ANKARA,
09/02(BYE)--- Dış basında Türkiye ile AB arasındaki ilişkilere değinen
8 Şubat 2006 tarihli haber ve yorumlardan yapılan alıntılar aşağıda
sunulmaktadır:
ABD BASINI:
Amerika'nın Sesi
Radyosu: "Amerika, Türkiye'nin Kıbrıs Sorununa Çözüm Amacıyla Açıkladığı
Yeni Plana Yönelik Desteğini Sürdürüyor": "Amerika, Türkiye'nin Kıbrıs
sorununa çözüm amacıyla açıkladığı yeni plana yönelik desteğini
sürdürüyor. Brüksel'de bulunan Dışişleri Bakan Yardımcılarından Matt
Bryza, planın ilginç ve yararlı bir öneri olduğunu söyledi. Bryza,
Türkiye'nin ek protokolden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmesi
gerektiğini belirtirken, bunun politik açıdan uygulanabilir olmasının
sağlanması gerektiğinin de altını çizdi. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül
tarafından açıklanan girişimin ileri yönde atılmış bir adım olduğunu ve
değerlendirilmesi gereken yeni düşünceler içerdiğini söyleyen Bryza,
inisiyatifi, 'yararlı ve Türk tarafının çözüm için hareket etme isteğini
gösteren bir belge' ifadeleriyle tanımladı. ABD ile AB arasında, Kıbrıs
konusunda stratejik anlamda çok büyük bir görüş farkı olmadığını ifade
eden Bryza, Türkiye konusunda da birlik içindeki bakış açısında değişme
olduğunu belirtti. Bryza, AB'nin, geçtiğimiz aylara göre, Türkiye'nin
katılım sürecinin ileri doğru gittiği gerçeğini daha iyi hazmetmiş
olduğunu ifade etti. Hz. Muhammed karikatürlerinin yayımlanması konusuna
da değinen Bryza, bugün yaşananların ideolojik bir mücadele olduğunu ve
bunun İslamiyet ile Hıristiyanlık arasında değil, İslamın içinde
yaşandığını söyledi."
(Güven Özalp, 08/02)
AVUSTURYA
BASINI:
Die Presse:
"Genişleme... Türkiye ile Müzakereler Başlamak Üzere": "Avusturya Dönem
Başkanlığı sona ermeden Ankara ve Zagreb ile üyelik müzakereleri
başlatılacak. AB
Komisyonu üye ülkelere, aday ülke Türkiye ve Hırvatistan ile bilim ve
araştırma başlıklarıyla ilgili çalışmalara başlanması tavsiyesinde
bulundu. 3 Ekim tarihinden itibaren AB Komisyonu, söz konusu tarama
sürecini işletmişti. Bu süreçte aday ülkelerin mevcut hukuk düzenleri,
mevcut AB hukuk düzenlemeleriyle uyumu konusunda gözden geçirildi. Artık
AB'ye üye ülkeler, müzakerelere içerik yönünden de başlanıp
başlanamayacağına oy birliği ile karar vermek durumda, daha önce de bir
çalışma grubunca, AB Komisyonu tavsiye kararı incelenecek. Avusturya
Dönem Başkanlığı süresince ilk müzakere başlığının ele alınmasına, en
azından bir üye ülke son anda kararı bloke etmezse, kesin gözüyle
bakılıyor. Böyle bir durum, ancak Kıbrıs Cumhuriyeti tarafından, tüm
Türk deniz ve hava limanlarına girişlerin serbest bırakılması ön
koşulunun henüz yerine getirilmediği gerekçe gösterilerek meydana
gelebilir. Türkiye'nin Birliğe katılımının Avusturya'da oldukça
tartışmalı olmasından dolayı, dönem başkanlığından yapılan açıklamaya
göre, müzakere başlıklarına dair çalışmaların Finlandiya Dönem
