ANKARA,
24/04(BYE)--- Dış basında Türkiye ile AB arasındaki ilişkilere değinen
21-24 Nisan 2006 tarihli haber ve yorumlardan yapılan alıntılar aşağıda
sunulmaktadır:
AZERBAYCAN
BASINI:
Yeni Azerbaycan:
"AB, Hırvatistan ve Türkiye ile Müzakerelerin Yeni Aşamasına Başladı":
"AB, Hırvatistan ve Türkiye ile müzakerelerin yeni aşamasına başladı.
AB Daimi Temsilciler Komitesi, iki aday ülkenin entegrasyona hazırlık
sürecinde eğitim ve kültür bölümüyle ilgili müzakerelerin başlatılması
kararı aldı. Konuyla ilgili raporlarını sunmaları için Zagreb ve
Ankara'ya davet mektupları gönderildi. Bu arada Polonya da,
Hırvatistan'ın AB ve NATO üyeliğini, Türkiye'nin ise AB üyeliğini
desteklediğini bir kez daha açıkladı." (29/04)
FRANSA BASINI:
AFP: "Türk ve
Yunan Başbakanları Selanik'te Bir Araya Gelecekler": "Yunanistan
Başbakanlığından yapılan açıklamaya göre, Başbakan Kostas Karamanlis ve
Türk mevkidaşı Recep Tayyip Erdoğan Selanik'te, özellikle Türkiye'nin
AB'ye üyelik sürecini görüşmek üzere bir araya gelecekler. Bu son
aylarda ikili ilişkilerde meydana gelen soğukluğun esas oluşturacağı
bu toplantı, Güneydoğu Avrupa İşbirliği Sürecinin yıllık zirvesi
haricinde gerçekleşecek. Söz konusu zirveye dokuz bölge ülkesinin
yöneticileri katılacak. 1999 yılından bu yana Türkiye ile ilişkilerini
normal seviyeye getiren Yunanistan, Türkiye'nin AB'ye üyeliğini
destekledi, fakat Kıbrıs sorununa bir çözüm bulunamaması ve Ege
denizindeki egemenlik tartışmalarının sürmesi nedeniyle, ilişkilerde
bir iyileşme sağlanamıyor." (28/04)
YUNANİSTAN
BASINI:
Elefterotipia:
"ABD ile Kıbrıs Arasında Anlayış": "ABD, Kıbrıs sorununun çözümünü arzu
ediyor, ancak yeni bir prosedürün başlaması için de acele etmiyor. ABD
çözümü istemesine rağmen, bugünkü statükoyla tatmin olmuş durumda; çünkü
bu karışıklığın Türkiye'nin katılım sürecini karıştırmayacağını
düşünüyor. Rice'ın Atina ve Ankara ziyaretinin tamamlanmasından sonra,
ABD'nin Kıbrıs politikası bu şekilde özetlenebilir. (…) Kıbrıs sorunu,
Türk-Yunan ilişkilerinin iyileşmesine engel olmaktan çıktı,
çözümsüzlüğü de Türkiye'nin katılım sürecini etkilemiyor. Önceden
açıklanan, Türkiye'nin AB yöneliminin değerlendirileceği ekim ayındaki
krizde, Yunanistan'ın tutumunun, ABD diplomasisini pek rahatsız
etmediği görülüyor. Washington, İngiltere'den sonra Yunanistan ve
Kıbrıs'ın, Türkiye'nin AB'ye tam katılımının en inanılır destekçileri
olduğunu biliyor. Ekim ayında bir kriz çıktığı takdirde, bu, Yunanistan
veya Kıbrıs nedeniyle olmayacak. Kıbrıs sorunu, tam üyelik yerine özel
ortaklığı arzu eden üye devletler tarafından kullanılsa dahi,
teşvikleri başka olacak. ABD, dikkatini buraya odakadı, Kıbrıs sorununa
değil. Ekim ayındaki bir krizin bedelini, Kıbrıs'ın bundan karlı çıkmak
yerine, ödemesi daha muhtemel. Condoleezza Rice, Atina'da, Kıbrıs AB'ye
bölünmüş olarak katıldığında, Türkiye'nin AB'ye katılımını
engelleyecek hiçbir şey yapmayacağına ilişkin bir anlayışın
bulunduğunu ifade etti." (Makarios Drusiotis, 28/04)
Ethnos: "Türkiye
ile 'Sıcak' Ekim": "AB'nin Genişlenmeden Sorumlu Komiseri Olli Rehn, bir
kez daha Türkiye-AB ilişkilerinde kriz öngördü. Rehn, Brüksel'de,
Kıbrıs Parlamentosu Başkanı ve AKEL partisi Genel Sekreteri D.
Hiristofias ile görüştü. Görüşme sırasında Rehn, Türkiye'nin hem
Kıbrıs gemi ve uçaklarına liman ve havaalanlarını açması, hem de
azınlıkların korunmasını iyileştirilmesi -özellikle Müslüman olmayan
nüfusunun yüzde 0.2'sinin- konularında AB'ye karşı yükümlülüklerine
uyum sağlamasına tepkisi konusunda karamsarlığını gizlemedi. Rehn,
AB-Türkiye ilişkilerinde 'sıcak bir ekimden' bahsetti, çünkü
Türkiye'nin ilerlemesine ilişkin komisyon raporu o zaman açıklanacak.
Bu raporda, Türkiye kanunlarının muadil AB kanunlarına uymasını
sağlamayı reddetmesi ifade edilecek. AB Komiseri, AB'nin katılım
müzakereleri çerçevesinde önerdiği, Türk Hükümeti'nin benimsediği sözde
reformlara ilişkin yeni kanun paketine de değindi. Bunlar, Komisyon
tarafından tatmin edici olarak nitelendirilmiyor. Komisyon, Hıristiyan
azınlıkların vakıflara sahip olmak ve idare etmek imkanına ilişkin
Ankara'nın ileri sürdüğü kanunların, şu anda uygulanan kısıtlayıcı
kanunlara yeni bir unsur sunmadığını vurguluyor." (G. Daratos, 28/04)
-
-
ESKİ SAYILAR