ANKARA, 28/10(BYE)--- Dış basında Türkiye ile AB
arasındaki ilişkilere değinen 26-27 Ekim 2005 tarihli haber ve
yorumlardan yapılan alıntılar aşağıda sunulmaktadır:
ABD BASINI:
Amerika'nın Sesi Radyosu: "AB Komisyonu ile
Türkiye, Bu Kez 'Eğitim ve Kültür' Başlığı Altında Taramaya Başlamak
İçin Masaya Oturuyor": "Türkiye, tarama sürecinde ikinci adımı,
'Eğitim ve Kültür' başlığında gerçekleştirilecek olan tanıtıcı tarama
toplantısıyla atıyor. Bu iki alan hassas olmaları nedeniyle AB
çapındaki uygulamalar, ulusal uygulamaların gölgesinde kalıyor. Başka
bir deyişle bu alandaki yetki öncelikle ulusal makamlara ait. Bu
nedenle de AB'nin eğitim ve kültür alanındaki müktesebatı oldukça
sınırlı. Türkiye bu başlıkta AB'ye uyum sağlayabilmek için her şeyden
önce Birlik tarafından fon aktarılan programlara katılım şartlarını
yerine getirmek durumunda kalacak. AB'nin bu ülkeyle ilgili
önceliklerini ise ortak bir kültür alanı yaratılması ve eğitimde
standartların yükseltilmesi oluşturuyor. Atılan adımlara karşın AB,
Türkiye'deki eğitim uygulamalarında eksikler görüyor. AB'nin en önemli
eleştirisini bütçeden eğitime ayrılan payın düşük olması oluşturuyor.
Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki kız-erkek öğrenci oranlamasında kızlar
aleyhine olan tablo da Ankara'nın eleştirildiği alanlardan birini
oluşturuyor. AB, mesleki becerinin artırılmasına da önem veriyor. Bu
çerçevede mesleki eğitimin güçlendirilmesi, bu alanda gerekli
reformların yapılması ve bu alana yönelik yatırımların artırılması
AB'nin beklentilerini oluşturuyor. Türkiye'nin özellikle eğitim
alanında bir standart sorunu yaşadığı göz önünde bulundurulduğunda, bu
alandaki müktesebata uyumun en önemli etkisinin eğitimdeki kalitenin
yükseltilmesi olacağı söylenebilir. Müzakere süreci Türkiye'yi eğitim
alanında önemli iyileştirmeler yapmaya itecek. Kültür alanında Birlik
müktesebatına uyum sürecinde kültürel faaliyetlerdeki AB boyutu
eskisine oranla artış gösterecek. Bu alandaki Birlik programlarından
içinde AB boyutu olan sanatsal ve kültürel proje ve faaliyetlere fon
aktarılacak. Türkiye, 'Bilim ve Araştırma' başlığıyla ilgili tarama
toplantısında olduğu gibi, eğitim ve kültür başlığına ilişkin tanıtıcı
tarama toplantısına da oldukça kalabalık bir ekiple katılıyor. 'Eğitim
ve Kültür' başlığında ayrıntılı tarama ise 16 Kasım'da
gerçekleştirilecek." (Güven Özalp, 26/10)
ALMANYA BASINI:
Süddeutsche Zeitung: "Ermenistan Geleceğini AB'de
Görüyor":
"SORU: Ermenistan ve Türkiye arasındaki ilişkiler
tarihi bir yük altında. Şimdi Ankara AB adayı. Bu Erivan için ne
anlama gelmektedir?
OSKANYAN: Bu durumun bize de faydasının
dokunmasını umuyoruz. AB'nin Türkiye'ye, Ermenistan'la arasındaki
sınırlarını açması için baskı yapmasının yanı sıra, Ermenilere
uygulanan soykırım konusunun açıkça konuşulabilmesi için Türkiye'de
düşünce özgürlüğünü güçlendirmesini arzu ediyoruz. (...)" (Christiane
Schlötzer imzasıyla Ermenistan Dışişleri Bakanı Vartan Oskanyan ile
yapılan mülakat, 27/10)
Handelsblatt: "Refahımız İçin Yeniden Mücadele
Etmeliyiz":
"SORU: Türkiye ile AB üyeliği müzakereleri büyük
koalisyon için bir kırılma noktası olacak mı?
