07.07.2004

   

Anasayfa

e-posta


 

 

            ANKARA, 07/07(BYE)--- Yabancı basın-yayın organlarında  4-6 Temmuz 2004 tarihleri arasında yayımlanan ve Türkiye-AB  ilişkilerine yer verilen haber ve yorumlarda şu hususlara  değinilmektedir:

 

            ALMANYA BASINI: 

            Süddeutsche Zeitung'da (06/07) "Ordu Etkisini Kaybediyor"  başlığı altında yayımlanan bir haberde, Milli Savunma Bakanı  Vecdi Gönül'ün Hürriyet gazetesine yaptığı açıklamaya göre,  uzun bir süre boyunca ordunun hakim olduğu Türkiye'deki Milli  Güvenlik Kurulu'na ilk kez sivil bir başkan getirileceği  belirtilmekte ve Gönül'ün, bunun AB Komisyonu'nun bir sonraki  raporu açısından "önemli bir adım" olduğunu söylediği  kaydedilmektedir. Haberde, sonbaharda açıklanması beklenen  raporun, Türkiye ile katılım müzakerelerinin başlatılmasıyla  ilgili karara esas alınacağı ve Milli Güvenlik Kurulu'nun bir  dönemler Türk askerinin elindeki, siyaset üzerinde etkisini  sağladığı en önemli araç olduğu vurgulanmaktadır.

 

            AVUSTURYA BASINI: 

            Wiener Zeitung'da (06/07) "Ankara'da Yeni Reform Girişimi"  başlığı altında yayımlanan bir haberde, TBMM'de görüşülmekte  olan reform önlemlerinin, ordu temsilcilerinin yüksek  okulların ve radyo ile televizyonun idaresinden çekilmesini  öngördüğü belirtilmektedir. Uzun süreden beri askerlerin hakim  olduğu Milli Güvenlik Kurulu'nun başkanlığına da önümüzdeki  aylarda ilk kez bir sivilin getirileceği belirtilen haberde,  Savunma Bakanı Vecdi Gönül'ün, Milli Güvenlik Kurulu  başkanlığındaki değişikliğin, AB Komisyonu'nun Türkiye hakkında  vereceği bundan sonraki raporu açısından "önem" taşıdığını  belirttiği ifade edilmektedir.  Haberde, öte yandan Türkiye'de  geçenlerde serbest bırakılan Kürt politikacısı Leyla Zana'nın,  şiddet kullanmaya ve Kürtlerin bağımsızlık çabalarına mesafeli  baktığını belirterek, Türkiye'nin AB üyeliğini desteklediğini  açıklayarak, Ankara'da AB ülkelerinin büyükelçileri ile yaptığı  bir toplantıda, AB'nin bu yıl Türkiye ile giriş müzakerelerine   başlama kararı almasının, Türkiye'de "değişim ve barış"   alanındaki güçleri destekleyeceğini söylediği kaydedilmektedir.

            Avusturya Televizyonu ORF2'nin (04/07) "Türkiye'nin AB  Çabalarına İlişkin Sorunlar" başlığı altında yayınlanan "Basın  Saati" programında, Avusturya Başbakanı Schüssel'in Türkiye'nin  AB'ye katılımı konusunda söylediklerine yer verilmektedir.  Schüssel'in, Türkiye konusunda, Ankara'daki hükümetin "Şimdiye  kadar karşılaştığı hükümetler içinde en iyisi olduğunu"  belirttiği, ancak Türkiye'nin AB çabalarında bazı sorunların  olduğuna işaret ederek, Türkiye'nin nüfusunun, 10 AB ülkesinin  toplam nüfusuna eşit olduğunu, Türkiye'de geçimini tarımdan  sağlayan nüfusun AB'nin güncel sınırları içinde bulunanın üç  katı olduğunu, bütün bunlara bir de stratejik konumunun  eklendiğini söylediği ve programda, Schüssel'in, "Ben  müzakerelere başlanmasına karşı değilim. Ama sonunda bir açık  kapı bırakmak istiyorum" diyerek, sonucun, tam üyelik, daha  verimli hale getirilmiş bir Avrupa Ekonomik Alanı, ya da  stratejik bir ortaklık olabileceğine değindiği  vurgulanmaktadır.

 

            İNGİLTERE BASINI: 

            Financial  Times gazetesinin internet sayfasında (06/07)  "Türkiye AB'ye Ne Verebilir?" başlığı altında ve "Editöre   Mektuplar" köşesinde Michael Westlake imzasıyla yayımlanan bir  mektupta şöyle denilmektedir: "Kirsty Hughes, Türkiye'nin  Avrupa Birliği'ne adaylığına yönelik muhalefetleri çürütme  çabaları dahilinde, Türkiye'nin yaşlanmakta olan Avrupa işgücü  için istihdam havuzu olacağı dışında, Birliğin, bu ülkeden,  başka avantajlar da sağlayacağını göstermiş olabilseydi daha da  ikna edici olabilirdi. Hughes, 5 Temmuz tarihli makalesinde,  George W. Bush'u 'hemen beceriksizce tartışmaya girişmekle'   suçladı; makalenin ana fikri AB'nin bir şekilde Türkiye'yi  kabul etmesi gerektiği yönünde. Türkiye'nin AB'ye katılımdan  fayda sağlayacağı aşikar; fakat uluslararası ilişkilerde  başkalarının çıkarını düşünmek, karar mekanizmasında pek  etkili değildir ve Başkan Bush'un Türkiye'nin üyeliğine  yandaşlığının aslında, Amerika'nın kendi çıkarlarına da  olduğunu görmek için her türlü neden var. Örneğin, zengin  petrol ve doğalgaz kaynaklarına sahip olan ve ABD ile  arasında nükleer güç dengesi bulunan Rusya'nın AB üyeliği  şansını artırma önerileri ABD'nin muhalefetini doğuracaktır." 

