28.02.2006

   

Anasayfa

e-posta


 

            ANKARA, 28/02(BYE)--- Dış basında Türkiye ile AB  arasındaki ilişkilere değinen 27 Şubat 2006 tarihinde  haber ve yorumlardan yapılan alıntılar aşağıda  sunulmaktadır:

 

            ALMANYA BASINI:

 

            Frankfurter Allgemeine Zeitung: "Huber, Erdoğan'ı  Eleştiriyor": "Berlinli Piskopos ve Almanya Protestan  Kiliseleri Konseyi (EKD) Başkanı Huber, Avrupa  Anayasası'nın önsözünde tanrıya daha belirgin bir şekilde  atıf yapılmasından yana olduğunu açıkladı. AB Komisyonu  Başkanı Barroso ile yaptığı görüşme sonrasında Huber,  Avrupa Birliği'nin sadece ekonomik değil, daha derin köklü  bir topluluk olması gerektiğini söyledi. EKD Başkanı,  Avrupa politikasının gözden geçirildiği şu dönemde, Avrupa  hükümetlerinin öncelikli görevinin Anayasa projesinin  yeniden canlandırılmasının yollarını aramak olduğuna  işaret ederek, Avrupa'nın Hıristiyanlığın etkisinde  olduğuna işaret etmekle istisnasızlık hakkı doğmadığını  söyledi. Buna karşılık, kısa bir süre önce AB'yi  'Hıristiyan Kulübü' diye tanımlayan Türkiye Başbakanı  Erdoğan'ı sert bir şekilde eleştiren Huber, kulüp  kavramının sadece horlayıcı değil, aynı zamanda da  başkalarına karşı olunduğu suçlamasını da içerdiğini  söyledi." (Michael Stabenow, 27/02)

            Die Welt: "Kıbrıs Sorununun Çözümü Konusunda Yeni  Girişim": "Kıbrıs'ın 1 Mayıs 2004 tarihinde Avrupa  Birliği'ne girmiş olması da adanın bölünmüşlüğünün sona  erdirilmesini yakınlaştırmadı. Şimdi, Kıbrıs Rum tarafı  yeni bir girişim denemesi başlatıyor. Cumhurbaşkanı  Tasos Papadopulos, Akdeniz adasının yeniden birleşmesi  sürecine yeni bir ivme kazandırmak için önümüzdeki salı  günü Paris'te BM Genel Sekreteri Kofi Annan ile  buluşacak. Papadopulos ilk etapta Türkiye'den liman ve  havaalanlarını Kıbrıs gemi ve uçaklarına açmasını  istiyor. Ankara, AB müzakerelerinin başlatılması  hedefine ulaşmak için Kıbrıs'ı tanıma yükümlülüğüne  girmişti. Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan,  Kıbrıs'ın yakınmalarını, Lefkoşa'nın kısa bir zaman önce  Türkiye'nin AB gayretini engellemekle tehdit ettiğine  işaret ederek hırçın bir şekilde geri çevirdi. Lefkoşa  Hükümeti halihazırda Annan planında bazı değişiklik  önerileri getirmişti. Bu değişiklikler ada Rumlarının  kuzeye dönüş haklarının kısıtlanmasını reddediyor ve  Türk birliklerinin geri çekilmesini talep ediyor.  Papadopulos bu değişiklikler üzerine Ankara ile yeniden  müzakerelerde bulunmak istiyor. Bu defa AB'nin daha  etkin bir şekilde müdahil edilmesi planlanıyor. Tasos  Papadopulos bu nedenle Viyana'ya gitti. Avusturya,  AB'nin Dönem Başkanlığı'nı yürütüyor. Ancak Avusturya  Başbakanı Wolfgang Schüssel sadece 'destekleyici bir  yardım' sözü verdi. Lefkoşa, ABD ve İngiltere'den gelen  baskıları azaltmak için AB'yi de sürece dahil etmek  istiyor. Her iki ülke de, AB'ye üyeliğini oldukça güçlü  bir şekilde destekledikleri Türkiye'yi göz önüne alarak  Kıbrıs Rum kesiminden geniş tavizler vermesi talebinde  bulunuyorlar." (Manfred Pantförder, 27/02)

 

            FRANSA BASINI:

           

