19.04.2005

   

Anasayfa

e-posta


 

ANKARA, 19/04(BYE)--- Yabancı basın-yayın organlarında  18 Nisan 2005 tarihinde yayımlanan Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerine yer verilen haber ve yorumlarda şu hususlara değinilmektedir:

 

            ABD BASINI:

 

            AP'nin (18/04) "Barroso AB Anayasası Konusunda  Yunanistan'ı Övdü" başlığı altında ve Patrick Quinn imzasıyla  yer verdiği bir haberde, AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel  Barroso'nun, beklenen şekilde Avrupa Anayasası'nı onaylayacak  olmasından ve bütçe açığını azaltma yönündeki çabalarından  dolayı Yunanistan'ı övdüğü belirtilmektedir. Barroso'nun,  Başbakan Kostas Karamanlis ile Türkiye ve Yunanistan arasında  son yaşanan gerginliğin ardından Türkiye'nin AB adaylığı  hakkında görüştüğü belirtilen haberde, Barroso'nun Karamanlis  ile görüşmesinden sonra, "Avrupa Konseyi Türkiye ile  müzakereleri başlatma kararı aldı, ama belli koşullar  çerçevesinde. Bu kurallara tam olarak uyulması gerekiyor...  Bu koşullardan biri de iyi komşuluk ilişkileri." şeklinde  konuştuğu ifade edilmektedir.

 

            İNGİLTERE BASINI:

 

            Financial Times gazetesinin internet sayfasında (18/04)  "AB Dışişleri Bakanları Fransız Referandumunu Kurtarmak İçin  Harekete Geçtiler" başlığı altında ve Daniel Dombey-Peggy  Hollinger imzalarıyla yer alan bir haberde, Avrupa Dışişleri  Bakanlarının, 29 Mayıs'ta yapılacak olan Fransız  referandumundan hayır oyunun çıkmasının Avrupa'nın dünya  sahnesinde sahip olduğu büyük role vereceği zararı ileri  sürerek, Avrupa Anayasası'na karşı oluşturulan zorlu Fransız  kampanyasına karşı çıkmak için kolları sıvadıkları  belirtilmektedir. Çoğu yetkilinin, Fransa'nın itirazının  Anayasa Anlaşması'nın sonu olabileceğinden ve "dünyanın en  başarılı dış politikası" olarak adlandırılan AB'nin genişleme  hareketini durduracağından endişe duyduğu belirtilen haberde,  bu durumun aynı zamanda, AB'nin diplomatik gücünü artırmasını  hedefleyen bir AB Dışişleri Bakanlığı oluşturma ve yeni bir  dışişleri servisi kurma gibi reformları da ortadan  kaldırabileceği öne sürülmektedir. AB Komisyonu'nun Dış  İlişkilerden Sorumlu Üyesi Benita Ferrero-Waldner'in  Lüksemburg'da Dışişleri Bakanları toplantısında, "Eğer AB'nin  dünyada bir rol oynamasını istiyorsak, anayasa lehine hareket  etmemiz önem arzediyor." şeklindeki açıklamasına yer verilen  haberde, AB'nin genişleme programının sekteye uğrayabileceği,  çünkü Fransa'daki tartışmanın dayanağının, AB'nin geçtiğimiz  yıl 25 üyeyi bünyesine dahil ettiği genişlemesinin muhtemel  etkileri ile yaklaşık olarak 10 yıllık bir zaman dilimi  içinde gerçekleşmesi öngörülen Türkiye'nin üyeliği  ihtimalinden duyulan korkular olduğu vurgulanmakta ve AB'li  bazı yetkililerin ise, Fransa'nın Anayasa'ya ret cevabı  vermesi halinde, planlandığı gibi ekim ayında Türkiye ile  üyelik müzakerelerine başlayamama endişesini taşıdıkları  kaydedilmektedir.

