21.02.2005

   

Anasayfa

e-posta


 
 

ANKARA, 21/02(BYE)--- Yabancı basın-yayın organlarında  18-20 Şubat 2005 tarihlerinde yayımlanan Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerine yer verilen haber ve yorumlarda şu hususlara değinilmektedir:

 

            ALMANYA BASINI:

 

            Deutsche Welle Radyosu'nun internet sayfasında (18/02)  "Kıbrıs Türkleri Adada Birleşme İstiyor" başlığı altında ve  Baha Güngör imzasıyla KKTC Başbakanı Mehmet Ali Talat ile  yapılan bir mülakata yer verilmektedir. KKTC'de yapılan  seçimler ve Kıbrıs konusunun çözümünün ele alındığı mülakatta  şu ifadeler yer almaktadır:

 

            "SORU: Kıbrıs'ın AB üyeliğinden önce yapılan Annan planı   temelindeki referandumdan sonra, Avrupa'da, Kıbrıs Türkleri   'iyi Avrupalılar' olarak övüldü. Buna rağmen birçok alanda   Kuzey Kıbrıs'a ambargo sürüyor. Diğer taraftan Türkiye'nin   AB üyeliği süreci devam ediyor. Bu sürecin Kıbrıs'ta çözüme   nasıl bir etkisi olacak?

 

            TALAT: Büyük bir etkisi olacak. Türkiye AB üyesi olmadan,   en azından üyelik prosedürünün son aşamasında, Kıbrıs sorunu   çözülmek durumunda. Ancak Türkiye açısından bu sorunun çok   önceden çözülmesi faydalı olur. Bundan AB de kazanç sağlayacak.   Bu nedenle, AB'nin çözüm çabalarını yavaşlatmayacağını, aksine  artıracağını düşünüyorum. AB, Türkiye'yle üyelik müzakereleri   için masaya oturduğunda Kıbrıs sorununun çözülmüş olmasını   ya da sorunun çözüm yolunda olmasını tercih etmekte. Bu nedenle Türkiye'nin AB süreci, sorunun çözümünü  hızlandıracaktır."

 

            BOSNA-HERSEK BASINI:

 

            Oslobodjenje gazetesinin internet sayısında (18/02)  "Mecbur Tutulmazsa Türkiye Bosna-Hersek'e Vize Uygulamayacak"  başlığı altında yer alan bir yazıda, Başbakan Recep Tayyip  Erdoğan'ın, Başbakan Adnan Terziç ile görüşmesinden sonra  gazetecilere, Türkiye'nin Bosna-Hersek'e vize uygulamaya  niyeti olmadığını ve hatta uygulamamakta kararlı olduğunu;  ancak AB'ye üye olması durumunda şayet böyle bir şart  konulması halinde, bu ülke vatandaşlarına vize uygulamak  zorunda kalacağını açıkladığı belirtilmektedir. Türk  işadamlarıyla birlikte iki günlüğüne Bosna-Hersek'e ziyarette  bulunan Başbakan Erdoğan'ın, Türkiye'nin kayıtsız şartsız  Bosna-Hersek'in bağımsızlığını, bütünlüğünü ve çok ulusluluğunu  her zaman desteklediğini açıkladığı kaydedilen yazıda, Erdoğan'ın,  Terziç ile Bosna-Hersek'in Avro-Atlantik Entegrasyonu'na girmesi  konusunu görüştüklerini açıklayarak, Bosna-Hersek'in bir an önce  AB'ye alınması konusunda uyguladığı reformlardan dolayı Bakanlar  Kurulu'nu tebrik ettiği ve Türkiye'nin AB yolunda Bosna-Hersek'le tecrübelerini paylaşmaya hazır olduğunu ifade ettiği  vurgulanmaktadır.

 

            FRANSA BASINI:

 

            AFP'nin (19/02) "Kıbrıslı Türk Başbakan: Seçimler,  Görüşmelerin Yeniden Başlamasını Kolaylaştırabilir" başlığı  altında yer verdiği bir haberde, Kıbrıslı Türk Başbakan  Mehmet Ali Talat'ın yaptığı açıklamada, partisinin elde  edeceği zaferin, adanın birleşmesi konusundaki görüşmeleri  yeniden başlatabileceğini ve Türkiye'nin AB'ye girişini kolaylaştırabileceğini belirttiği kaydedilmektedir.  Seçimlerin muhtemel galibi olarak görülen Cumhuriyetçi  Türk Partisi'nin Genel Başkanı Talat'ın, AFP'ye verdiği  demeçte, "Bu seçimlerde Türkler bir kez daha bir çözümden  yana olduklarını gösterecekler." dediği belirtilen haberde,  Talat'ın, partisinin kazanacağı zaferin adada iki topluluk   arasındaki görüşmelerin yeniden başlamasına uygun bir zemin  oluşturacağını ve bunun, sadece Kıbrıslı Türklere değil, bu   şekilde AB'ye giriş bileti kazanabilecek Türkiye'ye de   yardımcı olacağını sözlerine eklediği ifade edilmektedir.

 

            İSVİÇRE BASINI:

 

            Neue gazetesinde (17/02) "Kendimizi Yenilemeliyiz...  Türk Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Türkiye'nin  Standartlarını Avrupa Seviyesine Uyarlamak İstiyor" başlığı  altında ve Türkiye Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ile yapılan  mülakata yer verilmektedir. Mülakatta şu ifadeler yer  almaktadır:

 

            "SORU: AB'nin Türkiye'nin üyeliğine karşı olan  düşünceleri Türkiye'de anlayışla karşılanıyor mu?

 

            GÜL: Üye olarak Türkiye'yi öncelikle sağcıların  reddettiğini biliyoruz. 60'lı yıllarda köylerden göç eden  ve hiçbir zaman tamamıyla entegre olmayan Türklere dayanan  Türkiye'nin algılanması ile gerçekler arasında dünyalar  kadar fark vardır.

 

            SORU: Türkiye'nin üyeliği AB'ye nasıl bir avantaj  sağlar?

 

            GÜL: Türkiye'nin olağanüstü stratejik bir önemi  bulunmaktadır. Ülkemizin ordusu güçlü. Türkiye büyük enerji  rezervlerinin yanı başında. Türkiye büyük bir pazar, ayrıca  Avrupa ekonomik gelişmesini sürdürmek istiyorsa, Türkiye  Orta Asya pazarlarına ulaşan bir köprü konumundadır.

 

            SORU: Türkiye'nin avantajları ne olur?

 

            GÜL: Halkımın Avrupa standartlarından yararlandığını  görmek istiyorum. Şu durumda bu standardın ancak alt  kademesindeyiz. Tabii ki kısmen egemenlik hakkından  vazgeçmemiz gerekiyor, bu da kolay olmayacaktır."

 

 

 

  

                 

 
ESKİ SAYILAR