MERKEL: Hayır. AB'nin Türkiye ile müzakerelere
başlaması kararı verilmiştir. Şimdi 'Pacta sunt servanda' prensibi
uyarınca müzakerelere hazırlanacağız ve ucu açıklık konusuna özel bir
ağırlık vereceğiz. Bu nedenle Avusturya'nın AB'nin üye kabul etme
kapasitesi kriterinin belirgin bir şekilde ortaya konmasını sağlamış
olmasından memnuniyet duyuyorum. Bundan bağımsız olarak biz de Birlik
Partileri olarak Türkiye ile AB arasında imtiyazlı ortaklık kurulması
hedefine bağlıyız." (Ruth Berschens, Andreas Rinke imzalarıyla CDU
lideri müstakbel Şansölye Angela Merkel ile yapılan mülakat, 27/10)
FRANSA BASINI:
AFP: "Lammert: Pamuk Olayı Ankara'nın Üyeliğini
'Engelleyebilir'": "Bundestag (Almanya Parlamentosu alt kanadı)
Başkanı Norbert Lammert, yaptığı açıklamada, ordunun rolünü
eleştirdiği için hakkında ikinci bir dava açılması ihtimali olan Türk
yazar Orhan Pamuk hakkında ülkesinin arka arkaya hukuki işlemler
gerçekleştirmesinin, Türkiye'nin AB üyeliği projesine bir engel teşkil
edebileceği yönünde uyarıda bulundu. Yayımlanan bir bildiride Lammert,
'Türk yetkilileri elbette, yazar hakkında yeni bir davanın ve daha önce
açılan davanın, Pamuk'un Türkiye'nin AB üyeliği lehindeki savunmasına
zarar verebileceğinin farkındadırlar.' şeklinde fikir belirtti. Orhan
Pamuk geçen hafta yaptığı bir açıklamada, 'Avrupa hayali kurmayan bir
Türkiye'yi düşünemeyeceğim gibi Türkiyesiz nitelenen bir Avrupa'ya
inanmıyorum.' dedi. Pamuk'un, ilk celsesi 16 Aralık'ta gerçekleşecek
davası konusunda Lammert, 'Bu dava elbette, yalnızca Almanya tarafından
değil, bütün AB tarafından da büyük bir dikkatle izlenecektir.' dedi."
(27/10)
İNGİLTERE BASINI:
The Times: "Genç Türkler AB'yi 'Zaman Ayarlı
Nüfus Bombasından' Kurtarabilir": "Akademik bir çalışma, genç
Türklerin, Avrupa'yı yaşlanan nüfusunun tehdit ettiği ekonomik
çöküşten kurtarabileceğini ileri sürdü. Ulusal Ekonomik ve Sosyal
Araştırmalar Enstitüsü tarafından yürütülen çalışmaya göre, çalışan
nüfusunun önümüzdeki yıllarda giderek azalacak olması nedeniyle
Avrupa'nın yüz yüze olduğu ve ekonomik büyümeyi düşüren 'zaman ayarlı
nüfus bombası', Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne katılımına izin verilmesi
halinde kısmen etkisiz hale getirilebilecek. Avrupa Merkez Bankası
Başkanı Jean-Claude Trichet geçtiğimiz günlerde, yaşlanmakta olan
nüfusa ilişkin endişe duyanların oluşturduğu koroya katıldı. Söz
konusu çalışma, bu durumda Avrupa'nın ortalama doğum oranının 2010
yılında yüzde 2'nin altına düşeceğini ileri sürüyor. Mart ayında
yayımlanan Brüksel çıkışlı bir araştırmada, AB'nin 'artık demografik
bir motoru olmadığı" kaydedilmişti. Ulusal Ekonomik ve Sosyal
Araştırmalar Enstitüsü'nden Katerina Lisiankoca ve Robert Wright
tarafından yapılan ve National Institute Economic Review'da yayımlanan
çalışmada, Türkiye'nin AB'ye üyeliğinin kısmi bir çözüm olabileceği
ileri sürülüyor. Türkiye'nin demografik açıdan geleceğinin oldukça
farklı olduğu belirtilen çalışmada, ülkenin 68 milyonluk nüfusuyla
hızlı bir büyüme gösterdiği ve nüfus yapısı olarak çok daha genç
göründüğü kaydedildi. Çalışmada, 20 ila 64 yaş arasındaki Türklerin
sayısının 14 milyona ulaşmak üzere olduğu ifade edildi. Bu nedenlerle
Türkiye'nin AB'ye katılımı Avrupa'da çalışan nüfusa kayda değer bir
destek sağlayabilir." (Gary Duncan, 27/10)
Financial Times: "Türkiye'den Ters Cevap":
"Türkiye, Atina'da, bu ay istemeyerek de olsa üyelik müzakereleri
başladığından bu yana ilk kez Avrupa Birliği'ni terslemek için net bir
fırsat yakaladı. Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler,
AB üyeliği yolunda sözüm ona AB ve yedi komşu Balkan ülkesiyle 'tarihi'
bir anlaşmaya imza atılması için tüm yüzler kendisine döndüğünde
gülümsüyordu. Ancak kesinlikle kalemini kınından çıkarmadı. Anlaşma
AB'ye katılmayı arzulayan sekiz ülkenin Balkanlarda tek bir enerji
pazarı oluşturmasını ve bunu 2008 yılında rekabete açmasını öngörüyor.
Komisyon'un söz verdiği üzere bunun karşılığında alacakları ödül,
bölgesel bir pazarın ekonomik boyutunun değerini idrak eden şirketler
tarafından gerçekleştirilecek bir yatırım furyası olacak. AB'nin
Enerjiden Sorumlu Komisyon Üyesi Andris Piebalgs önce biraz surat
astı, ancak daha sonra, anlaşmadaki birkaç küçük nokta açıklığa
kavuşturulur kavuşturulmaz Türkiye'nin de anlaşmaya imza koyacağı
konusundaki olumlu görüşlerini dile getirdi." (26/10)
-
-
ESKİ SAYILAR