29.06.2004

   

Anasayfa

e-posta


 

 

            ANKARA, 29/06(BYE)--- Yabancı basın-yayın organlarında  28 Haziran 2004 tarihinde yayımlanan, Türkiye-AB ilişkilerine  yer verilen haber ve yorumlarda şu hususlara değinilmektedir: 

            ABD BASINI: 

            Boston Globe gazetesinde (28/06) "NATO Planında İlerleme  Sağlandı... Bush Türklere İltifat Etti" başlığı altında ve  Wayne Washington imzasıyla yayımlanan bir haberde, ABD  Başkanı Bush'un Türkiye ziyareti, NATO toplantısı, Irak'taki  gelişmeler ve kaçırılan Türk işçilerinin durumu ele  alınmaktadır. Ankara'da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'la bir  araya gelen Bush'un, ABD'nin önemli bir müttefiki olan  Türkiye'yi, demokrasi ve hoşgörünün modeli olduğunu söyleyerek  methettiği ve Erdoğan'la birlikte basına yaptıkları açıklamada, "Ülkenizin, hem nasıl bir Müslüman ülke olunacağı hem de aynı  zamanda demokrasi ve hukukun üstünlüğünün nasıl kucaklanacağı  hususunda teşkil ettiği modeli çok takdir ediyorum." dediği  belirtilen haberde, Türkiye'ye ilk seyahatini gerçekleştiren  Bush'un, Türklerin Avrupa Birliği'ne üyelik hedefini  desteklediğini ifade ettiği kaydedilmektedir. Amerika'nın  Türkiye'nin AB üyeliğine olan desteğinin Avrupa'da kaşların  çatılmasına sebep olduğu belirtilen haberde, AB Komisyonu'nun  Dış İlişkilerden Sorumlu Üyesi Chris Patten'in, İrlanda'daki  ABD-AB zirvesi sırasında Amerikalı gazetecilere, "ABD  Başkanlarının uzun yıllardır Türkiye'nin AB'ye üyeliğini  desteklediğini biliyoruz. Çok sık olarak Türklere, gayet  cömertçe davranarak AB adaylığını önermektedirler." dediği aktarılmaktadır.  

            ALMANYA BASINI: 

            Die Welt gazetesinde (28/06) "ABD Başkanı Türkiye'nin  AB Üyeliği için Baskı Yapıyor" başlığı altında yayımlanan  bir yazıda, ABD Başkanı George W. Bush'un, Irak Savaşı  nedeniyle Türkiye ile bozulan ilişkiler sonrasında,  İstanbul'da yapılacak NATO Zirvesi'nden bir gün önce ittifak  ortağını övdüğü belirtilmektedir. Ankara'ya yaptığı ziyaret  sırasında Türkiye'nin, "Müslüman bir ülkenin demokrasiyi,  hukuk devletini ve özgürlüğü nasıl benimseyebileceğine" bir  örnek olduğunu belirten Bush'un, Türkiye'nin AB üyeliğine  verdiği desteği de yeniden vurguladığı kaydedilmektedir.

            Financial Times Deutschland gazetesinde (28/06) "Bush,  Türkiye'nin AB Üyeliği için Zorluyor" başlığı altında ve  Rainer Koch-Joachim Zeppelin imzalarıyla yayımlanan bir  yazıda, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyelik arzusunun,  ABD Başkanı George W. Bush'la birlikte güçlü bir taraftar  bulduğu vurgulanmakta ve Bush'un, Türkiye'nin başkenti  Ankara'ya yaptığı ziyarette, AB'nin Türkiye'ye olası  katılım konusunda bir tarih vermesi gerektiğini söylediği kaydedilmektedir. Bush'un, Türkiye'nin, bir ülkenin "hem  Müslüman hem de demokrasi, hukuk ve özgürlük devleti"  olabileceğine bir örnek oluşturduğunu söylediği belirtilen  yazıda, ABD'nin öncelikle jeostratejik nedenlerle uzun  süredir Türkiye'nin AB'ye üyelik gayretlerini desteklediği hatırlatılmaktadır. Başkan Bush'un, cumartesi günü  İrlanda'da AB liderleriyle yaptığı zirve toplantısında,  Türk çıkarları için girişimde bulunarak, İrlanda Başbakanı  Bertie Ahern'e, "Eğer ülke koşulları yerine getiriyorsa,  üye yapılmalıdır." dediği ifade edilen yazıda, Bush'un  şimdi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a özellikle destek  vermesinin, zarar gören Türk-Amerikan ilişkilerinin  yeniden onarılmasına da hizmet ettiğine dikkat  çekilmektedir. 

