17.02.2006

   

Anasayfa

e-posta


 

          

ALMANYA BASINI:

Süddeutsche Zeitung: "Türk Açmazı": "Türk siyasetçileri diplomat olarak Brüksel'de şimdiye  kadar ustalıklarıyla göze batmadılar. Örneğin Avrupalı  müzakereciler, Kıbrıs konusunda taviz vermektense zirveyi  iptal ettirmek isteyen Türkiye Başbakanı Recep Tayyip  Erdoğan'ın davranışlarını korku içerisinde hatırlıyorlar.  Bu nedenle Türkiye'nin Filistin'in uzlaşmaz partisi Hamas  ile AB arasında bir arabulucu rolü üstlenmek istiyor olması, Brüksel'de fazla heyecan yaratmıyor. Böylesine bir misyon siyasi olarak çok hassas olurdu.  AB terör örgütlerini dışlayan net bir çizgiye sahip ve  Hamas da böyle bir terör örgütüdür. Fakat Türkiye bir AB  adayı ve bu haliyle topluluğun anlayış kurallarına bağlı.  Ancak Avrupa diğer taraftan bir ikilemin içerisinde bulunuyor,  zira Hamas ile görüşme yasağı, ortamı daha da kötüleştirebilir. Hamas'ın Türkler tarafından radikal bir reform çizgisine  çekilip çekilemeyeceği zaten şüpheli. Ancak Türkiye, hem üyesi olmaya çalıştığı Avrupa'ya hem de kendisini Filistin'de  seçimleri kazanan Hamas ile yardımlaşmaya zorlayan İslam  dünyasına faydalı olmak hevesinde. Yani tam bir açmaz. Türkiye  kültürler arası bir köprü olmak istiyordu ve AB'de ülkeyi bu  yüzden hep övmüştü. Şimdi herkes köprünün üzerinin ne kadar  rüzgarlı olduğunu farkediyor." (Christiane Schlötzer, 16/02)  

 

AVUSTURYA BASINI:

Neue Kronen Zeitung: "Erdoğan Çaba Gösteriyor": "Erdoğan çaba gösteriyor. Türkiye Başbakanı, İslam konusunda çaba gösterdiği için iktidara geldi, liderlik  koltuğuna oturunca da Türkiye'nin AB'ye katılımından yana  oldu. Bu, ülkesi açısından zeki bir politika, ama  Avusturya'nın yanı sıra, AB vatandaşlarının büyük bir  kısmı için kabul edilebilir bir şey değil. Erdoğan, sık sık radikal İslamcılık ve Batı arasındaki  tezatları yumuşatmak için çaresizce çaba harcıyor. Bu kendi  ülkesi için de zekice bir davranış, çünkü İslamcılık, Türkiye  için de bir tehlike teşkil ediyor. Gerçi Erdoğan İslam'dan  yana, ama bu İslam'ın ılımlı ve şiddetten uzak bir şekli.  Erdoğan kendi rejimini kurtarmak istiyor. Aşırılık yanlıları kazanırsa, Erdoğan da koltuğunda kalamaz. Yani ılımlı Müslümanın iktidarda kalması, Batı'nın da  yararına olacak. Batı, Erdoğan'ı desteklemek için elinden  geleni yapmalı. (...)" (Günther Nenning, 15/02)

 

Der Standard: "AB'nin Hırvatistan ve Türkiye Konusunda Kaydettiği İlerlemeler": "Hırvatistan ve Türkiye ile somut müzakerelere bir an  evvel Avusturya'nın dönem başkanlığı sırasında başlanması  konusunda baskı giderek artıyor. AB Komisyonu, Hırvatistan  ve Türkiye ile eğitim ve kültür konusundaki ikinci faslın  tarama işlemlerini tamamladı. AB'nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Olli Rehn'in Sözcüsü de bunu doğruladı. Tarama  sürecinde, ülkelerin kendi yasaları ile AB müktesebatı  karşılaştırılıyor. Araştırma ve bilim konusundaki inceleme  geçen hafta tamamlandı. Toplam 35 başlıktan dördü üzerinde  halen çalışılıyor. AB ülkeleri Türkiye  ve Hırvatistan'ı müzakere pozisyonlarını açıklamak üzere  davet etmeden, oy birliğiyle karar alacak. AB Komisyonu, AB'nin resmi pozisyonuna ilişkin tasarıyı hazırlıyor,  böylece Brüksel'de yapılacak bir konferansta somut  görüşmelere başlanabilecek." (Alexandra Föderl Schmid, 16/02)  

 

FRANSA BASINI:

AFP: "Avrupalı 770 Hukukçu, İki Türk Akademisyeni Destekliyor": "Uluslararası İnsan Hakları  Federasyonu (FIDH) tarafından yapılan açıklamaya göre,  yaklaşık 770 Avrupalı akademisyen ve hukukçu imzaladıkları  bir mektupta, Türkiye'de azınlıkların lehine tartışmalı bir  rapor hazırlamış olan iki Türk akademisyen hakkındaki  davanın düşürülmesini talep ettiler. Mektup, davalılardan biri olan İbrahim Kaboğlu'nun  tezini verdiği ve konuk profesör olduğu Limoges  Üniversitesi'nin iki hukuk profesörü Jean-Pierre Marguenaud  ve Helene Pauliat tarafından Türkiye Başbakanı Recep Tayyip  Erdoğan'a hitaben yazıldı. Mektupta ayrıca, ‘Türkiye'nin AB'ye üyeliği konusu  kamuoylarında büyük bölünme yarattığı bir sırada insan  haklarının bu derece ciddi ve bilinçli bir şekilde gözardı  edilmesinin etkisi kesinlikle felaket olacaktır.’ denildi." (15/02)      

 

NOT: Bu bülten, 15-16  Şubat 2006 tarihleri arasında Genel Müdürlüğümüze ulaşan haber ve yorumlardan derlenerek hazırlanmıştır.

  

 

 
ESKİ SAYILAR