            AFP: "Yunanistan Ortodoks Kilisesi Lideri Türkiye'nin  AB Üyeliğine Olumlu Bakanları Tenkit Etti": "Yunanistan  Ortodoks Kilisesi lideri Başpiskopos Hristodulos,  Türkiye'nin AB'ye üyeliğine olumlu bakan AB üyelerini,  'bir kötülüğü daha büyük bir kötülük ile düzeltmeye  çalıştıklarını' belirterek eleştirdi. Avrupalı  milletvekillerinin Atina'da katıldığı bir öğle yemeği  sırasında Hristodulos 'Türkiye'nin AB üyeliğine olumlu  bakan tüm yetkililerin bunu yapmak için nedenleri  olduğuna hiçbir şüphe yok.' dedi. Ancak Hristodulos bu  nedenlerin 'jeostratejik bir Hedefi' olduğunu ve Avrupa  zihniyetine yabancı 'çıkarlara hizmet ettiğini' belirti.  Hristodulos, Türkiye'yi kabul ederek Birliğin,  'Hıristiyan inancı, klasik kültür ve hukuk devleti' gibi  bazı temel değerlerden yoksun kalma riski olduğunu  belirtti. Başpiskopos, 'Avrupa'nın kurucu büyüklerinin  fikrinden epey uzaklaştık ve Avrupa'nın halihazırdaki  siyasi yönetiminin her zaman gerçekten de Avrupa'nın  birliğine giden yolu takip edip edemeyeceği de pek  kesin değil.' dedi." (27/02)

 

            İNGİLTERE BASINI:

 

            Financial Times: "Türkiye, AB'nin Kuzey Kıbrıs  Konusundaki Anlaşmasından Hayal Kırıklığına Uğradı":  "Avrupa Birliği, Kuzey Kıbrıs'taki Kıbrıs Türk toplumu  için ihtilaflı bir yardım paketini kabul etti. Bu karar  Türkiye'yi hayal kırıklığına uğratırken, Ankara'nın  AB'ye katılım görüşmelerini daha da karmaşık hale  getirecek. 1974 yılından bu yana Kıbrıs Rum ve Kıbrıs  Türk kesimi olarak ikiye bölünmüş durumdaki Kıbrıs adası  meselesi Türkiye'nin AB üyeliği gayretleri için  potansiyel olarak tehlikeli bir konudur. Adanın  uluslararası alanda tanınan Güney Kıbrıs Rum Hükümeti'nin,  bütün diğer AB üyeleri gibi, sürecin her aşamasını veto  etmek hakkı bulunuyor. Bugün AB dışişleri bakanları  tarafından resmen alınacak olan, fakat geçen haftanın  sonlarına doğru diplomatlar tarafından kabul edilen  yardım kararı, güneyden çok daha fakir olan Kuzey  Kıbrıs'ın alt yapısını iyileştirmek için 139 milyon avroyu  serbest bırakacak. Türk Hükümeti ise, mali yardımın, Kuzey  ile 25 üye devlet arasında doğrudan ticarete imkan  tanıyacak bir anlaşmayı da kapsayacak daha geniş bir AB  yardım paketinin bir parçası olmasını istiyordu. Türkiye,  AB'yi, birliğin Kıbrıs konusundaki çıkmazını aşmakta tek  taraflı davranmakla suçluyor. Türk Dışişleri Bakanı  Abdullah Gül, 'Türkiye'nin beklediği akıllı adım, mali  yardımla birlikte doğrudan ticarettir. AB'nin bu tek  taraflı kararı yeni problemler ve güçlükler doğuracaktır.'  dedi. Anlaşma, AB büyükelçilerinin, Türkiye'nin geçen yıl  AB üyelik sürecine resmen başlamasından bu yana ilk kez  bu ülke ile üyelik görüşmelerinin başlaması konusunda  yetki vermelerinden bir gün sonraya rastladı. Bilim ve  araştırma konusundaki ilk görüşmeler muhtemelen önümüzdeki  birkaç ay içinde başlayacak." (Daniel Dombey, Vincent  Boland, 27/02)

 

            KIBRIS RUM BASINI:

 

            Haravgi: "Türkiye İçin Zorluklar Başladı": "Türk  yetkililerin, Kıbrıs bandıralı geminin Mersin Limanı'na  demirlemesine izin vermemesi, Türkiye'nin Kıbrıs  karşısındaki retçi tutumunu ve aynı zamanda AB'yi  kışkırtıcı bir şekilde küçümsemeye devam ettiğini ortaya  koyuyor. Türkiye uzun zamandır değişik yollarla, AB'ye  karşı Kıbrıs'la ilgili olarak üstlendiği yükümlülükleri  yerine getirmeye niyeti olmadığı ve imzasına sadık  kalmamak için değişik yöntemler aradığı mesajını veriyor.  Ancak aynı zamanda Ankara, uygulamak üzere AB'nin 25'leri  karşısında üstlendiği sorumluluklarına uymazsa, Avrupa  sürecinde kendisi için işlerin çok daha zor bir hal  alacağının bilincindedir. Değerlendirdiğimiz gibi, bir  gün Türk önerilerinin yarattığı iletişim tozunun çökeceği  ve Avrupa sürecinde üzerinde başlı başına baskı hissederek,  Türkiye için zorlukların başlayacağı açıkça belli oluyor.  Gelişmeler, Hükümetin Türkiye'nin Avrupa süreci konusunu  doğru kullandığını, hiçbir yararı olmayacak abartı ve  kabadayılık yapmadan, ancak belirli konularda hakkına  sahip çıkarak yolun açılmasına ve Kıbrıs sorununun  dinamik bir çözümüne katkıda bulunuyor." (Kostakis  Konstantinu, 25/02)

