22.05.2006

   

Anasayfa

e-posta


 

ANKARA, 22/05(BYE)--- Dış basında Türkiye ile AB arasındaki ilişkilere değinen 18-21 Mayıs 2006 tarihli haber  ve yorumlardan yapılan alıntılar aşağıda sunulmaktadır:

 

            ABD BASINI:

 

            Amerika'nın Sesi Radyosu: "Avrupa Birliği'nden Uyarı":  "AB'nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Türkiye'yi  havaalanlarıyla limanlarını Kıbrıs Rum uçak ve gemilerine  açmaya çağırdı. Oli Rehn, bu çağrıyı, Brüksel'de Ekonomiden  Sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan ile görüşmesi sırasında yaptı.  Rehn, Türkiye'nin bu adımı atmasının üyelik görüşmelerinin  hızlanmasını sağlayacağını söylerken Babacan, Ankara'nın AB  ile reformlar konusunda işbirliği yapmaya devam ettiğini  vurguladı. Bnunla birlikte Ali Babacan, Türkiye'nin geçen yıl  imzaladığı ve Gümrük Birliği'nin genişletilmesini öngören  anlaşmanın gereklerini yerine getirmede sorunlar olduğunu  kabul etti. Anlaşma, Türkiye'nin, AB ile ekonomik ilişkilerini  Kıbrıs dahil 10 yeni üye ülkeyi de kapsayacak şekilde  genişletmesini öngörüyor. AB Komisyonu, Türkiye'den, Kıbrıs ve  reformlar konusunda adım atmasını bekliyor. Bu beklenti, AB  Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Olli Rehn  tarafından Başmüzakereci Ali Babacan'a net bir şekilde  iletildi. Türkiye'nin AB'den müzakereler için yeşil ışık  aldığından bu yana reformlar konusunda sergilediği performans,  Brüksel'in beğenisini kazanmaktan uzak bir düzeyde. Reform  sürecindeki yavaşlama, uygulamadaki eksiklikler ve Kıbrıs,  Brüksel'in adım beklediği alanların başında geliyor." (Güven  Özalp, 19/05)

 

            AVUSTURYA BASINI:

 

            Wiener Zeitung: "Türkiye... Fiili Görüşmeler Başlamak  Üzere": "Türkiye ile AB'ye giriş müzakerelerinin resmi başlangıç  tarihi 3 Ekim 2005'ti. Ankara o tarihten beri fiili görüşmelere  gerçekten başlanmasını bekliyor. Görüşmelerin Avusturya'nın  Dönem Başkanlığı'na rastlayacağı yolundaki belirtiler son  zamanlarda arttı. Genişlemeden Sorumlu Komiseri Olli Rehn,  Türk Başmüzakereci Ali Babacan ile bir buluşmasının ardından,  'Haziran ayında en azından (35 fasıldan) ilkinin açılışı  yapılmalı.' dedi. Rehn, Kopenhag Siyasi Kriterleri'nin yanı  sıra müzakere çerçevesi şartlarının da yerine getirilmiş  olduğunu söyledi. AB Dönem Başkanı Avusturya'nın temsilcileri  de ağız değiştirdiler. Şimdiye kadar hep müzakerelerin fiili  başlangıcının temmuzdan önce olması şeklindeki 'teorik  olasılıktan' bahsedilirken, şimdi 'bundan yola çıkılabilir'  deniyor. Bunun için 12 Haziran'daki dışişleri bakanları  toplantısının uygun olabileceği belirtiliyor. Rehn aynı  zamanda da Ankara'dan cesur reformlar beklediğini açıkladı.  Rehn, geçen yaz Kıbrıs da dahil olmak üzere yeni AB ülkelerini  içine alacak şekilde genişletilen Gümrük Birliği'nin, yani  Ankara Protokolü'nün de uygulamaya geçirilmesi gerektiğini  belirtti. Rehn'in yanı sıra Babacan da, Türkiye'nin hukuk  devleti olma, insan hakları ve temel özgürlükler yönünde  ilerleme kaydetmesi gerektiği görüşünü paylaşıyor. Babacan,  Türkiye'nin, son dört yılda 'köklü reformlar' gerçekleştirdiğini  ve AB ile Türkiye müktesebatı arasındaki 'farkı' kapatmak için  şimdiye kadar Komisyon tarafından AB yasalarına uyumu gözden  geçirilmiş olan 17 yasal alana ilişkin eylem planları sunacağını söyledi." (Wolfgang Tucek, 20/05)

 

            Der Standard: "Papadopulos: "Erdoğan, Kendi Kendine Yardım  Etsin":

 

            SORU: Türkler AB önünde, hava ve deniz limanlarını yıl  sonuna kadar Kıbrıs trafiğine açma yükümlülüğünü üstlendi.  Bu gerçekleşmezse ne olur?

