ANKARA, 19/01(BYE)---
Yabancı basın-yayın organlarında 18 Ocak 2005 tarihinde yayımlanan
Türkiye-AB ilişkilerine yer verilen haber ve yorumlarda şu hususlara
değinilmektedir:
AVUSTURYA BASINI:
Wiener Zeitung'da (18/01)
"Türkiye'nin Katılımı Avrupalıların Meselesi, ABD'nin İşe Karışması
İstenmiyor" başlığı altında yayımlanan bir haberde, AB Genişlemeden
Sorumlu Komiseri Olli Rehn'in, Türkiye'nin AB'ye katılımı konusundaki
müzakerelere ABD'nin karışmamasını istediği belirtilmektedir. Rehn'in,
Finlandiya Televizyonu YLE'ye, "Amerikalıların bunun bir Amerikan
meselesi değil, Avrupa meselesi olduğunu anlayacak olgunlukta olduğunu
düşünüyorum." dediği belirtilen haberde, AB'nin Türkiye ile
müzakerelerdeki amacının katılım olmasına karşın, ABD'nin, Birliğin
genişleme temposunu kendisinin belirlemek istemesine saygı duyması
gerektiğini vurgulayan Rehn'in, ayrıca ABD'nin katılım konusundaki
herhangi bir hareketinin, Avrupa'nın bazı kesimlerinde Türkiye karşıtı
tepkilere yol açabileceği konusunda da uyardığı kaydedilmektedir.
İSPANYA BASINI:
İspanya'da uluslararası
ilişkiler alanında iki ayda bir yayımlanan Global Strateji adlı
derginin Ocak-Şubat 2005 tarihli sayısında "Türkiye'nin AB Üyeliği"
başlığı altında yer alan bir yazıda, Türkiye'nin AB üyeliği konusundaki
soruları cevaplayan Dışişleri Bakanlığı AB Genişleme Sürecinden
Sorumlu Özel Koordinatör Büyükelçi Jorge Fuentes Monzonis-Vilallonga'nın,
AB'nin dışında ve Orta Doğu'da yeni müttefikler arayan bir Türkiye'nin
büyük risk teşkil edeceğini, bu nedenle AB üyesi bir Türkiye'yi
yeğlediğini, Türkiye ile AB arasında yapılacak müzakerelerin 10-12 yıl
kadar süreceğini ve bu süre içinde büyük kesilmeler olacağına pek
inanmadığını belirttiği kaydedilmektedir. Yazıda, Monzonis-Vilallonga'nın,
Türkiye hakkındaki bazı olumsuz verilerin yanı sıra çok olumlu
gelişmelerin de bulunduğunu, 1952'den beri NATO üyesi olan Türkiye'nin
Avrupa'nın savunmasına olumlu katkılar yaptığını, Türkiye'nin AB
üyeliğiyle birlikte, Orta Doğu ve Arap ülkeleri ile AB arasında olumlu
bir yaklaşımın doğacağını ve Akdeniz'de güvenliğin sağlanması yolunda
büyük adımlar atılacağını ifade ettiği belirtilmektedir.
El Pais gazetesinin pazar
eki "Semanal"de (16/01) "Şimdiden Evet" başlığı altında ve Maruja
Torres imzasıyla yayımlanan bir yazıda, Avrupa Anayasası için
İspanya'da yapılacak referandumda "evet" oyuna destek verilmekte ve bu
bağlamda Türkiye'nin AB üyeliğine ilişkin olumlu görüşlere yer
verilmektedir. Yazıda özetle, İspanyolların geniş anlamda, Türklerin AB
üyeliğine ilişkin hedeflerine ulaşmalarına destek verdiği, Türkiye'nin
turistik değerlerinin dışındaki kavramlarıyla Avrupa'ya yakın bir ülke
olduğu, Türklerin Kıbrıslı Rumlardan çok Avrupalılarla beraber olmaya
hakkı olduğu, Kıbrıslı Rumların kısa bir süre önce, Türk kesiminin
AB'ye girmesini engellemek için "hayır" oyu kullandıkları, insan ve
kadın hakları için çalışılırken toplumlara tecrit edilerek yardım
edilemeyeceği, Avrupa'nın bir halklar karışımından oluştuğu, bu
gerçeğin geç ve kötü bir şekilde anlaşıldığı, Le Monde gazetesinin
yazdığı gibi Paris'in kenar mahallerinde yaşayan Türk göçmen kızlarının
türbana sarındıkları, ancak Türkiye'den uydu aracılığıyla yayın yapan
televizyon kanallarının izlenmesi halinde bu ülkede İslam örf ve
adetlerine karşı daha müsamahalı davranıldığının görüleceği
belirtilmektedir. Avrupa Anayasası için İspanya'da yapılacak referandum
öncesinde, bölünmek yerine çoğalmanın, itiraz etmek yerine kabul
etmenin daha anlamlı olduğu vurgulanarak devam edilen yazıda, Avrupa
kültürü içinde Osmanlı İmparatorluğu mirasçılarının da yeri olduğu,
karşılıklı olarak açılan eski yaraların sarılarak Avrupa'ya yeni bir
elbise dikilmesinin mümkün olduğu, Avrupa'ya dar gelen elbiseyi
giymekte ısrar etmenin bir anlamı bulunmadığı, mükemmel olmasa da
Avrupa Anayasası'na "hayır" demenin geriye doğru atılmış bir adım
anlamına geleceği, daha iyi bir Avrupa Anayasası için daha ileride
mücadele edileceği kaydedilmektedir.
