ABD BASINI:
AP: "AB'nin,
Türkiye-Kıbrıs Görüşmesini İptal Etmesi, Ankara'nın AB Üyeliğine İlişkin
Yeni Şüphelerin Duyulmasına Neden Oldu":
"Avrupa Birliği, Kıbrıs ve
Türkiye dışişleri bakanlarıyla yapacağı, Türkiye'nin zaten sorunlu
olan AB üyelik görüşmelerinin çöküşünün engellenmesi amacını taşıdığı
söylenen, acil toplantıyı iptal ettiğini bildirdi. AB Dönem
Başkanlığı’nı yürüten Finlandiya Hükümet Sözcüsü Mikko Norros, iptalin,
‘herkesi aynı masa etrafına getiremedikleri’ anlamını taşıdığını
söyledi. Söz konusu iptal, Türkiye'nin bir gün AB üyesi olma çabalarına
başka bir darbe indirdi. Ülke, üyelik görüşmelerine 2005 Ekim ayında
başladı. Ancak o günden bu yana -özellikle Almanya ve Fransa'da- temel
siyasi reformları benimsemede yavaş davranan ve AB üyesi Kıbrıs'ı
tanımayı reddeden; böylesine büyük, fakir ve Müslüman bir ülkenin
birliğe alınması konusundaki muhalefet giderek arttı. Yunanistan ve
Kıbrıs'tan gelen baskılar altında AB, blokla Gümrük Birliği’nin
Kıbrıs'ın Rum kesimini de kapsayacak biçimde genişletilmesini öngören
anlaşmayı uygulamaması halinde Türkiye ile üyelik görüşmelerini
terkedebilir." (Robert Wielaard, 02/11)
ALMANYA BASINI:
Financial Times
Deutschland: "Brüksel, AB'nin Sınırlarının Kesin Olarak Saptanmasına
Karşı": "Avrupa
Komisyonu, başka üyelerin alınmasıyla ilgili tartışmada, Avrupa'nın
sınırlarının coğrafi açıdan belirlenmesine karşı çıkıyor. Brüksel'deki
kuruluş, AB'nin genişlemesiyle ilgili olarak hazırlanan bir stratejik
belge taslağında, ‘Avrupa Birliği, sabit coğrafi sınırlardan ziyade
değerleriyle tanımlanır’ ifadesine yer verdi. Gazetemizin ulaştığı bu
belgenin gelecek hafta Türkiye, Hırvatistan ve Balkan devletlerine
ilişkin ilerleme raporlarıyla birlikte açıklanması öngörülüyor. Belge
bu şekliyle kalacak olursa bu, Fransa'ya karşı cephe alındığı anlamına
gelecek. Zira, Paris'teki hükümetin başlıca taleplerinden biri de,
Avrupa'nın sınırlarının coğrafi açıdan belirlenmesiydi. Almanya'daki
muhafazakar siyasetçiler de bu fikre hoş bakıyor. Brüksel'deki
yetkililer, AB'nin genişleme sürecinde, daha büyük zorlukların
üstesinden gelmesi gerekeceğine işaret ederek, bunun öncelikle Türkiye
ile müzakereler, Kosova'nın gelecekteki statüsü ve Sırbistan'la
ilişkiler için geçerli olduğunu belirtiyorlar. (…) Ankara ile bir yıl
önce başlayan görüşmelere ara verilmesine şimdilik Brüksel'de pek
olasılık verilmese de, müzakerelerin bazı konularda geçici olarak
durdurulması söz konusu olabilir. Stratejik belgede, Türkiye'nin AB'yi,
büyük bir devlet olduğu için özellikle zorlayacağına işaret edilerek,
bu durumun AB bütçesini etkileyeceği belirtiliyor. Türkiye'nin olası
üyeliğine kadar bu alanda güçlü bir reform gerçekleşmemesi halinde,
Türkiye'ye verilecek teşvik ve tarım desteği nedeniyle bütçenin aşırı
zorlanacağına değinilen belgede özellikle tarım, enerji, göç ve dış
politika alanlarında zorluk beklenildiği belirtiliyor."
(Wolfgang Proissl, Fidelius Schmid, 02/11)
Süddeutsche Zeitung: "Sert
Tutum Sergilensin":
"AB ve Türkiye'nin, çarpma tehlikesiyle karşı karşıya oldukları duvar
görülmeye başlandı. Brüksel, Ankara'nın anlaşmalar temelinde AB'ye
karşı olan yükümlülüklerini üye ülke Kıbrıs'ı da kapsayacak şekilde
genişletmeye karşı çıkmasını kabul edemez. AB, Türkiye'nin katılım
görüşmelerinin başlatılması yönündeki kararı cebine atar atmaz,
demokratik reform coşkusunu büyük ölçüde yitirmesini de kabul edemez.
