28.06.2004

   

Anasayfa

e-posta


 

         ANKARA, 28/06(BYE)--- Yabancı basın-yayın organlarında  25-27 Haziran 2004 tarihlerinde yayımlanan, Türkiye-AB  ilişkilerine yer verilen haber ve yorumlarda şu hususlara  değinilmektedir:

 

            ABD BASINI:

            AP'nin (26/06) "Bush, AB'ye, Türkiye'yi Birliğe Katması  Konusunda Uyarıda Bulundu" başlığı altında ve Constant Brand  imzasıyla yer verdiği bir haberde, ABD Başkanı George W. Bush'un,  Avrupa Birliği'ne Türkiye ile katılım müzakerelerine başlaması  gerektiği konusunda uyarıda bulunarak, Türkiye'nin halihazırda  Avrupa kulübüne giriş için gerekli kriterleri karşıladığını  söylediği belirtilmektedir. İrlanda'nın batısındaki Dromoland  Castle'daki AB-ABD zirvesinin ardından yaptığı açıklamada  Bush'un, Türkiye'nin İslami geleneklerle Avrupa kimliğini  başarılı bir şekilde harmanlayan iftihar edilecek bir ülke  olduğunu söyleyerek, "Türkiye üyelik için gerekli AB kriterlerini  karşılıyor. AB'nin Türkiye Cumhuriyeti'nin tam üyeliğine uzanacak  katılım müzakerelerine başlaması gerekiyor." dediği belirtilen  haberde, Bush'un uzun zamandan beri Avrupa'ya kapılarını  Türkiye'ye açması için baskı yaptığı hatırlatılmakta ve  Türkiye'nin dahil edilmesinin AB için en doğal yol olacağını  söyleyen Bush'un, "Tarihi bir gelişme. Demir Perde'den arda  kalan son izleri de ortadan kaldırıp kıta açısından yeni  bir başlangıç yapıyorsunuz." dediği aktarılmaktadır.  Haberde, ne Avrupa Komisyonu Başkanı Romano Prodi ne de  İrlanda Başbakanı Bertie Ahern'in, Bush'un yorumları  karşısında herhangi bir açıklamada bulunduğu ifade  edilmektedir.

            Amerika'nın Sesi Radyosu'nun Türkçe internet sayfasında  (27/06) "Bush Ankara'da Erdoğan'la Görüştü" başlığı altında  yer alan bir haberde, ABD Başkanı George W. Bush'un,  Ankara'daki temaslarına Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'la  Başbakanlık Konutu'nda görüşerek başladığı belirtilmekte ve  Başkan Bush'un yaptığı açıklamada, Türkiye'yi ilk defa  ziyaret ediyor olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek,  "İstanbul'da çok anlamlı görüşmeler yapılacak. NATO nasıl  güçlendirilir, Türkiye'nin AB'ye tam üye olarak alınması,  Irak ile komşuluk ilişkileri gündemde. Sizinle ve NATO  ortakları ile verimli görüşmeler  bekliyorum." dediği ifade  edilmektedir. Bush'un, "Çok anlamlı görüşmeleri pek çok konuda  ele almayı sabırsızlıkla bekliyorum. İkili ilişkiler, NATO'yu  nasıl güçlendirebiliriz, bu ülkenin iyi insanlarının AB'den  bir üyelik tarihi alması gerektiğine inanıyorum, sonuç  itibariyle AB'ye tam üye olabilmeniz için. Aynı zamanda  sizlerle pek çok konuda çalışmayı sabırsızlıkla bekliyorum.  Komşuluk ilişkileri, Irak ve diğer konular üzerinde. Bu  çerçevede ülkenizin teşkil ettiği örneği, bölgede bir Müslüman  ülke olarak teşkil ettiği önemi takdirle karşılıyorum. Ülkeniz  demokrasi, hukuk devleti ve özgürlüğü kucaklayan bir ülke.  Dolayısıyla size minnettarım, müteşekkirim. Size çok teşekkür  ediyorum ve NATO ortaklarımızla verimli görüşmeler  gerçekleştirmeyi sabırsızlıkla bekliyorum." dediği kaydedilen  haberde, Erdoğan'ın da, Bush'un Türkiye'yi ilk defa ziyaret  ettiğine dikkat çekerek, "Görüşmelerinin hayırlı olmasını ve  ziyaretin kendisi için de olumlu geçmesini temenni ediyorum."  dediği belirtilmektedir.

