ABD BASINI:
Amerika'nın Sesi Radyosu: "Dışişleri Bakanı Gül,
Washington'da Alman Marshall Fonu’nda Yaptığı Konuşmada, Amerikalı
Kongre Üyelerini Kendi Ulusal Çıkarlarına Öncelik Vermeye Çağırdı":
"Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Washington'daki son gününde Amerikan
düşünce kuruluşu Alman Marshall Fonu'nda bir konuşma yaptı. Gül,
Amerikan Temsilciler Meclisi’ne sunulan Ermeni soykırımı iddialarıyla
ilgili tasarıya değindi ve Amerikalı Kongre üyelerini kendi ulusal
çıkarlarına öncelik vermeye çağırdı. Dışişleri Bakanı ve Başbakan
Yardımcısı Abdullah Gül konuşmasına, Türkiye'deki ekonomik gelişmeleri
değerlendirerek ve tek parti iktidarıyla gelen istikrar ortamından söz
ederek başladı. Türkiye'nin seçim yılına girdiğini kaydeden Bakan,
Türk demokrasisinin olgun olduğunu belirtti. Dışişleri Bakanı Gül, bu
yıl yapılacak seçimlerin önemli olduğunu ancak Türkiye'nin yönünü
değiştirmeyeceğini söyledi. Gül, Türkiye'nin sorunları çözme hedefiyle
çok yönlü bir dış politika izlediğini söyledi ve buna örnek olarak
Türkiye'nin Kıbrıs sorununa yaklaşımını gösterdi. Bakan Gül, Avrupa
Birliği'ne üyelik sürecinin zaman alacağını ve zor geçebileceğini
belirtti. Üyelik sürecinin yavaşladığını da kabul eden Gül, ancak
hedefin yani tam üyelik hedefinin değişmediğini vurguladı. (…)"
(Barış Ornarlı, 09/02)
Amerika'nın Sesi Radyosu: "Avrupalı Türk Parlamenterler:
301'i Kaldırın":
Agos gazetesi yazarı Hrant Dink'in ölümünün ardından başlayan Türklüğe
hakareti yasaklayan Ceza Yasası’nın 301. Madde’nin kaldırılması
tartışmalarına Avrupa'daki Türkiye kökenli milletvekilleri de katıldı.
301. Madde’nin tümüyle iptalini isteyen milletvekilleri arasında şu
isimler yeralıyor. Avrupa Parlamentosu milletvekillerinden Vural Öger,
Cem Özdemir, Feleknaz Uca, Alman Sosyal Demokrat partisi SPD'den
Federal Parlamento Milletvekili Lale Akgün, Alman Sol Parti PDS
Milletvekili Sevim Dağdelen, Hüseyin Kenan Aydın, Hollanda Parlamentosu
Milletvekili Saadet Karabulut, İsviçre Parlamentosu’ndan Gülsen Öztürk
ve Mustafa Atıcı gibi toplam 20 milletvekili, 301. Madde’nin
değiştirilmesi değil, tamamen iptal edilmesi için Türk Hükümeti’ne
çağrıda bulundu. Avrupa Parlamentosu Milletvekili Cem Özdemir, 301.
Madde’nin, Türkiye'nin, Avrupa Birliği üyeliği yolunda bir engel olduğu
görüşünde. Özdemir, ‘301'in değiştirilmesi için daha doğrusu
kaldırılması için birlikte mücadele başlattık. Buradaki, Avrupa'daki
Türk kökenli milletvekilleri olarak biz, burada Türkiye'yi savunuyoruz
ama beri taraftan da böyle bir yasayla Avrupa Birliği’ne girilemez, onu
bırakın böyle bir yasa Türkiye'ye yakışmıyor.’ diye konuştu.
(09/02)
ALMANYA
BASINI:
Die Welt: "Sarkozy
AB Gibi Akdeniz Birliği Kurmak İstiyor":
"Fransa İçişleri Bakanı ve Cumhurbaşkanı adayı Nicolas Sarkozy alışıla
gelmedik bir teklifle dikkatleri üzerine çekiyor. Fransa'nın Toulon
şehrindeki bir seçim konuşmasında, seçildiği takdirde Fransa'nın
Yunanistan, İtalya, Portekiz, İspanya ve Kıbrıs ile beraber bir Akdeniz
ülkeleri örgütü oluşturma girişimlerinde bulunması gerektiğini söyledi.