 

            PAPADOPULOS: Türkler bunu giriş sürecinde ilerleme  kaydetmek için söyledi. Bunun Kıbrıs sorunu ile bir ilişkisi  yok. Türklerin bu iki şeyi birbirine bağlamamaları gerekir.

 

            SORU: Türkiye'de önümüzdeki yıl seçimler yapılacak. Bu  da işi kolaylaştırmıyor. Ankara'nın yükümlülüklerini yerine  getirmemesi halinde, giriş sürecinde veto hakkınızı kullanacak  mısınız?

 

            PAPADOPULOS: Türkiye'nin kaydettiği ilerlemeler ekim ya  da kasım ayında gözden geçirilecek. Şu anda ancak, bize  Türkiye'ye daha fazla zaman tanınması gerektiği söylenecek  olursa, bunu hoş görmeyeceğimizi söyleyebilirim. Bu konuda  özür kabul edemeyiz. Sayın Erdoğan seçim arifesinde mi? Neden  ona yardım edecekmişiz? Kendi kendisine yardım etsin. Ayrıca  konu bizim veto etmemiz değil. Asıl yeni müzakere fasıllarının  açılması konusunda tereddütler oluşabilir. Bunun için 25  üyenin onayı gerekiyor.

 

            SORU: Viyana'daki son AB zirvesinde Sayın Erdoğan ile  bu konuda konuştunuz mu?

 

            PAPADOPULOS: Neredeyse iki yıldan beri Sayın Erdoğan  ile görüşmeye çalışıyorum. Şimdiye kadar olumlu bir cevap  almadım. Ne zaman karşılaşsak, el sıkışıyoruz, birkaç  kelime konuşuyoruz. Ama önemli konulara değinmiyoruz. Halbuki  son olarak Avusturya, bu konuda ilerleme sağlamak için oldukça  çaba harcadı." (Christoph Prantner, Kıbrıs Rum lideri Tassos  Papadopulos ile yapılan mülakat, 18/05)

 

            FRANSA BASINI:

 

            AFP: "Barroso: Tüm Avrupalı Ülkelere AB Üyeliği Veremeyiz":  "Avrupa Komisyonu Başkanı José Manuel Barroso, Kopenhag'da  yaptığı açıklamada, güçlendirilmiş komşuluk politikasına  öncelik vererek, AB'nin, Avrupa'nın tüm ülkelerine üyelik  veremeyeceğini belirtti. Barroso, 'AB'ye komşu ülkeler ile  yürütülen politika, AB ve Komisyon için bir öncelik taşıyor,  çünkü Avrupa'daki tüm ülkelere üyelik bileti veremeyeceğimizi düşünüyoruz.' dedi ve Bulgaristan, Romanya ve daha uzun vadede  muhtemel olarak Türkiye'ye gönderme yaparak, 'AB'nin  genişlemesi konusunda daha fazla taahhütte bulunamayız, daha  önce bulunduklarımız hariç' ifadesini kullandı." (20/05)

 

            KIBRIS RUM BASINI:

 

            Haravgi: "Yorgo Yakovu, Erdoğan'ın 'Dayılığı' AB'de Geçmez  Diyor ve Türk Başbakanı, Ülkesinin Avrupa Perspektifini Daha  İyi Düşünmeye Çağırıyor": "Dışişleri Bakanı Yorgo Yakovu,  Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın; Türkiye'nin garantör  ülke olarak Kıbrıslı Türklerin izolasyonlarını kaldıracak  adımlar atacağı açıklamasını 'dayılık' diye niteledi ve  'Kesinlikle söyleyebilirim ki bu tür dayılıklar Avrupa  Birliği'nde geçmez' ifadesini kullandı. Yakovu'nun, Erdoğan'a,  AB'nin gelecekteki Dönem Başkanı Finlandiya'nın Başbakanı'yla görüşmesinden de ortaya çıktığı üzere, Türkiye'nin üyelik  sürecini iyi düşünmeye ve Avrupa sürecinden söz ederken  Türkiye'nin gerçekten ciddi olup olmadığını kendi kendine  sorması tavsiyesinde bulunduğu kaydedildi. Yakovu şunları  söyledi: 'Türkiye ülkenin iç yönetimi, insan haklarının  korunması, azınlıklar, yönetim ve mevzuatla ilgili yükümlülükler  üstlendi. Genel değerlendirme, Türkiye'nin Avrupa yönünde önemli  ilerleme kaydetmemiş olduğu şeklindedir. Avrupa Komisyonu,  Kıbrıs sorunu dışında hiçbir ilerleme gözlemlenmeyen bütün diğer  konulara da işaret edecek.' (19/05)

 

            İNGİLTERE BASINI:

 