KIBRIS RUM BASINI:
Politis gazetesinde (18/01)
"Fransız Bakan'ın Temasları" başlığı altında yayımlanan bir haberde,
Fransa'nın AB İşlerinden Sorumlu Bakanı Claudie Haignere'nin Güney
Kıbrıs'ta gerçekleştirdiği temaslar çerçevesinde Cumhurbaşkanı Tassos
Papadopulos'un, Dışişleri Bakanı Yorgos Yakovu ve Meclis Başkanı
Dimitris Hristofyas ile görüştüğü, daha sonra ise KKTC'ye geçerek
Başbakan Mehmet Ali Talat ile de bir araya geldiğinin bildirildiği
kaydedilmektedir. Fransız Bakan Claudie Haignere temasları sonrasında
yapmış olduğu açıklamalarda, "Türkiye'nin Ankara Anlaşması'nın
genişletilmesini öngören protokolü imzalamaması durumunda AB ile
müzakerelere başlayamayacağını" belirterek, "Katılım müzakereleri
öncesinde yapılması gereken Türkiye'nin tarama sürecinin 3 Ekim
tarihinden önce başlayamayacağını, bunun da protokolün imzalanmasını
geciktireceğini" ifade ettiği kaydedilen haberde, Haignere'nin Rum
liderlerle yaptığı temaslarda, Fransa'nın Türkiye'nin tarama sürecinin
hemen değil ekimde başlamasından yana olduğunu ve AB Anayasası'na
ilişkin Fransa'daki referandumun tamamlanmasını istediğini ifade
ettiği vurgulanmaktadır.
YUNANİSTAN BASINI:
Makedonya Haber Ajansı'nın (MPE)
internet sayfasında (17/01) "Komisyon Ekümenik Patrikhane'nin
Sorunlarını Yakından Takip Ediyor" başlığı altında yer alan bir
haberde, Yeni Demokrasi (ND) Partisi'nin Avrupa Parlamenteri ve Avrupa
Parlamentosu Başkan Yardımcısı Antonis Trakatellis'in, Türkiye'de dini
hürriyetlerin ihlal edilmesi ve Kıbrıs Rum kesiminin tanınması ile
ilgili yaşanan karışıklığı dile getirdiği mektubuna cevaben, AB'nin
Genişlemeden Sorumlu Komiseri Olli Rehn'in, Komisyon'un, sözde Ekümenik
Patrikhane'nin karşı karşıya kaldığı sorunlarla ilgili Türkiye'yi
yakından takip ettiğini ve Ankara'yı gerekli reformlar için teşvik
ettiğini belirttiği, ayrıca üyelik müzakereleri için yapılacak
hükümetler arası toplantıda, Türkiye'nin Kıbrıs Rum kesimini görüşmeci
olarak muhatap alacağını kaydettiğine işaret edilmektedir. Olli Rehn'in
cevabında, Türkiye'deki ilerleme konusunda Avrupa Komisyonu'nun dönem
dönem yayımladığı raporlarına atıfta bulunarak, bu raporlarda
Komisyon'un, sözde Ekümenik Patrikhane ve Yunan Ortodoks toplumu dahil
Türkiye'deki gayrimüslim dini toplulukların karşı karşıya kaldıkları
sorunları sık sık vurguladığını, bunun yanısıra Heybeliada Ruhban
Okulu'nun kapatılmasına, Büyükada'daki yetimhaneye ait mal varlıklarına
el konulmasına ve gayrimüslim dini azınlıkların yasal statülerinin
eksikliğine değindiğini belirttiği kaydedilen haberde, Kıbrıs konusunda
AB Komiseri'nin, 2004 yılında yayımlanan rapora değinerek, Kıbrıs
sorununa toplu bir çözüm bulunması için Türkiye'nin katkısını yapıcı
olarak nitelendirdiği ve Türkiye'nin AB ile üyelik müzakerelerinde 25
üye ülke ile masaya oturacağını belirterek, Kıbrıs Rum kesiminin
Türkiye tarafından fiilen tanınmasına gönderme yaptığı ifade
edilmektedir.
-
-
ESKİ SAYILAR