ANKARA, 24/05(BYE)---
Dış basında Türkiye ile AB arasındaki ilişkilere değinen 23 Mayıs 2006
tarihli haber ve yorumlardan yapılan alıntılar aşağıda sunulmaktadır:
ALMANYA
BASINI:
Die Welt: "Paris
Yeni Katılımları Zorlaştırmak İstiyor": "Fransa, Avrupa Birliği'ni
genişleme konusunda daha yoğun bir tartışma yapmaya zorlamak istiyor.
Fransızlar 'Ret Belgesi' (Non Paper) olarak nitelenen bir belgeyle,
Avrupa Birliği'ne giriş kriterlerini sertleştirmek istiyorlar. Bu
yolla, 25 AB üyesi ülkedeki kamuoyu görüşlerinin, yeni genişleme
turlarında daha etkili olarak göz önüne alınması planlanıyor. Buna
ilaveten üyelik olgunluğunun denetlendiği enstrümanların kademeli bir
plan yardımıyla modifiye edilmesi isteniyor. Her iki plan da Türkiye ve
Batı Balkan ülkelerinin önündeki engelleri yükseltirdi. Söz konusu
strateji belgesinin, dışişleri bakanlarının hafta sonu 'Avrupa'nın
Geleceği' adı altında yapacakları gayri resmi toplantıda tartışılması
planlanıyor. Fransız girişiminin hedefi, AB'nin üye alabilme
kapasitesini, haziran ayı ortalarında yapılacak AB devlet ve hükümet
başkanları toplantısının bir konusu haline getirmek. Ancak diplomatlar
herhangi bir karar alınacağı beklentisi içerisinde değiller, bunun
yerine en iyi ihtimalle AB Komisyonu'na bir görev verilmesi söz konusu
olabilir. AB genişlemesi tartışmaları çerçevesinde topluluğun üye
alabilme kapasitesi giderek daha güçlü bir şekilde öne çıkıyor. Oysa
'hazmetme kapasitesi' 1993 yılından bu yana katılım için yerine
getirilmesi gereken Kopenhag Kriterleri içerisinde yer alıyor. (Christoph
B. Schiltz, 23/05)
BELÇİKA
BASINI:
Euobserver:
"Brüksel Türk-Ermeni Soykırım İhtilafından Kaçınıyor": "Fransız
Parlamentosu, 1900'lü yılların başında Türklerin Ermenilere soykırımı
uyguladıkları iddiasını inkar etmeyi suç sayan bir kanun tasarısını
oylamayı askıya aldı. Bunda Brüksel'in, soykırımının kabul edilmesini,
Türkiye'nin AB'ye girişi için siyasi bir kriter olarak görmekten
kaçınması etkili oldu. (…) Ankara, tıpkı soykırım iddialarının Fransız
kanunlarınca resmen tanındığı 2001 yılında yaptığı gibi, tasarının
kabulü halinde, Türk halkının, Fransız mallarını boykot edeceğini ve
önemli ihalelerin Fransız firmalarına verilmeyebileceğini beyan etti. Bu
konu, geçen sonbaharda üyelik görüşmelerine başlayan Türkiye'nin AB
üyeliği tartışmalarında da birçok kez gündeme geldi. Avrupa
Parlamentosu'nda 1987'den bu yana Türkiye'yi soykırımı kabul etmeye
çağıran birçok rapor kabul edildi. Geçen yıl eylül ayındaysa AB
parlamenterleri, konunun, Türkiye'nin AB'ye üyelik için hazırlıklarını
izleyen Avrupa Komisyonu'na götürülmesini öngören ve Komisyondan, bu
konuyu, Ankara'nın AB üyelik müzakerelerine dahil etmesini isteyen bir
kararı desteklediler. Komisyon'dan bir yetkiliyse Euobserver'a yaptığı
açıklamada, 'Türkiye ile katılım süreci boyunca zaman zaman Ermeni
soykırımı iddiasının siyasi bir kriter olarak tanınması önerisi gündeme
getirilmiştir.' dedi. Fakat Brüksel şimdiye kadar, Avrupa kıtasının
savaşlar ve sınırlarla ilgili karışık geçmişinden dolayı tarihi
olayları, AB üyeliği için siyasi bir kriter olarak öne sürmek konusunda
hep tereddüt etmiştir. Solcu Alman parlamenter Feleknas Uca,
Euobserver'a yaptığı açıklamada, 'Ermeni soykırımının tanınması
Türkiye'nin AB üyeliği için siyasi bir kriter olmamalıdır.' dedi ve
Kopenhag Kriterleri'ne uyumun, Türkiye için AB üyeliğinin tek ölçütü
olmaya devam etmesi gerektiğini de sözlerine ekledi." (Teresa Küchler,
19/05)
İSPANYA
BASINI:
El Pais: "Türk
Ufku": "Türkiye, fazlaca kıvrak yürüyor ve siyasi tansiyonun yükselmesi
ne kendisi için ne de komşuları için iyi. Geçtiğimiz hafta, başörtüsü
konusunda bir kararı onaylayan Danıştay'ın bir hakimi öldürüldü. Bu
tansiyon, İslamcılığın ilerlemesi lehine ve aleyhine gösterilerle,
sokağa taşındı. (…) Bütün bunlar Türkiye'yi, AB'ye girme isteklerinden
uzaklaştırıyor. Ya da tam tersi: Türkiye'nin gerçekleştirdiği reformlara
rağmen, ülkenin üyeliği konusunda bölünmüş durumda bulunan AB'nin
müzakerelerdeki karar eksikliği, Türk toplumunda sorunlara yol
açabilir. AB, Türkiye için ufku açık tutma sorumluluğunu üstlendi,
yerine getirmek zorunda. AB aynı zamanda Türklerin kendi
sorumluluklarını yerine getirmesini sağlamalı." (23/05)
-
-
ESKİ SAYILAR