12.02.2007

   

Anasayfa

e-posta


 

 

ABD BASINI:

Amerika'nın Sesi Radyosu: "Dışişleri Bakanı Gül, Washington'da Alman Marshall Fonu’nda Yaptığı Konuşmada, Amerikalı Kongre Üyelerini Kendi Ulusal Çıkarlarına Öncelik  Vermeye Çağırdı": "Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Washington'daki son  gününde Amerikan düşünce kuruluşu Alman Marshall Fonu'nda bir konuşma yaptı. Gül, Amerikan Temsilciler Meclisi’ne  sunulan Ermeni soykırımı iddialarıyla ilgili tasarıya  değindi ve Amerikalı Kongre üyelerini kendi ulusal  çıkarlarına öncelik vermeye çağırdı. Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül konuşmasına, Türkiye'deki ekonomik gelişmeleri değerlendirerek  ve tek parti iktidarıyla gelen istikrar ortamından söz ederek  başladı. Türkiye'nin seçim yılına girdiğini kaydeden Bakan,  Türk demokrasisinin olgun olduğunu belirtti. Dışişleri Bakanı  Gül, bu yıl yapılacak seçimlerin önemli olduğunu ancak  Türkiye'nin yönünü değiştirmeyeceğini söyledi. Gül, Türkiye'nin sorunları çözme hedefiyle çok yönlü bir dış politika izlediğini söyledi ve buna örnek olarak  Türkiye'nin Kıbrıs sorununa yaklaşımını gösterdi. Bakan Gül, Avrupa Birliği'ne üyelik sürecinin zaman alacağını ve zor  geçebileceğini belirtti. Üyelik sürecinin yavaşladığını da  kabul eden Gül, ancak hedefin yani tam üyelik hedefinin  değişmediğini vurguladı. (…)"  (Barış Ornarlı, 09/02)

 

Amerika'nın Sesi Radyosu: "Avrupalı Türk Parlamenterler: 301'i Kaldırın": Agos gazetesi yazarı Hrant Dink'in ölümünün ardından  başlayan Türklüğe hakareti yasaklayan Ceza Yasası’nın 301. Madde’nin kaldırılması tartışmalarına Avrupa'daki Türkiye  kökenli milletvekilleri de katıldı. 301. Madde’nin tümüyle  iptalini isteyen milletvekilleri arasında şu isimler  yeralıyor. Avrupa Parlamentosu milletvekillerinden Vural Öger,  Cem Özdemir, Feleknaz Uca, Alman Sosyal Demokrat partisi SPD'den  Federal Parlamento Milletvekili Lale Akgün, Alman Sol Parti PDS Milletvekili Sevim Dağdelen, Hüseyin Kenan Aydın, Hollanda  Parlamentosu Milletvekili Saadet Karabulut, İsviçre  Parlamentosu’ndan Gülsen Öztürk ve Mustafa Atıcı gibi toplam 20 milletvekili, 301. Madde’nin değiştirilmesi değil,  tamamen iptal edilmesi için Türk Hükümeti’ne çağrıda bulundu. Avrupa Parlamentosu Milletvekili Cem Özdemir, 301. Madde’nin, Türkiye'nin, Avrupa Birliği üyeliği yolunda bir  engel olduğu görüşünde. Özdemir, ‘301'in değiştirilmesi  için daha doğrusu kaldırılması için birlikte mücadele  başlattık. Buradaki, Avrupa'daki Türk kökenli milletvekilleri  olarak biz, burada Türkiye'yi savunuyoruz ama beri taraftan da  böyle bir yasayla Avrupa Birliği’ne girilemez, onu bırakın  böyle bir yasa Türkiye'ye yakışmıyor.’ diye konuştu. (09/02)

 

 

ALMANYA BASINI:

Die Welt: "Sarkozy AB Gibi Akdeniz Birliği Kurmak İstiyor": "Fransa İçişleri Bakanı ve Cumhurbaşkanı adayı Nicolas  Sarkozy alışıla gelmedik bir teklifle dikkatleri üzerine  çekiyor. Fransa'nın Toulon şehrindeki bir seçim konuşmasında,   seçildiği takdirde Fransa'nın Yunanistan, İtalya, Portekiz,  İspanya ve Kıbrıs ile beraber bir Akdeniz ülkeleri örgütü  oluşturma girişimlerinde bulunması gerektiğini söyledi. Oluşturulması tasarlanan Akdeniz Birliği'nin, AB'ye bir  alternatif olarak düşünülmediği, fakat kendi yapılanmasına  sahip olması gerektiği bildirildi. Sarkozy, Berlin'de yaptığı açıklamada, ‘Avrupa'nın geleceği  Güney'dedir’ ifadesinde bulundu ve ‘Akdeniz bölgesinin uzun  bir süre önemsenmemesinin büyük bir hata’ olduğunu sözlerine  ekledi. Sarkozy, Türkiye'nin AB üyeliğine kesinlikle karşı  çıkıyor ve Ankara'nın Akdeniz Birliği'nin taşıyıcılığını  üstlenebileceğini belirtiyor." ("DW" rumuzlu, 09/02)

 

 

İNGİLTERE BASINI:

Reuters: "Fini: Prodi Dayanabilir Ama Yönetemez": "İtalya'nın sağ-kanadından Gianfranco Fini, Başbakan  Romano Prodi'nin hükümetinin ilk düşünülenden daha uzun  süre dayanabileceğine ama soldaki koalisyon ortaklarına  bağımlı olduğu için hiçbir zaman etkin bir şekilde  yönetemeyeceğine inanıyor. (…) ‘Benden hiçbir zaman göçmenler hakkında yabancı düşmanı  yorumlar duymayacaksınız’ diyen Fini, Fransa'nın muhafazakar  Cumhurbaşkanı adayı Nicolas Sarkozy'nin seçici göç  fikirlerinden söz ederek göçmenleri işçiye ihtiyacı olan bir  ülke için kaynak olarak nitelendirdi. Fini ayrıca Prodi'nin Türkiye'nin AB'ye girişine verdiği  desteği yineleyerek, ‘bunun İslam ile AB ve Batı ülkelerinin  birbiriyle uyuşmaz olmadığının kanıtı’ olacağını belirtti." (Stephen Brown, Roberto Landucci, 10/02) 

 

 

YUNANİSTAN BASINI:

Eleftheros Tipos: "Wolfgang Schultheiss: Türkiye'nin Katılımına Kolaylık Yok":

 

            "SORU: AB'de son yıllarda yapılan genişleme, Avrupa'da yeni bir gelişmeye yol açtı. Bugün itibarıyla, Türkiye'nin  Avrupa beklentisini doğrudan etkileyecek bir ‘genişleme  Yorgunluğu’ gözlemliyoruz. Bu konuda AB içinde görünen bu  faklı görüşler sizi kaygılandırıyor mu ve aşılabileceğine  inanıyor musunuz?

 

            SCHULTHEİSS: Türkiye'nin katılımına ilişkin her üye devlet farklı bir tutum sergiliyor. Almanya Federal  Cumhuriyeti, Türkiye'nin, bütün yükümlülüklerini tamamladığı  takdirde, Birliğe tam katılımından yanadır. Merkel Şansölyeliğe seçilmeden önce ‘özel ilişkiden’  yana tavır almış olsa bile, Almanya bu tezinde ciddiyet ve  kararlılıkla durmaktadır. Bizim için geçerli olan şudur:  ‘Üzerinde anlaşılan konuların yerine getirilmesi gerekir.’ Bu da Türkiye'nin yükümlülüklerini tamamlamasına bağlıdır. Bu noktada siyasi bir kolaylık yok. Ayrıca bu, AB'nin güvenilirliği ile ilgili bir konudur. Avrupa vatandaşları bu  güvenilirliği Avrupa AB'den talep etmektedir." (Yorgos Kuvaras, Almanya'nın Atina Büyükelçisi Wolfgang Schultheiss ile yapılan mülakat, 09/02)

 

 

 

NOT: Bu bülten, 09-11 Şubat 2007 tarihleri arasında Genel Müdürlüğümüze ulaşan haber ve yorumlardan derlenerek hazırlanmıştır.

 

ESKİ SAYILAR