            AP'nin (27/06) "Bush, Türkiye'yi Müslüman ve Demokratik  Bir Olarak Takdir Ediyor ve AB'ye Katılımına Destek Veriyor"  başlığı altında ve Deb Riechmann imzasıyla yer verdiği bir  haberde, ABD Başkanı George W. Bush'un, Türkiye'nin Avrupa  Birliği'ne üyeliği için mücadele etme taahhüdünde bulunarak  demokrasi ve hukukun üstünlüğünü sağlayan Müslüman bir ülke  olarak Türkiye'den övgüyle bahsettiği ve Türkiye'ye yaptığı  resmi ziyaretin ilk gününde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinde, Türkiye'yi Orta Doğu için model ülke olarak  gösterdiği belirtilmektedir. Bush'un, "Bu güzel ülkenin  insanlarına, kendilerine AB tarafından nihai olarak AB'ye  kabule yönelik müzakereler için bir tarih verilmesi gerektiğine  inandığımı anımsatırım." dediği ifade edilen haberde, Bush'un,  kendisinin Erdoğan ile "komşu Irak ve diğer  ülkelerle ilgili  sorunları" tartıştıklarını söyleyerek, "Ülkenizin, Müslüman  bir ülkenin aynı zamanda demokrasiyi ve hukukun üstünlüğünü  nasıl tesis edebileceği konusunda teşkil ettiği örneği takdir  ediyorum." dediği aktarılmaktadır.

 

            ALMANYA BASINI:

            Süddeutsche Zeitung'da (25/06) "Tarihte Herşey Müzik  Derneğindeki Gibi Yürümüyor" başlığı altında ve Nico  Fried-Stefan Ulrich imzalarıyla Almanya Dışişleri Bakanı  Joschka Fischer ile yapılan mülakata yer verilmektedir.  Mülakatın Türkiye ile ilgili bölümünde şu ifadeler yer  almaktadır: 

            "SORU: Reformların gerekliliği İslam devletleri tarafından  görülüyor mu? 

            FISCHER: Evet, çok çelişkili bir şekilde görülüyor.  Kendilerini hazırlamak için yeterli olan sistemler var. Diğerleri  isteksiz davranıyor. Fakat tüm hükümetler biliyorlar ki, terör  sadece ön planda Amerika'yı hedef almaktadır. Asıl hedef Arap Yarımadası'dır. Söz konusu  olan, İsrail'in yıkılması, kutsal  mekanlar, İslamcı devrimdir. Bölgede halkın baskısı büyük.  Bunun içinde çok büyük bir potansiyel bulunuyor, hem iyi hem  kötü anlamda. Bizim güvenliğimiz, Orta Doğu'daki toplumların  hangi yolu yürüyeceklerine bağlı. Bu yüzden Avrupa, liberal  bir şekilde gelişmelerinde bunlara yardım etmelidir. Ayrıca,  Türkiye'nin AB'ye bağlanması bu yüzden başarılı olmalıdır.  Türkiye'nin katılımı, Orta Doğu'nun modernleştirilmesi ve  böylece teröre karşı mücadele için  bir başlangıç günü  olacaktır."

 

            BELÇİKA BASINI:

            Merkezi Brüksel'de olan ve Avrupa Parlamentosu'ndaki bir  grupla işbirliği içinde çalışan  bağımsız haber portalı  Euobserver'ın internet sitesinde (24/06) "Türkiye'nin AB  Kriterlerini Karşılama Olasılığının Gerçekçiliği" başlığı  altında ve Mark Beunderman imzasıyla yer alan makalede, AB  ve Türkiye'den politikacı ve uzmanların, Türkiye'nin yıl  sonundan önce AB'nin siyasi kriterlerini karşılamasının  imkansız olacağını kabul etmeye, giderek daha da hazırlıklı  göründükleri ifade edilmektedir. Avrupa Politikası Merkezi ve  Türk sivil toplum örgütü ARI Hareketi tarafından 23 Haziran'da  düzenlenen bir müzakerede, hem AB'nin siyasi ve araştırma  gruplarından hem de Türk tarafından, Türkiye'nin AB'nin  demokrasi ve insan hakları kriterine tam olarak uymadığı  görüşünün ortaya çıktığı belirtilen makalede, AB'nin demokrasi  ve insan hakları standartlarının yerine getirilmesinin,  Ankara'nın AB ile katılım görüşmelerine  başlayabilmesi  için bir önkoşul oluşturduğu kaydedilmekte, AB liderlerinin  aralık ayında, Avrupa Komisyonu'nun ekim ayında yayınlanacak  önemli raporu temelinde resmi olarak katılım görüşmelerine  başlayıp başlamamaya karar verecekleri hatırlatılmakta ve  ancak pek çok kişinin süreçte başarı kaydedildiğini ve  şimdi Türkiye'yi reddetmenin amaca zarar vereceğini  düşündüğüne işaret edilmektedir. Hollanda Dışişleri Bakanı  Bernard Bot'un, siyasi kriterin Türkiye'ye uygulanması  gereken "tek ölçü" olduğunu söylediği,  Avrupa Parlamentosu'ndan Hollandalı Parlamenter Joost Lagendijk'in, Türklerden,  katedilen bu yolda daha açık  olmalarını isteyerek,  "Türkiye'nin AB'nin siyasi kriterlerine yüzde 100 uyması  imkansız olacaktır. Bu, yıl sonundan önce gerçekleşemeyecek.  Türk politikacılar, Türkiye'nin tam olarak  uyacağı yönündeki  iddialarını bir kenara bırakmalılar" dediği belirtilen  makalede, Berlin'deki bir düşünce kuruluşu olan  Stiftung  Wissenschaft und Politik'ten bir araştırmacı Heinz  Kramer'in,  özellikle sivil-askeri ilişkiler alanında  Türkiye'nin hala  katedecek uzun bir yolu olduğunu söyleyerek, "Üniversitelerdeki  reform konusunda son zamanlarda yapılan tartışmalara ordunun  müdahale şekli, sivil-ordu ilişkileri gözönünde tutulduğunda  Türkiye'nin hala AB standartlarından uzak olduğunu gösteriyor.  Türkiye, son birkaç yılda, siyasi ve sosyal gerçekçiliğin  temelini önemli ölçüde etkileyen yönde siyasi reformlarda  ise çok büyük ilerlemeler kaydetti. Şayet AB aralık ayındaki  zirvede üyelik görüşmeleri için yeşil ışık yakmazsa, bu  durum ülkede, reform öncesi ciddi bir enerji boşluğu  yaratacaktır." dediği aktarılmaktadır.

           

            FAS BASINI:

            L'Economiste gazetesinin internet sayfasında (23/06)  "Türkiye, Bazı AB Üyesi Ülkelerden Bile Daha İyi Gidiyor"  başlığı altında ve Hakim El Ghissass imzasıyla  Uluslararası  ve Stratejik İlişkiler Enstitüsü Genel Müdür Yardımcısı  Pr. Didier Billon ile yapılan bir mülakat yer verilmektedir.  Uluslararası ve Stratejik İlişkiler Enstitüsü (IRIS) Genel  Müdür Yardımcısı Pr. Didier Billon'un, Türkiye'nin Avrupa  Birliği'ne adaylığını değerlendirdiği mülakatta, "Türkiye'nin  bugünkü durumu nedir?" şeklindeki bir soruyu, Billon'un,  "Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) 2002'de iktidara  gelmesiyle Türkiye, Avrupa Birliği'ne  girmek için Avrupa  Komisyonu tarafından istenen şartları yerine getirebilmek  için reformları hızlandırdı. Böylece, kişisel hürriyet  alanlarının genişletilmesi ve ekonomik değişimin yoluna  konulması gibi Kopenhag Kriterleri'ni yakalamak için Türkiye  hükümeti, parlamenter, yasal, anayasal ve kurumsal reformları  peşpeşe gerçekleştirdi." şeklinde cevapladığı belirtilmektedir.  Mülakatta, "Türkiye'nin jeo-stratejik rolü nedir?” şeklindeki  diğer bir soruya da, Billon'un, "Basit serbest mübadele  Avrupasıyla yetinenler vardır, bu enteresan değil. Diğer  bazıları, özellikle Akdeniz bölgesinde ben de varım diyebilen  kuvvetli bir Avrupa fikrini ön plana çıkarıyor. Türkiye'nin  adaylığı Avrupa'ya, yumruğunu masaya kuvvetli vurma imkanı  verecektir. Son birkaç aydır Türkiye'nin Suriye ile olan   münasebetlerinin iyileştiğini görüyorum. İsrail ile olan  münasebetlerine gelince.. Türkiye Dışişleri Bakanı Abdullah  Gül, İsrail'i kollamadı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise,  İsrail'in Filistinlilere karşı davranışını devlet terörü  nitelemesine kadar götürdü. Demek ki Türkiye, çevresini  ihmal etmiyor. Temel olarak Avrupa ile başta olmak üzere  birçok eksende oynayacak kartı var. Arap ve İslam dünyasıyla  olan ilişkilerinde çok önemli kozlara sahip olduğunun  farkında." Şeklinde cevap verdiği kaydedilmektedir.

