14.07.2004

   

Anasayfa

e-posta


 

          ANKARA, 14/07(BYE)--- Yabancı basın-yayın organlarında  13 Temmuz 2004 tarihinde yayımlanan, Türkiye-AB ilişkilerine  yer verilen haber ve yorumlarda şu hususlara değinilmektedir:

 

            ALMANYA BASINI: 

            Die Tageszeitung'da (12/07) "AB'den Türkiye'ye Sinyal...  Evet, Ama" başlığı altında yayımlanan bir haberde, AB'nin,  Türkiye'nin Avrupa başvurusuyla ilgili olarak üç önemli zayıf  nokta tespit etmiş bulunduğu belirtilmektedir. Vatan ve  Cumhuriyet gazetelerindeki birbiriyle örtüşen haberlere göre  AB'nin, Türkiye'deki azınlıklara önceden olduğu gibi hala iyi  muamele edilmediği, yargının yeterince bağımsız olmadığı ve  insan haklarının durumunun iyileştirilmesine ilişkin yasaların  tam olarak uygulanmadığı görüşünde olduğu ifade edilen haberde,  tüm bunların, aralık ayında Türkiye ile müzakerelerin  başlatılmasıyla ilgili karara esas alınacak olan AB Komisyonu  raporunda yer aldığı belirtildiği ve her iki gazetenin de,  Brüksel'deki gelişmelerin "evet, ama..." yönünde olduğu  görüşünde olduğu, bunun da, AB'nin Ankara'nın reformlarını  övmesine rağmen, müzakerelerin başlatılmasını kabul etmemesi  olasılığı olduğuna işaret ettiği kaydedilmektedir.

 

            FRANSA BASINI:  

            AFP'nin (13/07) "Barroso, Türkiye'nin AB Üyeliğine  Olumlu Baktığını Belirtti" başlığı altında yer verdiği bir  haberde, gelecekteki Avrupa Komisyonu Başkanı olarak atanan  Jose Manuel Durao Barroso'nun, Ankara'nın, Kopenhag Kriterleri  olarak bilinen demokrasi kriterlerini yerine getirmesi halinde  Türkiye'nin AB'ye üyeliğine şahsen olumlu baktığını belirttiği kaydedilmektedir. Barroso'nun, Avrupa Parlamentosu'nda yaptığı  konuşmada, "Bence, tüm demokrasi kriterlerini yerine getirmesi  şartıyla Türkiye'nin AB'ye üyeliği olumlu olabilir." şeklinde  fikir belirttiği kaydedilen haberde, Prodi Komisyonu'nun,  görev süresi sona ermeden önce 31 Ekim'de, Türkiye ile üyelik müzakerelerinin başlatılıp başlatılmayacağı konusunda bir  tavsiye vermesinin beklendiği ifade edilmekte ve Durao  Barroso'nun, "Elimdeki bilgilere göre bu, çok kesin ve adil  bir rapor olacak. Türkiye başarısına göre değerlendirilecek.  Ancak raporda ne olacağını tahmin etmek için henüz çok erken."  dediği aktarılmaktadır.

 

            ERMENİSTAN BASINI: 

            Asbarez gazetesinin internet sitesinde (13/07) "Ermeni ve  Rum Amerikalılar Başkan Bush'un Türkiye'nin AB'ye Alınması için  Yaptığı Baskıdan Hayal Kırıklığına Uğradı" başlığı altında yer  alan bir haberde, Amerikan Ermeni Ulusal Komitesi (ANCA) ve  Amerikan Helenik Enstitüsü'nün (AHI), Başkan Bush'un kısa bir  süre önce Türkiye'nin azınlıklara muamelesini överek, bu ulusun  Avrupa Birliği'ne alınması için çağrıda bulunduğu  açıklamalarından duydukları derin hayal kırıklığını dile  getirdikleri belirtilmektedir. Başkan Bush'un, NATO doruğuna  katılmak için İstanbul'a yaptığı resmi ziyarette, birçok kez,  Avrupa Birliği'ne Türkiye'nin üyelik adaylığına destek vermeye  çağırarak, "Türkiye, güçlü, laik bir demokrasi, büyük bir  Müslüman toplumu ve özgür ulusların yakın müttefikidir. 150  yıllık demokratik ve sosyal reformlarıyla başkalarına örnek  ve Avrupa'nın tüm dünyaya açılan köprüsüdür." dediği   hatırlatılan haberde, ANCA Başkanı Ken Hachikian ve AHI Başkanı  Gene Rossides'in, 8 Temmuz'da Başkan Bush'a gönderdikleri  mektupta, Türkiye'nin ne demokratik ne laik olduğunu, eğer  model olacaksa, ancak negatif bir örnek olabileceğini  kaydettikleri ifade edilmektedir. Haberde, mektupta,  Türkiye'nin AB üyeliğine aday olmasını Ermeni ve Rum asıllı  Amerikan yurttaşlarının desteklemediği, aynı şekilde  Avrupalıların da -Rum ve Ermeni Avrupalılar dahil olmak üzere-  Türkiye'nin adaylığına destek vermediğinin kaydedildiği  belirtilmektedir.