            FRANSA BASINI:  

            AFP'nin (28/06) "Chirac: Bush, Türkiye'nin AB Üyeliği  Konusunda Çok İleri Gitti" başlığı altında yer verdiği bir  haberde, Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın, İstanbul'da  yaptığı açıklamada, ABD Başkanı George W. Bush'un, Türkiye'nin  AB üyeliğine desteğini ilan ederek "çok ileri" gittiğini  düşündüğünü belirttiği kaydedilmektedir. NATO zirvesi  dolayısıyla İstanbul'da bulunan Fransa Cumhurbaşkanı Chirac'ın,  düzenlenen bir basın toplantısında "Yalnızca çok ileri gitmedi,  aynı zamanda kendisine ait olmayan bir bölgeye de girdi. Bu  aynı benim ABD'ye Meksika ile olan ilişkilerini nasıl  yöneteceğini anlatmam gibi bir şey." dediği belirtilen haberde,  Ankara'ya yaptığı ziyaret sırasında Bush'un, "AB'ye muhtemel  üyeliğiniz için AB'den tarih almalısınız." diyerek Türkiye'nin  AB'ye üyeliğine destek verdiğini yinelediği ifade edilmektedir.

            AFP'nin (28/06) "Bir Fransız Bakan, Türkiye'nin AB  Üyeliği ile İlgili Olarak Bush'a 'Fahrenheit 9/11' Filmini  Görmesini Tavsiye Etti" başlığı altında yer verdiği bir  haberde, Jean-Pierre Raffarin hükümetinin bütçeden sorumlu  Devlet Bakanı Dominique Bussereau'nun, Amerikan Başkanı  George W. Bush'un, Türkiye'nin üyeliğinin kabul edilmesi  yönünde Avrupa Birliği'ne bulunduğu tavsiye hakkında ne  düşündüğü sorusuna ilişkin açıklamada bulunduğu  belirtilmektedir. Haberde, Europe-1 Radyosu'nun bir  muhabirinin, "George Bush, Türkiye'nin AB'ye girmesi  gerektiğini söyledi. Siz ona nasıl cevap verirsiniz? Bush  haklıdır ya da Bush ne karışıyor?" şeklinde sorduğu,  Fransız Bakan Bussereau'nun ise, "İkinci seçenek. Gidip  Michael Moore'un 'Fahrenheit 9/11' filmini görsün." dediği aktarılmaktadır. 

            İNGİLTERE BASINI: 

            Financial Times gazetesinin internet sayfasında (28/06)  "ABD, Türkiye'nin AB Üyeliğini Savundu" başlığı altında ve  George Parker- Joshua Chaffin imzalarıyla yer alan bir  haberde, ABD, İrlanda'daki AB-ABD zirvesinde Türkiye'nin 25  üyeli kulübe kabul edilmesi için Avrupa Birliği üzerindeki  baskıyı artırdığı belirtilmektedir. Washington'dan Ankara'ya  yapacağı geziden önce  Country Clare'deki Dromond Kalesi'ne  gelen ABD Başkanı George Bush'un, AB'nin üye sayısının  15'ten 25'e çıktığı son genişlemesini "tarihi bir başarı"  olarak değerlendirdiği kaydedilen haberde, Bush'un, genişleme  sürecinin İstanbul Boğazı'nın ötesine genişlemesi gerektiği  yönündeki talebinin alışılmadık bir şekilde güçlü olduğu  belirtilmekte ve zirve sonrasındaki bir basın toplantısında  konuşan Bush'un, "Türkiye AB'nin üyelik standartlarını  karşılarken, AB Türkiye Cumhuriyeti'nin tam üyeliği ile  sonuçlanacak görüşmelere başlamalıdır." dediği, AB'nin dönem  başkanlığını yapan İrlanda Başbakanı Bertie Ahern'in, Bush'un  böyle bir istekte bulunacağı konusunda önceden uyarıda  bulunduğu ve zirveye ev sahipliği yapan Ahern'in bir  yardımcısının, "Çok güçlü bir talepti, ancak bunun olacağını  biliyorduk." dediği ifade edilmektedir. Haberde, Bush'un  yorumlarının AB'nin, üyelik görüşmelerini başlatıp başlatmama  kararının alınacağı aralık zirvesi öncesinde Türkiye'nin  üyeliğini değerlendirmeye hazırlandığı hassas bir döneme denk  geldiği vurgulanmaktadır. 