            Fileleftheros: "Çerçeveler Dışındaki Türkiye":  "Türkiye, zamanın gereklerini yerine getirmeyerek  tezlerini diplomatik üsluba yakışmayan bir yolla empoze  etmeye çalışıyor. Ankara'nın AB karşısındaki kritik  dönemecinde; özde zihniyet ve yaklaşım değişikliğine  dair niyetinin olduğu ve bu yönde bir adım atacağı  beklentisine yol açtı. Türkiye; geleceğini, sadece ülke  için değil, AB için de önemli olacak bir şekilde, başka  bir yolu olmadığını düşünerek, Avrupa ile belirlemeye  karar verdi. Ancak politikada, değişmeyen herhangi bir  durum yoktur. Türkiye'nin Avrupa yürüyüşü sadece bu ülke  ve halkını değil, komşularını da ilgilendiriyor. O halde,  bu yürüyüşün olumlu bir şekilde sürdürülmesi için Ankara;  toplumsal kazanç amacıyla uyum içerisinde hareket  etmelidir. Bu süreç uzun ve yokuşlu bir yoldur, ancak bu  yolda her şeyden önce olumlu sinyaller verilmesi gerekir.  Eğer davranışlarını değiştirmez ve aynı şekilde kışkırtıcı  kalmaya devam ederse, o zaman kendi kendisine, sürecin  üyelik ile sonuçlanmaması kararını vermiş olur. AB Türk  kanunlarını değil, Türkiye AB kanunlarını uygulayacaktır."  (25/02)

 

            YUNANİSTAN BASINI:

 

            Elefterotipia: "Taahhütsüz Plan": "Kıbrıs Hükümeti,  Ankara'nın Gümrük Birliği Protokolü'nü 10 yeni üye ülke  yönünde uygulamayı reddetmiş olması nedeniyle, Türkiye-AB  ilişkilerinde kriz yaratmaya kararlı görünüyor. Lefkoşa'nın  bu yöndeki hareketlerinin bir örneğini geçen çarşamba günü  Türkiye'nin Kıbrıs bandıralı bir geminin Mersin limanında  demirlemesine izin vermemesine karşı tepkileri oluşturdu.  Kıbrıs Hükümet Sözcü Yardımcısı, 'Türkiye keyfi ve korsan  mantalitesiyle hareket ederse AB bünyesinde demirleyemez.'  dedi. Kıbrıs Hükümeti ise, Türk davranışını Brüksel'e  protesto etti. Lefkoşa dikkatini konunun özü üzerinde  topluyor ve sözlüğüne 'veto' kelimesini tekrar dahil  ediyor. Lefkoşa, Türk Hükümeti'nin üstlenmiş olduğu  yükümlülükleri yerine getirmemesi durumunda, müzakere  konusu oluşturan bölümlerden herhangi birinin açılmasını  kabul etmeyeceği yönünde uyarıda bulunuyor." (Makarios  Drusiotis, 26/02)

            Elefteros Tipos: "Kıbrıs Konusu İçin 'Mihenk Taşı'":  "Tüm belirtilere göre, Kıbrıs sorununun çözümlenmesine  yönelik önemli bir gelişmenin eşiğinde bulunuyoruz. Gerek  uluslararası faktör, başka bir ifadeyle gerek ABD, gerekse  AB, aynı zamanda da Rusya ve Çin gibi büyük güçler,  herbiri farklı teşvikler ve farklı bakış açıları altında  Kıbrıs sorununun çözümü yönünde ilginç bir şekilde  hareketlendiler. (…) Türkiye'ye, Kıbrıs sorununun  çözümlenmesi sürecinin kendi Avrupa yönelimiyle ilgisinin  olmadığı ve ne taktik ne de strateji düzeyinde olacağının hatırlatılmasının gerekli olduğunu sanıyoruz. Başka bir  ifadeyle, Türkiye, Kıbrıs'ta bazı ödünler verme  karşılığında, Avrupa'dan, Brüksel'e karşı yükümlülükleri  üzerinde indirimler yapmasını talep edemez. Türkiye,  Kıbrıs Cumhuriyeti'nin devlet varlığını tanımazsa,  Avrupa yoluna çıkamaz." (Hristodulos Yaluridis, 26/02)

 

 

 

   

 

 
ESKİ SAYILAR