AB tarafından gelecek hafta açıklanması öngörülen Türkiye İlerleme
Raporu, büyük ölçüde eksiklikler ve tehlikelere dikkat çekilen bir
rapor olacaktır. Türkiye hukuk devleti, demokrasi ve özgürlükler
alanında Avrupa standartlarına yakınlaşma yolunda iyi bir mesafe
katetmiş olsaydı, Kıbrıs konusundaki anlaşmazlık daha rahat bir
şekilde ele alınabilirdi. Ancak, Brüksel ile Ankara arasındaki atmosfer
çok kötü bir hal aldı. AB'de Türkiye'nin üyeliğini desteklemiş olan
kişiler dahi kendilerine, Ankara'nın gerçekten ne istediği sorusunu
sormaya başladılar. Türkiye çizgisini hızla değiştirmezse, AB en
azından ekonomik konularla ilgili müzakereleri askıya almalıdır.
Kıbrıs gemileri ve uçaklarına Türk limanlarını kullanma izni
verilmediği sürece, Ankara AB yolunda ilerleme kaydedilmesini umut
etmemelidir. Barış uğruna taviz vermesi ve Kıbrıs konusunda sakat bir
uzlaşma sağlaması, AB açısından ağır bir hata olurdu. Şimdi sert bir
tutum sergilemek daha iyidir. Bu şekilde hareket edilmesi, müzakereler
sırasında kızgınlıkların ortaya çıkmasını önleyecek ve AB'ye, Türkiye
tarafından her zaman gösterilmediği anlaşılan saygıyı
kazandıracaktır." (Martin Winter, 02/11)
BELÇİKA BASINI:
De Standaard: "AB, Türkiye
Konusundaki Krizi Tartışıyor":
"Devlet başkanları aralık ayında, Türkiye ile müzakerelerin sürdürülüp
sürdürülmeyeceğine karar verecekler. Ancak mevcut durum dikkate
alınırsa, müzakereleri durdurmaktan başka yol yok. Önümüzdeki çarşamba
günü Avrupa Komisyonu’nun kabul edeceği rapor Türkiye konusunda
acımasız: Kıbrıs ile ikili ilişkilerde ve diğer konularda ya ‘hiç’
gelişme yok ya da kaydedilen gelişmeler ‘yeterli’ seviyede değil…
Müzakerelerin durdurulması ve AB ile Ankara arasında ilişkilerin
kopmasının çok büyük siyasal sonuçları olabileceği için, Finlandiya
Dönem Başkanlığı Kıbrıs ve Türk hükümetlerini Helsinki'ye çağırdı. Bu
toplantının yapılması henüz kesinlik kazanmadı. Finlandiya ilk önce,
gerçek bir başarı şansı olması için Lefkoşa ve Ankara'nın ödün
vermesini istiyor. (…) Komisyon ve üye ülkeler bölünmüş durumdalar.
Ayrıca, Türkiye ile müzakerelerin sürdürülmesi konusunda Washington'un
baskısı da var. (…)" (Bernard Bulcke, 02/11)
İRAN BASINI:
Abrar: "AB Temsilcisi:
Askerler, Türkiye'de Reformu Engelliyor":
"AB Türkiye Temsilcisi Hans Jörg Kretschmer: ‘Türk askerleri,
reformların hayata geçirilmesi ve devam ettirilmesini engelliyor.’
dedi. Türkiye'deki görevinin bitiminde CNN TÜRK Haber Kanalına özel
röportaj veren Kretschmer, görüşünü bu şekilde açıkladı. Genelkurmay
Başkanı'ndan defalarca görüşme talebinde bulunduğunu hatırlatan
Kretschmer, tüm taleplerinin yanıtsız kaldığını da sözlerine ekledi.
Kıbrıs meselesi ve adanın Rum kesiminin Türk limanlarını kullanmasına
ilişkin AB'nin taleplerine değinen Kretschmer şunları söyledi: ‘Eğer
Türkiye, limanlar konusunda adım atmazsa, Avrupa Konseyi Türkiye için
başka bir adım atamaz. Limanların açılması müzakereler için bir ön
koşuldu.’ Türkiye'de iki kanadın bulunduğunu belirten Kretschmer ‘Bir
tarafta siyasiler, diğer yanda ise güçlü ideolojik duruşu olan ordu
var’ ifadesini kullandı. Kretschmer'e göre Türkiye, AB'ye uyum sağlama
konusunda son dört yıl içinde önemli bir gelişme katetti. Ancak, bu
ilerlemede dış baskıların rolü çok etkili oldu." (02/11)
KIBRIS RUM BASINI:
Kıbrıs Haber Ajansı: "Hun:
Türkiye'ye Yükümlülüklerini AB Müktesebatı Çerçevesinde Kabul Etmesini
Net Bir Şekilde Bildirdik":
"Dışişleri Bakanı Yorgos Lillikas ile İngiltere Dışişleri Bakanı'nın
Avrupa işleri konusundaki yardımcısı Jef Hun arasında Londra'da yapılan
görüşmede, İngiliz üsleri dahil ele alınan birçok konunun yanı sıra
Kıbrıs sorunu, Türkiye'nin AB üyelik süreci ve AB Dönem Başkanı
Finlandiya'nın girişimine ağırlık verildi. (…) Hun, İngiltere'nin,
Türkiye'nin yükümlülüklerini yerine getirmesine ve AB Dönem Başkanı
Finlandiya'nın girişiminin başarılı olmasına nasıl yardımcı olabileceği
konusunda bir soruya cevaben, İngiltere'nin, yükümlülüklerini AB
müktesebatı çerçevesinde kabul etmesini Türkiye'ye gayet net bir
şekilde bildirdiğini vurguladı." (02/11)
YUNANİSTAN BASINI:
Atina Haber Ajansı: "Karamanlis
Ankara'ya Mesaj Gönderdi":
"Başbakan Kostas Karamanlis, Mecliste dış politika konusunda parti
liderleri düzeyinde gündem dışı yapılan toplantıdaki konuşmasında, üye
adayı bir ülke tarafından AB üyesi bir ülkenin tanınmaması gibi garip
bir politikanın süresiz olarak devam ettirilemeyeceğini söyledi.