            İTALYA BASINI: 

            Il Giornale gazetesinde (28/06) "Berlusconi: Türkiye'ye  Kapıları Kapatmak Tarihi Bir Hata Olur" başlığı altında ve  Fabrizio De Feo imzasıyla yayımlanan bir haberde, İtalya  Başbakanı Silvio Berlusconi'nin Sabah gazetesine verdiği bir  mülakatta, "Avrupa'nın kapılarını Türkiye'ye kapatmasının  trajik ve tarihi bir hata olacağını" söyleyerek, "Avrupa,  Türk insanının beklentilerini boşa çıkartmamalıdır. Bunu aynı  zamanda Avrupa'nın çıkarları açısından da söylüyorum. Türkiye,  Avrupa'ya büyük katkıları olabilecek Avrupalı bir ülkedir."  dediği belirtilmektedir. Başbakan Berlusconi'nin, AB  kriterlerine uyum sürecinde kaydedilen "somut ilerlemeler"  için de Başbakan Tayyip Erdoğan'a ve Türk yetkililerine  tebriklerini sunduğu ifade edilen haberde, "Türkiye'nin her  daim Avrupa'daki, belki de en tutkulu ve inatçı, avukatı  olduğunu" hatırlatan Berlusconi'nin, "AB içinde bir Türkiye  için mümkün olan herşeyi yapıyorum. Ankara'nın AB'ye üyeliği,  ortak bir amaç için, özgürlük ve demokrasinin evrensel  değerlerinin yerleşmesi için, farklı din ve kültürler  arasında bir diyalog imkanı olduğunu gösterecektir." dediği aktarılmaktadır. Haberde, Berlusconi'nin, Türkiye'nin AB'ye  girişinin "kaçınılmaz bir tarihi süreç olduğunu" da sözlerine  ekleyerek, "Büyük Kemal Atatürk'ün laik devlet modelini  gururla muhafaza eden, Yakın ve Orta Doğu'ya, Akdeniz'e  yönelmiş, Avrupa ve Asya arasında bir bağ oluşturan, NATO'nun  temel taşlarından biri olan büyük bir demokratik ülkeye  kapıları kapamanın trajik bir hata olacağını yineliyorum."  şeklindeki ifadesine yer verilmektedir. 

            RUSYA BASINI: 

            İzvestia gazetesinde (28/06) "ABD-AB Zirvesinde Türkiye  Yüzünden Yaşanan Skandal" başlığı altında ve Aleksey Bausin  imzasıyla yayımlanan bir yazıda, İrlanda'da yapılan ABD-AB  zirvesi ele alınmakta ve zirveyi düzenleyenlerin, toplantıda,  eski dünya ile yeni dünyanın birlikteliğinin sergilenmesini  planladıkları, ancak zirvede bir skandal yaşandığı  belirtilmektedir. ABD Başkanı Bush'un, basın toplantısında,  Türkiye'nin AB'ye katılabilmesi için tüm şartları artık  yerine getirdiğini, dolayısıyla Brüksel'in Ankara ile  müzakereleri başlatması gerektiğini ifade ettiği kaydedilen  yazıda, ABD Başkanı'nın bu sözlerinin, AB diplomatik  çevrelerinde, Avrupa Birliği'nin faaliyetlerine müdahale ve  baskı yapma çabası olarak algılandığı ve AB temsilcilerinin,  bu konunun AB'nin yetkisi çerçevesinde bulunduğunun ve  konuyla ilgili kararın 17 Aralık'ta yapılacak Avrupa Birliği  zirvesinde ilan edileceğinin işaretini verdikleri ifade  edilmektedir. 