Oluşturulması tasarlanan Akdeniz Birliği'nin, AB'ye bir alternatif
olarak düşünülmediği, fakat kendi yapılanmasına sahip olması gerektiği
bildirildi. Sarkozy, Berlin'de yaptığı açıklamada, ‘Avrupa'nın geleceği
Güney'dedir’ ifadesinde bulundu ve ‘Akdeniz bölgesinin uzun bir süre
önemsenmemesinin büyük bir hata’ olduğunu sözlerine ekledi. Sarkozy,
Türkiye'nin AB üyeliğine kesinlikle karşı çıkıyor ve Ankara'nın Akdeniz
Birliği'nin taşıyıcılığını üstlenebileceğini belirtiyor." ("DW"
rumuzlu, 09/02)
İNGİLTERE
BASINI:
Reuters: "Fini:
Prodi Dayanabilir Ama Yönetemez":
"İtalya'nın
sağ-kanadından Gianfranco Fini, Başbakan Romano Prodi'nin hükümetinin
ilk düşünülenden daha uzun süre dayanabileceğine ama soldaki koalisyon
ortaklarına bağımlı olduğu için hiçbir zaman etkin bir şekilde
yönetemeyeceğine inanıyor. (…) ‘Benden hiçbir zaman göçmenler
hakkında yabancı düşmanı yorumlar duymayacaksınız’ diyen Fini,
Fransa'nın muhafazakar Cumhurbaşkanı adayı Nicolas Sarkozy'nin seçici
göç fikirlerinden söz ederek göçmenleri işçiye ihtiyacı olan bir ülke
için kaynak olarak nitelendirdi. Fini ayrıca Prodi'nin
Türkiye'nin AB'ye girişine verdiği desteği yineleyerek, ‘bunun İslam
ile AB ve Batı ülkelerinin birbiriyle uyuşmaz olmadığının kanıtı’
olacağını belirtti." (Stephen Brown, Roberto Landucci, 10/02)
YUNANİSTAN
BASINI:
Eleftheros
Tipos: "Wolfgang Schultheiss: Türkiye'nin Katılımına Kolaylık Yok":
"SORU:
AB'de son yıllarda yapılan genişleme, Avrupa'da yeni bir gelişmeye yol
açtı. Bugün itibarıyla, Türkiye'nin Avrupa beklentisini doğrudan
etkileyecek bir ‘genişleme Yorgunluğu’ gözlemliyoruz. Bu konuda AB
içinde görünen bu faklı görüşler sizi kaygılandırıyor mu ve
aşılabileceğine inanıyor musunuz?
SCHULTHEİSS: Türkiye'nin katılımına ilişkin her üye devlet farklı
bir tutum sergiliyor. Almanya Federal Cumhuriyeti, Türkiye'nin, bütün
yükümlülüklerini tamamladığı takdirde, Birliğe tam katılımından
yanadır. Merkel Şansölyeliğe seçilmeden önce ‘özel ilişkiden’ yana
tavır almış olsa bile, Almanya bu tezinde ciddiyet ve kararlılıkla
durmaktadır. Bizim için geçerli olan şudur: ‘Üzerinde anlaşılan
konuların yerine getirilmesi gerekir.’ Bu da Türkiye'nin
yükümlülüklerini tamamlamasına bağlıdır. Bu noktada siyasi bir kolaylık
yok. Ayrıca bu, AB'nin güvenilirliği ile ilgili bir konudur. Avrupa
vatandaşları bu güvenilirliği Avrupa AB'den talep etmektedir."
(Yorgos Kuvaras, Almanya'nın Atina Büyükelçisi
Wolfgang Schultheiss ile yapılan mülakat, 09/02)
NOT:
Bu bülten, 09-11 Şubat 2007 tarihleri arasında Genel Müdürlüğümüze
ulaşan haber ve
yorumlardan derlenerek hazırlanmıştır.
-
ESKİ SAYILAR