Karamanlis Ankara'ya, AB üyelik süreci ritminin ve sonucunun bizzat
kendisine bağlı olduğu konusunda mesaj gönderdi. Karamanlis, Gümrük
Birliği Protokolü'nün, Türkiye limanları ve havaalanlarının Kıbrıs
gemileri ve uçaklarına açılması konusunda uygulamasının, Türkiye'nin
AB'ye ve tüm üyelerine karşı açık bir anlaşma yükümlülüğü olduğunu ve
bu yükümlülüğün, başlı başına bir husus olduğunu ve AB'nin işlevi
diğer iç konulara bağlanamayacağını vurguladı. Karamanlis, Türkiye'nin
AB üyelik süreci konusuna değinerek, ‘AB, üyeliğe giden yolda rayları
ve sinyalleri yerleştirdi, fakat bu yolda makinist Ankara'nın
kendisidir. Bunun ritmi ve AB üyelik sürecinin sonucu kendisine
bağlıdır. Gerekli reformları yapmayı reddetmek, AB'nin işlevi ve
ruhuna aykırıdır. Bu nedenle ret ilelebet devam edemez.’ dedi.
Karamanlis, ‘Türkiye'nin üyelik prosedürünün ilk aşamasında, AB'ye karşı
üstlendiği yükümlülükleri yerine getirip getirmediği’ sorusuna yanıt
olarak, bazı reformlar yapıldığını ancak Türkiye'nin yükümlülüklerin
gerisinde kaldığını açıkladı. Karamanlis, ‘Avrupa hattı, Türkiye'ye
istikrarlı bir yol sağlayan, Avrupa güzergahında trenin yoldan
çıkmayacağını garanti eden yegane hattır. Bu olasılığı istemiyoruz.
Fakat bunu saf dışı bırakmak Ankara'ya kalıyor. Avrupa, üyeliğe giden
yolda rayları ve sinyalizasyonu açık bir şekilde döşedi. Kendi
sürecinde makinist ise Ankara'nın kendisidir. AB sürecinin ritmi ve
sonucu tamamen kendisine bağlıdır.’ dedi." (02/11)
******* *******
ABD DIŞİŞLERİ
BAKANLIĞI SÖZCÜSÜ SEAN MCCORMACK'IN
GÜNLÜK BASIN
BRİFİNGİNDE TÜRKİYE İLE İLGİLİ SORULARA VERDİĞİ
CEVAPLAR
"SORU:
Kıbrıs ile ilgili olarak. Türkiye Dışişleri Bakanı Abdullah Gül,
yaptığı bir açıklamada, ‘Bazı ülkelerin ve liderlerin Türkiye'nin
Avrupa Birliği'ne girişini Kıbrıs sorununu öne sürerek engellemeye
çalıştıklarını’ ifade etti. Merak ediyorum Sayın McCormack, ABD bu
ülkeler arasında yer alıyor mu?
McCORMACK:
Türkiye'nin AB'ye katılımının engellenmesi konusunda mı?
SORU: Evet
Sayın McCormack, sorum bu.
McCORMACK:
Öncelikle, biz AB üyesi değiliz. İkinci olarak Türkiye'nin AB ile
katılım müzakerelerine belirlenen süreç doğrultusunda başlamasına
yönelik desteğimizi alenen ifade ettik. AB ile Türkiye arasında
üzerinde anlaşmaya varılan bir çalışma planı var, umudumuz her iki
tarafın da bu süreçte ilerleme kaydetmesidir. Bildiğiniz üzere, bizim
oy hakkımız yok, üye değiliz." (01/11)
NOT:
Bu bülten, 02 Kasım 2006 tarihinde Genel Müdürlüğümüze ulaşan haber ve
yorumlardan derlenerek hazırlanmıştır.
-
ESKİ SAYILAR