Başkanlığı sırasında başlatılması daha iyi olur. Çünkü ilk müzakere
başlıkları çerçevesinde Türkiye ile ilgili tartışmalar, yine iç
politikanın odağında yer alabilir. Salı günkü resmi açıklamada,
Avusturya'nın 'üyelik müzakerelerinin başlamasına olumlu baktığı'
bildirildi." ("ki" rumuzlu, 08/02)
HIRVATİSTAN
BASINI:
Danas:
"Hırvatistan ve Türkiye ile Detaylı Görüşmeler Başlıyor": "AB
liderlerinin, Hırvatistan ve Türkiye ile AB'ye üyelik görüşmelerine
başlama kararı almalarından dört ay sonra, Dönem Başkanı Avusturya,
AB'nin bu iki ülkeyle ilk detaylı görüşmeleri başlatmaya hazır olduğunu
açıkladı. Görüşmelerin başlatılması kararının alındığı 3 Ekim'den bu
yana Avrupa Komisyonu, Türkiye ve Hırvatistan'ın 35 farklı alandaki
yasalarının Avrupa yasalarına uyup uymadığını araştırdı. Bu, AB'ye üye
olmak isteyen tüm ülkeler için geçerli olan bir prosedürdür. Yapılan
araştırma sonucu, Avrupa Komisyonu, AB üyesi 25 ülkeye, bilim ve
araştırma alanlarında hem Türkiye, hem de Hırvatistan'ın detaylı
görüşmelere hazır olduğunu bildirdi." (08/02)
YUNANİSTAN
BASINI:
İmerisia:
"Ankara-Avrupa Para Birliğine de Hazır": "Yüksek kalkınma hızı ve
2001'de yüzde 70 olan enflasyonun 2005 yılında yüzde 7,7'ye ve 2007
ortalarında da yüzde 3'e düşmesi... 'Monde' gazetesinin ekonomik
sayfalarında yayımlanan bu haber, (her şeyden önce) Türkiye'nin, AB ve
Yunanistan'da tablosunun ne kadar eksik ve parça parça olduğunu
görüntülüyor. (...) Petrol fiyatlarının yükselmesiyle gölgelenen hoş
olmayan evrensel çevrede, ağırlıklı önemi olan şey, enflasyonu yenmeyi
ve kalkınmayı bağdaştıran Türk ekonomisinin dinamizmidir. Türk
mucizesinin içeride ve dışarıda siyasi mesajı nedir? İç siyasi sahnede,
Erdoğan'ın egemenliğini güçlendiriyor, 2007 yılında Cumhurbaşkanı
olmasına ve aynı yılın Kasım seçimlerinde ikinci bir zafer hedefiyle AKP
liderliğinde halefliğin pazarlığını güçlü mevkiden yapmasına müsaade
ediyor. Uluslararası sahneye ve özellikle AB'ye; ülkenin AB siyasi
bütünleşmesi dışında da kalkınma imkanına sahip olduğuna ilişkin açık
bir mesajdan ibarettir. Ankara, Gümrük Birliği Anlaşmasının 1995
yılından bu yana gerçek olmasıyla ve mevcut elverişli ekonomik
koşullarla, Avrupa bütünleşmesine uyum bedeli ödemiş bulunuyor ve
'25'lerle sadece politik temelde müzakereler yapabilir, çünkü katılımdan
önce veya sonra Birlik girdisine ihtiyacı yok. AB ile Gümrük Birliği,
Rusya ile stratejik enerji müttefikliği, gelecek yıl AB kriterlerine
yaklaşacak enflasyon ve yüksek kalkınma hızı... Yukarıdakilere, Erdoğan
ile derin devlet arasında, zor ancak işler birlikteliği de eklediğimiz
zaman, değişik bir Türkiye vizyonunu görüyoruz: AB'ye yalvaran problemli
bir adayın değil, hedefi özellikle siyasi olan ve AB'ye tam katılımdan
daha az bir şeyi kabul etmeyen, ABD'nin bölgedeki politikasına uyumunun
pazarlığını sert şekilde yapan, yükselen bölgesel bir güç." (Yorgos
Kapopulos, 08/02)
-
-
ESKİ SAYILAR