            JAPONYA BASINI: 

            Sankei Shimbun gazetesinde (28/06) "ABD-Türkiye Zirvesi...  Irak Konusundaki Görüş Ayrılıklarına Son... AB'ye Üyelik  Konusunda Başkan Bush'dan Destek" başlığı altında ve Daisuke  Murakami imzasıyla yayımlanan bir haberde, NATO toplantısı  öncesinde Türkiye'ye resmi ziyarette bulunan ABD Başkanı  Bush'un, Ankara'da Başbakan Erdoğan'la Irak'ın yeniden imarı  ve Türkiye'nin AB'ye üyeliği konularını görüştüğü  belirtilmektedir. Irak savaşında ABD ordusunun Türk  topraklarından geçişine izin verilmemesi nedeniyle zedelenen  iki ülke ilişkilerinde, ABD Başkanı'nın ilk Türkiye ziyareti  ve NATO Zirvesi vesilesiyle yeniden düzelme gözlendiğinin  söylenebileceği ifade edilen haberde, ABD Başkanı Bush'un,  Başbakan Erdoğan ile görüşmesi öncesinde basın mensuplarına  yaptığı açıklamada, "AB, Türkiye'ye üyelik müzakereleri için  tarih vermelidir." dedi ve Türkiye'nin AB'ye üyeliği için  destek verdiği, ayrıca, "Türkiye, bir İslam ülkesinin nasıl  olması gerektiğini gösteren modeldir." diyerek, laikliği  temel prensip edinen Türkiye'nin siyasi sisteminin önemini  vurguladığı kaydedilmektedir. Savaş sonrası Irak'ın istikrara  kavuşmasını hedefleyen ABD için jeopolitik önemi bulunan  Türkiye'nin işbirliğinin büyük önem arz ettiği, ayrıca Bush  yönetiminin, Irak'ın demokratikleşmesi ardından uygulamaya  koyacağı Orta Doğu'nun demokratikleşmesi projesi çerçevesinde  Türkiye'nin varlığının çok önemli bir yeri bulunduğu  vurgulanan haberde, bu nedenlerden dolayı ABD'nin, Hıristiyan  ülkelerden oluşan AB'den Türkiye'nin üyeliğini hızlandırmasını  istemek için yeterince sebebi bulunduğuna işaret edilmektedir.           

            YUNANİSTAN BASINI: 

            Elefteros Tipos gazetesinde (28/06) "Yunanistan ile ABD  Türkiye Lehinde Ortam Oluşturuyor" başlığı altında ve Sakis  Kutsantas imzasıyla yayımlanan bir yorumda şöyle denilmektedir:  "Birkaç yıl önce, Yunan dış politikasının ABD ile sürtüşme  konusu, ABD'nin Türkiye stratejisi idi. Washington, Ankara'ya  verdiği desteği göstermekte hiçbir fırsatı kaçırmıyordu ve  bu da bazen Türkiye'nin Yunanistan'a karşı tahriklerini ve  saldırganlığını güçlendirmesinde belirleyici rol oynuyordu;  doğal olarak da bu durum Atina'yı rahatsız ediyor ve ülkemizde  Amerikan karşıtı bir ortam yaratılmasına sebep oluyordu. Son  zamanlarda durum değişti; ABD Türkiye'yi desteklemekten  vazgeçmedi, fakat Türk-Yunan ilişkilerinin rayına oturmasıyla,  Ankara'nın Avrupa yönelimini bundan böyle Atina ve  Washington'un ortak stratejisi oldu. George Bush'un,  önümüzdeki aralık ayında AB'ye üyelik tarihi alması gereken  'iyi ülke' (Türkiye) hakkındaki açıklaması, Yunan siyasi  çevrelerinin büyük bir bölümünü geçmişte çok kızdırabilirdi.  Bugün, bunun tam tersi oluyor. ABD Başkanı -abartılı bir  tonla-, Yunan dış politikasının da istediği gibi, Türkiye'nin  Avrupa yöneliminin güçlendirilmesini ve bölgede istikrar  faktörü olmasını öneriyor. Washington ve Atina, farklı  istikametlerden yola çıkarak, bugün Türkiye stratejilerini birleştiriyorlar. Bu durumun da Yunan-Amerikan ilişkilerinde  yalnızca olumlu etkileri olur."

 

ESKİ SAYILAR