10.06.2005

   

Anasayfa

e-posta


 

ANKARA, 10/06(BYE)--- Yabancı basın-yayın organlarında  09 Haziran 2005 tarihinde yayımlanan Türkiye-Avrupa Birliği  ilişkilerine yer verilen haber ve yorumlarda şu hususlara  değinilmektedir:

 

            ALMANYA BASINI:

 

            Netzeitung'da (08/06) "Fischer, Türkiye ile  Müzakerelerin Yapılmasını Savundu" başlığı altında yer  alan bir yazıda, Almanya Dışişleri Bakanı Joschka  Fischer'in (Yeşiller), bir kez daha AB'nin, Türkiye  ile üyelik müzakerelerine başlaması gerektiğini savunduğu belirtilmektedir. Fischer'in Washington'da Ulusal Güvenlik  Danışmanı Stephen Hadley ile gerçekleştirdiği görüşmenin  ardından, AB'nin bu konuda almış olduğu kararlara dikkat  çektiği ve ABD'nin de bu söz konusu rotaya destek verdiğine  işaret edilen yazıda, Fischer'in, ülkenin üyeliğine karşı  olan ve üyeliği savunanların, Türkiye'nin, Avrupa'nın  güvenliği açısından taşıdığı stratejik önem konusunda  hemfikir olduğunu ifade ederek "Herkes günümüz Türkiyesi'nin  önünde, 'Avrupa'nın da desteği ile' daha uzun bir değişim  sürecinin olduğunun bilincinde. Ancak burada bir fark var,  o da, bu sürecin sonunda bir tam üyeliğin mi yoksa zaten  var olan 'imtiyazlı ortaklığın' mı yer alacağıdır." dediği  ve ancak "Avrupa'ya uygun bir Türkiye" var olduğunda buna  AB'nin karar verebileceğini vurguladığı kaydedilmektedir.

 

            AVUSTURYA BASINI:

 

            Salzburger Nachrichten gazetesinde (09/06) "Türkiye  Takvimi Doğrulandı" başlığı altında yayımlanan bir haberde,  Almanya Dışişleri Bakanı Joschka Fischer Washington'da  ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Stephen Hadley ile yaptığı  görüşmenin ardından, AB'nin Türkiye ile giriş müzakerelerine  başlamasını savunarak, 3 Ekim'de başlama kararının artık  alınmış olduğunu ve bu takvimden ayrılmanın büyük riskler  getireceğini belirttiği, ancak AB içinde müzakere çerçevesinin belirlenmesi gerektiğine işaret ettiği belirtilmektedir.  Katılımdan yana ve katılıma karşı olanların, Türkiye'nin  Avrupa'nın güvenliği açısından stratejik önemi konusunda  hemfikir olduğunu söyleyen Fischer'in, ancak bugünkü  Türkiye'nin henüz katılım olgunluğunda olmadığını  vurgulayarak, ayrıca "otomatik üyelik" diye bir şeyin  olmadığını, aksine AB'nin müzakerelere ara verme ya da  tamamen kesme imkanına sahip olduğunu da sözlerine eklediği  ifade edilen haberde, Fischer'in, CDU/CSU'nun savunduğu  Türkiye ile "imtiyazlı ortaklığı" da reddettiği  kaydedilmektedir.

 

            İNGİLTERE BASINI:

 

            Financial Times gazetesinin internet sayfasında  (08/06) "AB'deki Hayır Oyları Türkiye'deki Reform Sürecini Zayıflatacaktır" başlığı altında ve Tobias Buck imzasıyla  yer alan bir haberde, AB'nin geçen yılki genişleme sürecini  yöneten ve şimdi Sanayi ve Rekabetten Sorumlu Komisyon  Üyesi Günther Verheugen'in, Fransa ve Hollanda'da AB  Anayasası'nın reddedilmesinin yol açtığı kargaşanın  Türkiye'deki siyasi reformları zayıflatacağı uyarısında  bulunduğu belirtilmektedir. Verheugen'in, referandumlardaki  bozguna, AB'nin hem geçmiş hem de gelecekteki genişleme  hamlelerine karşı çıkanlarını katkısı olduğunu itiraf  ettiği belirtilen haberde, Anayasa'ya hayır diyen  ülkelerdeki politikacı ve seçmenlerce dile getirilen korkuları  kesinlikle reddeden Verheugen'in, Ankara ile üyelik  müzakerelerine başlamak için verilen sözden dönmenin  Türkiye'deki reform hareketine ciddi bir darbe vuracağı  uyarısında bulunduğu ifade edilmektedir. Brüksel'de  konuşan Verheugen'in, "Başbakan (Recep Tayyip Erdoğan)  ve hükümeti, Avrupa'nın mesajı, 'istediğinizi yapabilirsiniz,  ama sizi hiçbir zaman almayacağız' olursa bu zahmetli geçiş  sürecine neden devam etsin ki? Bu mesajı verenler en azından  ne tür bir sorumluluk aldıklarını bilmelidirler: Türkiye'deki  reform süreci sekteye uğratılacak ve engellenecektir." dediği  kaydedilen haberde, Verheugen'in, referandum sonuçları için  yeni AB üyelerini "günah keçisi" yapmaya dönük hareketleri de  şiddetle eleştirdiği vurgulanmaktadır.