 

            YUNANİSTAN BASINI:

 

            Kosmos Tu Ependiti gazetesinde (16/04) "Türk Akını  Hakkında Gizli Memorandum" başlığı altında ve Andrea  Kapsambeli imzasıyla yayımlanan bir haber-yorumda, Kosmos  tu Ependiti gazetesinin ortaya çıkardığı Dışişleri  Bakanlığı'nın gizli bir belgesine göre, Türkiye'nin  3 Ekim'de AB üyelik müzakereleri ve Türkiye'nin AB akını  arifesinde, hükümet tarafından yapılması gereken hareketler  ile ilgili tehlike çanlarının çalmakta olduğu ve bu  açıklamanın, Molivyatis'in Ankara'yı ziyareti sırasında  meydana gelen Kardak olayı ve hava sahasının Türkler  tarafından ihlali sebebiyle Türk-Yunan ilişkilerinde  meydana gelen havanın göz önünde bulundurulduğunda özel  bir anlam taşıdığı belirtilmektedir. Yedi sayfalık  memorandumun Dışişleri Bakanlığı'nın ilgili G1 müdürlüğü  tarafından "gizli" ibaresi ile kaleme alındığı ve  memorandumun konusunun, "Türkiye'nin üyelik müzakereleri  ve 2005'ten itibaren AB-Türkiye ilişkilerinin çerçevesi"  olduğu belirtilen haber-yorumda, Türkiye'nin "katılım  anlaşması ve katılım öncesi stratejinin uygulanması"  konuları değerlendirildikten sonra, AB komisyonu  tarafından ele alınacak raporun, (Progress Report) Türkiye  için "pasaport" manasını taşıyacağı kaydedilmektedir.  Haber-yorumda, "Memorandumun şu ifadelerin yer aldığı kısmı  çok kritiktir: 'Yıllık raporun bazı konularda AB'nin  görüşleri için büyük önem taşıması dolayısıyla,  Yunanistan'ın bütün sahalarda ve bütün yıl boyunca harekete  geçip AB'nin dikkatinden kaçmış olabilecek Türkiye'deki  olaylar hakkında ve bu olaylar ile ilgili görüşlerimiz ve  verdiğimiz önem konusunda AB Komisyonunu bilgilendirmemiz  gerektiği. Özellikle bu yıl, raporun, üyelik  müzakerelerinden önce bazı üye devletler tarafından  açıklanması ihtimali vardır. Ancak kanaatimiz, bir yandan  Türkiye'nin siyasi kriterleri yerine getirmesinden dolayı  memnunluk arz eden AB Komisyonu'nun müspet önerisinin daha  sonra 'kuşku' uyandırmaması sebebiyle, diğer yandan ise,  bazı üye devletlerin üyelik müzakerelerinin ertelenmesini  istemelerine olanak vermemek için, bu yılki rapor çok katı olmayacaktır.'"

            Kathimerini gazetesinde (17/04) "Erdoğan: Ege'de  Gerginliği Siz Yaratıyorsunuz" başlığı altında ve Yorgos  Burdaras imzasıyla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile yapılan  mülakata yer verilmektedir. AB üyeliği, Ege sorunu, hava  sahası ihlalleri ve diğer konular çerçevesinde Türk-Yunan  ilişkilerinin ele alındığı mülakatta şu ifadeler yer  almaktadır:

 

            "SORU: AB yöneliminde ilerledikçe Türk devleti ve  ülkenizin toplumu için sizce en büyük engeller hangileridir?

 

            ERDOĞAN: Devlet ve toplum tarafından büyük bir engelin  yaratıldığını görmüyoruz. Türk kamuoyunun çok büyük çoğunluğu  Türkiye'nin AB üyeliğini destekliyor. Tüm alanlarda  çağdaşlaşma hedefine ulaşabilmek için devlet organları ve  bütün rezervleri Türk toplumunun hizmetindedir. Türkiye'nin,  devletin ve toplumun bir bütün olarak bir tek stratejisi  var, bu da önşartların yerine getirilmesi ve AB üyeliğidir.  AB üyeliği prosedüründe karşımıza çıkmaları olası bütün  engelleri aşmaya kararlıyız."

 

 

 
ESKİ SAYILAR