02.11.2004

   

Anasayfa

e-posta


 

                                                                                                                

            ANKARA, 02/11(BYE)--- Yabancı basın-yayın organlarında  01 Kasım 2004 tarihinde Türkiye-AB ilişkilerine yer verilen  haber ve yorumlarda şu hususlara değinilmektedir:

 

            ALMANYA BASINI:  

            Frankfurter Rundschau gazetesinde (30/10) başlığı altında  ve Gerd Höhler imzasıyla yayımlanan bir yazıda, AB Konseyi'nin  17 Aralık'ta Türkiye ile katılım müzakerelerini başlatma  kararı alacağı konusunda Türk yorumcuların çoğunun artık  şüphesinin kalmadığı belirtilmektedir. Başbakan Recep Tayyip  Erdoğan'ın Federal Şansölye Gerhard Schröder (SPD) ve Fransa  Cumhurbaşkanı Jacques Chirac ile Berlin'deki buluşmasından bu  yana, meseleye hallolmuş gözüyle bakıldığı ifade edilen yazıda,  Milliyet gazetesinin bildirdiğine göre Schröder'in, Erdoğan'a  yalnızca katılım müzakerelerinin başlatılacağına dair söz  vermekle kalmadığı, aynı zamanda da "müzakerelerin tam  üyelikle sonuçlanacağına" güvence verdiği kaydedilmektedir.  Liberal Radikal gazetesi yazarı Murat Yetkin'in, "Avrupa  Türkiye'yi reddedebilir mi?" sorusunu, "Bu imkansız, çünkü  AB uzun vadeli olarak Türkiye'nin katılımının Birliğin de  menfaatine olduğunu görecektir. Avrupalılara uysa da uymasa  da, Türkiye ile birlikte yaşamaya alışmak zorundalar"  şeklinde yanıtladığı belirtilen yazıda, Gazeteci Mehmet Ali  Birand'ın, "Hala başka bir gezegende yaşıyoruz" saptamasını  yaptığı ve Türkiye'yi Avrupa yolunda nelerin beklediğini  aydınların bile bilmediğini belirterek, "Bizler, AB'nin ne  olduğunu bilmediğimiz gibi, saygı göstermemizi isteyecekleri  değerlerin de neler olduğunu bilmiyoruz; daha da kötüsü,  anlaşılan bunlara alışmak gibi bir niyetimiz de yok" dediği aktarılmaktadır.

            Frankfurter Allgemeine Sonntagszeitung'da (31/10) "Halkın  Sesi... Türk Çekincesi" başlığı altında ve Kamuoyu Araştırma  Kuruluşu Allensbach Görevlisi Edgar Piel imzasıyla yayımlanan  bir ankete yer verilmektedir. Almanların çoğunluğunun (yüzde  51), Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne alınması konusunda hala  önemli çekincelerinin mevcut olduğu ve her beş kişiden birinin  (yüzde 21) farklı kültür ve dine sahip olan Boğazdaki ülkenin  Avrupa'ya uymadığı duygusunu taşıdığı ifade edilen ankette,  deneklerin sadece yüzde beşinin, üyeliği reddetmelerine  gerekçe olarak, burada çalışmak için gelmesi beklenen Türk  göçmenlerin sayısını gösterdiği ve "Türkiye'nin AB'ye üye  olmasından yana mı yoksa karşı mısınız?" şeklindeki bir soruya,  üyeliğe karşı olanlar yüzde 51, üyelikten yana olanlar yüzde  25, kararsızların ise yüzde 24 olduğu belirtilmektedir.  Ankette konular ve yüzdeler şöyledir: "Kültür, din, Avrupa'ya  uymuyor: Yüzde 21, Demokrasi eksikliği: Yüzde 12, Coğrafi  konumu: Yüzde 8, Ekonomik istikrarsızlık: Yüzde 7, Türk  işçilerin göçü: Yüzde 5, Türkiye'de İslam'ın etkisi çok büyük:  Yüzde 2"

 

            KIBRIS RUM BASINI:  