            Reuter: "Rehn: Türkiye AB ile Çatışmayı Önlemek için  Reform Sürecine Hız Vermeli": "Avrupa Birliği Komisyonu'nun  Genişlemeden Sorumlu Komiseri Olli Rehn Türkiye'nin AB ile  zıtlaşmayı önlemek için eform sürecine acilen hız vermesi  gerektiğini söyledi. Rehn, Sofya'da gazetecilere yaptığı  açıklamada, "Türk Hükümeti'nin ülkedeki reform sürecine yeniden  ivme kazandırmak amacıyla acilen eyleme geçmesi gerekmektedir."  şeklinde konuştu. Komisyon üyesi, "Türkiye ile Avrupa Birliği  arasında bu yıl yapılacak müzakerelerde bir tren kazasını  önleyecek en iyi ve yegane yol budur. Bu konu hakkında somut  neticeler almak Türk hükümetinin, parlamentosunun ve sivil  toplumunun elindedir." dedi. Rehn, Türkiye'nin AB  Başmüzakerecisi Ali Babacan ile   yarın Brüksel'de bir araya  gelecek. Türkiye, kilit önemdeki bazı yasaların geçirileceği  taahhüdünde bulunmuştu. Ancak Türk Ceza Kanunu'nun devlet  kurumlarını eleştirmeyi suç kapsamına alan ilgili hükümleri  de dahil olmak üzere halen sorunlu bazı noktalar mevcut. Söz  konusu hükümlere dayanılarak yazarlar, gazeteciler ve  akademisyenler hakkında dava açılmıştı. Diplomatlar,  Türkiye'nin, dikkatini ayrılıkçı şiddet olaylarına  yoğunlaştırması nedeniyle reformlar konusunda geriye gittiği  yönündeki endişeleri gidermesi gerektiğini belirtiyorlar."  (18/05)

 

            The Times: "Türkiye'ye AB Reform Sürecini Hızlandırması  Söylendi": "Brüksel, Türkiye'yi, Avrupa standartlarının  yakalanması için gereken reformlar konusunda gerilemeyi  durdurmaması halinde AB katılım müzakerelerini askıya alacağı  yönünde uyardı. Yükselen milliyetçi dalganın ve Avrupa hakkında  yaşanan düş kırıklığının ülkede hakim durumda olduğu bir dönemde Türkiye'nin insan hakları ve demokrasi alanlarındaki reformlardan vazgeçtiğine dair Avrupa başkentlerinde ortak bir endişe mevcut. Türkiye'nin üyeliğini savunanlar ekim ayında başlayan katılım müzakerelerinin yarattığı coşkunun yerini karşılıklı şüphelere  bırakıyor olmasından bir hayli rahatsız. Avrupa Birliği  Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Olli Rehn şunları  söyledi: 'Türk Hükümeti'nin ülkedeki reform sürecine yeniden  ivme kazandırmak amacıyla acilen eyleme geçmesi gerekmektedir.  Aksi halde üyelik müzakerelerinde tren kazası olur. Türkiye ile  Avrupa Birliği arasında bu yıl yapılacak müzakerelerin kesintiye uğramasını önleyecek en iyi ve yegane yol budur.'" (Anthony  Browne, 18/05)

 

            YUNANİSTAN BASINI:

 

            Yunanistan'ın Sesi Radyosu: "Ankara'ya Çifte Mesaj":  "Ankara, reform süreci ve Avrupa yolunda üstlendiği  yükümlülükleri yerine getirmesi konusunda 24 saat içinde iki  defa uyarıldı. AB Komisyonu Başkanı, Romanya ve Bulgaristan'a  verilecek resmi evet cevabının ekime kadar ertelenmesi  sebebiyle yaptığı açıklamada, Erdoğan hükümetine dolaylı olarak,  her ülkenin adaylığının ayrı ayrı değerlendirileceği mesajını  gönderdi. Cumhurbaşkanı Karolos Papulyas'ın ise Avrupa  Parlamentosu kürsüsünden Ankara'ya gönderdiği mesaj daha açıktı.  Papulyas, Avrupa değerlerinin jeopolitik çıkarlardan önce  geldiğini söyledi ve 'Yeşil Hattı', çözüm bekleyen Avrupa'nın  büyük bir sorunu olarak nitelendirdi. Türk hava alanlarının ve limanlarının Kıbrıs gemi ve uçaklarına yasak olması konusunda  Papulyas, Türkiye'nin tutumunun yakışıksız olduğunun altını  çizdi ve bu sorunu Türkiye'nin AB süreciyle ilgili diğer tüm  konularıyla birlikte AB'nin çözümlemesi gerektiği  değerlendirmesinde bulundu. Yunanistan Cumhurbaşkanı'nın  ardından söz alan Avrupa Parlamentosu Başkanı Josep Borrell,  Avrupa Parlamentosunun, Türkiye ile müzakerelerdeki gelişmeleri  dikkatli bir şekilde takip ettiğini belirtti. 'Politik yelpazenin  tümü, Kıbrıs sorununun Türkiye'nin üyelik sürecini etkileyeceği  konusunda kaygılı. Askıda olan Ankara Protokolü, onaylanmadan  Türkiye'nin üyelik süreci tamamlanamaz.' dedi." (18/05)

 
ESKİ SAYILAR