 

            FRANSA BASINI:

            AFP'nin (26/06) "Bush: Türkiye, Avrupa Birliği'ne Girmek  için Gerekli Şartları Yerine Getirdi" başlığı altında yer  verdiği bir haberde, ABD Başkanı George W. Bush'un, İrlanda'da  yaptığı açıklamada, Türkiye'nin, üyelik müzakerelerini  başlatması gereken  Avrupa Birliği'ne girmek için "şartları  yerine getirdiğini" söylediği belirtilmektedir. Avrupa Birliği  ile ABD arasındaki zirve sonrasında yaptığı açıklamada  Bush'un, "Türkiye, adaylık için AB'nin  koyduğu şartları yerine getirmiştir." dediği ifade edilen haberde, Bush'un, "AB,  Türkiye'yi tam adaylığa götürecek müzakereleri başlatmalıdır."  şeklindeki ifadesi aktarılmaktadır.

 

            İSVİÇRE BASINI:

            Der Rheintaler gazetesinin internet sayfasında (26/06)  "Türkiye Açık Bir İmada Bulunuyor" başlığı altında ve Jan  Keetman imzasıyla yer alan bir yazıda, Avrupa Konseyi'nin bu  hafta içinde Türkiye'deki demokratik ilerlemeleri memnuniyetle  karşıladığı ve Ankara hükümetinin geçtiğimiz iki yıl içinde  son 10 yıla kıyasla daha fazla reform yaptığını belirttiği vurgulanmaktadır. Avrupa Konseyi'nin oy çokluğuyla  Türkiye'nin izlenmesi uygulamasına son vermesinin ardından  Ankara'nın, yan gelip yatacak gibi görünmediği ve Türk  Hükümeti'nin 18 yasayı kapsayan bir paketle reformları  sürdürmek niyetinde olduğu -bunların içinde YÖK yönetiminde  Genelkurmay Başkanlığı temsilcisinin  bulunması  uygulamasının ortadan kaldırılması da var- belirtilen  yazıda, Türkiye'nin geçtiğimiz hafta İKÖ  Genel  Sekreterliği'ni devralması sırasında Başbakan Erdoğan'ın,  AB'nin 41 yıl beklettikten sonra Türkiye'yi halen üyeliğe  almayı istememesi halinde ülkenin başka bir yol arayacağını  belirterek, "Bunlar arasında, ait olduğumuz İslam kültürü  de var." dediği hatırlatılmaktadır.

 

            RUSYA BASINI:

            İzvestia gazetesinde (25/06) "Avusturya Cumhurbaşkanı  Heinz Fischer: AB Türkiye'nin Birliğe Katılmasına Hazır Değil"  başlığı altında yayımlanan bir yazıda, Avusturya  Cumhurbaşkanı Heinz Fischer'in yaptığı açıklamada, "Avrupa  Birliği Türkiye'nin Birliğe katılmasına hazır değil. Şahsen  ben Ankara'nın AB'ye katılmasından yanayım, fakat bu konudaki müzakerelerin başlatılma zamanı henüz gelmedi. Burada 70  milyon nüfuslu bir ülke söz konusu. Türkiye'nin AB üyeliği,  Birlik içinde güç dengesini tamamen değiştirir. Böyle bir adım  herşeyi alt üst eder. Ankara'nın AB'ye hazır olup olmadığı  sorusu yerine, AB'nin Ankara'yı kabul etmeye hazır olup  olmadığı sorusu sorulmalı." dediği aktarılmaktadır.

 

 

 

 

ESKİ SAYILAR