kaydedilmektedir.

 

            RUSYA BASINI: 

            Russki Kuryer gazetesinde (03/04) "Türkiye AB'ye Kıbrıs  Üzerinden Girecek" başlığı altında ve Aleksey Andreev imzasıyla  yayımlanan bir haberde, BM Planı çerçevesinde Kıbrıs'ta çözüm  süreci ve BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın bu konudaki yoğun  uğraşları ele alınmaktadır.

            BM'nin planının (adanın birleştirilmesine yönelik olarak   20 yıldır süren görüşmelerde ele alınan beşinci plan) yaklaşık  9.200 sayfadan oluştuğu, hem KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın  hem de Kıbrıslı Rumların planı eleştirdikleri belirtilen haberde,  Rumları özellikle, adanın kuzeyinde bulunan Türk askeri varlığının Türkiye'nin AB'ye katılacağı tarihe kadar sürdürülmesinin  sinirlendirdiği vurgulanmakta ve planın ayrıntılarına yer  verilmektedir. 1 Mayıs günü Kıbrıs'ın AB'nin yeni üyesi olacağı,  o zamana kadar adanın kuzey kesiminin -referandumda BM planına  olumsuz oy vererek- güney kesiminden eskisi gibi ayrı kalması  durumunda, AB yalnızca Kıbrıs'ın Rum kesimini tanıyacağı,  Türkiye'nin AB'ye katılmasının da daha problemli olacağı  belirtilen haberde, adanın Türk ve Rum kesimleri arasındaki  BM tampon bölgesinin AB'nin sınırı olup olmayacağı ve Kıbrıslı   Türklerin belirsiz statüde kalıp kalmayacaklarının 24 Nisan'da  eşzamanlı olarak düzenlenecek iki referandumdaki oylamanın  sonucuna bağlı olacağı ifade edilmektedir.

 

  

 

       

 

          ESKI SAYILAR