11.05.2005

   

Anasayfa

e-posta


 

ANKARA, 11/05(BYE)--- Yabancı basın-yayın organlarında  10 Mayıs 2005 tarihlerinde yayımlanan Türkiye-Avrupa Birliği  ilişkilerine yer verilen haber ve yorumlarda şu hususlara  değinilmektedir:

 

            ABD BASINI:

 

            AP'nin (10/05) "Portekiz, Türkiye'nin AB Üyeliğini  Destekliyor" başlığı altında yer verdiği bir haberde,  Portekiz Cumhurbaşkanı Jorge Sampaio'nun yaptığı açıklamada,  Türkiye'nin reform girişimlerinden övgüyle bahsederek, AB'nin  Ankara ile ekim ayında katılım müzakerelerine başlanması  planına destek verdiği belirtilmektedir. Portekiz'e resmi  ziyarette bulunan Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile  görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada Portekiz  Cumhurbaşkanı Sampaio'nun, "Şunu fark ettim ki, bazı  aksamalara rağmen Türkiye'nin reform süreci devam ediyor  ve Türk yetkililer kendi ülkelerini AB üyeliğine hazırlamaya  kararlılar" dediği belirtilen haberde, Sampaio'nun  açıklamasında, AB Anayasasına yönelik referandumların  sonuçları ne olursa olsun katılım müzakerelerine başlanması  gerektiğini belirttiği kaydedilmektedir.

 

            ALMANYA BASINI:

 

            Frankfurter Allgemeine Zeitung'da (10/05) "Türk Borsası  Yatırımcıları Uygun Koşullarıyla Kendine Çekiyor" başlığı  altında ve "gap" rumuzuyla yayımlanan bir yazıda, Türk mali  piyasalarının, yatırımcıların yeniden uyanan ve mart ayından  bu yana gelişmekte olan ülkelerin hisse senedi piyasalarından  ölçülü de olsa geri çekişiyle kendini gösteren genel risk  çekingenliğini hissettiği belirtilmektedir. Yatırım  stratejistlerinin, Türkiye konusunda çok endişeli  görünmedikleri, tam tersine, Türkiye'deki mali piyasaların,  risklere karşı denge oluşturan bir dizi avantajlar gösterdiğine inandıkları belirtilen yazıda, Türk piyasalarına ilişkin  stratejik değerlendirmelerin hiçbirinde, AB'ye olan  komşuluğuna ve Türkiye'nin uzun vadede AB'ye entegre  edilmesi planlarına işaretin eksik olmadığı ve uzmanların,  bu sürecin getireceği fırsatların nasıl değerlendirildiğine  bakmaksızın, entegrasyon hedefinin siyasi, konjonktürel ve  mali sinyaller verdiğinden emin konuştukları ifade  edilmektedir. Siyasetin, Batı Avrupa standartlarına uyum   sağlaması için koşulları yerine getirdiği ve bu durumun   yabancı sermayeyi doğrudan yatırım için cezbettiği, bu   sermaye ile yavaş fakat güvenli bir şekilde şirket  yönetimindeki Batılı kültürün oraya ulaştığının söylendiğine  işaret edilen yazıda, bu sermaye akışlarının, yüksek ve  giderek de artan cari açığa rağmen Türk Lirası'nın  istikrarını koruyacağı yönündeki beklentinin en önemli  nedenlerinden biri olduğu, şu sıralar Türk mali  piyasalarındaki gündemin, Fransa'da yapılacak AB Anayasa  referandumu oluşturduğu, yatırım bankası Merrill Lynch'in  bu konunun, referandum nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın,  arka planda kalacağını ve piyasaları daha fazla meşgul  etmeyeceğine inandığı, düşüş gösteren enflasyon ile büyük  iç talep sayesinde sağlanan ekonomik büyümenin önemine  değindiği vurgulanmaktadır.

 

            BULGARİSTAN BASINI:

 

            Pari gazetesinin internet sayfasında (10/05) "Yeni  Avrupa Anayasasına 'Hayır' Demek, Türkiye'ye 'Hayır' Demek  Anlamına Gelmiyor" başlığı altında yer alan bir haberde,  İtalya Dışişleri Bakanı Gianfranko Fini'nin, Türkiye'nin   AB üyeliği konusunda yaptığı açıklamada, Avrupa Birliği'nin,   Fransa'nın yeni Avrupa Anayasasına "Hayır" demesi durumunda   bile genişleme sürecini sürdürmesi ve Türkiye ile üyelik   müzakerelerine başlaması gerektiğini belirttiği  kaydedilmektedir. 

            Haberde, Fini'nin, bunun gerçekleşmesinin siyasi açıdan  zor olmasına rağmen, Roma'nın Türkiye'yi desteklediğini  ifade ederek, Ankara'nın NATO'nun bir parçası olduğunu ve  Avrupa'nın, Türkiye'nin bugüne kadar sarfettiği çabalara   rağmen "hayır" demesi durumunda, ülkenin kökten dincilerin   kucağına doğru kayabileceğinin altını çizdiği belirtilmektedir.

 

            YUNANİSTAN BASINI:

 

            Ethnos gazetesinde (10/05) "Abdullah Gül: Bir Fransız  'Hayır'ı AB Üyeliğimizi Frenleyemez" başlığı altında  yayımlanan bir haber-yorumda, "Avrupa günü" dolayısıyla AB  devletleri büyükelçilerini kabul eden Dışişleri Bakanı  Abdullah Gül'ün, AB Anayasası'na Fransızlar tarafından  gelecek muhtemel bir reddin, Türkiye'nin AB üyeliği hedefini etkilemeyeceği inancını ifade ettiği belirtilmektedir.

            Gül'ün etkinliklerden istifade ederek, Türk ve Avrupa  medyasının uzun zamandan beri, 3 Ekim'de başlamasına karar  verilen Türkiye-AB üyelik müzakerelerinin başlama tarihinin  gecikmesine yola açacak 29 Mayıs Fransız referandumunda  çıkacak bir "hayır" ile ilgili tahminlere cevap verme  fırsatını bulduğu ve medyaya göre, böyle bir ret  neticesinin, AB içinde siyasi ve hukuki karışıklık  yaratabileceği belirtilen haber-yorumda, Gül'ün, 3 Ekim'de  başlayacak olan Türkiye-AB yeni ilişkilerinden bahsederken,  "Böyle düşünceleri alakasız, şanssız ve kabul edilemez  olarak nitelendiriyoruz" dediği ifade edilmektedir. Gül'ün,  Türkiye'nin AB'ye katılımı için her sene önemli adımların  atıldığını belirterek, "Ek protokolü imzalamaya hazır  olduğumuzu bildirdik. Protokol, AB gerekli teknik işlemleri  tamamladığında imzalanacaktır" dediği ifade edilen haber yorumda, Gül'ün, AB'den bu konuya Türkiye'nin üstüne düşeni  yapmıyormuş gibi bahsetmemesini istediği ve Türkiye'nin  üyelik müzakerelerinin kolay olmadığını bildiğini, ortaya  çıkacak problemlerin ülkesinin sabrını taşıracağını, ancak  Türkiye'nin öngörülen zamanda sonuca ulaşacağını belirttiği kaydedilmektedir.  

                   

 
ESKİ SAYILAR