            Kıbrıs Haber Ajansı'nın (KİPE) internet sayfasında  (31/10) "Adamos Adamu: Hollandalı Parlamenterin Raporu Türkiye  İçin 'Sert Bir Tokattır'" başlığı altında yer alan bir haberde,  Kıbrıs'ın Avrupa Parlamenteri Adamos Adamu'nun Kıbrıs Haber  Ajansı'na yaptığı açıklamada, "Hollandalı Raportör Camiel  Eurlings'in Türkiye'nin üyelik süreci konusundaki raporu,  'Türkiye için sert bir tokattır.' Çünkü Avrupa  Parlamentosu'nda ilk defa işgalden, yerleşimcilerden ve işgal  ordularından söz ediliyor." dediği belirtilmektedir. Komisyon  tarafından onaylanıp Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu'nda  oylamaya sunulacak olan Camiel Eurlings'in önerisinde,  "Uluslararası toplumun, genel Kıbrıs sorunu çerçevesinde,  Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Türkiye tarafından tanınmasının yanı  sıra 30 binden fazla Türk askerinin Kuzey Kıbrıs'ta  bulunmasından kaygı duymaya devam ettiğinin" belirtildiği  kaydedilen haberde, Hollandalı Raportör'ün önerisinde,  Türkiye'nin, AB'ye üye ülkelerde yaşayan Türk vatandaşlarının  siyasi iltica talepleri ile ilgili Avrupa İnsan hakları  Mahkemesi'nin kararlarını hala uygulamadığı belirtilirken,  Avrupalı vatandaşların Türkiye'nin olası üyeliğinden ciddi  kaygı duyduklarının kaydedildiği ifade edilmektedir.

 

            YUNANİSTAN BASINI: 

            Kosmos tu Ependiti gazetesinde (30/10) "Andros Adasındaki Oyunlar..." başlığı altında ve Dimitris Konstantakopulos  imzasıyla yayımlanan bir yorumda, Türk Hava ve Deniz Hava  Kuvvetleri'nin uyguladığı günlük "eğitim" nedeniyle zor  durumda kalan Yunan Hükümeti'nin, Türkiye'nin AB ile  müzakerelere başlayacağı tarihin verilmesini kabul etmek için  Ankara'ya yönelik daha talepkar bir tavır takınma olasılığını  düşündüğü belirtilmektedir. Türk pilotların Andros Adası  üzerinde yetenek gösterisinde bulundukları sıralarda, hükümet  sözcülerinin ve Dışişleri Bakanlığı'nın, Ankara'nın AB  üyeliğini desteklemeye ilişkin stratejik hedefi üzerinde  ısrar etmelerinin, en azından, ülkenin ve hükümetin ciddi  olmadıkları mesajını gönderdiği belirtilen yorumda, AB  prosedürü devam ettikçe Ankara'nın kriz yaratmasının ya da  savaş tehdidinde bulunmasının düşünülemez bir gerçek olduğu vurgulanmaktadır.

            Elefterotipia gazetesinde (31/10) "Valinakis: Türkiye  Değişmezse AB Üyesi Olmayacak" başlığı altında ve Dimitris  Tsiodras imzasıyla Dışişleri Bakan Yardımcısı Yannis Valinakis  ile yapılan mülakata yer verilmektedir. Dışişleri Bakan  Yardımcısı Yannis Valinakis'in, Avrupa ülkelerinde  projektörlerin Ankara'ya çevrildiğini belirttikten sonra,  "Başlıca hedefimiz Türkiye'nin AB üyeliğini veto etmeye sürüklenmememizdir." dediği mülakatta, Bakan Yardımcısı  Valinakis'in, Türklerin Ege'de tahrik edici hareketlerinin  kaygılara yol açmasına rağmen, hükümetin Türkiye'nin AB  yolunda ilerlemeye kararlı olduğuna inandığından, "Bu durum  bizim soğukkanlı olmamızı sağlıyor." şeklindeki ifadesi  aktarılmaktadır. Valinakis'in, Türkiye'nin dış politikasını  değiştirmemesi halinde, AB üyesi olmayacağını da kaydettiği  vurgulanan mülakatta, ABD'de yapılacak seçimlerin  ABD-Yunanistan ilişkilerini etkilemeyeceğini de belirten  Valinakis'in, Yunanistan'da birkaç ay sonra yapılacak  cumhurbaşkanlığı seçimlerine de değinerek, yeni  cumhurbaşkanının her hangi bir partiden olabileceğini  söylediği kaydedilmektedir.