 

            İSPANYA BASINI: 

            El Mundo gazetesinde (06/07) "Solana, Solbes, Marin ve  Pique Türkiye'nin AB'ye Katılımını Destekliyor" başlığı altında  yayımlanan bir haberde, gazeteci Isidre Ambros'un yeni çıkan   "30 Avrupa" adlı bir kitabında Avrupalı siyaset ve düşünce   dünyasından 30 kişiyle Türkiye'nin ve diğer adayların AB'ye  katılımı konusunda mülakatlar yaptığı, bu kişiler arasında ODGP  Yüksek Temsilcisi Javier Solana, İspanya Başbakan Yardımcısı,  Ekonomi ve Maliye Bakanı Pedro Solbes, Temsilciler Meclisi  Başkanı Manuel Marin ve Dışişleri eski Bakanı Josep Pique'nin  Türkiye'nin AB'ye üyeliğini destekledikleri ve AB'nin bir  Hristiyan kulübü olmadığını savundukları bildirilmektedir.  Haberde, söz konusu kitapta Solana'nın "Türkiye Avrupa'nın   bir parçasıdır ve tam üye olması gerekir. Ancak Türk Devleti   kendisine 'Avrupa yolunu izlemeye devam edecek miyim ve bunu   yapmak istiyor muyum?' sorularını sormalıdır" dediği, Manuel   Marin'in Avrupa'nın sınırlarının Balkanlar ve Türkiye'yi de  kapsaması gerektiğini söylediği, Pedro Solbes'in ise   Türkiye'nin kriterleri yerine getirmesi gerektiğini, ABD'nin,  Türkiye'nin güvenlik ve savunma alanında son derece önemli   katkılarını öne çıkararak diğer konuları ikinci plana attığını,   ABD'nin bu bakış açısının Avrupa vizyonunca kabul   edilemeyeceğini ifade ettiği, Dışişleri eski Bakanı Pique'nin  ise "Bizi Avrupalı bir Türkiye mi yoksa Asyalı bir Türkiye mi ilgilendiriyor? Yanıt Avrupalı Türkiye'dir" şeklinde Ankara'nın   üyeliğini desteklediği belirtilmektedir. Kitapta, Türkiye  konusunda oy birliğinin bulunmadığı belirtilen haberde, Belçika  eski Başbakanı Jean Luc Dehaene, Komisyon eski Başkanı Jacques  Santer'in Türkiye'nin üyeliğini desteklemedikleri  kaydedilmektedir.

 

            YUNANİSTAN BASINI: 

            Elefterotipia gazetesinde (05/07) "Lefkoşa Attila ile  Magosa için İhtiyatlı" başlığı altında ve Fanos Konstantinidis  imzasıyla yayımlanan bir yorumda, Kıbrıs'ın siyasi liderliğinin,  adadaki Türk güçlerinin azaltılacağı ve Magosa'nın açılacağı  yönündeki haberleri ihtiyatla karşıladığı belirtilmektedir.  Savunma Bakanı Kiriakos Mavronikolas'ın, haberlerin gerçek  olması durumunda, söz konusu önlemlerin memnuniyetle kabul  edileceğini söylediği belirtilen yorumda, söz konusu haberleri  yorumlayan EDEK Başkanı Yannakis Omiru'nun, AB'nin aralık  ayındaki kararı öncesinde, Türkiye'nin imajını düzeltmek  amacıyla aldığı özü olmayan önlemlerden söz ederek, bu tür  girişimlerin dikkatle karşılanmalarının gerekli olduğunu  söylediği ve Avrupa'ya "yeterli olmadıkları" mesajını  gönderdiği ifade edilmektedir. Cumhurbaşkanı Papadopulos'un,  Avusturya ziyaretine de değinilen yorumda, Papadopulos'un,  Avusturya'yı ziyaretinden de söz ederek, ülke liderleriyle  Kıbrıs konusunu ve Türkiye'nin AB üyeliğini görüştüğünü  belirttiği, ayrıca Ankara'nın AB üyesi olması için Kopenhag  Kriterleri'ne uyum sağlamasının gerekli olduğu görüşüne  Avusturya'nın da katıldığını vurguladığı, ancak diğer 24  ülkenin Türkiye'nin üyeliği için sorun olmadığı görüşünde  olduklarını, Kıbrıs'ın da bu prosedürün tamamlanmasına engel oluşturmayacağını sözlerine ilave ettiği kaydedilmektedir.

 

 

ESKİ SAYILAR