 

            İTALYA BASINI:

 

            La Stampa gazetesinde (09/06) "Bush-Erdoğan Zirvesi"  başlığı altında ve Paolo Mastrolilli imzasıyla yayımlanan  bir haberde, ABD'nin, -Avrupa Anayasası'nın Fransa ve  Hollanda'daki referandumlarda reddedilmesinden ardından  da- Türkiye'nin AB'ye katılımına destek vermeye devam  ettiği belirtilmektedir. Başkan Bush ile Başbakan Recep  Tayyip Erdoğan arasında Washington'da gerçekleştirilen  resmi görüşme çerçevesinde basına izahatta bulunan Beyaz  Saray Sözcüsü Scott McClellan'ın, "Biz herhangi bir  şekilde fikir değiştirmedik... ABD ve Türkiye çok önemli  stratejik bir ilişkiye sahiptir. Türkiye'nin sahip olduğu  demokrasi ise, tüm Orta Doğu için bir modeldir." dediği  ifade edilen haberde, Bush'un, Başbakan Erdoğan ile  temasları sırasında ABD'nin -Avrupa Anayasası'nın Fransa  ve Hollanda'da bir ölçüde genişlemeye bağlı korkulara  bağlı olarak reddedilmiş olmasına rağmen- Ankara'nın  AB'ye üyeliğine verdiği desteğin devam etmekte olduğunun  altını çizdiği ve bu çerçevede iki liderin, 3 Ekim'de  başlayacak olan AB-Türkiye üyelik müzakerelerinin en  çetin noktalardan birisini oluşturacak olan "Kıbrıs'ın  yeniden birleşmesi" konusunda da görüştükleri kaydedilmektedir.  "Türkiye-ABD İlişkileri" konulu bir konferansta konuşan  ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Robert Zoellick'in,  Başbakan Erdoğan'ın sadece AB üzerine yoğunlaşmaması gerektiğini söyleyerek, "Türkiye'nin Brüksel'in ötesine,  küresel bir bağlamda bakması gereklidir. İkili  ilişkilerimizin Türkiye'nin AB'ye katılım gayretlerine  fazlaca endekslenmemesi gerekir. AB haliyle, çok açık  bir şekilde, Ankara için önemlidir; ama Orta Doğu  ülkeleri de önemlidir." şeklindeki ifadesi aktarılan  haberde, McClellan'a göreyse bunun, "ABD'nin Ankara'nın  AB'ye üyeliği konusunda fikir değiştirdiği anlamını"  taşımadığı vurgulanmaktadır.

 

            YUNANİSTAN BASINI:

 

            Makedonya Haber Ajansı'nın (MPE) internet sayfasında  (09/06) "Çiçek, Meclis Başkanı'nı Ziyaret Etti" başlığı  altında yer alan bir haberde, Meclis Başkanı Anna Benaki- Psaruda'nın, resmi bir ziyaret için Atina'da bulunan  Türkiye Adalet Bakanı Cemil Çiçek ile görüştüğü belirtilmekte  ve Benaki'nin, yaptığı konuşmada, "Türkiye'nin, AB'ye üyelik  sürecinde harcadığı çabaları ilgiyle izliyoruz. Türkiye'nin  AB'ye üyeliği, ülke içinde reformları içeriyor ve bu da,  Türkiye'nin üyeliğini desteklememizin başlıca nedenlerinden  biridir. Her iki ülkenin aynı hukuk sistemi içinde olması,  uyumlu ilişkiler için en iyi koşuldur." dediği aktarılmaktadır.  Haberde, Çiçek'in de yaptığı konuşmada, Yunanistan ve Türkiye  Başbakanları arasında samimi bir diyalog olduğunu, bizzat  kendisi ve Papaliguras arasındaki işbirliğiyle bu doğrultuda  katkıda bulunduklarını ve Yunanistan'ın Türkiye'nin  Avrupalaşma sürecini desteklemesinin özel bir önemi olduğunu  söylediği ifade edilmektedir. 

 

 

 
ESKİ SAYILAR