            Ethnos gazetesinde (31/10) "Kürtler Avrupa'yı Hayal  Ediyorlar" başlığı altında ve Dimitra Raya imzasıyla  yayımlanan bir haber-yorumda, Türk topraklarında yaşayan ve  sayıları 15 milyonu aşan Kürtlerin, "gelecekte daha rahat  bir yaşam sürmemiz için tek seçenek vardır o da AB üyesi  olmamızdır." şeklindeki sözlerinin Avrupalı vatandaş olmaya  ne kadar çok "susamış" olduklarını ortaya koyduğu  belirtilmektedir. 80 milyonluk Müslüman bir ülke olan  Türkiye'nin AB ailesine katılması olasılığının "ihtiyar  kıtadaki" ülkelerde büyük tedirginlik yarattığı ve Avrupa  ülkelerinde kamuoyunun Türkiye'nin AB üyesi olma olasılığına  soğuk ve hasmane yaklaştığı vurgulanan haber-yorumda, Irak  sınırından 10 kilometre uzaklıkta bulunan Günyazı köyünü  ziyaret eden 500 Fransız gazeteciye köyde yaşayan 500 kişiden  birinin, "Bazı ülkelerin örneğin Fransa'nın Türkiye'nin AB  üyeliğine karşı olduğunu biliyoruz. Ancak, onlara söyleyin  bizler onların düşündüğü gibi ülkelerine yığılmayacağız.  Bizler sadece AB güvencesi altına girmek istiyoruz.  Türkiye'nin talebine ret cevabı verilirse ordunun  Kürdistan'dan intikam almasından korkuyoruz." şeklindeki  ifadesine yer verilmektedir. Haber-yorumda, Ankara'nın  Kopenhag Kriterleri'ne saygı göstereceği yolunda bulunduğu  vaatlere rağmen, Kürtlerin ifade özgürlüğünün olmadığının  görüldüğü öne sürülmektedir.

 

            ULUSLARARASI ARAP BASINI: 

            Londra'da yayımlanan El Hayat gazetesinin internet  sayfasında (01/11) "Ankara... Ve Avrupa'nın Koyduğu Engeller"  başlığı altında ve Suriyeli yazar Nizam Mardini imzasıyla  yer alan bir yazıda, Avrupa Komisyonu'nun günler önce Ankara  ile AB üyeliği konusunda resmi müzakerelerin başlamasını  tavsiye eden bir rapor açıkladığı, ancak tavsiyenin  Türkiye'nin Avrupa kulübüne girmesi konusunda bir güvence  niteliğinde olmadığı, çünkü Birliğin Türkiye'nin yoluna büyük  engeller koyabileceği belirtilmektedir. Çok sayıda Müslüman'ın  yaşadığı Fransa'da Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın ülkesinin  anayasasında değişiklik yaparak AB'ye yeni bir üye alınmasının  referanduma bağlı olması hükmünü getirmeye çalıştığı ifade  edilen yazıda, Ankara'nın yaptığı hazırlıklar ve Avrupa'nın  ortaya attığı talepler nedeniyle değil; İslamiyet ve  Hıristiyanlık uygarlıklarının serbest pazar çerçevesinde  demokratik değerlerde ortak olabileceklerini kanıtlama fırsatı  doğuracak olması nedeniyle AB üyeliğinin tarihi bir olay  olacağına dikkat çekilmekte ve nitekim Başbakanı Recep Tayyip  Erdoğan'ın bir yıl önce Davos zirvesinde, "Türkiye'nin AB  üyelik süreci, İslam ve demokrasinin uyum içinde  çalışabileceğini göstermek açısından fırsat olacaktır; çünkü  AB'nin özünde değer birliği yatar, coğrafya ya da sınır  birliği değil." diyerek buna işaret ettiği vurgulanmaktadır.  Yazıda şöyle denilmektedir: "Türkiye'nin Avrupalı olmasına  yönelik itirazların ya da bu konuda gösterilen direncin  nedeni ne? Türk araştırmacılara göre bazı Avrupalılar bu  itirazları, birçok Avrupa ülkesi kamuoyunun Türkiye'nin kendi 'birliklerine' girmesini hoş karşılamamasına bağlıyor. Bu  görüş doğru olabilir. Ama kamuoyu hiçbir zaman böyle bir işin  doğrudan ölçütü olmamıştır. Dolayısıyla Türk araştırmacılara  göre itirazlar ve direncin gerçek nedeni, Türkiye'nin AB'ye  üye olması durumunda Almanya'dan sonra Birliğin nüfus  açısından ikinci büyük ülkesi olacak olmasıdır; çünkü bu  durumda Türkiye oy oranı bakımından Almanya kadar ya da ona  yakın bir güce sahip olacaktır. İkinci olarak Türk halkının  Müslüman oluşu bu konuda sorun oluşturuyor. Müslümanların  yaşadığı ülkeler, bu dine mensup kişilerin toplumla  kaynaşmasını sağlamayı başaramadığından bu konu birçok soruna  neden olabilir. Üçüncü olarak Türk halkının fakir olması ve  bu ülkede ücretlerin düşük oluşu, refah düzeyi yüksek olan  Avrupa'nın başını ağrıtıyor... Ankara ve AB arasındaki  ilişkiler daha geniş stratejik çıkarları noktasından  değerlendiriliyor..."

 

 

   

 

                 

 
ESKİ SAYILAR