 

            YUNANİSTAN BASINI:  

            Apofasi gazetesinde (13/07) "Erdoğan'a Güven..." başlığı  altında ve Yannis Kurtakis imzasıyla yayımlanan bir yorumda,  Yunanistan Başbakanı Kostas Karamanlis'in, Başbakan Recep  Tayyip Erdoğan'ın kızının nikahına katılması ve Türk-Yunan  ilişkileri ele alınmaktadır. Erdoğan-Karamanlis arasındaki  yakınlaşmaya da değinilen yorumda, Karamanlis'in yıllardır  Türkiye'nin Avrupa yönelimini desteklediği kaydedilmekte ve  bazılarının, 1999 yılında Erdoğan'ın partisinin kongresinde  yaptığı konuşmada, Karamanlis'in Türkiye'nin AB üyeliğini  desteklediğini ve Avrupa Halk Partisi liderlerini şaşırttığını hatırlattığı ifade edilmektedir Karamanlis'in bugün, "Ankara'nın  Avrupa'ya yakınlaşma yönünde katettiği yol ödüllendirilmeli. Bu  nedenle Türkiye'nin Avrupa yönelimini kesinlikle destekliyorum."  dediği ve "Erdoğan'ın, önceki hükümetlerden çok daha cesur bir  şekilde başlatmış olduğu demokratik reformların devam etmesi  gereklidir. AB üyelik kriterlerinin yerine getirip getirilmediği  konusunda er geç karar almalıdır." şeklindeki görüşünü her  fırsatta sergilediği ifade edilen yorumda, Türkiye'nin ne zaman  AB üyesi olacağı hakkında kısa bir süre önce Karamanlis'in,  "Türkiye'nin ertesi gün AB'ye tam üye olacağını kimse düşünmüyor.  Ayrıca Ankara'nın Avrupalılaşma yönündeki adımlarının ne hızla  atılacağı da önemlidir. Ancak mesaj nettir. AB, Türkiye'yi  bünyesine katmayı kabul ettiğini gösterdi. Bu doğrudur, çünkü  Avrupai bir Türkiye herkesin, Türk halkının da, komşularının da çıkarınadır" dediği aktarılmaktadır.

            Elefterotipia gazetesinde (13/07) "Lefkoşa Veto Olasılığını Reddetmiyor" başlığı altında ve P. Pandelis imzasıyla yayımlanan  bir yorumda, Kıbrıs Dışişleri Bakanı Yorgo Yakovu'nun,  Brüksel'deki Bakanlar Kurulu toplantısı sırasında, yedi dışişleri  bakanı ve İngiltere'nin AB konularında yetkili Bakanı Denis  McShane ile AB Komisyonu tarafından önerilmekte olan Kıbrıslı  Türklere mali yardım ve doğrudan ticaret ilişkileriyle ilgili  tüzükler konusunu görüştüğü belirtilmektedir. Yakovu'nun,  Kıbrıs'ın veto hakkını kullanması olasılığını reddetmediği;  Kıbrıs Hükümeti'nin veto etmeyi istemediğini, ancak tezlerini  de savunmak istediğini söylediği belirtilen yorumda, bu arada  Türkiye'nin AB'deki Büyükelçisi Oğuz Demiralp'in bir mülakatında, Kıbrıs'ın Türkiye'nin AB üyeliğini veto etmesinin zor olduğunu  söylediği kaydedilmektedir. Büyükelçi Oğuz Demiralp'in, AB'nin  çok önemli haftalık bülteni Europolitik'te yayımlanan mülakatında, Türkiye'nin üyeliğiyle ilgili bütün Kopenhag Kriterleri'ni yerine  getirmiş olduğunu ileri sürerek, Türkiye'nin üyeliğine karşı  Avrupa'dan "hayır" denilmesi senaryosunun artık geride kalmış  olduğuna inandığını ve aralık ayında 25'lerin üyelik  müzakerelerine "evet" demeleri durumunda söz konusu müzakerelerin  2005 yılının mart ayına kadar başlamasının gerekli olduğu görüşünü savunduğu kaydedilen yorumda, Lefkoşa'nın Türkiye'nin üyeliği için  redci bir tavır takınması durumunda ne olacağı yönündeki bir soruya Demiralp'in, Kıbrıs'ın üyelik müzakerelerini veto etmesinin  beklenmedik bir gelişme oluşturacağını ve AB'ye de sorunlar  yaratacağını söylediği vurgulanmaktadır.

 

 

 

   

 

ESKİ SAYILAR